{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1103 - 2024/671<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1103 <br>KARAR NO\t: 2024/671<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/292 Esas 2022/63 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 10/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/06/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 10.11.2019 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında bu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacının yaralanması nedeniyle ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 15/03/2021 tarihli raporunda davacının Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre % 13 oranında, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre ise % 33,2 oranında sürekli malul olduğunu, 1 ay süreyle bakıma ihtiyacı olduğu ve 6 ay süreyle geçici iş göremez halde kaldığının belirlendiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı,1.000,00 TL bakıcı gideri ve başvuru aşamasında alınan rapor ve muayene ücreti olan 1.803,00 TL maddi tazminatın tahsiline, hüküm altına alınacak tazminatlara avans faizi uygulanmasına karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 89.295,72 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 12.156,47 TL, bakıcı gideri talebini 2.558,40 TL olarak artırmıştır. <br>\tDavalı vekili, davaya karşı zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça kusur durumunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi ve maluliyet raporunun da kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davacının belirttiği üzere maluliyet oranında çelişki bulunduğunu, tazminat hesabının yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından yapılmasını,   SGK’dan araştırma yapılarak davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesini, mevcut olayda mütefarik kusur ve hatır taşıması halinin de tartışılmasını, haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinde dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve adli tıp muayene ve rapor ücreti taleplerine ilişkin olduğu, kusur durumuna ilişkin alınan 27/09/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı hakkında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş 15/03/2021 tarihli raporda bedensel özür oranının % 13 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 01/01/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile davanın değer artırım talebi gözetilerek kabulü ile dava konusu 12.156,47 TL geçiçi işgöremezlik, 89.295,72 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 2.558,40 TL geçiçi bakıcı gideri tazminatı, 1.803,00 TL masraf olmak üzere toplam 105.813,59-TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 02/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde,  kusur durumuna ilişkin alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini,\tmaluliyet tespitinde Adli Tıp Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca tek yetkili kurunun Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi olduğunu, itirazlarına rağmen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapor ile yetinildiğini, aktüer raporunda hesaplama yönteminin hatalı olup TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmadığını, kararın bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün davacının oğlu olup hatır taşıması nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olmamasına rağmen müterafik kusur indirimi yapılmadığını, davacının yaralandığı bölgeler dikkate alındığında emniyet kemerinin takmadığının anlaşıldığını ve hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, adli tıp raporu ve muayene ücretleri nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. <br>\tDavacı vekili, 10.11.2019 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında bu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece 27/09/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı hakkında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş 15/03/2021 tarihli raporda bedensel özür oranının % 13 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 01/01/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-Davalı vekili maluliyet oranının Adli Tıp Kurumundan rapor alınmak suretiyle belirlenmesinin gerektiğini ileri sürmüş olmakla, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda, mahkemece 16/09/2021 tarihli ara kararı ile davacının maluliyetine ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmasına karar verildiği ve bu yönde aynı tarihli müzekkere yazıldığı, ne var ki 27/10/2021 tarihli cevabi yazı ekinde davacı tarafın davadan önce müracaatı üzerine düzenlenen ve dava dilekçesi ekinde ibraz edilen 15/03/2021 tarihli maluliyet raporu gönderildiği, bu raporda davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre bedensel özür oranının % 13 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre % 33,2 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirtildiği, mahkeme tarafından da bu raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranı hükme esas alınarak karar verilmişse de, davadan önce davacı tarafın müracaatı üzerine düzenlenen rapora dayalı olarak ve ara kararı gereği yerine getirilmeden yargılamaya devamla karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>\tBu durumda mahkemece, davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması ile ilgili tüm tedavi evrakları getirtilip Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi olan 10/11/2019 tarihi itibariyle geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\t2-Kabule göre de, 6100 sayılı HMK'nın  326. maddesinde \"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.\" düzenlemesine yer verilmiş olup davada talep edilen adli tıp rapor ve muayene ücretlerinin yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınmış olması isabetsizdir.  <br>\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5- Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2022/2819 esasına yatırılan 160.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br><br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45fa98444ea0134a","SID":"64a69eb008793182"}}