{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/233 <br>KARAR NO: 2024/573<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2020<br>NUMARASI: 2018/1060 Esas -  2020/820 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı şirket ile davalı arasında 30.11.2015 tarihinde ... Nolu sözleşmeyi imzalayarak 1 adet ... model jeneratör gruplarının imalat ve ihracatına ilişkin anlaşmaya varıldığım, anlaşma bedelinin 6170 USD olup, bunun 1.110,60 USD' sinin ödenmediğini, aşağıda bilgileri belirtilen icra takibi TL üzerinden olup faizde sözleşmenin 8.4 maddesindeki gibi olduğunu, ekte yer alan faturaların zamanında ödenmemesi Üzerine davacı firmanın davalı aleyhine öncelikle İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyadan icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, davalının İcra Dosyası1 na sunulan tarihli dilekçe ile borca, faize ve tüm ferilere itiraz ettiğini, iş bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklan saklı kalması kaydı ile huzurdaki davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, davalının icra dosyasına vâki haksız, kötü niyetli, usûl ve yasaya aykın itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ve davacının alacağını tahsil hakkı engellendiğini, davalının bu haksız ve kötü niyetli itirazının yasal dayanaktan yoksun olup, usule ve tüm yasal mevzuata ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye açıkça aykın olduğunu, davalının davacı kuruma borcunu zamanında ödemeyerek İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe kendisi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, icra takibine konu asıl alacak ve bu alacağa işletilen faiz, mevzuat ve sözleşmeye uygun olarak tespit edildiğini, bu nedenle yapılacak yargılama sonrasında ortaya çıkacağı üzere davalı şirketin davacı firmaya borçlu olduğunu, neticeten arz ve izah edilen nedenlerle, davalının borca ve kabul ve taahhüt ettiği faiz oranına yapmış olduğu haksız İtirazın iptaline, davalının icra takibini sürüncemede bırakmaya mâtuf itirazı aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olduğundan, borcun likid olması nedeni ile de davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle huzura gelmek zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah olunan nedenler ile, davalının huzurdaki davaya konu icra takibini sürüncemede bırakmaya mâtuf, haksız, kötü niyetli, yasal mesnetten yoksun itirazının iptali ile fazlaya ilişkin haklan saklı kalması kaydı ile faiz masraflar ve icra vekalet ücretinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak takibin devamına, davalı aleyhine itiraza konu meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, muhakeme giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin yerinde olmadığını, îcra dosyasına sunmuş oldukları itiraz dilekçesinde de beyan ettikleri üzere davalı şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davacının, icra takibinde İşlemiş faiz talep etmişse de davalının temerrüde düşürülmediğinden davacı tarafın işlemiş faiz talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, bununla birlikte işlemiş faiz oranı ve işlemiş faiz alacağının neye göre hesaplandığının da belli olmadığını, davacı tarafından icra takibinde talep edilen takip tarihinden sonra asıl alacağa işleyecek olan faiz oranlarının da fahiş olduğunu, bununla birlikte davacının faize %18 KDV talep etmesinin de hukuken mümkün olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığından icra takibine itirazlarının yerinde olup haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, haksız ve dayanaksız davanın tümden reddine, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davalı kendisine tebliğ edilen dava konusu e-faturalara süresinde itiraz etmemiştir. Mahkememizce 11/09/2019 tarihli ara kararı ile  tarafların uyumazlık konusu döneme ait ticari defterlerini  inceleme gün mahkememizce seçilen bilirkişiye sunmaları aksi halde HMK m.222/5 gereğince defter ibrazından vazgeçmiş sayılacağı hususunun  taraflara ara kararın tebiliği suretiyle ihtar edildiği,  davalı tarafın yerinde inceleme günü uyumazlık konusu döneme ait ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmış olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı taraf dosya kapsamında uyuşmazlığa konu ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesinde sunmadığı gibi alınan bilirkişi raporuna karşı da  herhangi beyan ve itirazda bulunmamış olup davalı tarafça, davacının alacağını hükümden düşürecek bir belge veya başkaca delil sunulmamıştır.Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Alınan bilirkişi raporuna ve toplanan deliller kapsamında davacının 3.195,31TL asıl alacak ve 3.676,80 TL  işlemiş faiz toplam olarak 6.872,11TL cari hesap alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, bu haliyle talep edilen miktar kapsamında itirazın iptali yönünden açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş...\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine konu alacak taraflar arasında gerçekleşen ihracata  dayalı bir faturadan değil, davacı tarafından vergi dairesinden tahsil edemediğini iddia ettiği KDV iadesinden kaynaklandığını öncelikle davacı tarafından  mail yazışması olarak ibraz edilen yazışmalar taraflarınca kabul edilmediğini, bu yazışmaların gerçekliğinin teyit edilmesi gerekirken bilirkişi tarafından gerçek gibi kabul edilerek rapor düzenlenmiş ve yerel mahkemede bu hatalı rapora dayanarak karar verdiğini, davalının sözleşme gereği üstüne düşen edimi yerine getirmiş ve ödemelerini zamanında yaptığını bu konuda  hiçbir itiraz bulunmadığını, Davacının Sözleşme dışı bir nedenden kaynaklandığını ve hata yapıldığını iddia ettiği bir konuda Vergi dairesinden tahsil edemediği KDV iadesini alacak olarak davalıdan talep etmiş ve yerel mahkeme de  KDV yi ödeyecek olan kurumdan  herhangi bir teyit ya da yazı cevabı almamış yani  eksik inceleme ile karar oluşturduğunu,  davayı kabul anlamına gelmemek üzere;  taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede geçen faiz oranları  sadece ihracat nedeni ile ödenmesi gereken bedeller için geçerli olup oysa sözleşme gereği davalının üstüne düşen edimleri yaptığını, var olduğu iddia edilen KDV iadesine ilişkin ödemenin sözleşme dışı olduğunu, sözleşme kaynaklı olarak  aylık %5  faiz işletilmesi yasal dayanaktan yoksun, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>GEREKÇE:Dava; satım sözleşmesine dayalı bakiye alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, 3.195,31 TL asıl alacak ve 3.676,80 TL işlemiş faiz olmak üzere 6.872,11 TL alacağın tahsili istemiyle 03/11/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Taraflar arasında jeneratör satımına ilişkin 30/11/2015 tarihli protokol imzalanmıştır. Protokolde malın fiyatı 6.170 USD olarak kararlaştırılmış olup ödeme 5. maddede düzenlenmiştir. Mala ilişkin satış faturası üzerinde ''3065 sayılı KDV hükümlerine göre ihraç kaydı ile teslim edildiğinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmemiştir.'' yazılmıştır.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davalı taraftan 1.110,60 USD (karşılığı 3.195,31 TL ) alacaklı olduğu, malın bedelinin ödendiği, mal bedeline ilişkin alacağı kalmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirket ticari defter ve dayanaklarını incelemeye sunmamıştır. Davalı taraf davacı taraftan ihraç kayıtlı almış olduğu fatura içeriği malı, 04/12/2015 tarihli ... numaralı Gümrük Çıkış Beyannamesi ile ihraç etmiştir. Davacı taraf dava dilekçesi ekinde 30/11/2015 tarihli davalı firmanın kaşe ve imzasının bulunduğu Taahhütnameyi sunmuş olup içeriğinde davalının ihracat evraklarını ihraç tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde vereceğini taahhüt etmiştir. Davalı tarafından davacı tarafa verilen yazıda, “ İş bu belge 1 seri nolu KDV Genel Uygulama Tebliğinin, 8.13. İade bölümüne istinaden imalatçı firmanın terkin ve iade işlemlerinde kullanılmak üzere, imalatçı firmanın bağlı bulunduğu Vergi Dairesinde ibraz edilmek üzere düzenlenmiştir.” denmiştir. Somut olayda davacının davalıya ihraç kaydı ile sattığı jeneratör nedeniyle iade alamadığı KDV bedelini davalıya fatura ettiği, takibe konu alacağın bu talepten kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça bilirkişi incelemesinde sunulan 2015/12 dönemine ait 28.10.2017 tarihli KDV İadesi Kontrol Raporunun GEK31. GÇB İle İhraç Kayıtlı Satış Faturaları İçerik Kontrolü bölümünde, “Mükellefin Aralık 2015 dönemi İhraç Kayıtlı Satış Faturaları Listesinde ihraç edildiğini bildirdiği malın cinsi ve miktarı ile Gümrük Müsteşarlığından tarafımıza gönderilen GÇB/ETGB bilgileri (İhraç Edilen Malm Cinsi ''Miktar Kodu' ve 'Miktar Tutarı' bilgileri) birbiriyle uyumsuzdur ve/veya ihraç kayıtlı iade talep eden tüm mükelleflerin listesinde toplam ihraç edilen malın miktarları uyumsuzdur,” hatası vermiştir. Davacı tarafça mail yolu ile davalıya hata raporu nedeniyle KDV iadesi alınamadığı bildirilmiş olup bu hususun davalının da kabulünde olduğu, ödemenin Vergi Dairesince kendilerine yapıldığını belirttiği mail içeriklerinden anlaşılmıştır. Davacı tarafça sunulan delillerin de ayrıntılarının yer aldığı bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilmesi ve davalı tarafça rapora karşı beyan ya da itirazda bulunulmaması karşısında istinaf başvurusunda davalı vekilinin mail yazışmalarının kabul edilmediğini belirtmesi dinlenebilir görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunda KDV iadesine ilişkin ödemenin sözleşme dışı olduğuna dair savunması bakımından ise; sözleşme bedeline dahil KDV tutarının sözleşmedeki faiz oranı üzerinden faiz işletilmesinde ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 469,43 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 117,50 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 351,93‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"717ad9be34c0a8a5","SID":"0bff8ac936d0951a"}}