{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2329 Esas <br>KARAR NO: 2024/584 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2016/191 Esas - 2018/92 Karar<br>TARİH: 08/03/2018<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkili firma tarafından davalının sebep olduğu demuraj bedeli için 11/06/2015 tarih 2.745 USD 27/03/2015 tarihli 4.391 USD tutarlı faturanın düzenlendiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibinin yapıldığını, davalının itirazı ile  takibin  durduğunu, müvekkili firmanın taşıma komisyoncusu olduğunu ve davalı firmanın ihracatı için ... AŞ tarafından konteynerin kiralandığını, davalıya ait ihracat konusu eşyaya Derince Gümrük Müdürlüğünce el konulduğunu, konteynerler içerisinde bulunan eşya hakkında bir karar olsa dahi konteyner üzerinde el konmanın bulunmadığını, konteynerin boşaltılmaması sebebiyle demuraj bedelinin oluştuğunu belirterek davalının  itirazın iptaline ile takibin devamına, takip miktarının en az %20 si kadar icra inkar tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak cevap sunulmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/03/2018 tarih 2016/191 Esas 2018/92 Karar sayılı kararında; \"....Davacı ve davalı vekilleri beyanları, sunulan deliller, inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından taşıma işleri komisyonculuğu yaptığı nakliye işleminde Derince Gümrük Müdürlüğü tarafından ihracat beyannamesi konusu eşyaya el konulması nedeniyle dava dışı firmadan kiraladığı konteynerin geç teslimi nedeniyle oluştuğu belirtilen demuraj bedelinin tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığı, d davalının takibe süresinde itirazı ile takibin İİK nun 66 ve devamı maddeleri gereğince takibin durduğunu, davacı sigorta şirketince İİK nun 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede davanın açıldığı, dosyadaki mevcut takibe konu faturaların davacı şirket tarafından davalı adına düzenlendiği, mahkememizce yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarından dava dışı ... Nakliyat AŞ tarafından davacı adına 41.444,87 TL bedelli faturaların düzenlendiği, konişmento da ve mevcut diğer belgelerde demuraj tarifesinin bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen demuraj faturalarının hangi dönemler için düzenlendiğinin anlaşılamadığı, eşyanın taşıtanın yanlış beyanı sonrası el konulması neticesinde taşımasının yapılamadığı, davacının akdi taşıyan olup dava dışı firmaya ödenmesi gerektiği davalının demurajdan sorumlu olduğu, ancak davalıya gönderilen demuraj tarifesinin bulunması gerektiği belirtilmiş olup somut olayda davacının akdi taşıyan olup davalıya ait olan emtiaların taşınması işleminde taşıma komisyonculuğu yapıp davalı adına takibe ve davaya konu demuraj faturalarının düzenlendiği  konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişinin  belli bir süre içinde konteynerin iade edilmemesi halinde  konteynerin  başka taşımalarda kullanılmasına engel olunacağı nedenle konteynerin iadesinin  belli bir sürede  gerçekleştirilmesinin kararlaştırılıp  konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki  eşyanın konteynerden boşaltıldığı güne kadar geçen sürenin belli bir gün adedinden fazla olması halinde taşıyana ücret ödeneceği ve bu ücretin konteyner demurajı olup konteynerlerin iadesindeki  gecikme sebebi ile  bedel isteyebilecek kişinin navlun sözleşmesi gereğince taşıyan olup  taşıyanın  taşıma işini fiilen yerine getiren taşıyan olduğu ve davacının  demuraj  talebinde bulunabileceği  borçlu sıfatının ise   konteyner ve gecikme ücretinin navlunun teferruatı niteliğinde olduğundan taşıtanın borçlu olup, davacı tarafından davalı adına düzenlenen demuraj faturalarının bedellerinin dava dışı firmaya ödediğini belgelendirmesi gerekip mahkememizce bu hususta ihtarlı kesin süre verilmiş ancak davacı tarafından bu bedelin dava dışı ... Nakliyat AŞ firmasına ödediğini ve navlun anlaşması gereğince demuraj faturalarının hangi döneme ait olduğunun ve tarifesinin belirlenmesi gerektiğinden buna ilişkin belgeler süresinde dosyaya sunulmadığı nedenle ve mahkememizce verilen kesin süre karşı taraf için de usuli kazanılmış hak doğuracağından nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği  sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, Davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkeme tarafından ara kararda neden ilk defa kesin süre verildiği gerekçelendirmediğini, istenilen belgelerin neden istendiği ve hüküm kurulurken nasıl kullanılacağı taraflara yeterince açıklanmadığını, verilen sürenin neden iki hafta olduğu konusu da tartışmalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından mevcut belgeler iki haftalık süreden sonra sunulduğunda dosyanın beklenmeden bilirkişiye gideceği şeklinde bir ara karar da oluşturulmadığını, mahkeme tarafından verilen kesin sürenin miktarının da tarafımızca kabul edilmeyeceğini, istenen belgelerin iki haftalık süre içerisinde sunulması yargılamaya herhangi bir ilerleme katmayacağını,  Hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini,  HMK m.145 şöyle bir imkan tanımıştır: ” Taraflar , Kanun’da belirtilen süreden sonra delil gösteremezler . Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.” Madde gerekçesinde şöyle denilmektedir: “  Uygulamada, davaların uzamasının temel sebeplerinden birinin de gereksiz yere yeni delil sunulması ve bu konuda taraflara verilen sürelere uyulmaması olduğu bilinmektedir. Maddenin ilk fıkrasıyla , Kanun’da belirtilen sürelerden sonra , davada yeni delil sunulmasının yasak olduğu kural olarak benimsenmiştir. Fakat iki istisna kabul edilmiştir. Yeni delil sunulması talebi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya delilin süresinde sunulmaması ilgili tarafın kusuru dışında bir sebebe dayanıyorsa , hakim gerekçesini de belirtmek şartıyla , yeni delil sunulmasına izin verebilir. Bu şekilde delil sunma kuralına istisna getirilmesi , hukuki dinlenme hakkının tabii bir sonucudur.” Mevcut dosya kapsamında bilirkişi raporu alındığını ve tahkikat aşamasının sonuna gelindiğini, mevcut delilin dosyaya duruşma öncesi herhangi bir zamanda sunulması, yargılamayı kısaltmayacağı gibi uzatmayacağını,  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, demuraj alacağından kaynaklı faturaların  tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut olayda  davacı tarafça, davacının taşıma komisyoncusu olup davalıya ait eşyanın ihracatı için ... A.Ş. Gemi acentesinden ... nolu konteynerin kiralandığı, davalıya ait ihracat beyannamesi eşyaya Derince Gümrük Müdürlüğü tarafından el konulduğu, el koyma sebebiyle eşyanın liman sahasında bekletildiği, konteynerler içerisinde bulunan eşya hakkında bir karar olmasa da konteynerler üzerinde herhangi bir el koyma kararı bulunmadığını, 3677461 nolu konteynerin boşaltılmaması sebebiyle demuraj bedeli oluştuğunu, konteyner sahibi firmanın komisyoncu sıfatıyla davacıya, konteynerlerin süresinde teslim edilmemesi sebebiyle oluşan demuraj bedeli için fatura tanzim edip gönderdiğini, davalı firmaya Kadıköy ... Noterliğinden 22/05/2015 tarihli ihtarname gönderilerek bekletilen konteynere ait demuraj bedelinin ödenmesinin talep edildiği halde ödenmediği, borçlu firmaya ihtarname ekinde gönderilen ... ve ... nolu fatura içeriklerine herhangi bir itirazda bulunmadığını ve ihtarnameye cevap verilmediğini, fatura bedellerinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği belirterek davanın kabulu ile itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.  Davalının davaya cevap vermediği ve münkir sayıldığı, davalı tarafça icra müdürlüğüne verilen itiraz dilekçesinde, borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirtmiştir. Mahkemece  31/10/2016 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasının 1 nolu ara kararı ile; Davacı vekiline HMK 140/son maddesi gereğince dava ve cevap dilekçelerinde belirtmiş oldukları ve dosyada bulunmayan tüm delillerini, taşıma belgeleri, konişmento örneklerini belge ve dayanakları ile birlikte sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde sunmadıkları takdirde başka delil ve belge sunmaktan vazgeçmiş sayılacakları hususunun ihtarına, karar verildiği,  Mahkemece  17/11/2016 tarihinde celse arası verilen ara karar ile; Davacı vekilince 15/11/2016 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgelerin Türkçe tercümelerinin sunulmasına, Derince Gümrük Müdürlüğünden taşımaya dair belgelerden birer suretin istenmesine ve taşımaya konu emtia hakkında yapılan işlemler hakkında bilgi istenmesine, Davacı şirketin sicil kaydının istenmesine, İnceleme hususunda ara kararlar yerine geldikten sonra karar oluşturulmasına, karar verildiği, Mahkemece  10/04/2017  tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile; Davacı vekiline 15/11/2016 tarihli dilekçe eki belgelerin tercümelerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde sunulmadığı takdirde sunmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtarına (ihtarat yapıldı), 2-Süre sonrası davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde taraflar arasındaki ticari ilişki ve söz konusu faturanın denetlenmesi yönünde defterlerin usulüne uygun olup olmadığının da belirlenmesi için inceleme yapılması yönünde  talimat yazılmasına, 4 nolu ara karar ile; Davacı şirket ticari defter ve kayıtları yönünden ve verilen hizmet ve faturanın denetlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, alınan  bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarından dava dışı ... AŞ tarafından davacı adına 30/03/2015 tarihli .. nolu 31.759,17 TL. Bedelli ve 30/03/2015 tarihli .. nolu 9.685,70 TL. Bedelli olmak üzere toplam : 41.444,87 TL bedelli faturaların düzenlendiği, konişmento da ve mevcut diğer belgelerde demuraj tarifesinin bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen demuraj faturalarının hangi dönemler için düzenlendiğinin anlaşılamadığı, eşyanın taşıtanın yanlış beyanı sonrası el konulması neticesinde taşımasının yapılamadığı, davacının akdi taşıyan olup dava dışı firmaya ödenmesi gereken demurajdan  davalının sorumlu olduğu, ancak davacı tarafından davalı adına düzenlenen demuraj faturalarının değerlendirilebilmesi için navlun anlaşması sırasında davalıya gönderilen demuraj tarifesinin dosyaya sunulması gerektiği belirtilmiştir. HMK' nın 145. maddesi uyarınca, taraflar, kanunda belirtilen sürelerden sonra yeni delil sunamazlar. Ancak, delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. Bu açıklamalara göre, somut olayda,bilirkişi kök raporundaki tespitler sonucu, mahkemece  12/02/2018 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile; Davacı vekilince alacağa  konu demuraj  faturalarının hangi dönemler için hangi tarihten hangi tarihe kadar olduğu,  esas alınan demuraj tarifesinin   ve navlun anlaşması sırasında davalıya gönderilen demuraj tarifesinin , dava dışı fiili taşıyan ... Nakliyat A.Ş 'ye  bu firma tarafından düzenlenen demuraj  faturalarının ödenip  ödenmediğine dair açıklamalırını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine bu süre içerisinde sunulmadığı taktirde sunmaktan vazgeçmiş sayılacığı hususunun ihtarına ( ihtarat  yapıldı ) karar verildiği, davacı vekili tarafından ara karar uyarınca 2 haftalık kesin süre içerisinde beyanda bulunulup  ara kararda belirtilen delillerin ibraz edilmediği, 2 haftalık kesin süre dışında uyap sisteminden 06/03/2018 tarihinde gönderilen dilekçe ekinde delillerin ibraz edildiği ve mahkemece verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde ara karar uyarınca  davalı vekili tarafından beyanda bulunmadığı ve delillerini ibraz edilmediği anlaşılmakla; Karşı tarafın açık muvafakatı bulunmadığı sürece kanunda gösterilen sürelerden sonra delil sunamayacaklarından, davacı vekilinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde dosyaya ibraz edilmeyen deliller hükme esas alınamayacak olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre,  mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,  5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7799a42c7002eab","SID":"8642603fa20c23ef"}}