{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1836 <br>KARAR NO: 2024/560<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/03/2022<br>NUMARASI: 2021/248 Esas - 2022/149 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalısı ... A.Ş.'ye ait pirinç emtiasının ...'dan Türkiye'ye M/V ... isimli gemi ile taşındığını, emtianın Mersin Limanı'nda tahliye edildiğini, tahliye sonrasında emtiada hasarlandığının tespit edildiğini, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı şirketin taşımaya ilişkin konişmentoları düzenlediğini ve fiili taşıyan sıfatını haiz olduğunu,tazminatın rücusu için davalı aleyhine İstanbul  Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı üzerine takibin durduğunu  ileri sürerek,itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili, konişmentolarda, işbu konişmento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından başkaca hiçbir ülke mahkemesinin yetkisi olmaksızın münhasıran çözüme kavuşturulacağının öngörüldüğünü, buna göre Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini; konişmentonun taşıyan ... yükleme limanı (Nijerya) acentesi ... Ltd. tarafından imzalandığını,konişmentoda izafeten husumet yöneltilen şirketin imzasının bulunmadığını,  dolayısıyla TTK 105 uyarınca, izafeten dahi dava açılabilmesi için kanunda sayılan şartların bulunmadığını ve ayrıca davanın esastan da reddinin gerektiğini belirterek, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmaması sebebiyle veya esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, somut olayda Türk acentenin yük teslimat formu düzenlediği, bu nedenle taşıyana izafeten acenteye dava yöneltilebileceği, dava konusu taşımanın ... numaralı konişmento tahtında Myanmar Limanı'ndan Mersin Limanı'na yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK'un 47. maddesinde, \"yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği\" düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun 31. maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde Marsilya Ticaret Mahkemesinin yetkili olacağının belirtildiği,  konişmentonun davalı taşıyan adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının taşıyan ... tarafından düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına veya taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği,davacının sigortalısının yükü teslim aldığından, konişmentodaki yetki şartının gönderilen ve buna göre davacı açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmekle,davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, Yargıtay 11. HD'nin 2009/3799 E. ve 2020/3051 K. sayılı ilamında aynen davaya konu konişmentodaki gibi yetki şartının geçersiz olduğuna dolayısıyla Türk mahkemelerinin yetkili olduğuna hükmedildiğini; konişmentoya aracılık etsin veya etmesin Türk acenteye temsil ettiği tacirler bakımından izafeten dava açılabileceğinden yetki şartının geçersiz olduğunu; yetki şartının taşıyana istediği yerde dava açma hakkı tanıdığından asimetrik yetki kaydı taşıdığını, bu nedenle yetkili mahkemenin belirli olması kriterine açıkça aykırı bulunduğunu bu hususta bir çok yargı karar olduğunu; kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu yetki şartının genel işlem koşulu olması sebebiyle de geçersiz bulunduğunu; konişmento, taşıyan adına acentesi tarafından düzenlendiğinden tahkim/yetki anlaşması yapabilmesi için bu hususta özel yetkisinin bulunmasının gerektiğini ve arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiği için müvekkilinden tahsiline karar verilmiş ise de bu hususun anayasadaki hak arama hürriyetine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 1472. maddesine göre davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taşımaya konu konişmentoda, yükletenin ..., düzenleme yerinin ve tarihinin Yangon 01/06/2019 olduğu; \"taşıyıcı... için acente olarak taşıyıcı ... tarafından\" imzalandığı görülmüştür. Konişmentonun \"Yargı yetkisi\" başlıklı 31. maddesinde, \"Taşıyana karşı bu konişmentonun kanıtladığı taşıma sözleşmesi çerçevesinde  tüm davalar Marsilya ticaret mahkemesi huzurunda görülecek ve bu davalarla alakalı olarak başka bir mahkeme yetkili olmayacaktır. Bu düzenlemeye halel gelmeksizin taşıyan,talep ve davaları davalının kayıtlı adresinin bulunduğu yerdeki bir mahkemede de açabilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK 1237/1). 1237/2 madde  hükmünde ise taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin, navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte ayrıca navlun sözleşmesi düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yabancı uyruklu şirketin sözleşme serbestisi dahilinde tacirler ile yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı, genel işlem koşullarına aykırı olarak değerlendirilemez. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Türk hukukunda, yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40. maddesinde, kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir. Buna göre HMK, TBK, TTK ve sair kanunlarda yer alan yetki kaideleri, aynı zamanda yabancılık unsuru içeren davalarda milletlerarası yetkisini de tesis etmektedir. Diğer bir ifade ile, yerel yetkinin tesisi için aranan irtibat noktaları, milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılmıştır. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Türk Mahkemelerinde dava açılamayacaktır. Davalı vekilinin davanın Marsilya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine ilişkin yetki itirazı haklıdır. Ayrıca 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 13. fıkrasında arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı ve HMK'nın 326/1 maddesinde de yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Elde ki  davada davacı aleyhine hüküm verildiğinden, arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınması gerekir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ead7e81c7f8e8dc","SID":"3cabb159a89c44ed"}}