{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/42 <br>KARAR NO: 2024/464<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2020<br>NUMARASI: 2018/360 Esas -  2020/61 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ... Sigorta A. Ş.'nin ... San. ve Tic. A.Ş' ye ait emtianın 12.08.2016 başlangıç tarihli ve ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, sigortalıya ait alüminyum profil emtiaların ... nolu konteynere yüklenerek düzenlenen konişmento ile İstanbul'dan Avusturalya - ... Gemisi ile taşındığını, Avustralya Melbourne Limanı'na tahliye edilen emtiaların yerel nakliye firması tarafından teslim alındığı sırada hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve ürünlerin alıcı ... firmasına teslimi sırasında gerekli bilginin verildiğini, hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesi yapıldığını ve ekspertiz raporunda hasarın taşıma sırasında emtiaların ıslanması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalının navlun faturası ve konişmento düzenlediğini, oluşan zarar nedeniyle sigortalısı tarafından davalıya ihtar çekildiğini, hasar nedeniyle sigortalının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini, bu hasardan taşıyanın sorumlu olduğunu iddia ederek İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ... Nakliyat ve Tic. A.Ş' nin taşıma işleri komisyoncusu olarak yer aldığını ve bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hasarın eşya kendisinin hakimiyeti altında iken meydana geldiğinin ispatlanamadığını, hasarın nakliyenin hangi aşamasında meydana geldiğinin belirsiz olduğunu, taşıyana bildirim sorumluluğunun gerçekleştirilmediğini, talep edilen bedelin sorumluluk sınırının üstünde olduğunu, davacının iddia ettiği alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar isteminin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...dava dışı sigortalı satıcı ... tarafından dava dışı alıcı ... Ltd.  adına düzenlenmiş olan 12.08.2016 tarih ve ... numaralı faturadan, dava dışı satıcı ...'ın, dava dışı alıcı ...'ye dava konusu alüminyum profil emtiasını 55.061,08 USD bedel üzerinden 60 gün vadeli mal mukabili ödeme şekli ve CİF tipi teslim şekli ile sattığının anlaşıldığı, yani tarafların, alıcının, malı varma limanında gümrükten teslim aldıktan sonra fatura bedelini ödeyeceği hususunda anlaştıkları, dosyada bulunan ve davacı ... Sigorta tarafından düzenlenmiş bulunan  Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesinin incelenmesinden, davacının dava konusu yükü, dava konusu deniz taşıması bakımından nakliye rizikolarına karşı sigorta himayesi altına aldığı ve sigortalı olarak dava dışı satıcı ...'ın gösterildiğinin anlaşıldığı,  dosyaya sunulan ve dava dışı alıcı ... tarafından davacı sigortacıya hitaben düzenlenmiş olan 31.1.2017 tarihli yazının incelenmesinden, dava dışı alıcının \"hasar gören yükten doğan tüm hak, iddia ve taleplerinin \"115.800,45 TL\" tutarındaki kısmını davacı sigortacıya temlik ettiğinin anlaşıldığı, bu çerçevede davacı ... Sigorta'nın alacağın temliki hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunabileceği, dolayısıyla aktif husumet ehliyetine sahip olduğu sonucuna varılmıştır.Her ne kadar davalı tarafça  kendisinin taşıma işleri komisyoncusu olduğu, görevinin taşıyan ile taşıtanı bir araya getirmek olduğu yönünde  savunmada bulunulmuş ise de davalı ... tarafından dava dışı sigortalı satıcı ... adına düzenlenmiş bulunan 23.8.2016 tarih ve ... numaralı faturada deniz ihracat navlunu 233,75 USD karşılığı 689,49 TL olarak gösterildiği, TTK m. 921 uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmışsa taşıma işleri komisyoncusunun taşımaya ilişkin olarak taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olacağı, dolayısıyla TTK m. 921 uyarınca taşıyan sayılacağından davalının pasif husumet ehliyeti olduğu kanaatine varılmıştır.Dosya içeriğinde hasarın TTK m. 1185/1'e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK m. 1185/2'ye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığı, ... başlıklı belgede taşıyanın yahut temsilcisinin imzasının bulunmadığı, hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmediği, dava dışı satıcı ... tarafından davalı taşıyan ...'a hitaben düzenlenmiş olan Büyükçekmece ... Noterliği'nin 28.10.2016 tarih ve ... numaralı ihtarnamesinin ise TTK m. 1185/1' de öngörülen süreye riayet edilmediğinden bu madde anlamında geçerli bir zarar bildirimi olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Uzman bilirkişinin hasara ilişkin teknik değerlendirmesinde, 5 kasada ıslanma lekeleri olduğu, gümüş nitrat testinin ise negatif çıktığı yani kasaların deniz suyundan etkilenmediği, hasarın deniz taşıması sırasında yağmur suyu ile ıslanma neticesinde oluştuğu görüşüne varıldığı görülmüştür. Dosyada, Gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra konteynerin ve/veya profil emtiasının Melbourne limanından çıkışı esnasında veya kara nakliyesi için teslim alındığı esnada düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına da rastlanmamıştır. Açıklanan nedenlerle ve teknik bilirkişi heyetinin zararın hangi aşamada meydana geldiğini tespit edememesi ile TTK m. 1185/4 uyarınca bu konudaki ispat yükünün taşıyandan talepte bulunana ait olması karşısında, dava konusu yük zararından taşıyanın sorumlu tutulamayacağı kanaatiyle davacının davasının reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Emtiada oluşan hasar dosyada mübrez deliller ve eksper raporu ile de tespit edilmiş olmasına rağmen davanın reddi yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki davalıya bildirim yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yargıtay kararları uyarınca hasar ihbarının yapılmaması durumunda bile diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere hasarın ıslanma nedeniyle meydana geldiğini, davalının, TTK m.1178 gereğince tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olup yükün hasara uğramasına sebep olduğunu, taşıyanın zaman bakımından sorumluluğun ise yükün teslim alınması ile başlayıp gönderilene teslimi ile sona erdiğini, İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/360 E. 2020/61 K. Sayılı ve 27/02/2020 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak haklı davalarının kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, deniz taşıması sırasında oluştuğu iddia olunan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, halefiyet hakkının doğup doğmadığı, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava konusu taşımaya ilişkin dava dışı ... Ltd. şirketi tarafından düzenlenen 21.08.2016 tarih ve ... nolu konşimentoda  yükleten davalı ..., gönderilen/ihbar adresi Avustralya'da mukim ... Ltd. şirketi olup, 6 kasa muhteviyatı 5758 kg. muhtelif alüminyum profil olan emtianın 21.08.2016 tarihinde İstanbul Ambarlı limanında ... isimli gemiye yüklenerek önce Port Kelang aktarma limanına, bilahare varış yeri olan Avustralya'nın Melbourne limanına sevk edildiği; aynı taşımaya ilişkin ... numaralı ara taşıma konşimentosunun, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş tarafından ... LTD. Şirketine gönderilen 6 kasa 2.960 adet 5758 kg. muhtelif alimünyum profil emtiasının ... no.lu konteyner içerisinde ... isimli gemiyle İstanbul/Ambarlı limanından yüklenerek Avustralya'nın Melbourne limanına taşınmasına ilişkin olarak, taşıyıcı sıfatıyla ... adına acentesi ... tarafından düzenlendiği ve bu konşimentoda yükün teslimi için ihbar olunacak kişinin ... Ltd.  olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Taşımaya konu ihracata ilişkin satıcı ... San. ve Tic. A.Ş tarafından, alıcı ... LTD. şirketine  12.08.2016 tarihli  55.061,08 USD bedelli fatura kesilmiş ve teslim şekli CIF olarak belirtilmiştir. Dosyaya sunulan ve ... Ltd tarafından düzenlenen “...” (Sevkiyat makbuzunun) isimli belgede, 6 kasa alüminyum profil emtiasının, alıcı ... LTD. şirketinin ... adresine götürülmek üzere 13.10.2016 tarihinde saat 02.50'de Melbourne limanının batısında bulunan ... nakliyat şirketinin adresinden plakası belirtilmeyen bir kamyona yüklendiği yazılı olup, \"hasarlı: evet (kontrol edilecek)\" şeklinde  not düşülerek bu belgenin ... isimli bir şahıs tarafından imzalandığı görülmüştür. Davacının sigortalısı tarafından tazminat talep edilmesi üzerine yapılan ekpertiz çalışması sonucunda 115.800,45 TL ödenmiş ve buna ilişkin düzenlenen ibraname ile sigortalının alacakları temlik alınmıştır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasında, \"sigortalı emtiada meydana gelen hasar kayıp neticesinde rücu alacağı\" sebebine dayalı olarak 115.800,45 TL asıl alacak ve 7.516,72 TL işlemiş faizin tahsili istemiyle 11/10/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine icra takibi durmuştur. Davacı tarafından, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. Maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkilerin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı olması nedeniyle navlun faturası taşımaya karine teşkil eder. Davalı,  dava dışı satıcı ... San. ve Tic.AŞ adına 23.08.2016 tarih ve ... no'lu 233,75 USD karşılığı 689,49 TL bedelli navlun faturası düzenlemekle Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 917 vd. hükümleri çerçevesinde eşya taşıtmayı üstlenmiş olup, davalının  TTK'nın 921. vd hükümleri uyarınca  taşıyıcı olduğunun kabulü gerekir.CIF teslim şeklinde, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra aynı satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından ilke olarak taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkı bulunmamaktadır. Ancak, somut olayda, malların CIF satış yöntemi ile teslimi benimsenmiş olmakla birlikte, ödeme noktasında taraflar genel kuraldan ayrılarak ödemenin mal mukabilinde yapılmasını kararlaştırmışlardır. Mal mukabili satımda, satılan malın teslim yerine ulaşması ve malın alıcısına teslim edilmesinden sonra satım bedeli ödenmektedir. Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumlulara müracaat hakkı bulunmaktadır. Görüldüğü üzere mal mukabili ödemelerde mal teslimi ile ürün bedeli ödeneceğinden taşıma sırasındaki risk ihracatçı üzerindedir. Bu halde davacının sigortalısının hasar bedelini taşıyıcıdan isteme hakkı bulunup, buna ilişkin her türlü hak, dava ve alacağı davacıya temlik etmiş olduğundan davacının, alacağı temlik alan sıfatıyla göndericinin taşıyıcıya karşı sahip olduğu hakları davalıya karşı ileri sürmesine herhangi bir engel bulunmamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1178 ve devamı maddelerinde taşıyanın sorumluluğu düzenlenmiş olup, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Taşıyan eşyanın ziyaı ve hasarından veyahut geç tesliminden doğan zararlardan, ziya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. TTK'nın 1184/1. Maddesine göre gönderilen; eşyayı teslim almadan, taşıyan, kaptan veya gönderilen, eşyanın hâl ve durumunu, ölçü, sayı veya tartısını tespit ettirmek amacıyla onları mahkemeye veya yetkili diğer makamlara ya da bu husus için yetkili uzmanlara inceletebilir. Mümkün oldukça diğer taraf da incelemede hazır bulundurulur.  Bu inceleme tarafların katılımı ile gerçekleşmişse hasarın ihbarına gerek kalmaz. TTK'nın 1185. Maddesine göre de haricen belli olan hasarın en geç teslim sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir. Ancak zıya veya hasar haricen belli değilse bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede ziya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. Teslimden sonra taşımacının yokluğunda düzenlenen tek taraflı tutanak usulüne uygun bir hasar ihbarı niteliğinde değildir. Eşyanın ziya veya hasarı süresinde bildirilmediği takdirde, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur.Aynı maddenin 4. fıkrasında, eşyanın ziya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada  bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten  ileri geldiği kabul olunur. Ancak bu karinelerin aksinin ispatı mümkündür. Dosya kapsamına göre ... Ltd. tarafından düzenlenen “...” belgesini imzalayan kişinin kimin adına hareket ettiği, deniz yoluya taşınan emtianın Melbourne limanından ... nakliyat şirketinin deposuna getirilmesi sırasında ne durumda olduğu , konteynerin ne zaman Melbourne limanına tahliye edildiği ve limanda konteyner üzerinde bir hasar tespiti yapılıp yapılmadığı anlaşılamamakla birlikte konteynerle ilgili yükleme veya  aktarma limanlarında tatlı suyun konteyner içerisine girdiğini gösterir nitelikte konteynerin dış yapısının hasarlı olduğuna ilişkin herhangi bir tutanak da bulunmamaktadır. Hasar gördüğü belirtilen emtia üzerinde TTK'nın 1185/2 maddesine uygun olarak tarafların katılımıyla inceleme yapıldığına veya hasarın TTK'nın 1185/1.maddesine uygun şekilde  taşıyana ihbar edildiğine dair bir belge ya da bilgi bulunmadığı gibi ekspertiz incelemesi sırasında gümüş nitrat testinin negatif çıktığı yani kasaların deniz suyundan etkilenmediği anlaşılmakla TTK'nın 1185/4.maddesi gereği hasarın  taşıyanın sorumlu olduğu  bir sebepten ileri geldiğini  ispat külfeti davacıya geçmiştir. İspat yükü kendisine düşen davacının zararın taşıma sırasında ve taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiğini ispatlayamamasına göre  davalı hasar bedelinden sorumlu olmayıp, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c20ebcc25081420","SID":"7e5e132f8d3844e6"}}