{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi: 05/10/2020<br>Davanın Türü: İtirazın İptali (Sebepsiz Zenginleşme) (Antalya 2. İcra ... E.)<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında yapılan 09/10/2018 tarihli sözleşme gereğince, davalı ...'ın davacı ile ... ait olan işletmeden malzeme alması karşılığında kendisine ait 36.500 TL değerindeki aracı devretmeyi taahhüt ettiğini, araç satışından vazgeçilmesi halinde ise yapılan masrafın miktarı olan 21.000 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme kapsamındaki malzemelerin ... teslim edildiğini, teslim edilen malzemelerin bedelinin ise ... hesabından ve elden ödendiğini, davalının sözleşme gereklerine yerine getirmediğini, teslim etmesi gereken aracı teslim etmemesi nedeniyle sözleşmedeki 21.000 TL'yi ödemekle yükümlü olduğunu, buna rağmen başlatılan icra takibine kısmi olarak itiraz ettiğini iddia ederek, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı davaya cevap vermemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, taraflar arasında 09/10/2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, anılan sözleşmenin ödemeler başlıklı kısmında; davacı tarafça, davalı adına ... 9.000,00TL karşılığında demir alındığı ve elden ödendiği, ... İzalasyon 9.000,00.-TL karşılığında çatı malzemesi alındığı ve banka hesabına ödendiği, ...'ın babasının hesabına 1.000,00TL aktarıldığı, ... 2.000,00TL karşılığında tuğla alındığı ve banka hesabına ödendiği, davacı tarafın davalı adına toplamda 21.000,00TL'lik işlem gerçekleştirdiği, alınan malzemelerin ... teslim edildiği, malzemelerin; demir, tuğla ve çatı izolasyonu olduğu, davalı tarafın bu hususa ilişkin Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında imzaya ve sözleşmenin varlığına itiraz etmediği, sözleşmenin aksinin davalı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu şekilde  davalı tarafça, davacı tarafın almış olduğu tuğla, çatı malzemesi ve demirin kendilerince alınıp kabul edildiği, davalı tarafın 19/11/2018 tarihinde aracını davacıya devredeceğini taahhüt ettiği, ancak belirtilen tarihte aracını devretmediği, davacının sözleşmenin gerçekleşeceğine inanarak yapmış olduğu masrafları sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalının Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 20.000,00.-TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. <br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davalı vekili, mahkemenin görevsiz olduğu, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, davalının adi ortaklığı temsil yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle aktif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiği, sözleşmenin gabin nedeniyle geçersiz olduğu, sözleşme konusu malzemelerin teslim edilmediği, davanın ispat edilemediği, mahkemenin eksik inceleme ile sonuca gittiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, harici sözleşme ile malzeme bedeli olarak davalı tarafından devredilmesi gereken motorlu taşıtın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle sözleşmeye göre kararlaştırılan bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır.<br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1. 6102 Sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca, bir davanın ticari dava olarak kabulü için tarafların her ikisinin de tacir olması ve davanın, tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların sıfatına bakılmaksızın madde de sayılı bulunan davalardan olması gerekir. Aynı kanunun 26/06/2012 tarihli 6335 Sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 5/3. maddesi gereğince, Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6102 Sayılı HMK'nun 2. maddesi uyarınca, dava konusu değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Satım sözleşmesinden kaynaklanan davaların Ticaret Mahkemesinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme mevcut bulunmamaktadır.<br>3.2. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava  haline  getirmez.<br>3.3. Somut olayda; uyuşmazlık satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin  yasal  bir düzenleme bulunmamaktadır.  O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesince çözülmesi için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunlu olmakla birlikte, tarafların tacir olup olmadıkları dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.<br>3.4. Bu nedenle mahkemece öncelikle, tarafların tacir olup olmadıkları ve buna göre davanın 6102 sayılı TTK'nın   4 ve 5. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı hakkında usulünce araştırma yapılarak sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken, tarafların tacir olup olmadıkları konusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Bu sebeplerle, HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının  esası incelenmeksizin ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>3.5. Kabule göre de, davacı ... ile dava dışı ... arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı gibi taraf ehliyeti de bulunmamaktadır. Adi ortaklığın taraf olduğu işlemlerden doğan davaların tüm ortaklar tarafından açılması ve icra takibinin de tüm ortaklar tarafından birlikte yapılması gerekir. Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcuttur. Bu sebeple davacının tek başına taraf ehliyeti (aktif husumet) bulunmamaktadır. Bu halde, adi ortaklığın alacaklı olduğu iddia edildiğine göre, takibin tüm ortaklar tarafından yapılması ve mevcut davanın da tüm ortaklar tarafından açılması veya icra takibi yapmayan ve dava açmayan ortağın dava konusu işlemden doğan haklarını dava açan ortağa temlik etmesi ya da açılan davaya muvafakatinin sağlanması gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davacı vekiline, diğer adi ortak ... haklarının davacıya temlik edilip edilmediğinin, davacı tarafından yapılan icra takibine ve açılan davaya onayının bulunup bulunmadığının bildirilmesi ve buna dair belgeleri sunması için usulünce kesin süre verilmesi, verilen bu kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlanması halinde, davanın esastan görülüp sonuçlandırılması, eksiklik giderilmediği takdirde ise icra takibinin adi ortaklardan birisi tarafından yapılmasının mümkün bulunmaması nedeniyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir. <br>3.6. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/3,4 maddesi  uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalı tarafa iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 28/05/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t<br>... <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"110813e423d0665f","SID":"2068dad8e3114824"}}