{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/678 <br>KARAR NO: 2024/692<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/10/2020<br>NUMARASI: 2018/838 Esas -  2020/531 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında inşaat malzemeleri alım satımından kaynaklı ticari ilişki olduğunu, davalının 3 adet fatura karşılığı 8.652,71 TL tutarlı inşaat malzemesi borcunu vadesinde ödememesi üzerine Anadolu .. İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosya ile takibe geçildiğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, oysaki ticari ilişkilerinin öteden beri var olduğunu, bu kapsamda ... Kartal şubesi hesaplarına davalıca ödemelerin mevcut olduğunu ancak son 3 faturanın ödenmediğini belirterek İtirazın iptali ve takibin devamı, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı taraf usulune uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...uyuşmazlığın belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 8.652,71 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, tacirler arası hizmet alım ilişkisinde para ediminin ifasını isteyen davacının mal veya hizmetin teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği (Yargıtay 19. HD. 2017/2347 Esas, 2019/1288 Karar),  davacının ticari defter ve belgelerinin irsaliye, teslim belgesi gibi dayanakları bulunmadığı takdirde defterlerdeki kayıtların tek başına mal teslimini ispatlamaya yeterli olmayacağı (Yargıtay 19. HD. 2015/8935 Esas, 2016/780 Karar),takibin 31/03/2017 tarihli 3527,70 TL, 03/05/2017 tarihli 3.058,50 TL, 30/06/2017 tarihli 2.066,51 TL tutarlı üç adet faturaya dayalı yapıldığı, vergi dairesinden gelen yazı cevaplarına göre davacı tarafından 2017 mart-2018 haziran dönemine ilişkin davalıya mal satışına ilişkin  beyan bulunmadığı, takip konusu yapılan faturaların ait olduğu dönemle ilgili olmayan 2016 aralık-2017 şubat döneminde davalıya satışa ilişkin beyan bulunduğu, davacının inşaat malzemesi satışından sonra malın davalıya teslim edildiğini ispatlamaya yeter yazılı delil sunmadığı, teslim hususunun tanık beyanı ile ispatlanamayacağı (Yargıtay 19. HD. 2016/20147 Esas, 2018/6531 Karar), davacı taraf 26/09/2019 tarihli celsede yemin teklif etmeyeceklerini bildirmiş olup, davalının itirazının haklı olduğu anlaşılmış açıklanan gerekçeler ile ...\" davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Bankası Kartal Şubesi hesabı incelendiğinde davalı-borçlunun alacaklıya yaptığı ödemelerin görüleceğini, banka hesap hareketlerine ilişkin belgenin mahkeme dosyası içerisinde mevcut olduğunu, anılan hesap hareketleri incelendiğinde davalı-borçlunun müvekkilinin hesabına yaptığı ödemelerin aradaki ticari ilişkinin varlığına delalet olduğunu, davalı-borçlu tarafından gönderilen paraların açıklama kısmında yazan \"cari hesaba\" şeklindeki izahat aralarındaki sürekli bir ticaretin mevcudiyetine işaret olduğunu, davalı-borçluyla müvekkil arasındaki yazışmalar mahkeme dosyası içerisinde mevcut olup incelendiğinde mal tesliminin yapıldığının ve davalının  borcu kabul ettiğinin görüleceğini, müvekkilinin ticari defterleri usulüne uygun bir şekilde tuttuğu açılış ve kapanışlarının hukuka uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin ticari defterleri kapsamında davalı-borçludan alacağının aşikar olduğunu, karşı tarafın ticari defterlerini sunmadığı gibi basiretli bir tacir gibi davranmadığını,müvekkilinin tacir olması hasebiyle defter tutmak gerektiğinden defter sunmak gibi yükümlülüklerini yerine getirmiş olup, davalı-borçlunun defterlerini  sunmadığını, önceden kanunun aradığı şartlardan birinin, karşı tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması iken 28.07.2020 tarihinde getirilen değişiklik kapsamında artık bu koşul yerine  karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş olmasının yeterli olduğunu beyanla kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturaya konu ürünlerin teslim edilip edilmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"fatura\" sebebine dayalı olarak 8.652,71 TL asıl alacak ve 821,92 TL işlemiş faizin  tahsili istemiyle 24/04/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/5. maddesi uyarınca taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticarî defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Bu hüküm, taraflardan birinin ileri sürdüğü hususun ispatında münhasıran karşı tarafın defterlerine delil olarak dayandığı hâllerde uygulanacaktır. Ayrıca ticarî defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça bedeli ödenmediği iddia olunan dava ve icra takibine konu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ileri sürülerek anılan hususların ispatı için diğer deliller yanında her iki tarafın ticarî defterlerine dayanılmıştır. Davacının ticarî defterleri üzerinde gerçekleştirilen bilirkişi incelemesi sonucu dosya arasına alınan 10.06.2019 tarihli raporda; davacının ticarî defterlerine göre 8.652,71 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Öte yandan davalının ticarî defterlerinin ibrazı istenmiş olmakla birlikte davalı tarafından ticarî defterler ibraz edilmemiştir. Ancak, davalı tarafa gönderilen tebligatta, ticarî defterlerin ibraz edilmemesi hâlinde HMK’nın 220/3.maddesi gereğince ortaya çıkacak sonuçlar usulünce ihtar edilmemiştir. Davacı tarafça davalının ticari defterlerine delil olarak dayanılmakla beraber  ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin tarafların ticari defterlerinin ibrazına resen de karar verebileceğine ilişkin Türk Ticaret Kanunu'nun  83. Maddesi hükmü gereğince davalının ticari defterlerinin incelenmesi gerekir. Davalı tarafça mazeretsiz olarak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması halinde davacı tarafın kayıtlarına göre karar verilebilecektir. Mahkemece, davalıdan 220/3. Maddesindeki ihtarlar yapılarak ticari defterlerinin ibrazı istenip, üzerinde mali müşavir aracılığıyla inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0108bf49bb2baf39","SID":"ca7067ab60935c39"}}