{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/648 <br>KARAR NO: 2024/1032<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4.fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/02/2024<br>NUMARASI: 2023/191 E. <br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava  dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkile ait ... numaralı tasarımına ayırt edilemeyecek derecede benzer Bavul Tipi Taşınabilir Güç Kaynağı ürünlerinin veya benzerlerinin işletmekte olduğu iş yerlerinde veya sair herhangi bir fiziki yahut oönline mecrada kullanmasının, bu tasarımı taşıyan - ürünleri sunmasının/sağlamasının, ürünleri üretmesinin, ürettirmesinin, sağlamasının, elde bulundurmasının, satmasının, satışa arz etmesinin, depolamasının, ithal ya da ihraç etmesinin, internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının tedbiren durdurulmasına ve önlenmesine, Davalıya ait “... Mah. ... Cad. ... No: ... Melikgazi/ Kayseri”, “Organize Sanayi Bölgesi, ... Cadde No: ... Kayseri/Türkiye”, “... Mah, ... Sk. No:... K:... D:... Kadıköy İstanbul/Türkiye\", “..., ... Mah. ... Blv.No:... Pendik İstanbul / Türkiye”, “... Mahallesi ... Cadde No: ...  Çankaya/ANKARA” ve sair adreslerindeki işyerlerinde ve ilgili işyerlerinin depolarında, ardiyelerinde arama ve el koyma işlemi yapılarak müvekkile ait ... numaralı tasarımına ayırt edilemeyecek derecede benzer Bavul Tipi Taşınabilir Güç Kaynağı ürünlerinin veya benzerlerinin, bu ürünlerin kullanıldığı ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka ve malzemeye el konulmasına, el konulanların toplanmasına ve dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar emin bir yerde tedbiren muhafaza altına alınmasına ayrıca  ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece 16/01/2024 tarihli ara kararında özetle; \"Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalının ihtiyati tedbir kararının TEBLİĞ TARİHİNDEN İTİBAREN 1 HAFTALIK KESİN SÜRE İÇERİSİNDE 6769 sayılı SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca toplam 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu Mahkememize depo etmelerine, \" karar verilmiştir. Davalı vekili 29/01/2024 tarihli tedbire itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, dava konusu ürünün anonim bir ürün olduğunu, bu nedenle talebin reddine karar verilmesi  gerekirken kısmen kabule karar verildiğini,  bu ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece 13/02/2024 tarihli ara kararında özetle; \"İhtiyati tedbire itirazın  REDDİNE,\" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddia etmiş olduğu vakıaları açık ve somut bir şekilde ortaya koyamadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin tescil ettirdiği \"taşınabilir enerji depolama, bms, inverter ve elektrikli araç şarj istasyonu ünitesi\" tasarımının bir buluş niteliğinde olmayıp başvuru tarihinden önce birçok şirket tarafından kullanıldığını, kamuoyuna mal edilmiş bir ürün olduğunu, taşınabilir bavul içerisinde batarya şarj cihazı olmasının yeni bir buluş olmayıp tasarım niteliklerine haiz olmadığını, davalı tarafından söz konusu görsellerin tarih içermemesi sebebiyle tasarımın davalı şirketin başvuru tarihinden önce sunuduğunu ispatlamadığının iddia edildiğini, tasarımın hem görseli hem de satışa sunulduğu sitenin linkini dava dilekçesine eklediklerini, davalı tarafından tarih bilgisi yer almayan görseller sundukları iddia edilmiş olsa da dava dilekçesindeki satış linkinde ürünün satışa sunulduğu tarihin yer aldığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı açıkken müvekkil şirket aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması ve itirazlarının reddedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin 13/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti tarafından davalının davaya konu tasarım kullanımlarının müvekkil aleyhine tasarım hakkına tecavüz fiilini teşkil ettiğinin tespit edildiğini, davalının istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddiaların gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu, müvekkile ait ... başvuru numaralı tescilli tasarımın başvuru tarihinden önce başkaca şirketlerce kullanıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı tasarımının müvekkile ait tasarım ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve dava konusu haksız kullanımların SMK uyarınca tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının sunmuş olduğu mütalaanın taraflı bir şekilde hazırlanmış olup mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, davalının kötü niyetli kullanımlarının haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davaya konu somut uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir koşulları oluştuğunu,  davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının esas hükmün kesinleştiği tarihe kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava , tasarım hakkına  vaki  tecavüzün ve  haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması , maddi ,manevi, itibar   tazminatı ile  tedbir kararı verilmesi istemlerine ilişkindir.  Davacı vekili, davalının, müvekkile ait ... numaralı tasarımına ayırt edilemeyecek derecede benzer Bavul Tipi Taşınabilir Güç Kaynağı ürünlerinin veya benzerlerinin işletmekte olduğu iş yerlerinde veya sair herhangi bir fiziki yahut online mecrada kullanmasının, bu tasarımı taşıyan - ürünleri sunmasının/sağlamasının, ürünleri üretmesinin, ürettirmesinin, sağlamasının, elde bulundurmasının, satmasının, satışa arz etmesinin, depolamasının, ithal ya da ihraç etmesinin, internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının tedbiren durdurulmasına ve önlenmesine, Davalıya ait  işyerlerinde ve  depolarında, ardiyelerinde arama ve el koyma işlemi yapılarak tecavüz teşkil eden  ürünlerinin veya benzerlerinin, bu ürünlerin kullanıldığı ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka ve malzemeye el konulmasına, el konulanların toplanmasına ve  muhafaza altına alınmasına yönelik   ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'den talimat yoluyla alınan bilirkişi  kök ve ek raporunda; şikayete konu ürünlerin tasarım taklidi olduğu, iltibasa yol açtığı, tasarım hakkı ihlali oluşturduğu, TTK kapsamında Haksız Rekabete neden olduğunu belirtilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği159/2-c bendinde herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesine ilişkin  ihtiyati tedbir kararı verilebileceği , 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesindeki  düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu  anlaşılmaktadır. Davalı tarafça ,İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin  2023/194 esas sayılı dosyasında ;  davacıya ait eldeki davaya dayanak gösterilen ... Numaralı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre, mahkemece  davaya dayanak tasarımın  hükümsüzlüğüne ilişkin  derdest dava bulunması,  karşılıklı sunulan deliller kapsamında ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesinin dosya ve delil kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle   davacı tarafın sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilerek SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca ters teminat tedbirine hükmedilmiş olup, dosyada mevcut bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı,  SMK 159/2-c bendi uyarınca, tecavüz iddialarına dayanak tasarımın hükümsüzlük davasının derdest olması karşısında tarafların hak ve menfaatlerinin dengelenmesi, olası hükümsüzlük halinde, kararın geçmişe etkili mahiyeti nedeni ile aleyhine tedbir kararı verilen tarafın zararlarının önüne geçilmesi, buna mukabil, tescilli sınai hak sahibi tarafın bu tescilden kaynaklı haklarının korunması gayesi ile htiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesinin   dosya  kapsamına uygun olduğu,  anılan tedbire hükmedilmesi bakımından yasal şartların mevcut olduğu,  teminat miktarının yerinde olduğu anlaşılmış olmakla, hükümsüzlük davasında değerlendirilmesi gereken ve sair esasa ilişkin savunmaların bu aşamada değerlendirilemeyeceği,  tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında,  istinaf başvurusunun  reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/02/2024 tarih ve 2023/191 E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"154c2cd32b466db8","SID":"c9c5ea1294abd326"}}