{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1953 <br>KARAR NO: 2024/555<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/04/2022<br>NUMARASI: 2022/40 Esas - 2022/250 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının yurtdışından satın aldığı 275 çuval çiğ kahve çekirdeği emtiasının nakliyat sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, emtianın taşımasının ...'dan Ambarlı Limanı İstanbul'a deniz yoluyla davalı tarafından gerçekleştirildiğini, konteynerin gemiden tahliyesinden sonra zeminde bulunan çuvalların ıslanması nedeniyle 21 çuval çiğ kahve çekirdeğinin hasarlandığının tespit edildiğini, bu kapsamda 5.738,04-USD tazminatın 27/10/2020 tarihinde sigortalıya ödendiğini ve müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, ... SA firmasının Türkiye temsilcisi ... A.Ş.'nin donatan sıfatı bulunduğunu, sorumlu olduğu hasar tazminatının tahsili amacıyla davalıya karşı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili,... .A. tarafından dava konusu taşıma ile ilgili olarak düzenlenmiş olan konişmentoda, konişmento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından başkaca hiçbir ülke mahkemesinin yetkisi olmaksızın münhasıran çözüme kavuşturulacağının öngörüldüğünü, buna göre Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini; 5718 sayılı MÖHUK 40 uyarınca, yabancılık unsuru taşıyan davalarda, Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirleneceğini, ... S.A.’nın ticari merkezinin Marsilya Fransa’da olduğunu, Türkiye’de daimi bir ikametgahının olmadığını, ... SA’nın ikametgahının bulunduğu yer ve konişmentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davada yetkili mahkemenin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, yetki kaydının bulunduğu konişmento tahtında emtianın sigortalıya teslim edildiği ve hasar tazminatı ödemesinin de buna göre yapıldığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, Yargıtay 11. HD'nin 2019/3799 E. ve 2020/3051 K. sayılı ve 22/06/2020 tarihli ilamında da belirtildiği üzere taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, navlun faturasının Türkiye acentesi tarafından değil bizzat davalı tarafından düzenlendiği, konişmentonun arka yüzünde bulunan yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı değerlendirilerek konişmentodaki yetki şartına göre uyuşmazlık yönünden Marsilya Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, somut olayda TTK 105/2 uyarınca yabancı bir tacirin Türkiye'de mukim acentesine karşı işbu davanın yöneltildiğini ve bu kural uyarınca Türk mahkemelerinin münhasır yetkiyi haiz olduğunu,  davalının yetki itirazının reddedilmesi gerektiğini; navlun faturasından navlunu tahsil eden davalı adresinin acenteye ait olan Üsküdar/İstanbul adresi olarak görüldüğünü,navlun faturasını düzenleyen davalı yurt dışı merkezli ... SA olarak gözükse de, faturada unvanın altında vergi dairesi ve vergi numarasının da belirtildiğini, dolayısıyla aslında faturayı düzenleyenin acente olduğunu; konişmentoda yer alan yetki kaydının genel işlem koşulu mahiyetinde olması sebebiyle geçersiz bulunduğunu, MÖHUK'un 29. maddesi uyarınca akdin ifa yerinin İstanbul ve sözleşmeyle en sıkı ilişki içindeki hukukun da Türk hukuku olması sebebiyle Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 1472. maddesine göre davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taşımaya konu konişmentoda, yükletenin ..., düzenleme yerinin ve tarihinin Guatemala City 20/08/2020 olduğu; \"taşıyıcı ... adına ... S.A. tarafından taşıyıcı ... S.A'nın temsilcileri\" tarafından imzalandığı görülmüştür. Konişmentonun \"Yargı yetkisi\" başlıklı 31. maddesinde, \"Taşıyana karşı bu konişmentonun kanıtladığı taşıma sözleşmesi çerçevesinde  tüm davalar Marsilya ticaret mahkemesi huzurunda görülecek ve bu davalarla alakalı olarak başka bir mahkeme yetkili olmayacaktır. Bu düzenlemeye halel gelmeksizin taşıyan,talep ve davaları davalının kayıtlı adresinin bulunduğu yerdeki bir mahkemede de açabilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK 1237/1). 1237/2 madde  hükmünde ise taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin, navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte ayrıca navlun sözleşmesi düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yabancı uyruklu şirketin sözleşme serbestisi dahilinde tacirler ile yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı, genel işlem koşullarına aykırı olarak değerlendirilemez. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Türk hukukunda, yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40. maddesinde, kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir. Buna göre HMK, TBK, TTK ve sair kanunlarda yer alan yetki kaideleri, aynı zamanda yabancılık unsuru içeren davalarda milletlerarası yetkisini de tesis etmektedir. Diğer bir ifade ile, yerel yetkinin tesisi için aranan irtibat noktaları, milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılmıştır. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel bütün yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Türk Mahkemelerinde dava açılamayacaktır. Davalı vekilinin davanın Marsilya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine ilişkin yetki itirazı haklı bulunmuştur. Davacı vekili navlun faturasının ... S.A   tarafından düzenlenmiş ise de ;Türkiye acentesi tarafından tahsil edildiğini bu nedenle ;acentenin bulunduğu yer mahkemesinin münhasır yetkili olduğunu ileri sürmekte ise de; taşıma sözleşmesinin Türkiye acentesi tarafından veya aracılığıyla yapılmadığının belirli olduğu,navlun alacaklısının faturada yabancı taşıyan olduğu, bedelinin tahsilinin acente yetkisine  binaen müvekkili adına yapıldığının anlaşılmasına göre,somut olayda  TTK nın 105/2 maddesindeki yetki kuralının uygulama alanı bulunmamaktadır.  Açıklanan nedenlerle, mahkemece milletlerarası yetki itirazının kabulü nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54db9cc420c89bc0","SID":"cccb79d55237544a"}}