{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/522 Esas 2024/593 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/522 <br>KARAR NO\t: 2024/593<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/169 Esas 2022/19 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR \t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVA\t: Alacak (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 26/02/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 31/05/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının davalı ...'in doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ipotek tesis edilen taşınmazı ipotek yüküyle birlikte satın aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının kat edildiğini, davalılar aleyhine icra takipleri başlatıldığını,  davalı ...'in ipotek yüküyle satın aldığı taşınmaza ilişkin satış bedeli olan 230.000,00 TL'yi müvekkiline ödediğini, müvekkilinin ipotekleri fek etmediğini ileri sürerek takiplerin iptali talebiyle dava açtığını, davalı ... hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin icra hukuk mahkemesince iptal edildiğini, anılan mahkeme kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, ipotek haklarının ortadan kalkmadığını, davalı ...'e müvekkili tarafından taşınmazın ipotek ile yükümlü olduğu, bu nedenle borçtan sorumlu bulunduğu, ipoteklerin fek edilmesi hususunun söz konusu olmadığı, ipoteklerin diğer davalının doğmuş doğacak tüm borçlarının teminatı teşkil ettiği, ipoteklerin korunduğunun bildirildiğini, davalıların ipotekli taşınmazların satışı sonrası yapılan ödeme nedeniyle ipoteğin fekki talebinde bulunmadığını, ödeme belgeleri incelendiğinde ödemenin ipotek bedeline mahsuben yapıldığının anlaşılamadığını, ipotek bedelinin 230.000,00 TL olmayıp, daha yüksek bir bedel olduğunu, müvekkilinin kendisinden talep edilmeyen ipotek fek işlemi karşısında ipoteklerinin devam edeceği ve bu ipotekler teminat olmak suretiyle yeni kredi kullandırabileceği şeklinde irade gösterdiğini, davalı ...'in ipotekli taşınmazın maliki olarak ipotek bedeliyle sorumluluğunun devam ettiğini belirterek 26/02/2021 tarihi itibari ile müvekkilinin toplam 665.354,51 TL olan alacağı için dava tarihinden sonra da işlemeye devam edecek %39 temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'in borçlu sıfatıyla davalı ...'in ise ipotekli taşınmaz maliki sıfatı ile taşınmazları üzerindeki ipoteklerle borçtan sorumlu olduğunun tespitine ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalıya davacı bankanın kredi kullandırdığını, kredilerin teminatı olarak o dönem diğer davalının mülkiyetinde olan taşınmazlar üzerine ipotek konulduğunu, daha sonra diğer davalının bankanın göstereceği miktar üzerinden taşınmazı satın alması halinde taşınmazını satacağını ve borçlarını ödeyebileceğini müvekkiline söylediğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak davacıya ve diğer davalıya güvendiğini, diğer davalıyla birlikte davacı banka şubesine gittiğini, banka müdürünün müvekkilini taşınmaz bedeli olan 230.000,00 TL'yi ...'in hesabına ödemesi halinde ipoteği fekkedeceğine ilişkin beyanda bulunduğunu, müvekkilinin de bunun üzerine belirtilen hesaba taşınmazların bedelini yatırdığını, daha sonra ipoteklerin fek edilmesini istediğini, davacı banka müdürünün kendisini oyaladığını, daha sonra da ipotekli taşınmazları icra takibiyle satarak icra satış değerleri üzerinden yeniden para tahsil etmeye çalıştığını, icra hukuk mahkemesince müvekkilinin taşınmazların bedelini davacı bankada ödediği, davacının ipotekli taşınmazların satışını isteyemeyeceğine karar verdiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının diğer davalının kredi hesaplarını kapatmayıp müvekkilinin ödeme yapmasından sonra kredi kullandırmaya devam ettiğini, bu durumun olağan olmadığını, müvekkilinin zarara uğratıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDiğer davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen diğer davalı davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli gerekçeye sahip olduğu, davalı ... yönünden; davacı ile davalı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davalıya kredi kullandırıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacının kredi hesabını kat ettiği, davacının davalı asıl borçlu ... ile ipotekli taşınmaz maliki davalı ... aleyhine takip başlattığı, icra hukuk mahkemesince davalı ... hakkındaki takiplerin iptaline karar verildiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu davalı ...'in davacı bankaya taleple bağlılık ilkesi dikkate alınmak suretiyle 26/02/2021 tarihi itibariyle 188.937,37 TL asıl alacak, 1.385,01 TL cari faiz, 429.383,55 TL temerrüt faizi, 21.469,18 TL BSMV ve 14.170,19 TL masraf olmak üzere toplam 655.534,73 TL borçlu olduğu, davacının bu alacağını davalı ...'ten talep hakkı bulunduğu, davalı ... yönünden ise TMK'nun 885. maddesi uyarınca değerini aşan bir borç için ipotek edilmiş olan bir taşınmazı edinen kimsenin borçtan şahsen sorumlu değil ise icra takibine başlanmadan önce satın alma bedelini ödeyerek taşınmazı ipotekten kurtarabileceği, davalı ...'in her iki bağımsız bölümü ipotek yükü ile birlikte diğer davalı borçlu ...'ten 06/08/2015 tarihinde satın almak suretiyle edindiği, aynı tarihte diğer davalı ...'in davacı bankaya olan borcuna karşılık 230.000,00 TL ödediği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre her iki bağımsız bölümün 06/08/2015 satın alma tarihi itibariyle toplam değerinin 267.000,00 TL olduğu, davalı ...'in diğer davalının bankaya olan borcundan dolayı taşınmazın değeri kadar sorumlu olduğu, davalı ...'in aynı tarihte davacı bankaya diğer davalının borcuna ilişkin 230.000,00 TL ödeme yaptığı, buna göre davalı ...'in bankaya yaptığı ödeme mahsup edildiğinde diğer davalının bankaya olan borcunun 37.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olacağı, bunu aşan kısmından bir sorumluluğu bulunmadığı, her ne kadar Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/371 Esas sayılı dosyası ile davacı ... tarafından davalı alacaklı bankaya yapılan ödemenin mevcut alacağın çok üzerinde olduğu ve bu nedenle ipoteğin kaldırılmadığından bahisle takiplere konu kredi borçlarından sorumlu olmadığı gerekçesi ile her iki icra takibinin bu davalı borçlu yönünden iptaline karar verilmiş ve karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş ise de, icra hukuk mahkemesinin dar yetkili mahkeme olup, kararının kesin hüküm niteliğine haiz olmadığı, icra hukuk mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda da davalı ... tarafından bankaya yapılan 230.000,00 TL ödeme haricinde diğer davalının bankaya 63.532,66 TL bakiye borcunun bulunduğunun da tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 655.534,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %39 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan (davalı ...'in alacağın 37.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından teminatında ipotek olan bir müşteriye kredi kullandırılması ve kullandırılan kredilerin de ipotek ile teminat altına alınmasının rutin ve yasal bir bankacılık uygulaması olduğunu, müvekkili tarafından takibin iptali şikayetinde dosyaya ibraz edilen ödeme dekontu üzerinde de ipoteklerin fek edileceğine dair bir ibarenin yer almadığını, ipoteklerin fek iddiasına yönelik bir istemin dahi dekont üzerinde yazılı olmadığını, ödeme belgeleri incelendiğinde ödemenin ipotek bedeline mahsuben yapıldığının anlaşılamadığını, ipotek belgeleri incelendiğinde de görüleceği üzere ipotek bedellerinin 230.000,00 TL olmayıp, daha yüksek bir bedel olduğunu, davalı ...'in müvekkiline ulaşmış bir ipotek fek talebi veya genel mahkemeler nezdinde açılmış bir ipotek fek davası bulunmadığını, ipotek borçlunun doğmuş doğacak tüm alacaklarını kapsamakta olup, asıl borçlu ...'in müvekkili nezdindeki borçlarının tahsil ve tasfiye olmadığını, ipoteğin bankaca fek edilene kadar resmi senette yazılı olan sebeplerden dolayı asıl borçlunun asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını oluşturduğunu, davalı ...'in de ipotekli taşınmazın maliki olarak ipotek bedeli ile sorumlu olup, sorumluluğunun devam ettiğini, davalı ...'in tapu sicilinde aleni şekilde yer alan ipotekler ile birlikte taşınmazları iktisap ettiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bankacılık uygulamalarında satış sebebi ile taşınmazların üzerindeki ipoteklerin fekkinin taraflar arasında akdedilen bir protokol veya yazılı bir fek taahhütü ile yapılmadığını, davalılar ile müvekkili arasında gerek taşınmazların davalı ... tarafından satın alınması öncesi gerekse de satın alındıktan sonra herhangi bir ipotek fek taahhütü veya protokolü düzenlenmediğini, müvekkilinin böyle bir iradesi olmadığını, davalılar ile böylesine bir protokol imzalamamış olan müvekkilinin sözel olarak ipotek fek taahhütü vermesinin söz konusu olamayacağını, davalının cevap dilekçelerinde de belirttiği gerçeklikten yoksun soyut olay örgülerinden ibaret olan yazılı delilden yoksun iddialarına da mahkemece itibar edildiğini, taşınmazların davalı ...'ten diğer davalı ...'e devir tarihi olan 06.08.2015 tarihi öncesinde, 06.08.2015 tarihinde veya 06.08.2015 tarihinden sonra ... veya ... tarafından ipoteklerin fekkine yönelik olarak müvekkiline herhangi bir yazılı başvuru talep olmadığını, müvekkilince bu yönde düzenlediği bir yazılı protokol/taahhüt/anlaşma vs. bulunmadığını, 06.08.2015 tarihinde davalı ... tarafından diğer davalı ...'in müvekkili nezdindeki hesabına taşınmazların satış bedeli olarak 230.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin ...’in 06.08.2015 tarihinde müvekkiline olan borcuna mahsuben tahsil edildiğini, bu tahsilat ile ...’in 06.08.2015 tarihi itibariyle müvekkiline olan borcunun kapanmadığını, kalan borcun devam ettiğini, bu durumun bilirkişi raporunda belirtildiğini, davalılar ile ipoteklerin fekki hususunda imzalanmış herhangi bir fek protokolü veya taahhüdü de bulunmadığından ipoteklerin fek edilmediğini, davalı ...'in ...’in kredilerinin teminatını teşkil eden gayrımenkulleri, üzerinde ipotekler olduğunu bilerek satın aldığını ve 06.08.2015 tarihinde ...’in hesabına satış bedeli açıklamasıyla 230.000,00 TL havale ederek ödediğini, bu tarihte ...’in müvekkiline olan toplam borcunun 294.161,29 TL’den 230.000,00 TL ile birlikte toplam 233.671,75 TL mahsup edildiğini, ...’in 06.08.2015 tarihinde müvekkiline gayri nakit borç dışında 60.489,54 TL bakiye nakit borcu kaldığını, davalı ... tarafından ödenen meblağın diğer davalı ... ile arasında gerçekleşen taşınmaz satışının bedeli olup, ipotek fek bedeli olmadığını, ödeme dekontuna da açıkça bu şekilde yazıldığını, ödemeden sonra da ...'in müvekkiline nakdi ve gayri nakdi borçlarının devam ettiğini, ...'in müvekkiline olan borçlarının hiçbir zaman sıfırlanmadığını, davada taraflarla yapılmış bir protokol bulunmadığını, borçları tamamen tahsil etmeye yetecek bir ödeme yapılmadığını, ipotek bedeli tutarında bir ödeme bulunmadığını, taşınmazların o dönemki rayiç bedeli oranında bile bir ödeme söz konusu olmadığını, bir taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesinin dahi ipoteğin terkin edileceği anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin böyle bir iradesi hiçbir zaman olmadığını, davalının iddiaları bankacılık uygulamalarına ters ve hayatın olağan akışına aykırı olup gerçek dışı soyut söylemlerden ibaret iken mahkemece davalıların kendi arasındaki satış bedeli ödemesinin ipotek fek bedeli olarak yorumlandığını, ipotekli taşınmaz maliki davalı ...'in, diğer davalı ...'in borcundan ipotek bedeli kadar sorumlu olduğunu, aksini düşünmenin ipotek akitlerinde belirlenen ipotek limitlerinin mantığına ters düşeceğini, mahkemece davalı ...'in ipotek maliki olarak taşınmazları üzerindeki ipotek bedeli kadar borçtan sorumlu olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir iken 06.08.2015 tarihi itibari ile taşınmazların değeri olan 267.000,00 TL'den 230.000,00 TL'lik satış bedelini düşerek yalnızca 37.000,00 TL'den sorumlu olduğu yönünde karar verilmesinin tamamen hukuk dışı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tEskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6407 sayılı icra takip dosyası sureti, banka dekontu, davalı ... tarafından davacıya gönderilen 06/01/2016 tarihli ihtarname sureti, Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/367 Esas 2016/379 Karar sayılı dosyası, Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/371 Esas 2017/115 Karar sayılı dosyası, ipotek resmi senetleri, genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarı, davalı ... tarafından davacıya gönderilen 27/06/2019 tarihli ipotek fek ihtarı, tapu kayıtları, Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2016/2808 sayılı takip dosyası sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 05/07/2021 tarihli kök, 14/10/2021 tarihli ek rapor, inşaat mühendisi bilirkişiden alınan 16/12/2021 tarihli rapor, keşif tutanağı, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/8702 sr. sayılı dosyasının Uyap sureti dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDavacı banka ile davalı ... arasında 10/04/2014 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının sözleşmede herhangi bir sıfat ile imzasının yer almadığı dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDavacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 274.333,70 TL nakdi borcun ödenmesi, 9.600,00 TL gayri nakdi borcun depo edilmesi  ihtarını içerir ve davalı borçlulara ödeme için 1 gün atıfet süresi içeren 29/12/2015 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı ...'e 30/12/2015 tarihinde, davalı ...'e 08/01/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. <br>\tİpotek resmi senedinden davalı ...'in taşınmazları üzerinde davacı banka lehine, ...'in doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 10/04/2014 tarihli 504.000,00 TL limitli, 13/10/2015 tarihli 340.000,00 TL limitli üst sınır ipoteği tesis edildiği, anılan taşınmazlardan 10/04/2014 tarihli 504.000,00 TL limitli ipotek tesis edilen 1 ve 2 no'lu bağımsız bölümlerin 06/08/2015 tarihinde davalı ... tarafından ipotek yüküyle birlikte davalı ...'ten satın alındığı görülmüştür. <br>\tDavalı ... tarafından 06/08/2015 tarihinde davalı ... hesabına taşınmaz satış bedeli açıklamasıyla 230.000,00 TL ödendiği ibraz edilen banka dekontu ile sabittir. <br>\tAnılan bedelin yatırılmasından sonra davalı ... tarafından davacı bankaya 06/01/2016 tarihinde ihtarname çekilerek davacı banka müdürünün 230.000,00 TL bedelin banka hesabına yatırılması halinde ipoteklerin fek edileceğinin söylendiği ancak fekkedilmediği belirtilerek 7 gün içinde ipoteğin fekki talep edilmiş, ihtarname 08/01/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. <br>\tEskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6407 sayılı icra takip dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhine toplam 504.000,00 TL asıl alacağın tahsili istemi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır. <br>\tEskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2016/2808 sayılı icra takip dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhine 264.628,99 TL asıl alacak, 27.729,96 TL faiz, 185,67 TL masraf, 1.386,50 TL BSMV'nin tahsili istemi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır. <br>\tEskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/367 Esas 2016/379 Karar sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalı ... Bankası aleyhine Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6407 sayılı icra takip dosyasına ilişkin icra emrine itiraz davası açtığı, yapılan yargılama sonunda anılan dosyanın Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/371 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. <br>\tEskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/371 Esas 2017/115 Karar sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalı ... Bankası aleyhine Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2016/2808 sayılı icra takip dosyasına ilişkin icra emrine itiraz davası açtığı, yapılan yargılama sonunda davacının 230.000,00 TL ödeme yaptığında davalı bankanın 73.539,93 TL alacağı bulunduğu, davacının bu miktarın üzerinde ödeme yaptığı halde davalının ipotekleri fekketmediği, asıl borçluya kredi kullandırmaya devam ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacı ... hakkındaki Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2016/2808 sayılı icra takibi ile Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6407 sayılı icra takibinin iptaline karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 2017/747 Esas 2017/1360 Karar sayılı kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2018/583 Esas 2019/8394 Karar sayılı kararıyla onanması sonucu 16/05/2019 tarihinde kararın kesinleştiği görülmüştür.<br>\tDavalı ... tarafından davacı bankaya 27/06/2019 tarihli ihtarname gönderilerek Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabul kararının kesinleştiği bildirilerek taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteklerin 15 gün içinde fekkedilmesi talep edilmiştir.<br>\tDosya içerisinde yer alan tapu kayıtlarından davalı ...'in ipotek yükü ile 06/08/2015 tarihinde davalı asıl borçludan satın aldığı taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin halen fekkedilmemiş durumda olduğu görülmüştür. <br>\tYargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bankacı bilirkişi kök raporda, 06/08/2015 tarihinde davalı ...'den yapılan 230.000,00 TL tahsilatla kredi bakiyesinin 73.539,93 TL'ye indiği, mevcut ipotekli kredi bakiyesinin üzerinde tahsilat yapılmadığı, ödeme tarihinden sonra davalı ...'e kredi kullandırılmamış olsaydı 10/02/2016 tarihinde borç bakiyesinin 73.539,93 TL olacağı, mevcut riskin davacı lehine davalı asıl borçlunun taşınmazı üzerinde tesis edilen diğer 340.000,00 TL limitli ipotek ile teminat altında bulunduğu, dava tarihi itibarıyla taleple bağlı kalınarak davacının davalı asıl borçludan toplam 655.534,73 TL alacaklı olduğu, davalı ...'in ipotekli taşınmaz maliki sıfatıyla borçtan sorumlu bulunduğu, davalı ...'in ipotekli taşınmazlarının ekspertiz değerinin toplam 295.000,00 TL olduğu, anılan davalının borçtan taşınmaz satış miktarı kadar sorumlu bulunduğu tespit edilmiştir.<br>\tİtiraz üzerine alınan ek raporda ise, ödeme tarihi itibarıyla davacının davalı ...'ten 230.000,00 TL tahsilattan sonra toplam 60.489,54 TL alacaklı olduğu, Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/371 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre ise 63.532,66 TL alacak kaldığı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tİnşaat mühendisi bilirkişiden alınan raporda, ipotekli taşınmazlardan 1 no'lu bağımsız bölüm satış tarihi olan 06/08/2015 tarihinde değerinin 170.000,00 TL, dava tarihinde değerinin 400.000,00 TL, 2 no'lu bağımsız bölüm satış tarihi olan 06/08/2015 tarihinde değerinin 97.000,00 TL, dava tarihinde değerinin 229.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. <br>\tDavacı yan davalı ... ile aralarında akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalı ...'in taşınmazları ipotek yükü ile satın aldığını, ipotek borçlusu sıfatı nedeniyle davalı ...'in de borçtan sorumlu olacağını, alacağın tahsili için ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takiplerinin icra hukuk mahkemesince iptal edildiğini, anılan mahkemece verilen kararın maddi anlamda kesin hüküm ifade etmeyeceğini iddia etmiş, davalı yan ise ipotekli taşınmazların satış bedeli olan 230.000,00 TL bankaya ödendiğinde ipoteklerin fekkedileceği söylendiğinden bu bedelin yatırıldığını, taşınmazların satın alındığını, buna rağmen ipoteklerin fekkedilmediğini, ipotek nedeniyle davalı ...'in bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDavalı ... vekili davacı vekilinin istinaf dilekçesinin tebliği üzerine verdiği istinafa cevap dilekçesinde karara karşı itiraz sebeplerini bildirmiş ise de, istinaf aşamasında Uyap üzerinden sunduğu 30/04/2024 tarihli dilekçesi ile kararı istinaf etmediklerini, davacının istinaf dilekçesine karşı cevaplarının sunulduğunu bildirmiştir. Dairemizce yapılacak istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkindir. <br>\tTaraflar arasında davacı ile davalı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalı ...'in herhangi bir sıfat ile imzasının bulunmadığı, davalı ...'in diğer davalı asıl borçludan iki adet taşınmazı ipotek yükü ile birlikte satın aldığı, taşınmaz satış bedeli açıklamasıyla davalı asıl borçlunun hesabına 230.000,00 TL ödeme yaptığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, dava tarihi itibarıyla davacının davalı asıl borçlu ...'ten genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, tespit edilen bu alacaktan davalı ...'in ipotek maliki sıfatı ile sorumlu olup olmadığı, davalı ...'in ipotekli taşınmazların satın alınması sırasında davacı bankaya yatırdığı miktar üzerine davacının ipotekleri fekketmesi gerekip gerekmediği, fekketmesi gerekmiyor ise davacının davalı ...'den ipotek maliki sıfatı ile alacaklı olduğu miktar hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalı ...'in herhangi bir sıfat ile imzası bulunmamakta olup, davacının davalı aleyhine işbu alacak davasını açmaktaki dayanağı ipotek resmi senetleri ve davalının ipotekli taşınmazları ipotek yüküyle satın almış olmasıdır. Bir başka anlatımla davacı davalı ...'den ipotek maliki sıfatından kaynaklı sorumluluğu nedeniyle alacak talebinde bulunmuştur. <br>\tDavacı banka kredi hesabını kat ettikten sonra davalı asıl borçlu ile birlikte borçtan şahsen sorumlu olmayan davalı ...'e de ipotek borçlusu sıfatıyla tebliğden itibaren 1 gün süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen hesap kat ihtarnamesini göndermiştir. Anılan ihtarname dava tarihinden önce, davalı ...'e 30/12/2015 tarihinde, davalı ...'e ise 08/01/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan bilirkişi kök raporu ile davacının dava tarihi itibarıyla davalı asıl borçludan alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir. Anılan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>\tÖte yandan, ipotekli taşınmazlar üzerinde yapılan keşif üzerine hazırlanan inşaat mühendisi bilirkişi raporunda ipotekli taşınmazların davalı ... tarafından davalı ...'e satış tarihi olan 06/08/2015 tarihindeki değeri toplam 267.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı vekilinin anılan rapordaki taşınmaz değerlerine yönelik açık bir istinaf itirazı bulunmamaktadır. <br>\tDavalı ... taşınmazların satış tarihi olan 06/08/2015 tarihinde davalı ...'in davacı bankada bulunan hesabına 230.000,00 TL ödemiştir. Bu husus taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Davalı ... borçtan şahsen sorumlu olmayıp, ipotek maliki sıfatıyla sorumlu olup, sorumluluğu ipotekli taşınmazların ipotek limitleri ve her halükarda satış değerleri ile sınırlıdır. <br>\tBu durumda, mahkemece yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi kök raporu ile inşaat mühendisi bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in ipotekli taşınmazları satın aldığı tarihte davacı bankaya 230.000,00 TL ödeme yaptığı, ipotek limiti 504.000,00 TL ise de ödeme tarihindeki ipotekli taşınmazların bakiye satış değerinin 37.000,00 TL kaldığı, davalı ...'in davalı asıl borçlunun borcundan ancak ödeme tarihindeki bakiye satış değeri miktarınca sorumlu tutulabileceği, aşan kısımdan sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  \t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024<br><br>Başkan -               Üye -                       Üye -               Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"333fedc64edc8efe","SID":"34f234940543ca9e"}}