{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1859 Esas<br>KARAR NO: 2024/1045 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/09/2022<br>NUMARASI: 2019/294 E. -  2022/132 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin \"...\" isimli müzik eserini 2011 yılında yazıp bestelediğini, davalının  \"...\" isimli müzik eserini müvekkilinin eserinden intihal ederek yazdığını belirterek, gerek davalıya gerekse “...” isimli eseri davacı müvekkilinden izin almaksızın kullanan kişi ve/veya kuruluşlara karşı başta FSEK 68. madde olmak üzere davacı müvekkilinin tüm telif, tazminat hakları, dava ve hukuki ve cezai yasal takip hakları şimdilik saklı kalmak kaydıyla,davacı müvekkilinin zarar ve ziyanının, telif hakkı kaybının daha fazla artmaması ve önlenmesi bakımından tedbiren dava konusu “...” isimli eserin davalı ve 3. kişilerce okunmasının, kullanılmasının tedbiren durdurulmasına; tecavüzün ref'ine karar verilmesini, arz ve talep müzik/nota konusunda uzman müzisyen bilirkişilerce “... ” isimli eser ve “...” isimli eser üzerinde müzikal bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle “...” isimli eseri davacı müvekkiline ait “...” isimli eserden intihal edilerek yazıldığının/türetildiğinin tespitine, bu kapsamda dava konusu “...” isimli eserin bestesinin (müziklerinin) davacı müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;  intihal edildiği belirtilen tınıların halk müziğinin anonimleşmiş ezgileri olduğunu, halihazırda davacının eserinden daha eski tarihli ve benzer ezgileri içeren eserlerin  sosyal paylaşım sitelerinde mevcut olduğunu davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 20/09/2022 tarihli 2019/294 E. - 2022/132 K. sayılı kararıyla; \"...Toplanan deliller , taraf iddia ve savunmaları, sunulan CD'ler, hükme dayanak yapılan İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı öğretim üyesi Prof. Dr. ..., müzisyen/besteci sektör bilirkişisi ..., fsek uzmanı akademisyen ...’ın   10/02/2022  tarihli   kök ve 28.04.2022 tarihli ek raporları HMK 266. Madde kapsamında teknik yönden ve hukuki açıdan denetime uygun olduğundan mahkememizce hükme dayanak olarak alınmıştır. Hükme dayanak alınan 10/02/2022  tarihli   kök ve 28.04.2022 tarihli ek raporlar nazara alındığında;  Dava konusu ve dava dışı daha önce davacı eserinden önce kamuya sunulmuş incelenen eserlerin yapısı, ana teması, müzikal dokusu, süslemeleri, seyri vb. diğer özellikleri ile TRT Halk Müziği Repertuvar değerlendirme kıstasları göz önüne alındığında anonim eserler olmadıkları; THM alanından çok Arabesk/Fantezi alanına ait özellikler taşıdıkları; bu eserlerin, (FSEK md. 1/B bağlamında) hususiyet taşıdıklarında bahisle FSEK md. 3 kapsamında musiki eseri niteliğinde olduğu, “... ” ve “...' isimli eserlerinin benzeyen kısımları arasındaki ilişkinin “intihal” boyutunda olmayıp  piyasadaki benzerleri gibi “ esinlenme”kapsamında kaldığı; davacının eserinin bestesinin , yeni bir müzik türü veya melodisi itibariyle daha önce hiç yapılmayan yepyeni bir müzik eseri  niteliği bulunmadığı, karşılaştırılan eserler kapsamında , davacının eser sahipliğinden kaynaklanan  herhangi bir mali hak/manevi hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı,   bu bağlamda,  FSEK md.21 kapsamında değerlendirilecek izinsiz  işlemeden de söz edilemeyeceği anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve duruşmalardaki beyanlarını tekrarla; yerel mahkemece verilen kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece yargılama sırasında birden çok rapor alınmasına rağmen, bilirkişi raporlarının hakkaniyete uygun olarak değerlendirilmediklerini, 10/02/2022 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, raporda her iki eser arasında birçok benzerliğin olduğunun tespit edildiği belirtildikten sonra, FSEK 21. maddesi uyarınca izinsiz işlemeden söz edilemeyeceğine dair hukuka aykırı kanaate varıldığını, “ ...” isimli eserin şan bölümündeki ilk dört ölçülük kısmın “Hayati tespih yapmışım” isimli eserin ana temasının başlangıç kısmı ile büyük oranda benzeşmekte olduğunun bilirkişiler tarafından tespit edildiği, fakat bu dört ölçülük kısmın tam bir müzik cümlesi oluşturmadığı ve sonrasındaki müzik ifadelerinin ise oldukça farklılaştıklarına dair görüş bildirdiklerini, hatalı değerlendirme yapıldığını, 22/02/2021 tarihli raporda ise eserler arasında %48’lik oranda benzerlik olduğunun saptandığını, ancak rapora yaptıkları beyan ve itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, Bilirkişi raporunun mahkemeyi bağlayıcı, kesin nitelikte bir delil olmadığını, 22/01/2021 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu eserin müvekkiline ait “...” isimli eserin izinsiz işlenmesi suretiyle oluşturulduğunun tespit edilmesine rağmen Mahkemece 10/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda da eserler arasındaki benzerlik olduğunun tespit edilmesine rağmen, MESAM Teknik Bilim Kurulu’nun eserlerin benzer olduğuna dair rapor düzenlemesine rağmen, Mahkemece müvekkili lehine değerlendirmelerin göz ardı edildiğini,Mahkemenin gerekçesinde belirttiği 19/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerekçesinin yerinde olmadığını, davacının eserinden önce kamuya sunulan eserlerin incelenmiş olmasının tek başına raporun hükme esas alınması için yeterli olmayacağını, zira raporun değerlendirme ve sonuç kısmının tamamen farklı neticeler içerdiğini, genel olarak hukuka aykırı bir rapor olduğunu, Müvekkilinin “ ...” isimli eserinin mali ve manevi haklarına sahip olduğunu, davalının savunmasını bu eserin anonim olduğu üzerine kurduğunu, ancak bu eserden pek çok telif geliri elde ettiğini, davalının haksız olduğunu bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiğini, buna rağmen davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin hakkaniyete ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, Müvekkilinin eserinin anonim olmadığını, müvekkilinin mali ve manevi haklarından yoksun kaldığını belirterek, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/294 Esas, 2022/132 Karar sayılı, 20/09/2022 tarihli kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:İlk derece mahkemesince bilirkişiler FSEK uzmanı ..., sektör bilirkişisi ... müzik uzmanı ... ve  bilişim uzmanı ...'ten oluşan I. heyetten alınan 27/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; ... VS ... kanallı kayıt cihazına dava konusu “...” adlı eserin ilk oluşma/kaydedilme tarihinin \"26 Nisan 2001” olduğu ve ilgili eserin son düzenleme tarihinin ise “05 Temmuz 2001\"olduğunu,  ... kanallı hard diskli kayıt cihazına dava konusun eserin “...\" kaydedildiği tarih ve kayda ilişkin kayıtların fotoğrafları ve dava konusu eserin videosu sesli olarak alınmış ve CD'ye aktarılmış olup aktarılar CD ... markalı ve... serial numaralı olduğunu,  Davaya konu ... isimli yaratımın FSEK 3 anlamında musiki eseri olduğu,  Davacının FSEK 11'deki karine çerçevesinde davaya konu bestenin eser sahibi sayılabileceği, Davaya konu olayda ... isimli eser ile ... isimli eserin karşılaştırılmasının yapılması için sadece dinlenmeleri yeterli olmayıp notasal karşılaştırmalarının da yapılmasının, müzik bilirkişisinin değerlendirmesine göre intihal yönünden değerlendirme yapılabilmesi için her iki eserin notasal kayıtlarının dosyaya ibraz edilmesinin gerektiğini bildirmişlerdir. İlk derece mahkemesince I. heyetten alınan 22/02/2021  tarihli ek raporda; Her iki eser hem dinleme yoluyla hem de notalar üzerinde yapılan incelemelerden yola çıkılarak karşılaştırıldığını, eserleri oluşturan söz ve müzik unsurları ayrı ayrı ve birlikte değerlendirildiğini,  eserler intro ve şarkı bölümü olmak üzere iki ana kısma ayrıldığını, eserlerin intro kısımları birbirinden farklı olup, esas karşılaştırmanın yapıldığı bölümün sözler ve müziğin birlikte olduğu şarkı kısmi olduğunu,  karşılaştırılan bu bölümde raporda açıklanan sayma ve hesaplamayla % 48 oranında bir benzerlik bulunduğunu, bu oran iki eserin bütünsel olarak birbirine benzerliğinin oranını yansıtmamakla birlikte, yapım süreçleri göz önünde bulundurulduğunda dikkate değer bir oran olduğunu, benzerlik oranının %48  olarak göründüğü bu kısmın şarkının ana fikrini oluşturan kısım olduğunu, besteleme süreçleri genellikle şarkı ortaya çıktıktan sonra onu sunuşa hazırlamak için başına intro olarak da adlandırılan bir giriş bölümü eklemek şeklinde olduğunu ki, bu kısmın da çoğunlukla şarkının melodik, ritmik, makamsal ve armonik karakterini taşıyan unsurlarından seçileceğini,  bu anlamda eserlerin introlarının  ayrı unsurlar olarak değerlendirilemeyeceğini, dinleme yoluyla bütün olarak bakıldığında iki eser arasındaki bu benzerliğin ilk bakışta göze çarpmadığını, her iki eserin tempoları, son durak perdeleri, enstrümantasyonu ikisinin benzerliğini çarpıcı şekilde sergilemese de, melodiler arasındaki benzerliğin teknik olarak  saptanmakta olduğunu, benzerlik oranlarının ölçülere göre dağılımının değişken yapıda olmamasının sistematik ve bilinçli bir intihal olma olasılığını  düşürdüğünü, ancak benzerlik olan kısım dikkate alındığında davacının bestesinin FSEK'in 21. maddesi anlamında izinsiz işlenmesi suretiyle oluşturulduğu görüş ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir. İlk derece mahkemesince İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı öğretim üyesi PROF.DR. ...,  Müzisyen/besteci sektör bilirkişisi Edip Döktür,  ve FSEK uzmanı akademisyen ...'dan oluşan II. heyetten  alınan 10/02/2022  tarihli   raporda;  \"...\" ve \"...\" isimli   eserlerinin benzeyen kısımları arasındaki ilişkinin \"intihal\" boyutunda olmayıp \"esinlenme\" kapsamında kaldığı; dolayısıyla  gerek öğretide gerekse yargı kararlarında da (bu meyanda  örnek kabilinden \"Bir musiki eser bestesinde, her defasında yeni bir müzik  türünün veya  melodisi itibariyle daha önce hiç yapılmayan yepyeni bir müzik eserinin oluşturulması  gerekmez. Bir eserin oluşturulmasında, daha önce varlığı bilinen eserlerden ilham alınması  ve esinlenmesi serbesttir, meğer ki intihal veya taklit bir eser ortaya konulmasın\" şeklindeki  yaklaşıma dikkat çekilebileceğinin Y.11. HD., E. 2016/3508 K. 2017/5950 T. 1.11.2017 sayılı karar) tespit edildiği üzere, esinlenme durumunda, eser sahipliğinden kaynaklanan  herhangi bir mali hak/manevi hak ihlalinin olmayacağı, bu bağlamda,  FSEK md.21 kapsamına girecek bir durumdan, izinsiz  işlemeden de söz edilemeyeceğini bildirmişlerdir. İlk derece mahkemesince II.heyetten alınan 28/04/2022  tarihli eK raporda; Kök raporda da belirtildiği üzere, FSEK md.3 kapsamında musiki eseri oldukları, Bununla birlikte, davacının eserindeki uyuşmazlığın olduğu 4 ölçülük ortak müzik ifadesinin, bestecinin kendi hususiyetini ifade etmesine yeter bir kısım olmadığı ve yenilik unsurları taşımadığı, uyuşmazlığın olduğu ve \"ritmik ve melodik açıdan ufak tefek farklılıklar dışında çok büyük oranda benzeşen\" kısmın davacının eserinin geneli için değil sadece 4 ölçüsü için olduğu; bu oranın eserin geneli değerlendirildiğinde çok az bir kısma karşılık geldiği ve bu kısmın, eserin kimliğini oluşturan nakarat kısmında yer almadığı, müzik piyasasında bu kısma benzer, daha önce topluma sunulmuş birçok benzer müzik ifadelerinin yayınlanmış olmasının, bu müzik figürlerinin orijinal olarak değerlendirilmesine engel teşkil ettiği, tüm bu nedenlerden dolayı \"... \" ve \"... \" isimli eserlerinin benzeyen kısımları arasındaki ilişkinin \"intihal\" boyutunda olmadığı yönündeki kanaatlerin devam ettiğini,  Yine heyette yer alan teknik uzmanlarınca yapılan kök raporda yapılan değerlendirme uyarınca, \"...\" isimli eser ile dava dışı eserlerin benzeyen kısımları  karşılaştırıldığında; \"...\" isimli eser ile orta dereceli benzerliğin olduğu; \"...\" isimli eser ile çok büyük oranda benzerliğin olduğu; \"...\" isimli eser ile karşılaştırıldığında ise seyir açısından az oranda benzerliğin olduğu şeklindeki tespitlerinin devam ettiğini bildirmişlerdir.  <br>G E R E K Ç E: Dava, \"...\" isimli şarkının bestesinin davacıya ait olduğunun ve davalının \"...\" isimli bestesinde davacıya ait eserden intihal yapıldığının tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili hükme esas alınan 10/02/2022 tarihli kök ve 28/04/2022 tarihli ek bilirkişi raporunun 22/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ile çelişkili olduğu, hatta kendi içinde dahi çelişkili olduğunu ve rapora itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Bilirkişi raporları incelendiğinde; her iki heyetçe hazırlanan bilirkişi raporunda da davalıya ait \"...\" isimli şarkının bestesi ile davacıya ait \"...\" isimli şarkının bestesinin benzer oldukları, 22/02/2021 tarihli raporda her iki şarkıda sözlerin aynı anda duyulduğu kısımda benzerlik bulunduğu, bu kısımdaki benzerliğin oranının %48 olduğu tespit edilmiştir. FSEK 11. ve 12. maddelerinde eser sahipliği hakkındaki karinelere yer verilmiş olup, ancak  bu karinelerin aksinin kanıtlanması mümkün olduğundan, tarafların buna ilişkin delillerinin değerlendirilmesi zorunludur.Somut olayda, davalı tarafça davacının hak iddia ettiği \"...\" isimli müzik eserinin daha önce piyasaya sürülmüş olan başka müzik eserleri ile benzer olduğu savunulmuş, hatta bu eserlerin isimleri de Mahkemeye bildirilmiştir. Bu konuda daha önceki raporlarda bir değerlendirme yapılmadığından, Mahkemece bu savunma doğrultusunda dava konusu olmayan müzik eserleri ile davacının hak iddia ettiği müzik eserinin karşılaştırılması için yeniden bilirkişi raporu alınması yerindedir. En son alınan 10/02/2022 tarihli bilirkişi raporu ve 28/04/2022 tarihli ek rapor gibi, daha önce alınan 22/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda da, davaya konu \"...\" isimli şarkının bestesi ile davacının hak iddia ettiği \"...sun\" isimli şarkının bestesinin kısmen benzer oldukları tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu benzerliğin, şarkıların girişindeki 4 ölçülük kısımda olduğu, bu kısmın bestenin çok küçük bir kısmını oluşturması ve benzer kısmın ayrıca davacının kendi hususiyetini ifade etmesine yeter bir uzunlukta olmadığı, üstelik  \"... \" isimli şarkıdan önce piyasaya sunulduğu tespit edilen başka müzik eserleriyle benzer olması nedeniyle orijinal de olmadığının tespit edildiği, bu nedenlerle konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan 10/02/2022 tarihli kök rapor ve 28/04/2022 tarihli ek raporun kendi içinde çelişkili olmadıkları, diğer bilirkişi raporuyla da çelişki içermedikleri, bu deliller karşısında Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa2d13c4347877aa","SID":"896fa7c44d38f9f9"}}