{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1881 <br>KARAR NO: 2024/564<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/02/2022<br>NUMARASI: 2021/249 Esas - 2022/69 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Milletlerarası yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili sigortalısı  ... A.Ş.'nin satın aldığı susam emtiasının taşıma rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, emtianın Nijerya'dan Mersin limanına deniz yoluyla taşındığını, tahliye işlemelerinden sonra konteyner içerisindeki emtianın ıslanarak hasarlandığının tespit edildiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda konteynerin tavanındaki delikten su girmesi sonucunda ıslanarak küflendiğinin tespit edildiğini, ayrıca özel bir denetim şirketinden de alınan rapora göre susam emtiasının sadece hayvan yemi olarak kullanılabileceğinin belirlendiğini, bu hasar sebebiyle sigortalı tarafından davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin, taşımaya ilişkin konişmentoları düzenlediği,fiili taşıyan olarak hareket ettiğini,taşıyan sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalının uğradığı zararı tazmin ettiğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu,borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas  sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, ... S.A. tarafından dava konusu taşıma ile ilgili olarak düzenlenen konişmentolarda, işbu konişmento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından başkaca hiçbir ülke mahkemesinin yetkisi olmaksızın münhasıran çözüme kavuşturulacağının öngörüldüğünü, buna göre Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini; konişmentonun taşıyan ...'nın yükleme limanı Nijerya acentesi ... Ltd. tarafından imzalandığını belirterek, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmaması sebebiyle veya esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, somut olayda Türk acentenin yük teslimat formu düzenlediği görüldüğünden taşıyana izafeten davanın acenteye yöneltilebileceği, MÖHUK 47 madde'de, \"yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği\"nin kabul edildiği, konişmentoda sözleşmeden doğan taleplerde Marsilya Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olacağının belirtildiği, konişmentonun davalı adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının taşıyan ... SA tarafından düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına veya aracılık ettiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği,taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, davacı sigortalısının yükü teslim aldığı anlaşıldığından, konişmentodaki yetki şartının gönderilen ve buna göre davacı açısından da bağlayıcı olduğu gerekçesiyle, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, Yargıtay 11. HD'nin 2009/3799 esas, 2020/3051 karar sayılı ilamında aynen davaya konu konişmentodaki gibi yetki şartının geçersiz olduğuna dolayısıyla Türk mahkemelerinin yetkili olduğuna hükmedildiğini; konişmentoya aracılık etsin veya etmesin Türk acenteye temsil ettiği tacirler bakımından izafeten dava açılabileceğinden yetki şartının geçersiz olduğunu; yetki şartının taşıyana istediği yerde dava açma hakkı tanıdığından asimetrik yetki kaydı taşıdığını, bu nedenle yetkili mahkemenin belirli olması kriterine açıkça aykırı bulunduğunu bu hususta bir çok yargı karar olduğunu; kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu yetki şartının genel işlem koşulu olması sebebiyle de geçersiz bulunduğunu; konişmento, taşıyan adına acentesi tarafından düzenlendiğinden tahkim/yetki anlaşması yapabilmesi için bu hususta özel yetkisinin bulunmasının gerektiğini ve arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiği için müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin Anayasadaki hak arama hürriyetine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 1472. maddesine göre davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taşımaya konu konişmentoda, yükletenin ... adına ... Ltd., alıcının ..A.Ş, düzenleme yeri ve tarihinin 10/11/2019 .../Nijerya olduğu, konişmentonun \"Yargı yetkisi\" başlıklı 31. maddesinde, \"Taşıyana karşı bu konişmentonun kanıtladığı taşıma sözleşmesi çerçevesinde  tüm davalar Marsilya ticaret mahkemesi huzurunda görülecek ve bu davalarla alakalı olarak başka bir mahkeme yetkili olmayacaktır. Bu düzenlemeye halel gelmeksizin taşıyan,talep ve davaları davalının kayıtlı adresinin bulunduğu yerdeki bir mahkemede de açabilir.\" düzenlemesinin bulunduğu görülmüştür.  MÖHUK 47. maddesine göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK 1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. TTK 1237/2 hükmünde taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişki ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır;  Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı nitelikte olup, taşıma sözleşmesi, konişmentoya göre ifa edilerek yük alıcısına teslim edildiğinden, konişmentodaki tüm şartlar halefiyet yoluyla davacı açısından da bağlayıcıdır. MÖHUK 40. maddesinde \"Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.\" hükmü düzenlenmiştir. Türk mahkemelerini yetkili kılan bir iç yetki kuralı varsa,Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi de mevcuttur. Yetki şartının HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında geçerli olduğu, yetkili kılınan mahkemenin belirli olduğu, tarafların tacir olduğu, tacirler arasında ifa edilecek sözleşmede konulan yetki kaydının TBK'nın 20 vd. maddelerinin haksız işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasında tacirin özenli davranma borcunun gözetilmesi gerektiği, kararlaştırılan yetki şartının HMK'nın 17. maddesi gereğince genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, somut uyuşmazlıkta Türk Mahkemesinde davanın görülemeyeceği, davanın yetki sözleşmesi gereği Marsilya Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Ayrıca 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 13. fıkrasında arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı ve HMK'nın 326/1 maddesinde de yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı aleyhine hüküm verildiğinden, arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınması yerindedir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8950e78d706ffd3a","SID":"59469179dc96931a"}}