{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2831 <br>KARAR NO: 2024/1632<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/06/2023<br>NUMARASI: 2022/180 E - 2023/448 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tesbit ve İstirdat<br>KARAR TARİHİ: 04/06/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;davalı şirket  ile aralarında abonmanlık sözleşmesi kapsamında ... sözleşme hesap numaralı elektrik sayacına ilişkin 03/02/2022 tarihinde kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle kaçak ve usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini akabinde 07/02/2022 tarihli ... fatura seri nolu 126.804,02 TL kaçak elektrik kullanım bedeli faturası geldiğini, faturanın ödendiğini, ödenmiş olan kaçak elektrik kullanım bedelinin iadesi amacıyla arabuluculuk başvurusu yaptığını, ancak başvurunun anlaşmama ile sonuçlandığını, tutanakta 3 akım trafosunda 1 nolu fazdaki, kale ucu kablosunun çıkık olduğu tespit edilse de söz konusu sayacın uzaktan okuma sistemi ile okunduğunu, müdahale ile çıkarılmış olsaydı çok daha önce tespit yapılarak kaçak işlemi uygulaması gerektiğini, akım trafosunun kale ucu çıkartılmış kullanılmış olması halinde akım trafosu ve akıllı sayaçta bozulmaların meydana geleceğini ancak akım trafosunda herhangi bir zararın meydana gelmediğini, kaçak kullanım var ise davalı kurum personeli tarafından kontrol amacıyla gelindiğinde kale ucunun çıkmış veya çıkarılmış olduğunu düşündüklerini, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğunu, tanzim edilen kaçak elektrik kullanım ceza bedelinin de keyfi ve hatalı hesaplamalar yaparak haklarının ihlal edildiğini beyan ederek davanın kabulüne, kaçak elektrik kullanmamış olduğunun ,borcu bulunmadığının tespiti ile kaçak elektrik kullanım cezasının iptaline, borcu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı bedelin yasal faizi ile istirdatına karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ;müvekkilinin kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, müvekkili kurumun işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, ... Tüketim numaralı mahalde 03.02.2022 tarihinde davalı kurum kaçak kontrol ekipleri tarafından yapılan kontrolde ... seri sayaca R fazının akım trafosunun S1 ucunun çıkık olduğu, tüketicinin bu şekilde eksik kayıt yaptırdığının tespit edildiğini, tespite istinaden ... seri kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, tutanak karşılığı hesap edilerek karşılığı 126.804,02 TL kaçak faturası oluşturulduğunu, davacının kullanımında olan tesisatta müvekkili kurumun kaçak kontrol ekiplerince 03.02.2022 tarihinde yaptığı kontrolde tüketicinin ölçü bölümünün mühürsüz olduğu, sayaca ait \"R\" fazının akım trafosunun \"S1\" ucunun çıkık olduğu sayacın bu fazda kayıt yapmadığının tespit edildiğini, davacı kaçak elektrik kullanmadığını, kaçak elektrik yakalama durumunda personellere verilmekte olan prim nedeniyle tutanağı düzenleyen personel tarafından prim nedeni ile tutanağı düzenleyen personel tarafından prim almak için kabloyla oynayıp gerçek dışı tutanak düzenlenmiş olduğunu iddia etmiş olsa da dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını beyan  ederek,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  davacının, sayacın akım trafosunun  R-Fazının S1 ucunu çıkartıp sözü geçen fazda kayıt yapmasını engellediği 03.02.2022 tarih ve H/505624 sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiği, dinlenen tanık beyanları ile kaçak elektrik tespit tutanağındaki tespitlerin doğrulandığı, davacı tarafça akım trafo kablolarına davalı tarafça müdahale edildiği itirazında bulunmuşsa da bu hususta ispata elverişli delil ibraz edemediği,  Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinde  “Perakende satış sözleşmesi mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle elektrik enerjisi tüketilmesi\" kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından dava konusu somut olayın kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek  raporunda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca emsal Yargıtay Kararları doğrultusunda düzenlenen 03/02/2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden yapılan hesaplama neticesinde  kaçak tüketim miktarı bedeli 54.503,32 TL  olarak hesaplandığı ve bilirkişi kök ve ek raporu yeterli teknik inceleme ve değerlendirme içermekte olup hükme ve yargısal denetime de elverişli görülmekle hükme esas alınmış olup davacı taraf davalı tarafa 21/02/2022 tarihinde ihtirazi kayıtla ödeme yapmış ve davacının kullandığı toplam tüketim bedeli 54.503,32 TL olduğu gerekçesiyle , Davanın Kısmen Kabulü İle; Davacının  07/02/2022 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım bedeli faturasından kaynaklı olarak  İİK 72. Maddesi uyarınca davalıya 72.300,70 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ  ile, 72.300,70 TL'nin 21/02/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte   davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine   karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;cevap dilekçesindeki hususlar tekrar edilerekkKaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğ,bu bağlamda ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğu,hükme esas alınan bilirkişi raporlarında esas alınan birim fiyatların ve sürelerin hatalı olduğuna ilişkin itirazları karşılanmaksızın işbu raporlar esas alınarak hüküm tesisinin  Hukuki Dinlenilme ve Adil Yargılanma Haklarının ihlali mahiyetinde olduğu,müvekkili şirketçe yapılan hesaplamada; 15.12.2021 - 03.02.2022 tarihleri arasında, 50 gün x 139,34 kWh x 0,6 x 21 H = 87.784 kWh hesaplanmış olup devamında,16.830 - 13.598 x 20 = 64.640 kWh girilecek 23.144 kWh üzerinden tahakkuklandırma yapıldığı, tüm bu hesaplamaların mevzuat ve hukuk kurallarına uygun olup, herhangi bir hata barındırmadığı, bilirkişi raporlarında ise kaçak kullanım için 3 gün ve ek tüketim için 47 gün esas alınarak hesaplama yapıldığı,  bilirkişilerin 15/12/2021 tarihini son işlem tarihi değil, kaçak kullanımının başlangıç tarihi olarak kabul etmelerinin ve 31/01/2022 tarihini son endeks okuma tarihi olarak tespit etmelerinin dayanağı olan belgenin ne olduğu rapor içeriğinden anlaşılamadığı, bu yönü ile yasal mesnetten yoksun bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının  mümkün olmadığını,  kaçak elektrik tespit tutanağına göre sabit olan kaçak tespit tarihi olan 03/02/2022 tarihinden, yine kaçak elektrik tespit tutanağına göre sabit olan son işlem tarihi olan 15/12/2021 tarihine kadar olan 50 günlük sürenin tamamının kaçak elektrik bedelinin hesabında esas alınması olduğu, yoksa dosya kapsamında ek tüketim hesabı yapılmasını gerektirir bir bulgu ve belge mevcut olmadığı, müvekkili  şirketçe yapılan hesaplamaların mevzuat hükümlerince ve EPDK yönetmeliklerince belirlenen birim fiyatlar üzerinden hesaplama yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporları ise bu anlamda mevzuata ve mevcut delil durumuna aykırı olup işbu raporlar esas alınmak sureti ile tesis edilen hükmün istinafen kaldırılması gerektiği ileri sürülmüştür. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava ,  menfi tesbit   ve istirdat    talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ,abone olan davacının sayaca müdahale suretiyle  kaçak elektrik kullandığı sabit olmuştur. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacının, sayacın akım trafosunun  R-Fazının S1 ucunu çıkartıp sözü geçen fazda kayıt yapmasını engellediği 03.02.2022 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edilmiş olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesindeki; “Perakende satış sözleşmesi mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından dava konusu somut olayın kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu kanaatine varıldığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 45. Maddesinde; “Kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir. Belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır” hükmü yer alıp dava konusu somut olayda; kaçak tespit tarihi 03.02.2022, kaçak tespit tarihinden önceki son endeks okuma tarihi 31.01.2022, kaçak başlangıç tarihi 15.12.2021 olduğundan; 31.01.2022-03.02.2022 arasındaki 3 günlük süre kaçak tüketim süresi ve 15.12.2021-31.01.2022 arasındaki 47 günlük süre de ek tüketim süresi olarak belirlendiği, buna göre, 31.01.2022-03.02.2022 arasındaki 3 günlük kaçak tüketim bedeli kaçak tarife fiyatlarıyla, 15.12.2021-31.01.2022 arasındaki 47 günlük ek tüketim bedeli de normal tarife fiyatlarıyla  hesaplanacak olup davalı şirket, yönetmeliğin 46. Maddesi gereğince; kaçak tüketim bedelini tarifenin 1,5 katı ile hesaplaması gerekirken, mükerrer kaçak tüketimine ilişkin 2 katı ile hesaplama yapmış olup bu nedenlerle davalı şirketin hesapladığı 126.804,02 TL bedel kadri maruf olmadığı, davacının kullandığı kaçak tüketim bedeli   5.628,74 TL, davacının kullandığı ek tüketim bedeli 48.874,58 TL   olup  davacının kullandığı toplam tüketim  bedeli  54.503,32 TL  olup davacı ... ve Ticaret Ltd. Şti.’nin kullandığı elektrik enerjisinin bedelinin 54.503,32 TL olduğu \" şeklinde görüş bildirilmiş , ek raporda taraf vekillerinin itirazlarının karşılandığı ve kök rapordaki görüşün korunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi ek raporunda kaçak tüketim başlangıç tarihi yönünden \" Bilirkişi raporunda da kaçak tüketim miktarı 23144 KWh belirlenmiştir. Bundan dolayı bu hususta farklı bir tespit yoktur. Ancak, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 45. Maddesinde; “Kaçak tüketim süresi; son endeks okuma tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir” hükmü gereğince 31.01.2022-03.02.2022 arasındaki 3 günlük süre kaçak tüketim süresi olarak belirlenmiştir. Yine aynı yönetmelik maddesinde; “Belirtilen sürenin dışında, kaçak elektrik başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır” hükmü gereğince kaçak başlangıç tarihi ile son endeks okuma tarihi arasındaki (15.12.2021-31.01.2022) 47 günlük süre de ek tüketim süresi olarak belirlenmiştir. Hal böyle iken, davalı şirket, yönetmeliğe aykırı olarak 15.12.2021-03.02.2022 arasındaki 50 günlük sürenin tamamını kaçak tarifesinden hesaplamıştır. Bundan dolayı 126.804,02 TL olarak hesapladığı kaçak tüketim bedeli kadri maruf değildir.\" şeklinde görüş bildirilmiş olup, kök ve ek raporlarında kaçak kullanım başlangıcı olarak 15/12/2021 tarihini esas almasının sebebi ve dayanağının ,davacı tarafça sunulan Kaçak Tahakkuk Hesap Bülteni uyarınca ,davacı tarafça  kaçak kullanım başlangıcının 15/12/2021 olarak alınması sebebiyle  bilirkişi tarafından da bu tarih esas alınarak hesaplama yapılmasında mevzuata ve dosya kapsamına aykırılık bulunmamaktadır. Somut olayda uygulanacak mevzuat 30/05/2018 tarihli EPTHY olup,sözkonusu yönetmeliğin 42 ve 45 .maddelerine göre kaçak tesbit süresi ,ek tüketim hesabı yönlerinden hesaplamada hata bulunmadığı gibi,davalının mükerrer kaçak kullanımı sözkonusu olmadığından ceza katsayısının 1,5 olarak alınmasında da mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davalı  tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 4.938,36 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.234,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.703,65 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ee76398e97a45d5","SID":"daa4dfdb1d627c78"}}