{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1710 <br>KARAR NO: 2024/556<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/12/2021<br>NUMARASI: 2021/167 Esas -  2021/496 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket sigortalısının yurtdışından satın aldığı 275 çuval çiğ kahve çekirdeği emtiasının nakliyat sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, emtianın taşımasının Guatemala'dan Ambarlı Limanı'na deniz yoluyla davalı tarafından gerçekleştirildiğini, konteynerin gemiden tahliyesinden sonra zeminde bulunan çuvalların ıslanması nedeniyle 32 çuval çiğ kahve çekirdeğinin hasarlandığının tespit edildiğini, bu kapsamda 39.382,08-TL tazminatın 18/12/2019 tarihinde sigortalıya ödendiğini ve müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, ... firmasının Türkiye temsilcisi ... A.Ş.'nin donatan sıfatı bulunduğu,tazminatın rücuen tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili, ... tarafından dava konusu taşıma ile ilgili olarak düzenlenen konişmentoda, konişmento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından başkaca hiçbir ülke mahkemesinin yetkisi olmaksızın münhasıran çözüme kavuşturulacağının öngörüldüğünü, buna göre Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini; 5718 sayılı MÖHUK 40 uyarınca, yabancılık unsuru taşıyan davalarda, Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirleneceğini, ....’nın ticari merkezinin Marsilyada olduğunu, Türkiye’de daimi bir ikametgahının olmadığını, ...’nın ikametgahının bulunduğu yer ve konişmentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davada yetkili mahkemenin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, emtianın taşımasının ... Limanından Ambarlı Limanına yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK'a göre belirleneceği, MÖHUK'un 47. maddesinde yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceğinin düzenlendiği, konişmentonun taşıma şartlarının 31. maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde Marsilya Ticaret Mahkemesinin yetkili olacağının belirtildiği, konişmentonun davalı taşıyan adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının ... tarafından düzenlendiği, Türk acentenin  taşıma sözleşmesini yaptığına veya taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği, TTK'nın 1237. maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, davacının sigortalısı olan gönderilenin yükü teslim aldığından halefiyet sıfatıyla davacı açısından da bağlayıcı olan konişmentodaki yetki şartına göre davaya bakmaya Marsilya Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle, davalının yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, konişmentoda bulunan yetki şartının sözleşmeden önce düzenlendiği ve karşı tarafça içeriğine etki edilemeyeceği dikkate alındığında genel işlem şartı niteliğinde olan yetki maddesinin geçersiz bulunduğunu; TTK'nın 105. maddenin uygulanabilmesi için acentenin mutlak surette taşıma sözleşmesini yapma gerekliliği bulunmadığını, aracılıkta bulunmasının yeterli olduğunu, ... A.Ş.'nin davaya konu taşımaya aracılık ettiğini; emtianın acentenin talimatıyla dava dışı sigortalı şirkete teslim edildiğini, buradan da malı teslim borcunun ifasında taşıyanı temsilen hareket ettiğinin sabit olduğunu; navlun faturasının ... adına düzenlendiği ve davalının vergi kimlik numarası ile Maslak (yeni adresi itibariyle Ümraniye) Vergi Dairesine kayıtlı olduğunu, ödeme için Türkiye'de hesap numaralarının verildiğini, navlun faturasını düzenleyen şirket ile husumetin yöneltildiği acentenin aynı adreste faaliyet gösterdiğini ve hak sahibinin haklarını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içinde hareket etmesi gerektiğini ancak davalının söz konusu yetki itirazıyla hakkını kötüye kullandığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 1472. maddesine göre davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taşımaya konu konişmentoda, yükletenin Olam ..., düzenleme yerinin ve tarihinin ... olduğu; \"taşıyıcı ... adına .... tarafından taşıyıcı ...'nın temsilcileri\" tarafından imzalandığı görülmüştür. Konişmentonun \"Yargı yetkisi\" başlıklı 31. maddesinde, \"Taşıyana karşı bu konişmentonun kanıtladığı taşıma sözleşmesi çerçevesinde  tüm davalar Marsilya ticaret mahkemesi huzurunda görülecek ve bu davalarla alakalı olarak başka bir mahkeme yetkili olmayacaktır. Bu düzenlemeye halel gelmeksizin taşıyan,talep ve davaları davalının kayıtlı adresinin bulunduğu yerdeki bir mahkemede de açabilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK 1237/1). 1237/2 madde  hükmünde ise taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin, navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte ayrıca navlun sözleşmesi düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır.MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yabancı uyruklu şirketin sözleşme serbestisi dahilinde tacirler ile yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı, genel işlem koşullarına aykırı olarak değerlendirilemez. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Türk hukukunda, yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40. maddesinde, kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir. Buna göre HMK, TBK, TTK ve sair kanunlarda yer alan yetki kaideleri, aynı zamanda yabancılık unsuru içeren davalarda milletlerarası yetkisini de tesis etmektedir. Diğer bir ifade ile, yerel yetkinin tesisi için aranan irtibat noktaları, milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılmıştır. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Türk Mahkemelerinde dava açılamayacaktır. Davacı  vekili, emtianın sigortalıya davalı acente tarafından teslim edildiğini bu nedenle taşımaya aracılık ettiğini ileri sürmüştür. Konişmento, yabancı taşıyanın ... acentesi tarafından taşıyan adına imzalanmıştır. Yabancı taşıyan tarafından Liman'a getirilen emtianın özet beyanı gümrük mevzuatına göre ancak Türkiye'de mukim özel veya tüzel kişiler tarafından verilebildiğinden, donatanın gelen yük ile ilgili işlemleri tamamlaması taşıma akdini yapan veya aracılık ettiğini kabule yeter olmadığından, TTK 105/2 hükmünün uygulama yeri olmadığından davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı  haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a1ee445797d9b29","SID":"3fc701b70a1227ec"}}