{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ            <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t     : 2021/420 <br>KARAR NO\t: 2024/879<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: <br>ÜYE \t: <br>ÜYE \t:<br>KATİP\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/11/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/832 E.-2020/623 K.<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br><br>Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkili kooperatifin önceki yöneticisi olan davalının aidat vs. üyeliğe bağlı ödemeleri ödemediği için aleyhine Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2018/11313 E. sayılı icra dosyası ile takip yapıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; müvekkilinin parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle ortaklıktan ihraç edildiğini, bu kararın iptali için açılan davanın Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/464 E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, müvekkilinin aidat ve ortak giderler için bütün sorumluluklarını yerine getirdiğini, borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere icra takibinde hangi ay için ne kadar alacak talep edildiğinin ve işleyen faizlerin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini, takibin usule uygun olmadığını savunarak,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"Yapılan yargılama, toplanan deliller ve davacı kooperatif kayıtlarında yerinde yapılan inceleme neticesinde, hükme esas alınan 05/03/2020, 14/09/2020 tarihli bilirkişi kurul raporu ile davacı kooperatifin aidat alacağının 11.760,00 TL, takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 6098 sayılı TBK'unun 88. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde 20.807,59 TL olduğu belirlenmiş olup, davalı tarafça sunulan 30/12/2005, 01/11/2006, 21/04/2009,  09/05/2012 ödeme tarihli banka dekontlarında açıklama kısmında aidat ödemesi olduğuna dair ibare yer almadığından, toplam alacaktan mahsup edilmemiş ve davalı tarafça yasal süre içerisinde zamanaşımı def'i ileri sürülmediğinden, talepte bulunulan tüm yıllara ait hesaplama yapılarak, hükme esas alınan 05/03/2020, 14/09/2020 tarihli bilirkişi kurul raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Davacı yanın alacağının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 11.760,00 TL asıl alacak, 20.807,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.567,59 TL yönünden iptaline, takibin 32.567,59 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin icra evrakı üzerinde her hangi bir yıl, ay, dönem belirtilmemiş olması nedeni ile zaman aşımı süresini yazmaksızın borç miktarına itiraz ettiğini, evrakta borcun nereden kaynaklandığının, anapara ve faiz oranlarının açık bir şekilde yazılmadığını, icra takibindeki tutar ile dava değeri arasındaki farkın davacının iyi niyetli olmadığı ve doğru hesabı kendisinin de bilmediğinin göstergesi olduğunu, <br>Kooperatif yönetiminin müvekkili mi, yoksa müvekkilinin sahip olduğu kooperatif üyeliği bazında mı borç talebinde bulunduğu, hangi ay ve yıllara yönelik ne miktarda sorumlu tuttuğu konusunda hiçbir açıklama yapmadığını, bu nedenle öncelikle bilirkişi raporundan sonra yapılan zamanaşımı itirazlarının haklı olarak görülmesi gerektiğini, <br>Davacı tarafından başka bir kooperatif üyesi ...'a yönelik açılan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/817 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda kooperatife ait bir kısım ticari defterlerin ve belgelerin bulunmadığı hususunun belirtildiğini, buna rağmen kooperatif yönetiminin kendisine muhalif olan ya da eski yönetimdekilere 1989'dan itibaren borç çıkarttığını ve faiz uyguladığını, ticari defterlerde müvekkilinin ödemelerinin görüleceğini, kooperatifin şikayeti üzerine müvekkilinin de içlerinde bulunduğu yönetime karşı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı açılan ve Ankara 23. Ceza Mahkemesinin 2016/796 E. sayılı dosyasında görülen davada bütün yönetimdekilerin beraat ettiklerini, iş bu davada beraat eden müvekkilinin muhasebe kayıtlarında intikali tespit edilemeyen bir miktar için haksızlığa uğratıldığını, müvekkilince açılan ihraç kararının iptali davasının kabulüne karar verildiğini ancak karar kesinleşmeden davacı kooperatifçe tekrar ihraç işlemleri başlatılarak müvekkilinin ihraç edildiğini, ihtarlarda istenen miktarlar arasında tutarsızlıklar bulunduğunu, eşitlik ilkesine aykırı olarak büyük miktarda borçları olan üyelere aynı işlemlerin yapılmadığını,  husumet ile aidat ödemelerinin olmadığı yıllar da eklenmek sureti ile kasıtlı olarak işlemler yapıldığını, müvekkilinin evrakları arasında kalmış olan dört makbuz bulduğunu, tüm resmi defter ve belgelerin eski yönetimce yeni yönetime teslim edildiğini, yeni yönetimin eski yönetimin özel eşyaları ve tüm ödeme evraklarına el koyduğunu, resmi defterleri de ibraz etmediğini, <br>Kooperatif yönetiminin kooperatif demirbaş ve taşınmazlarını sattığını, elde ettiği geliri kooperatif üyeleri arasında eşitlik ilkesine göre paylaştırması gerekirken müvekkiline hiç bir ödeme yapmadığını, elde edilen gelirin borcu olan üyelerin borçlarına istinaden değerlendirildiğinin belirtildiğini, ortaya çıkan borçtan bu miktarın düşülmesi gerektiğini,<br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>I-Dava, aidat  alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazının iptali istemine  ilişkindir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-Dava dilekçesine ekli hesap tablosunda; davalının Eylül 1989-Aralık 2017 tarihleri arasına ilişkin 13.504,64 TL. asıl alacak, 26.437,97 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.942,61 TL. alacağı olduğunun gösterildiği, davacı tarafça \"26.09.2018 tarihli aidat ve ortak gider alacağı, ana para ve faiz toplamı\" açıklamasıyla 03.10.2018 tarihinde 41.212,61 TL'nin tahsili talebiyle icra takibine başlandığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu, iş bu davanın hesap tablosundaki toplam borç tutarı 39.942,61 TL. üzerinden açılmış olduğu anlaşılmıştır. <br>Bilirkişi kurulu tarafından davalı borcunun Aralık 2017 tarihi itibariyle hesaplanması gerekirken, takip tarihi itibariyle hesaplanması ve İlk derece Mahkemesi tarafından belirlenen bu tutar üzerinden hüküm kurulması taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur. <br>Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 353/(1)-b.2.maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 05.03.2020 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki hesap tablosu esas alınarak davalının Aralık 2017 tarihi itibariyle oluşan asıl alacak ve işlemiş faiz borcu belirlenmiş ve bu tutarlar üzerinden, istinaf yoluna başvuranın sıfatı da gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. Yeniden kurulan hükümde istinaf edilmeksizin kesinleşen hususlar dikkate alınmıştır.<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine, <br>II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.11.2020 tarih ve 2018/832 E., 2020/623 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11313 esas sayılı takibe vaki itirazın 10.410,00 TL asıl alacak, 19.511,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.921,37 TL'lık kısım yönünden iptaline, takibin aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine, <br>3-Alınması gereken 2.043,93 TL harçtan, peşin alınan 682,12 TL harcın mahsubu ile kalan 1.361,81 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,<br>4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 682,12 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3) maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/(2). maddesi uyarınca hesaplanan 10.021,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 1.849,60 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.387,20 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>8-Davalı tarafından yapılan 32,50 TL. posta gideri, 162,10 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 194,60 TL. yargılama giderinin davanın red oranına göre 48,65 TL.'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>9-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,<br>\"<br>III-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>IV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>05/06/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  05/06/2024<br>\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br>e-imza <br>      <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50346d667cf8af74","SID":"3cefadff73547650"}}