{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          <br>\t\t\t          \t\t\t       \t\t                (İ S T İ N A F    D İ L E K Ç E S İ N İ N     R E D D İ -<br>\t            \t\t   İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t                                     E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t            <br>ESAS NO\t: 2020/1156 <br>KARAR NO\t: 2024/891<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: <br>ÜYE \t: <br>ÜYE \t: <br>KATİP \t:<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 12.02.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2019/104 E., 2020/113 K.<br>DAVACI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t\t\t: <br>DAVALI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t\t\t: <br>\tTaraf vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, davalının, müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, 02.07.2015 tarihinde çekilen kura nedeniyle ödenmesi gereken şerefiye bedellerinin zamanında ödenmediğini, davalıya şerefiye bedellerini ödemesi için noter vasıtasıyla ihtar çekildiğini, ihtarlar sonrasında davalı tarafından ödeme yapıldığını, şerefiye ödemelerinin zamanında yapılmamış olması nedeniyle müvekkili kooperatife gecikme cezası borcunun bulunduğunu, genel kurul kararı doğrultusunda aylık %1,5 oranı üzerinden hesaplanan 26.258,03-TL gecikme cezası borcunun bulunduğunu, bu borcun 15.300,00-TL'sinin davalı tarafından ödendiğini, geriye 10.958,03-TL kaldığını, bakiye alacağın tahsili için Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13756 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, taraflar arasında faizin varlığına ya da süresine ilişkin anlaşmazlık bulunmadığını, uyuşmazlığın faiz oranına ilişkin olduğunu, kooperatif genel kurulunun 10.01.2015 tarihinde aldığı karar ile gecikme faizi olarak kanuna aykırı şekilde aylık %10 faiz uygulanacağının kararlaştırıldığını, bir sonraki genel kurulda gecikme cezasının aylık %5 olacağına karar verildiğini, ancak faiz oranlarının müvekkiline ihtar edilmediğini, müvekkilinin toplam ana para borcunun 161.169,00-TL olduğunu, borcun 30.000,00-TL'sinin 27.10.2015 tarihinde banka kanalıyla yatırıldığını, 131.169,00-TL'sinin ise 23.03.2016 tarihinde ödendiğini, böylece müvekkilinin ana para borcunun kalmadığını, faiz borcu yönünden ise yıllık %9 yasal faiz üzerinden hesaplanarak 16.05.2016 tarihinde davalıya 15.300,00-TL ödendiğini, davacının genel kurul kararı olmaksızın keyfi gecikme faizi uyguladığını, ancak yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'nın davacı kooperatifin üyesi olduğu, taraflar arasında, davalının şerefiye bedelini zamanında ödemediği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafından, şerefiye bedelinin ödememesi üzerine kooperatif tarafından çekilen ihtarname üzerine 27/10/2015 tarihinde 30.000 TL, 24/03/2016 tarihinde 131.169 TL ödeme yapıldığı, davalının, faiz oranını %9 kabul ederek yapılan hesaplama neticesinde kooperatife aynı zamanda 15.300 TL gecikme cezası ödediği, davalının sadece  işletilen faiz oranına itirazının olduğu anlaşılmış, ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı kooperatif tarafından, genel kurulda belirlenen faiz oranı yerine, yıllık %18 üzerinden faiz işletilmesinin mevzuata ve yerleşik içtihatlara uygun olduğu, alacak miktarı yönünden ise, bilirkişi her ne kadar kök raporda, kooperatif kayıtlarını incelemesi sonucu, davalının şerefiye borcunun 159.624 TL olduğunu tespit etmekle birlikte, davalının, şerefiye bedelini 161.169 TL olarak kabul etmesi ve buna göre kooperatife ödeme yapması sebebiyle işlemiş faizi, davalı tarafından kabul edilen 161.169 TL üzerinden hesaplamış ise de, gerçekte var olan alacak miktarının kooperatif kayıtlarında 159.624TL olduğu, bu nedenle 161.169 TL alacağın olduğu varsayılarak işlemiş faiz hesaplanamayacağı kanaatine varılmış, ek raporda 159.624 TL şerefiye bedeli üzerinden işlemiş faiz hesabı yapılmış ise de, hesaplamada hata olduğu anlaşıldığından gecikme faizi mahkememizce hesaplanmıştır. Buna göre;<br> ÖDENEN/ÖDENECEK ŞEREFİYE<br> SON ÖDEME GÜNÜ<br> ÖDEME TARİHİ<br>  FAİZ ORANI<br> FAİZ MİKTARI<br>   30.000 TL<br> 31/03/2015<br> 27/10/2015<br> %18<br>   3.106,85 TL<br>   23.208 TL<br> 31/03/2015<br> 24/03/2016<br> %18<br>   4.108,77 TL<br>   53.208 TL<br> 30/04/2015<br> 24/03/2016<br> %18<br>   8.632,82 TL<br>+ 53.208 TL<br> 31/05/2015<br> 24/03/2016<br> %18<br>+ 7.819,39 TL<br> 159.624 TL<br> <br> <br> <br> 23.667,83 TL<br><br><br>Davalının ödemesi gereken gecikme cezasının 23.667,83 TL olduğu belirlenmiş olup, davalı tarafından yapılan 15.300 TL ödemenin tenzili neticesinde bakiye işlemiş faizin (23.667,83 TL-15.300 TL=) 8.367,83 TL olduğu anlaşılmış ve davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tYerel Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, eksik inceleme ve değerlendirme yapılarak bakiye gecikme cezasının 8.561,03-TL olarak hesaplandığını;<br>\tTaraflarınca sunulan belgelere göre bilirkişinin iddia ettiğinin aksine davalının müvekkili kooperatife 161.169,00-TL şerefiye borcu bulunduğunu, bilirkişinin müvekkilinin kayıtlarını incelemeksizin hesaplama yaptığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tMüvekkili kooperatifin kendisine bildirdiği kadarıyla 161.169,00-TL şerefiye borcu olduğunu düşünerek davacı tarafa ödeme yaptığını, müvekkilinin bu paranın 30.000,00-TL'lik kısmını 27.10.2015 tarihinde, kalan miktar olan 131.169,00-TL'lik kısmını ise 24.03.2016 tarihinde banka kanalıyla yatırdığını, faiz borcunu ise yıllık %9 yasal faiz olarak hesaplayarak 16.05.2016 tarihinde 15.300,00-TL olarak yatırdığını, davacı tarafın bu miktarlara o dönemde hiç bir itirazda bulunmadığını, aradan yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra gecikme cezasının 26.258,03-TL olduğundan bahisle müvekkilinin ödediği 15.300,00-TL faizi düşerek bakiye 10.958,03-TL için icra takibi başlattığını;<br>\tBilirkişi raporında senelik %9 yasal faiz üzerinden faiz hesaplaması gerekirken bunun yüzde yüz fazlası olan yıllık %18 üzerinden bir hesaplama yapıldığını ve mahkeme tarafından da bu yönde bir karar verildiğini, kararın yerinde olmadığını;<br>\tDavayı kabul anlamına gelmemekle birlikte icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli veya belirlenebilir olması gerektiğini, icra inkar tazminatının asıl alacak bakımından söz konusu olduğunu, işlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, mevcut olayda da ortada tartışmalı bir hak olduğunu, müvekkilinin borcunu ödemesi karşısında itiraz hakkını kullanmasının en tabii hakkı olduğunu, kaldı ki alacağın likit olduğunun da tartışmalı olduğunu, çünkü müvekkilinin geç ödediği için senelik %9 faizini de koyarak borcunu ödediğini, gecikme cezası borcu kabulü halinde bile bunun hesabını kendi başına yapmasının beklenemeyeceğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>1-HMK'nin \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.<br>Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında,  hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür.<br>Buna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi olan 12.02.2020 tarihi itibariyle 5.390,00-TL olarak uygulanacaktır. <br>\tDava konusu edilen alacak miktarı 10.958,03-TL olup mahkemece davanın 8.367,83-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece reddedilen ve davacı tarafça istinafa getirilen miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 5.390,00-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davacının istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.<br>\tHMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.<br>\tBu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Dava, kooperatif ortağı tarafından şerefiye bedelinin geç ödenmesinden kaynaklı gecikme cezası bakiye alacağının tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t\t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\tI-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE.<br>\tII-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/104 E., 2020/113 K. sayılı dava dosyasında verdiği 12.02.2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>\tIII-Alınması gereken 748,54-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 197,31-TL harcın düşümü ile kalan 551,23-TL harcın  davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına; Davacı taraftan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine.<br>\tIV-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak ilgilisine iadesine.<br>\tV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t05.06.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  06.06.2024<br>\t\t\t\t<br>       Başkan ...                      Üye ...                 Üye ...                  Katip ...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10656d078137de83","SID":"570d9199b12c5f67"}}