{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/543 <br>KARAR NO\t: 2024/191<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 30/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t : 16/02/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı ... tarafından Sunulan 30/05/2023 Havale Tarihli Dava Dilekçesi Özetle; Müvekkilinin ortaklarından biri olduğu şirket aktif bir durumda iken, şirketin adresi değiştirildiğini, şirket müdürü yasal zorunluluğun verdiği yükümlülüğü ihmal edip, şirket adresinin değiştirilme hususunu Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirmediğini, özen yükümlülüğünün ihmali ile şirketin faaliyetlerinin öncelikle aksamasına hatta bir süre sonra durmasına yol açtığını, Şirketin sözde alacaklısı olduğunu iddia eden 3. şahsın başlatmış olduğu mükerrer icra takibinin ödeme emri, şirket adres değişikliğinin ticaret sicile bildirilmemesi nedeniyle pasif olan adrese gönderildiğini, tebligat sürecinin tamamlanması akabinde açılan haksız icra takibi kesinleştiğini ve şirket alacaklarına ve mal varlığına haciz konulduğunu, haksız ve mükerrer icra takibine ihmal sebebiyle süresi içinde itiraz edilememesi, telafisi mümkün olmayan olaylara sebep olduğunu, şirketin faaliyetlerinin sona ermesine neden olduğunu, şirket ortakları arasında olması gereken güven ve işbirliği ilişkisi mevcut olmadığını, Hatta husumet bulunduğunu, şirketin ilk ortaklarından ...., şirkette mevcut hissesini, gerçekten fiilen şirket ortaklığını yürütecek olan ....'a devredecek iken, talebi üzerine oğlu ....'a devrettiğini, ... görünürde ortak, babası ... ise fiili ortak olduğunu, ancak ortaklar arasında yaşanan bir tartışma sonucunda ..., şirket ortaklığına kabul edilmediği iddiasıyla ödediği ortaklık paylarının tahsiline ilişkin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. sayılı dosyası vasıtasıyla dava açtığını, mahkemece, asıl şirket ortağının davacı ...,  görünürde ortağın ... olduğu tespiti ile dava reddedilmişse de bu karar İstanbul  Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin .... sayılı kararı ile \"şirket ortaklığının ...'a devredildiğine dair yazılı deliller bulunmadığı\" gerekçesiyle ortadan kaldırılmış ve bu karar Yargıtay tarafından onanmış olduğunu, Gerçekte ortaklık ... ile kurulmuş iken ve bu konuda yerel mahkemece, şirketin haklı olduğuna karar verilmesine rağmen, istinaf mahkemesi ve yargıtayca verilen davanın kabulü kararı ile görünürde ortak ...'ın ortaklığı kesinleştiğini, Yüksek Mahkemece her ne kadar ...'ın şirket ortağı olduğu yargısına varılmışsa da, fiili durumda ..., diğer şirket ortakları arasında tanınmadığından, şirketle bugüne kadar herhangi bir irtibat kurmadığından şirket ortakları arasında olması gereken işbirliği ve güven ilişkisi de kurulamadığını, bu husus, ortaklar arasındaki güvensizlik ortamının ve husumetin varlığını açıkça ortaya koymakta olduğunu, Çalışma ortamının sağlanamaması ve şirket menfaati için çalışmanın mümkün olmaması sebebiyle şirketin devamlılığın bir yararı kalmadığını, şirketin faaliyetinin son bulması, şirketin kuruluş amacının gerçekleştirilmesinden çok uzaklaşılması, şirketin uzun yıllardır vergisel yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve SGK ödemelerinin yapılamaması sebebiyle şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmek müvekkili için zorunlu hale geldiğini, müvekkilinin hala şirket ortağı gözükmesi sebebiyle şirket borçlarından dolayı sorun yaşamakta olduğunu, kredi notunun düşmesine ve ticari itibarının zedelenmesine neden olan şirket ortaklığı müvekkilinin iş hayatını olumsuz yönde etkilemekte olduğunu, Şirket amacının gerçekleştirilmesi fiilen imkansız olması ve Türk Ticaret Kanunun 638/2 maddesine göre müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi için müvekkili tarafından Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. - ... K. dava açıldığını, işbu davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, SGK - İşveren Prim Toplama Sisteminde müvekkilinin sahip olduğu payın dağıtımı ilgili mahkeme kararına göre yapıldığını, söz konusu sistemde, ... ve ... isimli ortakların pay oranları %50 - %50 olarak paylaştırılmış olduğunu, taraflarınca bahsedilen mahkeme kararının yerine getirilmesi için defalarca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılmışsa da, kararın yeterince açık olmadığı ve yeni bir dava açılıp kararda, pay oranlarının kime devredileceğinin açıkça yazılmasının gerekliliği iletmeleri sebebiyle başvurularının sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, pay oranlarının diğer şirket ortaklarına %50 - %50 olarak devrine, yargılama gideri, harç ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. <br>Dava, ortaklıktan çıkma istemine ilişkin ticari şirket davasıdır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalı şirket ortaklığından çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı, pay oranlarının diğer ortaklara %50-%50 paylaştırılıp paylaştırılmayacağı konularında olduğu anlaşılmıştır.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 638/f.2 hükmü; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” şeklindedir.<br> Bu kapsamda davacı tarafın davalı şirket ortaklığından çıkarılması talebini içerir   Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. - ... K. dava açıldığı, işbu davanın kabulüne karar verildiği, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına karar verldiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>İş bu davada ise bahsedilen mahkeme kararının yerine getirilmesi için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapıldığı, kararın yeterince açık olmadığı ve pay oranlarının kime devredileceğinin açıkça yazılmasının gerekliliği sebebiyle başvurularının sonuçsuz kaldığı ve haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, pay oranlarının diğer şirket ortaklarına %50 - %50 olarak devrine karar verilmesine karar verilmesi talep edilmektedir.<br>Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, diğer ortakların paylarının dağılımı ile ilgili dava açmasında hukuki yarar bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t      :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,\t\t\t<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,\t\t\t\t\t\t\t<br>4-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2024<br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br>*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18f6d9b1b791d498","SID":"f98211b678d8a703"}}