{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1821 Esas<br>KARAR NO: 2024/1043 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/06/2021<br>NUMARASI: 2018/297 E.  -  2021/224 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkillerinin hak sahibi olduğu \",,,\" markalı prezervatiflerin Türkiye'deki tek yetkili satıcısı olduklarını, bu ürünlerin davalı tarafından taklit edilerek yurtdışından sahte olarak ürettirilip Türkiye'ye ithalatının yapıldığı sırada Mersin Gümrük Müdürlüğü tarafından 228.000 adet \"...\" markalı kondomların tespit edildiğini ve ithalatının durdurulduğunu, yapmış oldukları başvuru neticesinde Mahkememizin 2018/102 D. İş sayılı dosyasından tedbir kararı verildiğini, müvekkiline ait ürünlerin taklitlerinin Türkiye'ye farklı Gümrük Müdürlüklerinden sokulmaya çalışıldığını, davalı tarafından Türkiye'ye sokulmak istenen ürünler ile toplumun sağlığının riske atıldığını, orjinaline çok yakın görünümlü fakat biraz daha soluk renkli paketlerle markanın taklit edildiğini, orijinal paketin tarayıcı ile tarandığını ve taklit ürünlerin kutusu olarak yeniden üretildiğini belirterek, davalı tarafından Türkiye'ye sokulmak istenen ürünlerin, orijinal ürünlere benzer ve iltibas yaratan taklit ürün olduğunun tespitine, davalı şirketin haksız rekabet ve markaya tecavüz fillerinin durdurulmasına, 50.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline,  ithalata konu taklit ürünlerin imhasına, kararın tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin üretici firma olmadığını, ürünlerin Çin'deki bir firma tarafından üretildiğini, ürünlerin telefon yoluyla Çin menşeli bir firmadan satın alındığını, müvekkili tarafından herhangi bir marka talimatında bulunulmadığını, sadece sağlığa uygun kondom üretiminin talep edildiğini ve dava konusu ürünlerin geldiğini, müvekkilinin amacının kondom ithalatı yapmak olduğunu, markayı taklit etme amacının olmadığını, yakalanan ürünlerin kamu sağlığını tehdit etmediğini, Sağlık Bakanlığınca onaylanmış ürünler olduğunu, ürünler üzerinde TSE damgasının yer aldığını, hiçbir inceleme yapılmadan verilen tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın teminatsız olarak tedbir kararının verildiğini, davacılar tarafından talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, ürünlerle ilgili herhangi bir satış yapılmadığından bir kusur da olmadığını, davada maddi ve manevi tazminat için gerekli koşulların oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 29/06/2021 tarihli 2018/297 E. - 2021/224  K. sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı, D. İş dosyası, alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı kullanımlarının davacılar adına tescilli, tanınmış ... ve ...  markalı ürünlerine tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, HMK 26. Maddesi uyarınca 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 50.000,00 TL manevi  tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Kararın kesinleşmesine müteakip ithalata konu tecavüzlü ürünlerin masrafı davalıya ait olmak üzere acele imhasına,  hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalılara ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davacıların markalarına tecavüz etme katsı olmadığı gibi, maddi ve manevi tazminat koşullarının da mevcut olmadığını, SMK'nun 149/1-ç maddesi kapsamında maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur ve zarar şartının gerçekleşmesi gerektiğini, somut olayda taklit ya da iltibas ihtimali bulunan ürünlere el konulduğunu, satışa sunulmadıklarını, bu nedenle davacıların maddi bir zararının mevcut olmadığını, müvekkilinin de olayda kusurunun bulunmadığını,Müvekkili firmanın üretici firma olmadığını, ürünlerin Çin'deki bir firmadan marka belirtilmeksizin sipariş edildiğini ve alındığını, yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, Müvekkili firmanın yalnızca pazarlama ve ithalat firması olduğunu, Çin'deki firmada yalnızca TSE belgeli tüm sağlık koşullarına uygun, insan sağlığını tehdit etmeyen, Sağlık Bakanlığınca onaylanmış ürünler talep ettiklerini, Müvekkilinin bilgisi dışında üretilen ürünler üzerine \"...\" markasının koyulduğunu, ürünlerin TSE damgasının ve Türkiye standartlarına uygunluk belgesinin bulunduğunu, dolaysıyla ürünlerin kamu ve insan sağlığını tehlikeye düşürecek ürünler olmadıklarını, Mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadığını, hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminatın müvekkili şirketin mahvına neden olacak derecede yüksek olduğunu,Davacının müvekkilinin taklit ürünleri ürettirerek satışa sunduğuna dair iddiasını ispatlayamadığını belirterek, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 29/06/2021 tarihli, 2018/297 Esas, 2021/224 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: Dosyaya davacı tarafça sunulan ve bilirkişilerce tespit edilen TPMK kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 10. sınıfta \"...\" için,  davacı ...  A.Ş. adına, ... numaralı \"...+Şekil\" markasının 10. sınıfta, ... numaralı \"...+Şekil\" markasının 10. Sınıfta, ... numaralı \"...+Şekil\" markasının \"...\" için 10. sınıfta, ... numaralı ...+Şekil\" markasının 10. ve 35. sınıflarda, ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının \"Prezervatifler\" dahil 10. Sınıfta, ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının \"Prezervatifler\" dahil 10. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasını  \"Prezervatifler\" dahil 10. sınıfta, ... numaralı \"...+Şekil\" markasının 35. sınıfta ... numaralı \"...+Şekil\" markasının 35. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 03, 05 ve 10. sınıflarda davacı ... A.Ş. Adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/102 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacıların davalı şirket aleyhine Mersin Gümrük Müdürlüğünde bulunan aynı ürünlerle ilgili ihtiyati tedbir talep ettikleri, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve \"...\" ve \"...\" markaları ile iltibas yaratan taklit ürünlerin ithalatının ve satışının durdurulmasına karar verildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ..., eczacı ... ve mali müşavir ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 27/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda; \"...Tanınmış marka statüsüne sahip \"... ve \"...\" markalarının davalı tarafça marka sahibinin izni olmaksızın 03. sınıfa dahil emtialar üzerinde haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılması sebebiyle davacı tarafın marka haklarının ihlal edildiği, el konulan ürünlerin tıbbi cihaz sınıf II b kapsamında ürünler olduğu, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından bu ürünlere onay verilmesinin ilgili mevzuat kapsamında söz konusu olmadığı, davalı tarafın, Mersin Gümrük Müdürlüğünde işlemleri durdurulan 223.000 Kutu ... markalı ürününü, davacı taraf piyasada satış sunmuş olsaydı elde edeceği muhtemel net kazancın 935.066,32 TL olarak hesap edildiği, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığından, hesap edilen bedelin davalı tarafın mahvına neden olup olmayacağının tespit edilemediği, maddi ve manevi tazminat konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu\" görüş ve kanaati bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan mali müşavir .. . tarafından hazırlanan talimat bilirkişi raporunda; davalı tarafından 29/05/2018 Tarihli ... sayılı serbet Dolaşım Giriş Beyannamesi ile 223.000 Kutu ... markalı \"kondom\" ticari tanımlı ürünün ithal edilmek istenirken, Mersin Gümrük Müdürlüğü'nün ... Sayılı gümrük işlemlerini durdurma kararı ile talep konusu ürünlerin ithalatını ihtiyati tedbir kararı alınması şartıyla durdurulan ürünleri, davacı piyasada satışa sunmuş olması durumunda elde edeceği muhtemel net kazancın 48.617,92 TL olarak hesap edildiği, davacı defterleri incelenmesi neticesinde belirlenen 935.066,32 TL'lik kazanç tespitinin  davalı firma defterlerinin incelenmesi neticesinde çok yüksek bir tutar olduğu, davalı firmanın mahvına sebep olacak bir tutar olduğu, maddi ve manevi tazminat konusundaki takdirin mahkememize ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ..., eczacı ... ve mali müşavir ... oluşan  bilirkişi heyetinden alınan 04/03/2021 tarihli ek raporda; \"... kök rapordaki görüş ve kanaatler tekrarlanmış, davalı tarafın Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/53 Sayılı Talimat dosyası kapsamında incelenen mali tablolarına göre, hesap edilen 935.066,32 TL'lik tazminat tutarının davalı tarafın mahvına sebep olacağı\" görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, davacıların hak sahibi oldukları markaları taşıyan taklit ürünlerin davalı tarafça ithal edildiği iddiasıyla açılan, marka hakkına tecavüz edildiğinin tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargılama yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Marka hakkına tecavüz konusu, SMK'nun 29. maddesinde düzenlenmiştir. SMK'nun 29/1-c maddesinde, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak markaya tecavüz olarak tanımlanmıştır.Somut olay incelendiğinde; davalı tarafından yurt dışından ithal edilen prezervatif ürünlerinin üzerlerinde davacıların hak sahibi oldukları “ ...” markalarının yer aldığının ve ürünlerin orijinal ürünler olmadıklarının uzman bilirkişiler tarafından tespit edildiği, “...” markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalının ithal ettiği bu ürünlerin orijinal olmadıklarını bilebilecek durumda olduğu, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğu, bilerek taklit ürünleri ithal etmesi nedeniyle olayda kusurlu olduğu, SMK'nun 29/1-c maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği ve SMK'nun 149/1-d maddesi uyarınca  taklit ürünlerin imhasına karar verilebileceği, ayrıca SMK'nun 149/1-g maddesi uyarınca hükmün ilanının istenebileceği, davacıların ayrıca SMK’nun 149/1-ç maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edebilecekleri, talep edilen ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının davacıların hak sahibi oldukları markanın tanınmışlığı, ticaret hacmi ve ele geçirilen ürün sayısına, davalının kusur derecesine ve davalı şirketin ticari hacmine göre uygun olduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 4.098,60 TL nispi  harçtan, peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 24,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9bf8a0507ae2a07","SID":"71bb981028e1548b"}}