{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ <br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) <br><br>ESAS NO\t: 2023/92 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/212<br>DAVA\t: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ\t: 05/08/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Federasyonu ... ..., ...  Ticaret Mahkemesinin  02.09.2021 tarih, ... sayılı kararının aynen tanınması ve tenfiz edilmesini, davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişideki hak ve alacaklarının şimdilik16.916,32 ABD Doları, 16.986,28 Avro ve 81.411,-Rus Rublesi bedel üzerinden  HMK madde 392 ve İİK madde 259 ve devamı yasal düzenlemeler gereği takdiren teminatsız olacak şekilde ihtiyaten haciz kararı verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevine yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle itiraz ettiklerini, davacının ihtiyati haciz talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Mahkemesince alınan kararın, Türk hukukuna, kamu düzenine aykırı olması, hukuki dinlenilme ve savunma hakkının ihlal edilmesi sebebi ile tenfizi mümkün olmadığını, davalı müvekkil şirketin, davacıya borcu bulunmadığını, MÖHUK 51, 6102 s TTK 4-5 maddeleri birlikte değerlendirilerek, davacının ... devletine ait bir kamu kurumu olduğu ve bu sebeple tacir kabul edilemeyeceği dikkate alınarak, HMK 114/1/c uyarınca, “mahkemenin görevli olması” bir dava şartı olarak düzenlenmesi sebebi ile HMK 115/2 gereğince görevsizlik kararı verilerek “dava şartı noksanlığı” sebebi ile davanın usulden reddini, tanıma ve tenfiz kararı verilmeyen yabancı mahkeme kararı sebebi ile ihtiyati haciz talep edilmesi hukuka uygun olmadığından şartları oluşmayan ihtiyati haciz taleplerinin reddini, müvekkili şirketin, hükmü veren yabancı mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmeyerek kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş olması, tenfizi istenen yabancı mahkemede sürdürülen yargılama esnasında müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanının Türkiye'de tutuklu şekilde cezaevinde olması sebebi ile savunma ve hukuki dinlenilme hakkını kullanamamış olması birlikte değerlendirilmesi ile MÖHUK'un 54. maddesindeki şartları taşımayan, Türk kamu düzenine açıkça aykırı ... Federasyonu ...-..., ... Mahkemesi'nin 02.09.2021 tarih, ... sayılı kararının tanıma ve tenfizine yönelik davanın reddini savunmuştur. <br>Dosyada alınan Bilirkişi raporunda özetle;Tenfiz davasına ilişkin tebligatın usulüne uygun yapıldığının apostil şerhine sahip bir belge ile kanıtlandığı ve akabinde davalının gıyabında sonuçlandırıldığı ve savunma haklarının ihlal edilmediği, 5718 sayılı MÖHUK m. 53 gereği tenfiz dilekçesine yabancı ilamın ve kesinleştiğine ilişkin belgenin o ülke makamlarınca onanmış örneğinin veya aslının ve tercümesinin eklenmesi gerektiği, buna ilişkin belgenin aslı suretinin dosyada yer almadığı, mahkemenizin uhdesinde bulunması halinde, apostil şerhine sahip ilamın üzerine kesinleşme tarihinin işlendiği ve gerekli belgelere ilişkin şartları sağlayacağı, Davaya konu Türkiye ve ... Federasyonu’nun taraf olduğu iki taraflı ve çok taraflı milletlerarası sözleşmeler gereği teminata ilişkin karşılıklılık koşulunun sağlandığı, dolayısıyla davacının tanıma tenfiz davasına ilişkin olarak teminat yatırılması gerekmediği,İlamın kısmen yerine getirilmiş olması sebebiyle 13.056,00 EUR’luk kısmın tenfiz edilmesine ilişkin itirazın MÖHUK m. 55/2 hükmü gereği geçerli bir itiraz olduğu,Dosya kapsamında mevcut belgelerden, ihtiyati haciz kararı için İcra İflas Kanunu’nun aradığı şartların mevcut olmadığının anlaşıldığı,MÖHUK m. 54 hükmünde düzenlenen tenfiz şartları kapsamında önem arz eden ve yabancı ilama ilişkin tebligatın usulüne uygun yapıldığını gösteren Rus makamlarına ait belgeler üzerinde Apostil şerhi yer aldığı, yabancı ilamın tenfizi için kanunun aradığı şartların sağlandığı ,sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Dava;... Federasyonu ... ..., ... Ticaret Mahkemesinin  02.09.2021 tarih, ... sayılı kararının Tenfiz'i istemine ilişkindir. <br>Yabancı mahkeme kararlarının Tenfiz'i, mahiyeti gereği mahkemenin kararını zorunlu kıldığından ve tarafların iradesine bağlı olmadığından arabuluculuk dava şartına tabi değildir. <br> Tenfiz davalarında mahkemenin görevi, davanın konusuna göre belirlenmektedir. Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir.  (Bkz. Yargıtay 20.HD'nin 02/10/2017 tarihli, 2017/7998-7167 sayılı kararı ve Yargıtay 11.HD'nin 05/02/2018 tarihli, 2016/12178 E. ve 2018/718 K. sayılı kararı) Uyuşmazlık hangi mahkemede görülmesi gerekiyor ise tenfiz davası bakımından da, o mahkeme görevlidir. Dava, deniz yoluyla taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak davasına ilişkin olarak verilen yabancı mahkeme kararının tenfizi davası olduğundan, Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla mahkememiz görevlidir. <br>Türk hukuk mevzuatında yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğü 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da düzenlenmiştir. Yabancılık unsuruna dayalı olarak teminat yatırma zorunluluğunu düzenleyen 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. Bu madde hükmü ile Türkiye’de dava açan, açılmış davaya müdahale eden, icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzelkişiler için teminat gösterme yükümlülüğü getirilmiştir. Mezkur maddenin teminattan muafiyet halini düzenleyen 2. fıkrasında ise, Mahkemenin dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutacağı bildirilmiştir. Bu maddeye göre, muafiyetin karşılıklılık esası çerçevesinde tanınması mümkündür. Karşılıklılıktan amaç, davacı veya müdahil veya icra takibini yapan  yabancının mensup olduğu devlette Türk vatandaşları için de aynı muafiyet işleminin tanınabilmesidir. Diğer taraftan, 5718 sayılı Kanunun 1. maddesi teminattan muafiyeti öngören sözleşmeleri saklı tutmuştur. Bu nedenle davacının mensup olduğu veya ikamet ettiği ülke ile Türkiye arasında teminattan muafiyeti öngören iki taraflı veya çok taraflı bir sözleşme varsa, ilgili yabancı uyruklu veya Türkiye’de ikametgâhı olmayan kişi teminat yatırmayacaktır. <br>Davacının mukim olduğu ..., Ülkemizin de katılmış olduğu 23.03.1972 tarih ve 14137 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraftır. Bu Sözleşme'nin 17'nci maddesinin 1'inci fıkrasında; âkit devlet vatandaşlarının birbirlerinin ülkesinde ikame ettikleri veya müdahil olarak katıldıkları davalarda, bu kişilerin yabancı olmaları veya o ülkelerde ikametgâhı veya meskeni bulunmaması sebebiyle her ne ad altında olursa olsun teminat veya depozit istenemeyeceği öngörülmüş, 2. fıkrasında ise; aynı usulün mahkeme masraflarının karşılanması hususunda da geçerli olduğu düzenlenmiştir. Teminat muafiyetinin yargıya erişim hakkına yönelik bir düzenleme olduğu,bu nedenle teminattan muafiyeti ön gören hukuk kurallarının daha geniş yorumlanmaları gerektiği, 17. maddenin gerek lafzi yorumunun gerekse özüne ve amacına göre yapılacak yorumun tüzel kişileri de kapsadığı değerlendirildiğinden, davacı şirketin Lahey Sözleşmesinin anılan hükümleri gereğince teminattan muaf olduğu kabul edilmiştir.<br>MÖHUK m.53 uyarınca \"yabancı kararın verildiği ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ile onanmış tercümesi\" ve\" kararın kesinleştiğini gösteren\" ve verildiği ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi\" dosyaya sunulmalıdır.<br>Türk hukukuna göre, yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmi belgeler ya HMK m.224/1 e göre belgenin verildiği devletin yetkili makamınca ve ilgili Türk konsolosluğuna onaylatmak suretiyle yada Türkiyenin taraf olduğu 1961 tarihli La Haye Anlaşmaıan göre APostille Şerhi vurdurmak ve bu şerhi taşıyan orijinal belgeleri Türkçeye yeminli tercüman vasıtasıyla tercüme ettirip noterliği onaylatmak yoluyla Türk mahkemelerine sunabilecektir.<br>Tenfizi istenen mezkur yabancı karar ve kesinleşme belgesi mahiyetindeki belgenin aslına uygunluğu usulen onanmış örnekleri ve onanmış tercümeleri dosya münderecatında mevcuttur.<br>MÖHUK'nun 50. maddesi uyarınca Türk mahkemesinden tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararları bakımından aranan ön koşullar; yabancı mahkeme tarafından verilmiş bir kararın bulunması, kananın hukuk davalarına ilişkin olması ve verildiği devlet hukuku uyarınca kesinleşmiş bulunmasıdır.<br>MÖHUK'nın 53. maddesi uyarınca \"yabancı kararın verildiği ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ile onanmış tercümesi\" ve\" kararın kesinleştiğini gösteren\" ve verildiği ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi\" dosyaya sunulmalıdır.<br>MÖHUK'da aranan \"Kesinleşme Şartı\", yabancı mahkeme kararlarının Türk hukukunda tenfiz edilebilmesi için verildiği yer kanunlarına göre aranan bir koşuldur. Buna göre yabancı mahkeme kararının şekli ve maddi anlamda kesinleşip kesinleşmediği kararın verildiği ülke hukukuna göre belirlenecektir. İlamın kesinleşmesi ise temyiz süresinin geçirilmesi ile mümkün olacaktır. Kesinleşmesinin ispat veya teşvik şekli de verildiği ülke hukukuna tabidir.<br>Dosyada kopyası yer alan ... Federasyonu ...-... Şehri ve ... ili Ticaret Mahkemesi’nin ... no’lu 02.09.2021 tarihli ve Sayın Mahkemenizin kasasına kaldırılmış olan kararda, ilk sayfanın sol üst tarafında imza ve kaşe ile düşülen kesinleşme tarihi karışışında, kararın apostil şerhi edildiği de gözetildiğinde kesinleşme koşulunun temyiz edilmeksizin gerçekleştiğinin kanıtlandığı görülmektedir.  Neticeden dava konusu kararların  verildiği ülke hukukuna göre kesinleştiği, MÖHUK m.50 hükmünde tenfiz için aranan ön koşullların sağlanmış olduğu tespit edilmiştir.<br>MÖHUK'nın 54. Maddesine göre tenfiz için aranacak diğer şartlar ise; Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette ürk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması(1), İlamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması(2), hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması(3) ve O yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemece temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması(4)dır.<br>MÖHUK m. 54/1 öngörülen \"mütekabiliyet\" ilamın alındığı devlet ile Türkiye arasında ilamların tenfizine dair bir anlaşma yahut o ddevlette Türk mahkeme karalarının tenfizine imkan veren kanun hükmünün bulunması olabileceği gibi fiili uygulama şeklinde sözkonusu  olabilecektir. <br>Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nün 25.03.2023 tarih ve ... sayılı yazısında da belirtildiği üzere ... Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında mahkeme kararlarının tenfiz edilmesine ilişkin bir uluslararası anlaşma bulunmamaktadır. Ancak, Yargıtay ...  Hukuk Dairesi'nin 2018/...  Esas 2018/...  Karar sayılı ilamı, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/... E. ve 2015/ ...  K. Sayılı kararı,  ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/...  E., 2018/...  K. sayılı ve 2014/...  E., 2015/...  K. sayılı kararlarından Tanıma ve Tenfiz davaları bakımından ... ile Türkiye arasında fiili mütekabiliyetin bulunduğu anlaşıldığından, eldeki davada MÖHUK m. 54/1 öngörülen \"mütekabiliyet\"koşulunun sağlandığı kabul edilmiştir. <br>MÖHUK'nun yabancı ilamların tenfizi için 54. maddede aradığı şartlardan ikincisi, kararın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmemiş olmamasıdır. Dosya kapsamında tenfize konu olan ilam alacak davasından kaynaklanması sebebiyle, (Gemilere ilişkin çeşitli kayıt ve hizmetlere ilişkin ücret alacağı) söz konusu yabancı ilam bakımından Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisinin söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir. <br>MÖHUK m. 54'ün aradığı bir diğer şart, tenfiz edilecek olan yabancı mahkeme hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamasıdır. Türk kamu düzenine aykırılık, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının; Anayasa ile düzenlenen temel hak ve hürriyetlere, milletlerarası hukukta kabul edilen temel ilkelere, adil yargılanma ve savunma hakkına, genel ahlaka, Türk hukuk düzeninin temelini oluşturan ve devletin vazgeçemeyeceği ilkelere aykırılık oluşturması gibi hallerde söz konusu olacaktır.  Dava konusu yabancı mahkeme kararında kamu düzenine aykırı bir durum görülmemiştir.<br>Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfiz edilmesi için 54. madde hükmünün son olarak aradığı şart savunma haklarına uyulmuş olmasıdır. Buna göre kendisine karşı tenfiz istenen kişi, mahkemeye o yer kanunlarına göre usulüne uygun olarak çağrılmamış veya uygun çağrı yapılmadığı ya da yapıldığı halde temsil edilmemiş veya o yer kanunlarına aykırı olarak kararın gıyabında veya yokluğunda verilmiş olması hallerinde ilgilinin tenfize karşı Türk mahkemesinde “itiraz etmiş olması şarti” ile yabancı mahkeme kararının tenfizi mümkün olmayacaktır. Madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere savunma haklarının ihlal edildiğine ilişkin itirazın, kararı veren yabancı mahkemenin usul kurallarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Madde sayılan hususların varlığının tenfiz engeli olmasını ancak kendisine karşı tenfiz istenen tarafın itiraz etmiş olması şartına bağlamıştır.<br> Somut olayda davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkının ihlal edildiği iddiası MÖHUK m. 54/1-ç hükmünde açıkça düzenlenmiş olması dolayısıyla bu kapsamda incelenecektir. Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfiz edilmesi için 54. madde hükmünün son olarak aradığı şart savunma haklarına uyulmuş olmasıdır. Buna göre kendisine karşı tenfiz istenen kişi, mahkemeye o yer kanunlarına göre usulüne uygun olarak çağrılmamış veya uygun çağrı yapılmadığı ya da yapıldığı halde temsil edilmemiş veya o yer kanunlarına aykırı olarak kararın gıyabında veya yokluğunda verilmiş olması hallerinde ilgilinin tenfize karşı Türk mahkemesinde “itiraz etmiş olması şartı” ile yabancı mahkeme kararının tenfizi mümkün olmayacaktır. Madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere savunma haklarının ihlal edildiğine ilişkin itirazın, kararı veren yabancı mahkemenin usul kurallarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Madde sayılan hususların varlığının tenfiz engeli olmasını ancak kendisine karşı tenfiz istenen tarafın itiraz etmiş olması şartına bağlamıştır .<br> Madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere savunma haklarının ihlal edildiğine ilişkin itirazın, kararı veren yabancı mahkemenin usul kurallarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim, ilgili ilamda usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalının davaya katılmaması karşısında davanın yokluğunda görülmesinin uygun bulunduğu açıkça belirtilmiştir. Sunulan belgelerden Rus usul hukuku kurallarına uygun bir tebligat söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, bir ticari şirkettir ve organları aracılığıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu bağlamda gerçek kişilere karşı getirilen hukuki tahditler şirketlerin kişiliğini etkilemez. Ticari şirketlerin organlarının, organlık vasfı sürdükçe temsil yeteneklerini kaybettikleri söylenemez. Bu bağlamda ilgili şirketin organlarının vasfının ortadan kalktığına ilişkin bir belge de sunulmamıştır. Bu kapsamda FETÖ-PDY soruşturmaları nedeniyle davalı tüzel kişinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi söz konusu değildir. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğe edildiğine ilişkin apostil şerhi içeren evrak davacı tarafça dosyaya sunulmuştur. Buna karşılık davalı tarafça Rus usul kurallarına aykırılık somut bir şekilde ortaya koyularak kanıtlamış değildir. Bu değerlendirmelerin neticesinde davalının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, dava konusu ... ..., ... Ticaret Mahkemesi kararında MÖHUK m. 54/1-ç hükmü kapsamında da bir tenfiz engeli mevcut değildir.<br> Açıklanan tüm bu nedenlerle sonuçta;... Federasyonu ... ..., ... Ticaret Mahkemesinin  02.09.2021 tarih, ... sayılı kararının tenfizi kabil olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olduğundan, bu kanaat ışığında söz konusu kararın Türkiye'de Tanınması ve Tenfiz'ine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davanın KABULÜ ile ... ... ... ... Ticaret Mahkemesinin 02/09/2021 tarihli, ... sayılı kararının TANINMASI VE TENFİZİNE,<br>2-Karar tarihinden sonra yapıldığı ileri sürülen 13.056,00 Euro tutarındaki ödemenin kararın infazı aşamasında dikkate alınmasına,<br> 3-Karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br> 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan  172,90 TL  ilk harç,  248.50 TL posta ücreti ve 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.421,40 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,<br>5-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024<br><br>Başkan ...  ✍e-imzalıdır.<br>Üye ...  ✍e-imzalıdır.<br>Üye ...  ✍e-imzalıdır.<br>Katip ...  ✍e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0eab676112e28521","SID":"40322d9633e4c58f"}}