{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/10/2021<br>NUMARASI\t\t: ...<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/10/2021 tarih ve 2018/929 Esas - 2021/677 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>  TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin internet üzerinden elektronik ürün satış işi ile uğraştığını, ürünlerin satış sonrası teslimi hususunda davalı ile taşıma sözleşmesi imzaladığını, davalıya taşınmak üzere teslim edilen bir kısım ürünlerin  taşıma esnasında kırılmak suretiyle zarar gördüğünü yahut kaybolduğunu, ürünlerin kırıldığı ya da kaybolduğu hususunda davalı tarafından tutanaklar düzenlendiğini, davalı tarafça  ürün bedellerinin ödeneceği belirtilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalıya bu hususta gönderilen ihtarnameden sonuç alınmaması üzerine Ankara 8.İcra Müdürlüğü'nün 2017/22735 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, Ankara 8.İcra Müdürlüğünün 2017/22735 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, davalı şirketin, üstlendiği taşımaya ilişkin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin taşımada herhangi bir kusuru olmadığından tazmin mükellefiyetinin de bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  davacının internet üzerinden elektronik ürün satış işi ile uğraştığı, ürünlerin satış sonrası teslimi hususunda davalı ile taşıma sözleşme imzaladığı, dava konusu konu edilen ürünlerin alıcılarına teslim edilip edilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte ... ... dışında tüm ürünlerin teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle hesaplamaya da dahil edildiği ancak faturası dosyada mübrez olan ... 55 ... ... isimli ürüne ilişkin takip numarası ve kargo çıkış belgesine ait herhangi bir bilgi ibraz olunmadığından hesaplamaya dahil edilmediği, davacı tarafın hasara uğradığını iddia ettiği ürünlerle ilgili hasar türü, oranı, nedeni vs hususunda yazılı bir tutanak, rapor, fotoğraf türünde belgenin/delilin dosyada mevcut olmadığı, kargoya teslim tarihlerine göre ve hasar oranına ilişkin bir bilgi olmadığından gönderinin bir kısmının değerini kaybetmesi esasına göre oransal olarak değil tam zıya esasına göre hesaplama yapılması gerektiği, davalının sorumluluğunun TTK'nın 882 maddesine göre yapılan hesaplamaya göre 4.753,79 TL olduğu, davalının dava konusu icra takibine yaptığı itirazın 4.753,79 TL asıl alacak, 3,52 TL işlemiş yasal faiz, 169,95 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.927,26 TL üzerinden  iptalinin gerektiği, alacağın likit olmadığı ve yargılama gerektirdiği, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı, kötü niyet tazminatı için yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2017/22735 Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın 4.753,79 TL asıl alacak, 3,52 TL işlemiş yasal faiz, 169,95 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.927,26 TL üzerinden  iptaline, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminatı ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.   <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıya teslim edilen Smasung 55 ... ürünün kargo çıkış belgesi olmadığı için hesaplamaya dahil edilmediğini, oysa anılan ürünün davalı kayıtlarında \"... ... bekliyo\" şeklinde ifade edildiğini, ayrıca davalının internet sitesinde hasar/kayıp bildirimi ekranında da görüntülendiğini, davalının kayıtlarında yer  alan bu ürünün tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, ayrıca dava konusu hasar ve kayıplar, davalının pervasızca hareketinden kaynaklandığından, davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanamayacağını, dava konusu ... 50 ... ...'nin alıcısı dışında başka bir kişiye teslim edildiğini, ayrıca mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... 50 ... ... ve ... 50 ... ...'nin esas alınan ağırlıklarının hatalı olduğunu, bahsi geçen ürünlerinin ağırlığının 1 kg olmasının mümkün bulunmadığını, icra inkar tazminatı taleplerinin de kabulünün gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br>     Davalı vekili,  dava konusu edilen iki kargonun alıcısının davacı olduğunu, bu kargolara bakımından davacının talep hakkının bulunmadığını, davacının kırık olduğunu iddia ettiği kargo içeriklerinin kırık olduğuna yada hasarın taşıma sırasında meydana geldiğine dair hiç bir delil sunmadığını, davacının kargo içeriklerini ispatlayamadığını, aksinin kabulünde dahi hasarın ürünlerin belirli parçalarında meydana geldiği kabul edilerek tazminatın TTK'nın 882/2 maddesine göre hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:1-HMK'nın 341/2. maddesine göre miktar ve değeri 3.000 TL'sini geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup bu miktar 19.10.2021 karar tarihi itibariyle 5.880,00- TL'dir. <br> Davalı  vekilince, karar istinaf edilmişse de, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının toplam 4.927,26 TL üzerinden iptaline karar verilmiş olup, istinaf incelemesine esas miktarın HMK'nın 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı kapsamında kaldığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352. maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir<br>2-Davacı vekilinin  istinaf itirazlarının incelenmesine gelince dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkinir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK’nın 875/1. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyanından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Şayet ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, bu durumda taşıyıcı sorumluluktan kurtulacaktır.<br>\t6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, aynı Kanunun 886. maddesinde ise zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Kanun'un 886. maddesinde düzenlenen kast, hukuka aykırı bir sonucun elde edilmesi için bilerek, isteyerek yapılan hareketi ifade etmekte olup taşıyıcının kasten zarara neden olması halinde sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı açıktır. Maddede geçen pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalden neyin anlaşılması gerektiği ise açık değildir. Bilindiği üzere pervasız sözcüğü, çekinmeden, sakınmadan, korkmadan anlamlarına gelmektedir. Kanun’un gerekçesinde de bu ibarenin kasta eşit kusuru ifade ettiği açıklanmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu icra takibinde talep edilen tazminat miktarı davalı tarafından gerçekleştirilen  9 ayrı taşımaya konu olan ürün bedellerinden oluştuğundan, davalının sorumluluğunun her bir taşıma yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında,  ilk derece mahkemesince, dava konusu edilen ... 55 ... ... dışındaki ürünlerin davalıya taşınmak üzere teslim edildiği, bu ürünlerden  ... 48 ... ...'nin alıcısına teslim edilmediği, ... ... fırın, ... ... seti, ... 50 ...  ..., ... ...,  ... 39 ... ..., ... 32 ... ..., ... 50 ... ... ürünlerinin de hasarlı olarak teslim edildiği,  dava konusu ürünlerdeki hasar oranına ilişkin bir bilgi olmadığından, gönderinin bir kısmının değerini kaybetmesi esasına göre değil tam zıya esasına göre tazminat  hesabı yapılması gerektiği, bu duruma göre davacının talep edebileceği tazminat miktarının bilirkişi raporunda davalının sorumluluğunun  TTK'nın 882 maddesine göre sınırlı olduğu kabulüyle yapılan hesaplamaya göre toplam 4.753,79 TL olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olup, davalının istinaf başvurusu yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle usulden reddedildiğinden, ... ... ... dışındaki ürünlerin taşınmak üzere davalıya teslim edildiği, bu ürünlerden  ... 48 ... ...'nin alıcısına teslim edilmediği, hasarlı ürünler yönünden tazminat hesabının tam zıya esasına yapılması gerektiği hususları kesinleşmiştir.<br><br>Davacının istinaf itirazları gözetiliğinde, taraflar arasındaki asıl  uyuşmazlığın, dava konusu edilen ... 55 ... ...'nin taşınmak üzere davalıya teslim edilip edilmediği, davalının sorumluluğunun sınırlı olup olmadığı ve tazminat miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.<br>Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden davacı tarafça davalıya taşınmak üzere teslim edilen  ... ... fırın, ... ... seti, ... 50 ... ..., ... ...,  ... 39 ... ..., ... 32 ... ... ürünlerinin hasarlı olarak teslim edildiği anlaşılmaktadır. Esasen bu husus davacının da kabulündedir. Anılan mallar yönünden  ispat yükü üzerinde bulunan davacı yanca, davalının kasten veya pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verdiği ispat edilememiştir. Sırf, eşyanın hasara uğraması davalının sınırlı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2020 tarih, 2020/12-3403 E.K. sayılı ilamı da bu yöndedir. O halde, davalının bahsi geçen malların hasara uğramasından dolayı sorumluluğu, TTK'nın 882. maddesi uyarınca sınırlı bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin bahsi geçen mallar yönünden davalının sorumluluğunun sınırlı olduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik yoktur.<br>Ancak, dava konusu ürünlerden  ... 48 ... ... alıcısına teslim edilmediği mahkemenin de kabulündedir. Anılan eşyanın davacıya iade edildiği davalı tarafça ileri sürülmediği gibi ispatta edilmemiştir. Yine, mahkemece hasarlı olarak teslim edildiği kabul edilen ... 50 ... ...'nin de alıcısına teslim edildiğinin dosya kapsamı itibariyle  ispat edilmediği kanaatine varılmıştır. Zira anılan ürüne ait olduğu kabul edilen teslim belgesinden alıcı Yulia Albayrak'a teslim edilen ürünlerin kozmetik ürünleri olduğu ve gönderenin de davacı dışında  bir şirket olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla dava konusu ... ... ... ürünün de alıcısına teslim edilmediğinin kabulü gerekmiştir. <br>Ayrıca, ilk derece mahkemesince, dava konusu ... ... ... ürününün davacı tarafça  davalıya taşınmak üzere edilmediği kabul edilmişse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, bu ürünün  davalı tarafça  davacıdan teslim alındığı  davalının kendi internet sitesindeki kayıtlarla sabittir. <br>Bu duruma göre, dava konusu edilen  ... 48 ... ..., ... ... ...  ve ... ... ... ürünlerinin davacı tarafça davalıya teslim edildiği ancak bahsi geçen ürünlerin alıcılarına teslim edilmediği gibi ürünlerin teslim tarihlerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen davacıya da iade edilmediği anlaşıldığında bahsi geçen ürünlerin TTK'nın 882 ve 883 maddeleri kapsamında zayi olduğunun kabulü gerekmiştir. Yargıtayın yerleşmiş içtihatları uyarınca davalının, taşınması için teslim aldığı emtiayı teslim etmediği ve teslim etmeme nedenini de açıklayamadığı için TTK.'nın 886. maddesi uyarınca, zarara pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiiliyle veya ihmaliyle sebebiyet vermiş sayılacağı, sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı için davacının uğradığını ispat ettiği gerçek zararının tamamından sorumlu olduğu kabul edilmekte olup, somut olay da da davalının taşınması için teslim aldığı ... 48 ... ..., ... ... ...  ve ... ... ... ürünleri  teslim etmediğinden ve teslim etmeme nedenini de açıklayamadığından anılan mallar yönden sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanamayacağı kabul edilmiştir.<br>Bu tespitlerden sonra davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesine gelince, TTK'nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcı tarafından ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Maddenin son fıkrasına göre....., eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki değerine göre Türk Lirasına çevrilecektir. Bu şekilde özel çekme hakkına göre belirlenen tazminat miktarı, davacının gerçek zararı zararın altında kalması halinde özel çekme hakkına, fazla olması durumunda ise gerçek zarara hükmedilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, davalı tarafça hasarlı olarak teslim edilen  ... ... fırın, ... ... seti, ... 50 ... ..., ... ...,  ... 39 ... ..., ... 32 ... ... malları yönünden davalının sorumluluğu TTK'nın 882 maddesine göre sınırlıdır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda dava konusu mallar yönünden, sınırlı ve sınırsız sorumluluk hallerine göre ayrı ayrı ve ayrıca özel çekme hakkına göre belirlenen tazminat tutarı ve davacının bahsi geçen mallar  nedeniyle uğradığı gerçek zarar miktarları karşılaştırılarak davacının talep edebileceği tazminat miktarları terditli olarak hesaplanmıştır. Dairemizce  hesaplama şekli ve yöntemi bakımından bilirkişi raporu yerinde görülmekle birlikte ... 50 ... ... ürün yönünden TTK'nın 882 maddesine göre yapılan hesaplamada, anılan ürüne ilişkin belgelerde ürünün ağırlığının 1 Kg olarak belirtilmesi nedeniyle bahsi geçen ürünün ağırılığı 1 kg olarak kabul edilmesi yerinde görülmemiştir. Zira, bahsi geçen belgeler davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen belgeler olup, davacı tarafça dosya kapsamına sunulan delillerden dava konusu ... 50 ... ... niteliğindeki bir ürünün 10 kg ağırlığında olduğu anlaşılmaktadır. Esasen dava konusu ... 50 ... ... ürününde olduğu gibi  \"50 İnç\" bir televizyonun da 1 kg'den daha ağır olacağı  da şüphesizdir.  Bu itibarla Dairemizce Tecwood 50 ... ... ürünün 10 Kg ağırlığında olduğu kabul edilip, bilirkişi raporundaki verilerden faydalanılarak.......formülüne göre bu ürün yönünden davalının sorumlu olduğu miktarın 426,68 TL olduğu hesaplanmış, hasarlanan  diğer ürünleri yönünden ise bilirkişi raporundaki davalının sınırlı sorumluluk esasına göre belirlenen miktarlar yerinde görüldüğünden Dairemizce hükme esas salınarak, davacının  ... ... fırın, ... ... seti, ... 50 ... ..., ... ...,  ... 39 ... ..., ... 32 ... ... ürünleri yönünden talep edebileceği tazminat miktarının 3.514,72 TL olduğu kabul edilmiştir.<br>Davalı tarafça alıcısına teslim edilmeyen ve Dairemizce zayi olduğu ve  davalının sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı kabul edilen ... 48 ... ..., ... ... ...  ve ... ... ... malları yönünden de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu malların faturaları dikkate alınarak, davalının sorumluluğunun sınırlı olmadığı esasına göre göre yapılan hesaplama ile tespit edilen  toplam 10.265,00 TL'nin de TTK'nın 880 maddesine uygun olduğu anlaşılmış, davacının 10.265,00 TL tutarında maddi tazminat talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Davacı tarafça icara takibinden önce gönderilen ihtarda, davalıya 7 günlük mehil verildiği, bu ihtarnamenin davalıya 05.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davacının 7 günlük sürenin sona erdiği 12.02.2017 ile icra takip tarihi olan 15.12.2017 tarihi arasındaki dönem için işlemiş faiz talebinin de yerinde olduğu, icra takip talebinden davacının işlemiş faiz yönünden, yasal faiz talep ettiği anlaşıldığından Dairemizce yapılan hesaplamaya göre, davacının talep edilebileceği toplam 13.779,72 TL(3.514,72 TL+10.265,00 TL) tazminat miktarına yönelik asıl alacağı bakımından, 10,33 TL işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu kabul edilmiştir.<br>Her ne kadar, davacı tarafça icra takibinden önce davalıya gönderilen ihtar masrafının dosyada bulunan noterlik makbuzundan 162,70 olduğu anlaşılıyorsa da davacının icra takibinde  bu kalem alacak yönünden 169,95 TL talep ettiği ilk derece mahkemesince de anılan tutarın hüküm altına alındığı, davalının istinaf başvurusu yukarıda (1) nolu açıklanan nedenlerle reddedildiğinden, ilk derece mahkemesinin hüküm altına aldığı bu tutarın kesinleştiği anlaşıldığından Dairemizce de ihtar masrafı olarak 169,95 TL kabul edilmiştir.<br>Ayrıca, davacı vekili icra inkar tazminatı talebinde bulunmuşsa da somut uyuşmalıkta taşınan eşyada meydana gelen zarar miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit ettirilmesi ve sonucuna göre, davanın reddini savunan davalı tarafın sorumluluk miktarının belirlenmesi gerektiğinden diğer bir deyişle bu tür bir davada davacının uğradığı gerçek zararın tazmini amaçlandığından somut olayda, alacağın önceden belirlenebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit niteliği taşıdığından söz edilemeyecektir. Bu itibarla davacının icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiş, ilk derece mahkemesinin aynı yöndeki kabulü Dairemizce de  isabetli bulunmuştur.<br><br>Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının hasarlı olarak teslim ettiği ürünler nedeniyle 3.514,72 TL , alıcısına teslim edilmeyip zayi olan mallar nedeniyle de  10.265,00 TL olmak üzere toplam 13.779,72 TL maddi tazminattan sorumlu olup, davacının dava konusu icra takibinde, anılan miktarı, bu miktarın 12.02.2017 tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen 10,33 TL işlemiş faizini ve ihtar masrafı olarak kabul edilen 169,95 TL'yi  tahsili talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilemesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış,HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 352. maddesi uyarınca başkaca bir inceleme yapılmadan USULDEN REDDİNE, <br>2-Yukarıda (2) bolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/10/2021 gün ve 2018/929 Esas - 2021/677 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2017/22735 sayılı dosyasına vaki itirazının, 13.779,72-TL asıl alacak, 10,33-TL işlemiş faiz ve 169,95-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 13.980,00 TL üzerinden iptali ile icra takibinin anılan miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına,<br>4-Fazlaya ilişkin talep ile icra inkar tazminatı talebinin reddine,    <br>5-Davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,<br>\t 6-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 941,29-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 280,06-TL düşümü ile bakiye 661,23-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 13.779,72-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 2.619,15-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında yapılan 1.500,00-TL bilirkişi ücreti,  234,00-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 56,50-TL tebligat ve  posta ücreti, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.011,20-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre takdiren 1.689,98-TL'ye 280,06-TL peşin harç, 35,90-TL başvuru harcı eklenerek oluşan toplam 2.005,94- TL yargılama giderinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, <br>\t10-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t12-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t13-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcı ve 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davalıya iadesine, <br>\t14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>15-Kararın niteliğine göre, İİK'nın 36. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması kararı için davalı tarafından verilen ... .... ... Şubesine ait 20/01/2022 tarih,,,,, numaralı 16.000,00-TL tutarlı teminat mektubunun teminat mektubunun GERİ VERİLMESİNE,  <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06797e472414d704","SID":"19c2933ab98bf809"}}