{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/721 <br>KARAR NO: 2024/712<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/02/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/146 Esas (Derdest)<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; borca batık şirketlerin alacaklılarının takibinden kurtulabilmek için farklı şirketler adı ve çatısı altında faaliyetlerini sürdürdüklerini, davacının tüketici sıfatıyla  borçlu ... Maden Tic. A.Ş. aleyhine açtığı alacak davasında Bakırköy 10.Tüketici Mahkemesinin 2022/186 E. 2023/256 K.sayılı karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini ve müvekkili tarafından Mahkeme ilamına dayanılarak Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosya ile borçlu ... Tic. A.Ş aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, şirketin ne mal varlığı ve  banka da parasının tespit edilmediğini, bunun üzerine Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosyası ile borçlu şirketin ticari sicildeki resmi adresi olan \"... Mahallesi ... Sk. ... Sit. ... blok (... blok) Apt. No:... K:... Esenyurt/İstanbul\" adresinde menkul haciz işlemi gerçekleştirildiğini, haciz esnasında haciz mahallinde bulunan davalı ... Hizmetleri Gıda İç ve Dış Tic. A.Ş adına şirket yetkilisi olduğunu beyan eden  şahıs asıl borçlu şirketin yalnızca adresinin haciz adresi ile aynı adres olduğunu söyleyerek ... Hizmetleri Gıda İç ve Dış Tic. A.Ş 'ye ait vergi levhasını ibraz ettiğini, bu beyan üzerine haczedilen mallar üzerinde  istihkak iddiasında bulunulması nedeniyle haczedilen mallar yediemin olarak şirket yetkilisine bırakıldığını ve akabinde istihkak iddiasında bulunan davalı şirket aleyhine de istihkak davası açıldığını, davalıları ve esas borçlu şirket arasında organik ilişkiler ve muvazaalı işlemler mevcut olduğunu, haciz mahallinde borçluya ait evrakların ortaya çıktığını,  iki şirket arasında organik bağ olduğunu ve muvazaalı işlemler ile borçlulardan mal kaçırmaya çalıştıklarını, dava konusu alacağın tahsilini teminen davalıların menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakların ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Hukuki koruma tedbirlerinden biri olan ihtiyati haciz İİK 257 vd maddelerde düzenlenmiştir. Talepte bulunan tarafından talebin dayanağı olarak  sunulan alacağın varlığı ve muaccel olduğuna ilişkin belgeler, alacağın varlığı yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği yönünde Mahkememizde bir kanaat oluşturmamıştır. Hal böyle olunca, talepte bulunan tarafından sunulan bilgi ve belgeler kapsamında İİK 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dosya sunulan evraklar incelenmeksizin karar verildiğini, sunulan evraklardan davalıların mal kaçırma kastıyla muvazaalı ve perdeli işlemler yaptıklarının ve davacının alacağının varlığını yaklaşık ispat ettiğini, dosya içerisinde yer alan haciz tutanağı incelendiğinde davalı şirkete ait haciz mahallinde evrak araştırması yapılmış ve bizzat borçlu ... Tic. A.Ş'ye ait birçok evrak görülmüş ve dosya içerisine alındığını, şirket yönetici ve çalışanları aynı kişilerden oluştuğunu, içi boşaltılan ... Tic. A.Ş şirket çalışanı olan ... müşteri ilişkiler sorumlusu ve aynı zamanda müşterilerden yatırım toplayan kişi olarak çalıştığını, talep eden tarafından borçlu şirket çalışanI ... aleyhine dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, ... borçlu ... Tic. A.Ş isimli şirket nezdinde çalıştığını vermiş olduğu ifadesinde beyan etmiş olup aynı zamanda ...'nun Ticaret Sicilinden de görüleceği üzere 26.02.2014 tarihi itibariyle istihkak iddiasında bulunan ... Gıda İç Ve Dış Tic. A.Ş'nin tek sahibi olduğunu, her iki şirket de ticaret sicili incelendiğinde görüleceği üzere kuruluş tarihlerinden itibaren aynı adreslerde faaliyet gösterdiklerini, onlarca kez adresler değişmiş ve her iki şirket de süregelen adres değişikliğinde faaliyetlerinin devam ettiği süre zarfında aynı adreste bulunduğunu, en son adres değişikliğinde her iki şirket de adresini \"... mah. ... Sk. ... Mavi Blok (...) No:... k:... Esenyurt/İstanbul\" olarak değiştirdiğini, fiili haciz işlemi yapılan adres her iki şirketin de güncel ticari sicildeki adresi olup keza dosya içerisinde yer alan ekran görüntülerinden de görüleceği üzere her iki şirketin internet siteleri ve iş alanları büyük ölçüde benzerlik gösterdiğini, davalı şirketin, borçlu şirket olan ... A.Ş. Şirketler Gurubu bünyesinde yer alan alacaklılardan mal kaçırmak için tedbiren kurulan bir şirket olduğunu, davalı şirketin, borçlu şirketin şirketler gurubu içinde bulunan bir şirket olduğunun davalı şirket ve borca batık şirket tarafından vergi dairesine sunulan kira sözleşmesinden anlaşıldığını, istihkak davasının devam ettiği antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesi Vergi Dairesinden borçlu şirketin ve istihkak iddiasında bulunan şirketin kira sözleşmeleri istenilmiş ve vergi dairesi ekte sunulan 2014 tarihli kira sözleşmesini göndermiş iş bu kira sözleşmesinde kiracının \"... Ticari A.Ş. Şirketler Gurubu olduğu ve şirketler gurubunun da ... A.Ş, ... Tic.A.Ş. ve ... Danışm.LTD.ŞTİ. \" olduğu yazılı olup şirket grubu içinde yer alan ... Tic.A.Ş.'nin de davalı şirketin eski ünvanı olduğu yani her iki şirketin de aynı şirket olduğu sunulan ticari sicil gazetesi ile sabit olduğunu, içi boşaltılan şirketin bünyesinde yer alan şirketin adı değiştirilerek aynı iş kolu ve benzer müşteri portföyü üzerinden ticari işlem yapmaya devam etmişler, bu kez de ismi değiştirilen ve piyasaya yeni  unvanla ve \"...\" markası ile giren şirket yeni yatırımcılar bularak yeni mağdurlar yaratmaya devam ettiğini, keza, en büyük şikayet platformu olan \"www...com\" isimli internet sitesinde davalı şirketin mağduru olan yeni yatırımcılarının onlarca şikayeti bulunmakta, yatırmış oldukları yatırımları geri alamadıklarından bahsettiklerini, istihkak davasında hem davalı ... Tic. A.Ş'nin hem de borçlu ... Ticari A.Ş. şirketi avukatlarının dahi aynı adreste olduğunu, iki avukatın da baroya kayıtlı adreslerinin aynı olduğunu, yargıtay içtihatlarında şirket yöneticileri arasındaki akrabalık ilişkisi, şirket yönetici ve çalışanlarının aynı kişilerden oluşması, şirketlerin aynı veya yakın mekânlarda faaliyet göstermesi, borçluya ait evrak veya malların haciz mahallinde bulunması, davalı şirketlerin aynı şirket gurubu adı altında faaliyet göstermesi, faaliyet konularının aynı veya benzer olması, borcun doğumundan sonra devir işlemleri yapılması, şirketler arasında para alışverişi olması ve benzeri kriterler kullanılarak organik bağın varlığı konusunda sonuca ulaşıldığını, tüm bu hususlar nazara alındığında ... Tic. A.Ş ile ... Hizmetleri Tic. A.Ş arasında organik bağ bulunduğu, muvazaalı ve perdeli işlemler ile alacaklılardan mal kaçırmaya çalıştıklarını, sunulan delillerin yaklaşık ispatın da ötesinde olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile alacağın tahsili amacıyla açılan davada ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davacı tarafça, borçlu ... Tic. A.Ş. aleyhine açtığı alacak davada davanın kabulüne karar verildiğini ve ilamlı icra takibi başlatıldığını, şirket adresinde menkul haciz işlemi gerçekleştirildiğini, haciz esnasında haciz mahallinde bulunan davalı ... İç ve Dış Tic. A.Ş adına şirket yetkilisi olduğunu beyan eden kişinin asıl borçlu şirketin yalnızca adresinin haciz adresi ile aynı adres olduğunu söyleyerek ... İç ve Dış Tic. A.Ş 'ye ait vergi levhasını ibraz ettiğini, bu beyan üzerine haczedilen mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunulması nedeniyle haczedilen malların yediemin olarak şirket yetkilisine bırakıldığını ve istihkak iddiasında bulunan davalı şirket aleyhine de istihkak davası açıldığını, davalıları ve esas borçlu şirket arasında organik ilişkiler ve muvazaalı işlemler mevcut olduğunu beyanla davalılar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Tüzel kişilerin, kendisini oluşturan gerçek kişilerden ayrı ve bağımsız bir hukuk süjesi olmasına göre, ortakları kısmen veya tamamen aynı olan tüzel kişiler de birbirlerinden bağımsız kişiliklere haizdir. Bu nedenle malvarlıkları da ayrıdır. Dolayısıyla bir tüzel kişi diğerinin borcundan kural olarak sorumlu tutulamaz. Ancak bazı hallerde \"tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla tüzel kişileri oluşturan gerçek kişilerin veya başkaca bir tüzel kişi arasındaki ayrılık ilkesi bir kenara bırakılarak iki ayrı hukuk süjesi olarak değerlendirilmeyip, bunlara tek bir bütün olarak yaklaşılması mümkündür. Bu husus  özdeşlik ilkesi olarak karşımıza çıkmaktadır.Şirketlerin faaliyet konuları, ortağı ve yöneticileri kısmen aynı olması, bu alacağın davalıdan talep edilebilmesinin yanı sıra, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalı şirket ile borçlu şirketin malvarlığının birbirine karıştığı, iktisadi bir bütünlüğün olduğu ve  tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılarak kötü niyetle, mal kaçırma ya da alacağın tahsilini kısmen veya imkansız hale getirme yönündeki eylemlerinin bulunması gibi bir takım olguların gerçekleşmesi gerekir. Bu olgular ise, yargılamada, tarafların gösterdiği tüm delillerin toplanıp birlikte değerlendirilmesi ile aydınlığa kavuşacak niteliktedir. Ayrıca  tüzel kişilik perdesinin aralanması istisnai bir kurum olup, salt organik bağ içinde olunması yeterli değildir. Başka bir ifadeyle ticari merkez ve faaliyet alanının aynı olması, şirket ortaklarının aynı veya yakın akraba ve/veya eş olmasının ötesinde tüzel kişilikler arasında iktisadi bütünlüğün ispatı şarttır. Tabi ki ihtiyati haciz bakımından yaklaşık ispat yeterlidir. Ancak dosyaya sunulan deliller, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 258. maddesindeki yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu nedenle şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dfb2fb12130e1dc9","SID":"ea0a2289572cc197"}}