{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>KARAR TARİHİ  : 31/05/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/0/2024<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 31/05/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili ... 15.10.2023’ te ... numaralı telefondan aranarak karşısındaki şahıs kendisini ... adına aradığını, bankada çalıştığını, müvekkil adına uygun faiz oranlı kredi tanımlandığını, bu krediyi kullanmak isteyip istemediğini sorduğunu,  3. Şahıs müvekkilini davalı banka nezdindeki tüm hesaplarından bilgi sahibi olarak aradığını, 3. Şahsın, müvekkilinin ... ... şubesindeki halihazırda ödemeye devam ettiği kredisinin olduğunu, yeniden kredi tanımlatabilecekleri yönünde müvekkiline ait doğru bilgiler vererek, güven kazanarak konuşmayı sürdürdüğünü, müvekkilinin yalnızca kimlik bilgilerini paylaştığını, karşısındaki şahsın 1 gün sonra arayacağını kredi konusunda bilgilendireceğini ilettiğini, 3. Şahıs müvekkilini 16.10.2023’ te tekrar aradığını; kredisinin onaylandığını, başka bankalarda hesaplarının olup olmadığını sorduğunu, müvekkilinin ... adına aradığını söyleyen ve ... çalışanı olduğunu söyleyen kişinin diğer bankalardaki hesaplarını öğrenmek istemesini tuhaf bulduğunu ve panikle arayan kişinin dolandırıcı olacağı endişesiyle telefonu kapattığını, ancak müvekkilinin çok sonra anlayacak ki; dolandırıcı/dolandırıcılar, müvekkilinin kullanmakta olduğu ... numaralı telefonu bir başka telefona yönlendirdiğini ve normalde cep telefonuna gelmesi gereken mobil bankacılığına giriş mesajlarını ele geçirdiklerini, müvekkilini davalı bankaya ait Mobil bankacılığını o güne kadar hiç kullanmadığını, dolayısıyla giriş yapacak şifreyi dahi bilmediğini, 3. Şahısların 15.10.2023' teki konuşma sırasında müvekkilinin cihazını ... Mobil’ le eşleştirdiklerini, ekstrelerini mobil üzerinden takip edilmesi için değişiklikleri yaptıklarını, avans hesap limitleri tanımlattıklarını ve 50.000,00-TL /12 ay ihtiyaç kredisi onaylattıklarını ve daha sonra da 15.10.2023 - 31.10.2023 tarihleri arasında aşağıda ayrıntılı dökümünü yapacakları gibi müvekkili adına kredi kartı çıkartma nakit avans çekme ve limit artışları yaptıklarını, müvekkilinin 15.10.2023' teki davalı banka ile konuştuğunu düşündüğü telefon görüşmesinden sonra, 15.10.2023 saat 18:18' de telefonuna \"Kredi başvurunuz eksik belgelerinizi tamamlamanız ile sonuçlanacaktır, 15.10.2023 tarihli avans hesap başvurunuzu tamamlamak üzere sizi en yakın şubemize bekliyoruz.\" ve yine ertesi gün 16.10.2023' te müvekkilimin cep telefonuna \"Cihazınız ... mobil ile eşleştirilmiştir, Tüm nakit ihtiyaçlarınızda kullanabileceğiniz 5.000-TL Avans hesap limitiniz  hazır!, İhtiyaç kredisi başvurunuz 50.000-TL ve 12 ay olarak onaylanmıştır kredinizi internet ve cep şubesinden hemen kullanabilirsiniz, Acil ve kısa süreli nakit ihtiyaçlarınız için size özel 40.000-TL avans hesap limitinizi de kredinizle birlikte onaylatıp kullanabilirsiniz....\" şeklinde mesajlar geldiğini, mesajlar üzerine müvekkilinin dolandırıldığını anladığını, bilgilerini değiştirdiklerini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkilinin hesaplarından ve kredi kartlarından, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında ve müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadan, kimliğini bilmediği ve belirleyemediği kişi/kişiler tarafından davalı bankanın sorumluluğu alanında bulunan elektronik ortama girilerek müvekkili aleyhine olacak şekilde 15.10.2023 – 31.10.2023 tarihleri arasında yukarıda ayrıntılı dökümünü yaptıklarını ihtiyaç kredisi, kredi kartı harcamaları, nakit avans kullanımı, cep şube havale ve taksitli para şeklinde kullanımının gerçekleştirildiği görülen toplam 689.504,00-TL yönünden ( kredi ve tüm kredi masrafları, faiz, sigorta, vergi vs. dahil ) müvekkili ... ’ nın davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespitini, söz konusu kredi borçlandırmasının taksitlerinin ödenmesinin durdurulmasına karar verilmesini, davaya konu kredi kartı ödemelerinin durdurulması için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş  Mahkememizin 16/01/2024 tarihli tensip zaptının 12. ve 13. Ara kararı ile \"12-İhtiyati tedbir talebi konusunda davacı tarafça tedbir harcı yatırılmadığı anlaşılmakla, davacı tarafa tedbir harcını (704,50 TL) yatırmak üzere iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde tedbir harcı yatırılmadığı taktirde tedbir talebinden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun ihtarına,13-Davacı vekilinin tedbir talebinin değerlendirilebilmesi açısından davaya konu dolandırıcılık iddiasına yönelik davacı adına çıkartılan kartların numaraları, kredi sözleşmesinin numarasını ve bedellerini mahkememize bildirmek için 1 hafta kesin süre verilmesine, \" karar verilmiş, davacı vekili 07/03/2024 tarihli dilekçesi ile davalı bankanın Mahkemece ihtiyati tedbir kararının alınmasını haksız ve kötüniyetle engellemek maksadıyla talep edilen bilgileri vermediğini ve nihayet davalı banka, davacı müvekkilinin aleyhine 29.02.2024' te Denizli İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı ilamsız takipleri ile icra takibine başladığını, Denizli İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız takip dosyası ... nolu kredi kartına ait 418.115,43-TL asıl alacağın takibi olduğunu ve takip çıkışının toplam alacağın 482.120,42-TL göründüğünü, Denizli İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız takip dosyası ... nolu KMH  Hesabına (Kredi Mevduat Hesabı) ait 5.548,12-TL asıl alacağın takibe konulduğunu, takip çıkışının toplam alacak 6.216,86-TL göründüğünü, bu nedenlerle 23.01.2024 ve 29.02.2024 tarihli talep dilekçeleri birlikte değerlendirilerek mahkemeye sundukları kart numaraları, kredi sözleşmesinin numarası ve davacı müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerindeki bedeller üzerinden, ihtiyati tebdir taleplerinin ivedilikle değerlendirilmesini, dolandırıcılık faaliyeti neticesinde davacıdan haksız ve hukuka aykırı tahsili halinde davacının ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan teminatsız veya Sayın Mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu kredi sözleşmesinden, kredi kartı harcamalarından, nakit avans kullanımından, cep şube havale ve taksitli para kullanımından kaynaklı taksitlerin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulmasına, Merkez Bankası nezdinde kredinin temerrüte düşürülmemesi yönünde kayıt oluşturulmasının durdurulması amacıyla bildirilen bedeller hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacının ihtiyati tedbir talebinin mevcut dosya kapsamı, dava dilekçesi içeriği, Denizli İcra Müdürlüğünün ... E. Ve ... E. Sayılı  dosyaları ile tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği de nazara alınarak yapılan değerlendirmede; davacının dava konusu kredi sözleşmesinden, kredi kartı harcamalarından, nakit avans kullanımından, cep şube havale ve taksitli para kullanımından kaynaklı taksitlerin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulmasına, Merkez Bankası nezdinde kredinin temerrüte düşürülmemesi yönünde kayıt oluşturulmasının durdurulmasına yönelik talebinin İİK 72 . Maddesi gereğince yasal koşulları oluşmadığından ( davacı vekilince taleplerinin somutlaştırılamamış olup hangi kredi sözleşmesi olduğu belirli olmayıp tüm bankacılık işlemleri yönünden genel bir ihtiyati tedbir kararı verilmeyeceği değerlendirilmekle) reddine , ancak çoğun içinde azı da vardır kuralı gereğince takip miktarının % 15'i oranında teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin tensip ara kararı gereğince harcı tamamlayarak 3.kişilerin kullandığı kredi kartına ilişkin toplam bedel müvekkili tarafından bilinmediğinden davalı bankanın da taraflarına bilgi vermekten imtina etmesi nedeniyle bedel bilgileri eksik olan kredi kart numaraları ve kredi sözleşmeleri numaraları üzerinden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, davalı bankanın ihtiyati tedbir kararı alınmasını haksız ve kötü niyetle engellemek maksadıyla talep edilen bilgileri vermediğini ve müvekkili aleyhine Denizli İcra Müdürlüğünde ilamsız icra takipleri başlattığını, ilk derece mahkemesince  tüm harcamaların 3.kişilerce İstanbul ilinde yapıldığı, kullanılan kartın kart sahibi davacı dışında  ... teslim edildiğine ilişkin bilgilerin dosyaya sunulmuş olmasına rağmen icra takibinini durdurulması yönündeki taleplerinin yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ilamsız icra takiplerinin yasal süresi içerisinde müvekkilinin itirazları doğrultusunda durdurulduğunu, davalı bankaca kredinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, Yargıtay içtihatları doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  cevap dilekçesinde de belirtmiş oldukları üzere dava konusu işlemlerin müvekkili banka tarafından sadece davacı müşterinin bilebileceği 3D tek kullanımlık şifrelerle gerçekleştirildiğini, bu şifrelere davacı müşteri dışında başkaca kimseler tarafında  erişilemeyeceğini, davacı müşterinin müvekkili banka tarafından iletişim numarasına gönderilen söz konusu tek kullanımlık şifreleri 3.şahıslarla paylaştığının aşikar olduğunu, davacının bu şifrelere paylaşmadığı ihtimalinde ise  dava konusu işlemlerin davacı tarafından bizzat yapıldığının görüleceğini, her iki ihtimalde de davacının gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olup huzurdaki davayı ikame ederek kendi kusurundan yararlanmaya çalıştığını, müvekkili bankanın tüm güvenlik önlemlerini yerine getirip işleme dair bilgilendirme SMS'ni de davacıya gönderdiğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ilk derece mahkemesinin tedbir kararının uygulanmasının ileri de telafisi güç ve imkansız sonuçlar doğuracağını, kimsenin kendi kusurundan menfaat sağlayamaması kuralına da açıkça aykırı hüküm tesis edilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunu bulunmadığını, açıkça anlatılmakta iken ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yanlış olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa konu ara karar, 08/03/2024 tarihli ihtiyati tedbirin kısmen kabulüne ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekili vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, kabul edilen bölüm yönünden davalı vekili istinaf talebinde bulunmuş ise de, HMK 394/4.maddesi gereğince bu karara karşı itiraz yoluna başvurulabileceği, itiraz üzerine  verilen kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla HMK 352/1-ç.maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından davacı taraftan yeniden alınmasına,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı taraftan alınan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının davalı tarafa iadesine, <br>5-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>... </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45b759348df6c649","SID":"d7aae16b80f58be5"}}