{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2023<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH: 07/05/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, müvekkilinin Ankara 75. Noterliği'nin 13/05/2022 tarihli ve .... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesiyle .... plakalı ... marka .... motor ve..... şasi numaralı aracı davalıdan satın aldığını, aracın satın alınmasının üzerinden bir ay bile geçmeden arızalandığını, bu arızanın aracın gizli ayıplı olmasından kaynaklandığını, aracın onarım bedelinin davalıdan tahsili için Alanya İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası üzerinden aleyhinde takibe girişildiğini belirterek, itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili, müvekkilinin tacir olmadığı için görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek, davanın öncelikle görev yönünden usulden reddine, aksi esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, vergi dairesi, ticaret odası ve esnaf ve sanatkarlar odasına yazılan yazı cevaplarından, davalının ticaret odasıyla esnaf ve sanatkarlar odasında kaydının bulunmadığı, Vergi Dairesindeki kaydının 31/03/2020 tarihi itibarıyla ticareti terk ettiğinden bahisle kapatıldığı, vergi kaydının bulunduğu dönemde ise işletme esasına göre defter tuttuğu yani davalının tacir olmadığı, bu nedenle, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlık olduğundan söz edilmeyeceği gerekçesiyle, davanın göreve ilişkin dava şartı yönünden usulden reddine KESİN OLMAK ÜZERE karar vermiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından esas hakkında karar verilmeden önce, araç bedelinin ödendiği ..... ve bu alışverişe aracılık eden soy ismi bilinmeyen .... isimli şahsın da davaya dahil edilmesi taleplerine ilişkin dilekçe vermiş olmalarına rağmen salt davalı ...‘ın tacir olmadığından bahisle müvekkili davacının tacir niteliği gözardı edilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu gizli ayıplı aracın ayıbının izalesi için gereken zorunlu ve lüzumlu masrafların davalıdan tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK’nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar kesin olmadığı halde hüküm fıkrasında kesin olduğu ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edildikten sonra davacı tarafça karar istinaf edilmiş ise de, davalının tacir olmadığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmaması, hukukumuzda dava açıldıktan sonra üçüncü kişilerin davaya dahil edilmesine imkan verilmemiş olması sebebiyle davacının adını verdiği diğer kişilerin davaya dahil edilmelerinin mümkün olmaması karşısında; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\t<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,  <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildi.\t<br>\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac6e5c4e1f83f868","SID":"ae2110b4d837cc0f"}}