{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1853 Esas<br>KARAR NO: 2024/1029<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/06/2022<br>NUMARASI: 2018/102 Esas  2022/72 Karar \t  <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin  ...'ın, “...” ..., “...” (...), “..” (...) isimli kitapların yayıncısı olduğunu, anılan kitapların ... tarafından yazıldığını, Türkiye'de ilgili kitaplar üzerindeki tüm mali haklar ile bu haklara bağlı manevi hakların müvekkiline bırakıldığını, müvekkilinin söz konusu kitaplarla alakalı olarak danışmanlık ve eğitim hizmetleri verdiğini, müvekkili ile davalı arasında “... Sistemine Katılım Sözleşmesi” akdedildiğini fakat davalının bu sözleşmenin şartlarından birini yerine getirmediği için kendisine sertifika verilmediğini, davalının “...” alan adlı internet sitesinin kurulduğunu, davalının bu ibareyi taşıyan kullanıcı adlarıyla sosyal medya platformlarında hesaplar oluşturduğunu, söz konusu internet platformlarında davalı tarafından iletişim bilgilerine yer verilerek danışmanlık randevuları alındığını, davalının haksız kazanç elde ettiğini, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin FSEK m.68'den kaynaklanan mali haklarına tecavüz oluşturduğunu, aynı zamanda müvekkiliyle haksız rekabet ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, müvekkili lehine şimdilik 1.089-TL maddi, 89.189-TL manevi tazminata, “...”, “...” isimli internet siteleri ile bu sitelerle bağlantılı sosyal medya hesaplarının kapatılmasınıa, verilecek hükmün ... Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili tarafından “...” isimli yahut benzer isimli kitapla ilgili herhangi bir danışmanlık verilmediğini, müvekkili tarafından tescil edilen markaların hükümsüzlüğüne karar verilmedikçe müvekkili tarafından gerçekleştirilen kullanımların hukuka aykırılık teşkil etmeyeceğini, müvekkiline ait marka tescilleri ile davacıya ait kitaplar arasında herhangi bir illiyet bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan tamamen farklı bir alanda faaliyet gösterdiğini, davacıya ait herhangi bir marka tescilinin söz konusu olmadığını, müvekkiline ait markaların fikri bir emeğin ürünü olduğunu, müvekkilinin hipnoterapi, numeroloji, NLP, regresyon ve bioenerji alanlarında uzmanlığı bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu alanlardaki hizmetlerini “...” ibareli markası altında tüketicilere sunduğunu, davacının iddialarının yasal bir dayanağı bulunmadığını, davacının hak iddia ettiği “...” ibaresinin numeroloji biliminden yola çıkılarak ve astroloji biliminden yararlanılarak oluşmuş bir kavram olduğunu, davacının serbest rekabet ortamını ortadan kaldırmaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama soncunda, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davaya konu olan dava dışı ...  ait \"... ve ...\" isimlikitapların mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu, davalının eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakları ihlal ettiği ve haksız rekabette bulunduğunun ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafından sunulan deliller incelendiğinde, davalıya ait olduğu bildirilen internet sitelerinin davalı adına tescilli olduğu hususunun ispatlanamadığı gibi davalı adına tescilli olsa dahi incelenen internet ve bağlantılı sosyal medya içeriklerinde dava konusu eserlerin mali haklarının ihlal edildiğine dair bir paylaşım tespit edilemediği, dava konusu ilgili  davalının şikayet üzerine yargılandığı İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin  2019/482 E. sayılı dosyasından beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, davalının davacıya karşı haksız bir eylemde de bulunmadığının ceza mahkemesi kararı ile de kesinleştiği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını tekrar ederek;-Dava dosyasına sundukları delilleri incelemeye alınmaksızın, gerekçeli kararda delillere  ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunulmadan, salt bilirkişi raporları esas alınarak hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, yapılan yargılama süresince ve neticesinde kurulan kararda delillerinin değerlendirmeye dahi alınmadığını,-Davalının haksız fiilleri sebebi ile müvekkilinin ciddi anlamda maddi zarara uğradığı gibi aynı zamanda manevi anlamda da zarara uğradığını, her ne kadar ilk derece mahkemesi kararında \"16/05/2010 tarihli sözleşme ile mali haklarını devraldığı, sözleşme incelendiğinde manevi hakların davacıya devredildiğine dair bir düzenleme olmadığı bu yönü ile kitaplar yönünden davacının manevi hak yetkisini kullanamayacağının anlaşıldığından bahsedilmekte ise de, bu hususun gerçeği yansıtmadığını, zira delilleri arasında sunulan sözleşme metninin açık olduğunu, sözleşmenin 3'üncü maddesinde açıkça \"...\" kararlaştırıldığını, bu hususun tam olarak mahkemenin \"manevi hakların davacıya devredildiğine dair bir düzenleme olmadığı\" yönündeki kararının zıttını ihtiva ettiğini, yeminli tercümandan aınmış tercümenin dosyaya sunulduğu   halde değerlendirmeye alınmadığını, bunun yanı sıra sayın Mahkemece herhangi bir çevirmen yetkilendirilmediğinden Mahkemece yanlış değerlendirmede bulunularak hatalı karar verildiğini,-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2019/482 E- 2020/357 K sayılı gerekçeli kararında sanığın suçu işlemediği yönünde herhangi bir maddi olgunun ispatı söz konusu olmayıp, mahkemece delil yetersizliğinden, mahkümiyetine yeter delil elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verildiğini, bu durumun hukuk yargılaması ve hukuk hakimi üzerinde hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığını, bundan cihetle işbu kararın gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu,-Hükmolunan vekalet ücretleri hatalı olduğunu, 2021 AAÜT'nin 3.kısmının uygulanması gerektiğini, kaldı ki tarifenin 10/3.bendi gereği ikinci kısım ikinci bölüm uygulansa dahil vekalet ücreti 5.900-TL olabilecekken mahkemenin nasıl bir hesaplama yapıp 7.375-TL bulduğunun anlaşılamadığını,  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava,  davacının FSEK 68.maddeden kaynaklanan halarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat, davalıya  internet alan adların terkini ile  hükmün ilanı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün teknik incelemeyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmasının  zorunlu olduğu, bilişim uzmanı, uzman psikolog ve fikri mülkiyet uzmanından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporuna göre; davacının yayıncısı olduğu kitaplarda anlatılan yöntemin uygulanmasıyla ilgili bir talepte bulunamayacağı, davacının talebine konu, insanın doğum tarihini birtakım algoritmalara dayanarak kişilik yapılarını ortaya çıkardığı ileri sürülen “...” isimli yöntemin eser olarak değerlendirilmeyeceği, söz konusu yöntemin bilimsel verilerden ziyade spekülatif verilere dayanan yöntemin FSEK'te sınırlı sayıda öngörülen eser kategorileri olan ilim ve edebiyat, güzel sanat, musiki veya sinema eseri kategorilerinden birine dahil edilmesinin mümkün gözükmediği, mali hakları davacıya ait olan 3 kitabın ilim ve edebiyat eseri olarak değerlendirilebileceği,“...” yönteminin haksız rekabet hukuku çerçevesinde de korunamayacağı, \"...\" adresine tıklandığında sayfanın açılmadığı, bu adresin doğrusunun https://www... . olduğu, ilgili alan adının domainin dava dışı “... ” adına kayıtlı gözüktüğü, \"... adresine tıklandığında sayfanın açılmadığı, alan adının domain bilgilerinin gizlenmiş olması sebebiyle, domain sahibinin tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,  karar tarihi olan 2022 yılı AAÜT'nin 3.bölümünde Fikri ve Sınai Haklar Mahkemelerinde görülecek davalarda maktu vekalet ücretinin 7.375-TL olduğu, hükmedilen vekalet ücretlerinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60  TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın  davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0bc124e7ac76325","SID":"19a6eebc453f3d8a"}}