{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1418 <br>KARAR NO: 2024/1021<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2020<br>NUMARASI: 2018/182 E. - 2020/12 K.<br>DAVANIN KONU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davalı bankanın Altıyol Şubesinde bulunan hesabının 01/01/2015-31/01/2018 tarihleri arasında incelenen hesap hareketlerinde nedeni belirtilmeksizin ve farklı tarihlerde müvekkiline ait hesaptan toplamda 6.890,00-USD'nin komisyon açıklamasıyla kesildiğinin tespit edildiğini ve bu konuyla ilgili olarak banka yetkilisine müracaat yapıldığını ancak bir cevap alamadığını,  Beşiktaş ... Noterliği aracılığıyla 31/01/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini,  davalı tarafından cevapsız ve sonuçsuz bırakıldığını, ilgili tutarın tahsiline yönelik İstanbul ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu tarafından haksız  olarak takibe itiraz edildiğini belirterek  itirazın iptaline,  alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini,  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın keşide ettiği ihtarnameye Kadıköy ...Noterliği 14/02/2018 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarname ile cevap verildiğini, TTK 20.maddesi gereği, finans kuruluşlarının verdikleri hizmet ve yaptıkları kredi sözleşmeleri ile yaptıkları masrafları talep etme haklarına sahip olduklarını, bankaların, krediler yönünden alınacak masrafları serbestçe belirleme yetkilerinin bulunduğunu ve aynı zamanda verdikleri hizmetler karşılığı masrafların nitelik ve sınırlarını da serbestçe belirleme yetkilerinin bulunduğunu,  davacıdan tahsil edilen tutarların bankacılık ve sair mevzuatlara uygun şekilde tahsil edildiğini, davacının bu konuda bilgisi ve iradesinin olmasına karşın kötü niyetle davayı açmış olduğunu, bu durumun   akdedilen sözleşmede  açık olarak hükme bağlandığını, sektördeki diğer bankalar gibi bu masraf oranlarının verilen hizmet karşılığı operasyon maliyetleri ve piyasa koşulları da dikkate alınarak fiyatlama yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini,  talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:  Mahkemece; \"Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu hükme esas alınan 07.09.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda davalı bankanın müvekkil şirketten toplam 4.240,19 USD komisyon tahsil ettiği yönünde görüş bildirildiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, davalının 01.01.2015 ila 31.01.2018 tarihleri arasında müvekkilden toplam 6.890,00 USD komisyon tahsil etmiş olup buna ilişkin hesap dökümünün mahkeme dosyasına sunulduğunu, teminat mektubu işlemlerinde davalının belirtilen zaman aralıklarında 746 USD komisyon bedeli alması gerekir iken 1.647,43 USD komisyon tahsil ettiğinin tespit edildiğini, buna göre davlaının  fazladan tahsil ettiği komisyon tutarının sadece teminat mektupları için 951,187 USD olduğunu, raporda  davalı bankanın uyguladığı masraf ve komisyon oranlarının standart olduğu, davalı bankanın bu fiyatlamalarla uyumlu işlemler yaptığı sonucuna varılan çelişkili raporun hükme esas alınamayacağını, davalı tarafından  ek raporda da tespit edilen fazla ödemeye bir itirazları bulunmamakla birlikte tahsil edilen fazla ödemenin başkaca işlemlere mahsuben gösterilmesi ve standart kabul edilmesinin  mümkün olmadığını, alınan ödemelerin belgelendirilemeyen ve sözleşme serbestisi gerekçe gösterilerek kötü niyetle alınan ödemeler olduğunu, davalının  aldığı masraf ve komisyon bedellerinin ne şekilde kullanıldığını gösterir  delil sunmadığını, müvekkili  tacir sıfatını haizse de taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraf lehine düzenlemeler içeren, müzakere etme imkanının olmadığı bir sözleşme olduğunu, taraflarca belirlenen komisyon tutarının üzerine çıkılmış olmasının şaşırtıcı uygulama olmakla berabera ynı zamanda öngörülen risk sınırları içerisinde de olmasının beklenemeyeceğini,  davanın reddi yönünde verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  taraflar arasında akdedilen sözleşme ve mevzuat hükümleri gereğince söz konusu tahsilatın haklı olduğunun sabit olduğunu, davacı tarafın hesabından tahsil edilen miktarın mevzuata uygun şekilde tahsil edildiğini, davacının bu konuda bilgisi ve iradesinin tam iken sonradan davayı ikame etmesinin kötü niyetli olduğunu taraflar arasında akdedilen sözleşmenin genel işlem koşulu olmadığını, davacı tarafın teminat mektuplarına ilişkin haksız iddialarının kabul edilemeyeceğini, müvekkil bankanın belirlediği fiyatlamalar ile uyumlu işler yaptığının denetime elverişli bilirkişi raporları ile sabit hale geldiğini, farklı ve fahiş uygulama yaptığı hususunun ispatlanmadığını, fazla komisyon almadığının tasdiklendiğini,  davacı tarafın istinaf taleplerinin  reddine,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, bankacılık sözleşmesine aykırı tahsil edildiği ileri sürülen komisyon bedelinin tahsili  amacıyla başlatılan icra takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili,  müvekkilinin davalı bankanın Altıyol Şubesinde bulunan hesabından  01/01/2015-31/01/2018 tarihleri arasında toplamda 6.890,00-USD'nin komisyon açıklamasıyla kesildiğini, ilgili tutarın tahsiline yönelik İstanbul ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak takibe itiraz edildiğini  beyan etmiştir. Davalı vekili; tacir olan  müvekkilinin vermiş olduğu hizmetlere ilişkin ücret talep etme hakkının bulunduğunu,  davacının hesabından tahsil edilen tutarların bankacılık ve sair mevzuatlara uygun şekilde tahsil edildiğini,  müvekkili ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmede  açık olarak hükme bağlandığını,  masraf oranlarının verilen hizmet karşılığı operasyon maliyetleri ve piyasa koşulları da dikkate alınarak belirlendiğini beyan etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün  ... Esas sayılı takip dosyasında, davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine,  12.05.2015-25.01.2018 tarihleri arasında davalı borçlu banka tarafından \"döviz satış, swift masrafı, havale komisyon, hesap işletim ücreti, teminat mektubu (komisyon)\" açıklamalı kesintileri nedeniyle toplam  6.980,00 USD komisyon bedeli 16,78 USD işlemiş faizin tahsili  talebiyle ilamsız takip başlatıldığı, borcun sebebinin komisyon bedeli  olarak gösterildiği,  borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen bankacılık sözleşmeleri gereği verilen hizmetler  nedeniyle  davalı bankanın tahsil ettiği bedellere ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış,  bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarda özetle;taraflar arasında akdedilen 15.02.2012 tarihli sözleşmenin 84. maddesinde, 28.01.2016 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde, tarihsiz sözleşmenin 76. maddesinde davalı bankanın talep edebileceği komisyon, ücret ve masraflara ilişkin hükümler olduğu; bu hükümlerde bankanın verdiği tüm bankacılık hizmetleri nedeniyle müşterinin bankaca saptanan ve ileride saptanacak oran ve tutarda masraf, hesap işletim ücreti, sair ücret veya komisyonları ve ekstre ücretlerini, bunların gider vergilerini ve damga vergisi işlem anında ödeyeceği, ödemez ise bankanın dilediği hesabına borç yazılmasını kabul, beyan ve taahhüt ettiği,  davalı bankanın davacı hesabından yaptığı kesintilerin türünün yabancı para işlemlerine (yurtdışı gelen havale, yurtdışı/yurtiçi transfer) ait alınan komisyon ve masraflar, ayrıca kredili işlemler olan teminat mektupları için alınan komisyonlar ve hesap işletim ücretleri ile bunların BSMV'lerinden ibaret olduğu, toplamının ise takipte talep edilen 6.980,00 USD tutarında olmadığı, 01.01.2015-31.01.2018 tarihleri arası bu türlerde yapılan kesinti toplamının 4.240,19 USD olduğu,  sonuç itibariyle davalı bankanın tüm kalemler bazında sözleşmeler ve ilgili mevzuata göre davacıdan alabileceği 9.698,04 USD ücret-komisyon tahsil etme imkanı varken 4.240,19 USD tahsil ederek davacıya toplamda 5.457,83 TL  indirim sağlamış olduğu  bildirilmiştir.Tacir olan bankanın diğer tacirlere verdiği hizmetler karşılığında, ticari işletmesine ilişkin katlandığı mali riskleri ve gelir/kâr kaybını azaltma amaçlı ücret/komisyon talep etme hakkı bulunduğu açıktır. 5411 sayılı Kanunla verilen yetkiye dayalı olarak  Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarihli ve 2006/11188 Sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2006/1 Sayılı Tebliğin 4. maddesi hükmünde , reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen  2016 tarihli bankacılık sözleşmelerinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve 818 sayılı B.K nun yürürlükte olduğu dönemde düzenlenen sözleşmeler hakkında da kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanması gereken 6098 sayılı TBK 'nun 20. Maddesi hükmüne göre,  bu tip sözleşmelerde genel işlem şartlarının geçerliliğinin belirli koşullara bağlı olduğu, TBK 21. madde hükmü gereğince karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi durumunda yazılmamış sayılacağı, TBK 22. maddesi gereğince yazılmamış sayılmasına karar verilen hüküm olmaksızın sözleşmenin geçerliliğini koruyacağı düzenlenmiştir. 25. Maddesinde ise,  “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.” Hükmün gerekçesinde bu şekilde hükümler konulursa yaptırımının bu kanunun 27. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi anlamında kesin hükümsüzlük olacağı belirtilmiştir.Çok sayıda aynı türde sözleşme için hazırlanmış olsa dahi, eğer sözleşme hükümleri taraflarca karşılıklı olarak görüşülüp tartışılmışsa bu durum sözleşme hükümlerini genel işlem koşulu olmaktan çıkarır ve bunlar artık denetlenemez.Dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari müşteri bankacılık sözleşmesi bulunduğu, sözleşmesel ilişkinin yanlar arasında uzun süredir sorunsuz devam ettiği, davalı banka tarafından verilen  finansal hizmetler nedeniyle davacının hesaplarından kesinti yapılarak tahsil edilen tutarların taraflar arasında geçerli sözleşmelere ve genel ticari teamüllere uygun olduğu, sözleşmelerdeki ilgili kesintilere ilişkin düzenlemeler matbu olarak hazırlanmış ise de,  bankanın masraf, ücret ve komisyonları yasal zorunluluk nedeniyle ilan ettiği gibi  davacının bu hükümlerle ilgili  bilgilendirilmiş olduğu, dolayısıyla  söz konusu kesintilere ilişkin hükümlerin sözleşmeye yabancı şaşırtıcı hükümler olmadığı, davacının sözleşme hükümlerini müzakere ederek kabul ettiği , sözleşmelerde komisyon ücretleri ve masraflarla ilgili hükümlerde oran ve tutar belirtilmediğinden belirsizlik bulunduğu,  bu durumda  ortaya çıkacak boşluğun diğer bankaların emsal  uygulamaları ,  Merkez Bankasının  2006/1 Sayılı Tebliğin 4. maddesi hükmü ,  davalı bankanın  TCMB'ye bildirdiği asgari-azami oranlar dikkate alınmak suretiyle belirlenerek doldurulması gerektiği ; bu kapsamda mahkemece gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere bankanın iki teminat mektubu komisyonu dışındaki tüm komisyon-ücret kesintilerinin TCMB'ye bildirilen ve ilan edilen oran ve tutarlar içinde,  asgari düzeyde  indirim uygulanarak hesaplandığı,  emsal banka uygulamalarıyla da uyumlu olduğu ,  hesaptan tahsil ettiği  aynı işle ilgili bir geçici bir kesin teminat mektubuna ilişkin komisyonların yüksek olduğu tespit edilmiş ise de, bu kesintinin de  davacının bankaya talimatı ve talebine uygun olduğu,  bu  kabulün tacir olan davacıyı bağladığı,  davalının kredi fonksiyonu olan teminat  mektuplarından komisyon dışında alınabilecek çeşitli masraf kalemlerini tahsil etmediği bu nedenlerle,  davalı bankanın davacıya verdiği hizmetlere karşılık , davacının kabulü, bildirilen ve ilan edilen oranlar ve  emsal banka uygulamalarından farklı ve fazla miktarda ücret talep edilip kesinti yapılmadığı , davacı vekili ek rapora itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ; bilirkişi raporunda tespit edilen miktar ile kendisine ait cari hesaptaki miktarın farklı olduğunu ileri sürmüş ise de, bilirkişi tarafından kesinti yapılan alacak kalemlerinin tek tek somut olarak hangi kalemlerden tahsilat yapıldığının açıklandığı , raporun denetime elverişli olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı , dosya kapsamına göre,  davacının takip konusu alacağın varlığını ispat edemediği anlaşıldığından mahkemece yasal ve yeterli gerekçeye dayalı    davanın reddine dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı   vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2020 tarih ve 2018/182 E., 2020/12 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d18e4146e835eced","SID":"4284c2044d9e7e64"}}