{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1922 Esas<br>KARAR NO: 2024/1008<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/03/2022<br>NUMARASI: 2020/91 Esas, 2022/220 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında çeke dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, davaya konu çekin müvekkillerinin 17/01/2019 tarihinde vefat eden babaları ... ait olduğu, takibe konu çekin 2006 yılında çalındığını, müteveffa babalarının Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunulduğu, dava konusu çekin 13 yıl sonra keşide edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile davaya konu icra takibinde  müvekkillerinin davalıya  borcunun bulunmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin müteveffa ... tarafından keşide edilerek takibe konulduğu şekliyle müvekkiline teslim edildiğini, vadesi gelen çekin zamanında bankaya ibraz edilerek tahsil edilmek istenmişse de, karşılıksız çıkması nedeniyle banka tarafından yazıldığını ve müvekkil tarafından müteveffa ... mirasçıları aleyhine icraya konulduğunu, çekteki imzanın izah edildiği ve davacıların da ikrar ettiği üzere babaları muris ... ait olduğunu, çek üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmadığının da mahkeme kararıyla sabit olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafından davacılar aleyhine, keşidecisi davacıların murisi ..., lehdarı davacı olan 20.000.000-TL bedelli, 09/04/2019 keşide tarihli,  ... Bankası Gemlik/Bursa şubesi nezdindeki hesaptan keşide edilen ... numaralı çeke dayalı olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, dava konusu çek altındaki imzanın davacıların murisi eli ürünü olduğunun soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, dava konusu çekin bulunduğu çek koçanının davacıların murisine  24/11/2004 tarihinde teslim edildiği, davacıların murisinin 09/08/2006 tarihli hırsızlık olayında, kendisine ait ... Bankası Gemlik Şubesi nezdindeki hesaptan keşide edilen bir adet çekin de çalındığına dair Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğu, yapılan yargılama sonucunda sanık ...'in hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verildiği, yine davacıların murisinin dava konusu ... çek numaralı çek ile ilgili  09/08/2006 tarihinde şikayetçi ifade tutanağı ile birlikte çekin çalındığına dair ... Bankası Gemlik Şubesi'ne başvurduğu, çekin keşide tarihinin 09/04/2019  olduğu, davacıların murisinin ölüm tarihinin ise 17/01/2019 olduğu, vadeli çek keşide edilmesi mümkün ise de, somut olayda olduğu gibi keşide tarihi, keşidecinin ölüm tarihinden sonra olan dava konusu çekin, Yargıtay emsal içtihatlarında belirtildiği gibi, ileri vadeli olarak verildiğini ispat yükünün TMK 6 maddesi uyarınca davalının üzerinde olduğu, davalı vekilince bu husuta verilen kesin süre içerisinde ispata elverişli delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine dayanağı çekten ötürü davalıya borçlu olmadıklarının tespitine; davalının takipte kötü niyetli olduğunu ispatlanamadığından, davacıların yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Borçlu davacıların, muris babaları tarafından keşide edilen takibe konu çeke ilişkin İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/344 E. sayılı dava dosyasına sunmuş oldukları neredeyse tüm dilekçelerle, takibe konu çekin babaları tarafından müvekkiline teminat olarak verildiğini iddia ettiklerini,   yapılan yargılama neticesinde çekte tahrifat yapılmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, takibe konu senedin teminat senedi olduğunun ispat edilemediği  gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, -Davacı borçluların, takibe konu çekin teminat senedi olduğu hususundaki mahkeme içi kesin delil niteliğini haiz ikrarları karşısında, çekin “çalıntı” olduğu ya da “imzanın murise ait olmadığı” şeklindeki iddiaların HMK madde 188 uyarınca artık davada çekişmeli ve ihtilaf konusu olmaktan çıktığını,-Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/16975 sor. numaralı dosyasından alınan ATK raporuyla çek üzerindeki imzanın müteveffa ...’e ait olduğu hususunun tespit edildiği, ve yapılan soruşturma neticesinde müvekkili hakkında takipsizlik kararı verilerek kesinleştiğini,-Yine istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleşen istanbul 8. icra hukuk mahkemesi’nin 2019/344 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuyla çek üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmadığı hususunun tespit edildiği, -Murisin müştekisi olduğu ceza dosyasında, 2006 yılında  takibe konu çeke ilişkin herhangi bir şikayetinin bulunmadığını, yine muris tarafından bankaya yapıldığı iddia edilen çalıntı bildiriminde takibe konu çekten bahsedilmediği, kaldı ki herhangi bir yargı kararı olmaksızın, müşterisinin bildirimi üzerine çek hakkında banka tarafından kayıtlarına çalıntı ibaresinin düşülmesi durumunun çekin çalıntı olduğu anlamına gelmediği yönündeki beyanda bulunduklarını, yerel mahkemece kararda hiçbirine yer verilmediğini,-Gerekçede belirtilen ve dilekçe ekinde bir kez daha sunulan ceza kararı ve keza savcılık şikayet dilekçesi incelendiğinde, yerel mahkemenin gerekçesinin aksine, bahsi geçen ceza dosyasında takibe konu çekin çalıntı olduğuna ilişkin herhangi bir ifade bulunmadığının çok net görülmekte olduğunu,  muris tarafından, ne bahsi geçen savcılık dosyasına, ne de ceza dava dosyasına  takibe konu çekin çalındığına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığını ve davaya konu çeke dair çek iptal davası açılmadığını, -Yerel mahkemenin davanın kabulüne yönelik kararında, çekin ileri vadeli olarak verildiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğuna dair, somut olayla tamamen alakasız iki adet yargıtay kararını gerekçe göstererek  ispat külfetini hukuka aykırı şekilde yer değiştirdiğini, 31/12/2012 tarihlinde çek Kanunu'nun geçici 3. maddesinde yapılan değişikle birlikte vadeli çek düzenlemenin önünün açıldığını,  2012 yılından sonra düzenlenen davaya konu çeke ilişkin ileri tarihli düzenlendiğinin yazılı delille ispat edilmesi gerekçesiyle verilen hükmün  usul ve yasalara aykırı olduğunu,-Yargılamanın başından sonuna ısrarla ifade etmelerine  rağmen, yerel mahkemece davacı borçluların kötü niyeti olduğu hususunun dikkate alınmadığını,  -Yerel mahkemenin taraflı olarak davaya baktığı ve hukuka aykırı şekilde davalılar lehine dosyada gerekçe yaratmaya çalışmasının diğer bir kanıtının da, mahkeme heyetinin 16/09/2022 tarihli ara kararından net bir şekilde anlaşılmakta olduğunu,-Dilekçe ekinde sunmuş oldukları Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...  tarafından hazırlanan uzman görüşü doğrultusunda, başta savunmalarının ve delillerinin yerel mahkemece değerlendirilmeyerek, somut olaydan tamamen ilgisiz 2 adet Yargıtay kararına istinaden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, keşidecisi davacıların murisi ..., lehdarı davacı olan 20.000.000,00-TL bedelli, 09/04/2019 keşide tarihli,  ... Bankası Gemlik/Bursa şubesi nezdindeki hesaptan keşide edilen ... numaralı davaya konu çek yaprağına ilişkin koçanın, banka tarafından davacıların murisine 24/11/2004 tarihinde teslim edildiği, söz konusu çek ile ilgili davacıların murisi tarafından 09/08/2006 tarihinde şikayetçi ifade tutanağı ile birlikte çekin çalındığına dair ... Bankası Gemlik Şubesi'ne başvuru yapıldığı, çek keşidecisinin 17/01/2019 tarihinde öldüğü, çekin keşide tarihinin ise keşidecinin  ölüm tarihinden sonraki tarih olan 09/04/2019  olduğu, mevcut durumda çek yaprağının muhatap banka tarafından keşideciye verilmesinin üzerinden yaklaşık 15 yıl sonraki keşide tarihini taşıyan ve keşide tarihinde keşidecisinin hayatta olmadığı çekin, ileri vadeli olarak verildiğini ispat yükünün davalının üzerinde olduğu, davalı tarafın çekin ileri vadeli düzenlendiğine dair delil ibraz etmediği, çek keşidecisinin mirasçıları tarafından icra hukuk mahkemesinde açılan davada, çekin ölen babalarına ait olduğunu, borçtan haberdar olmadıklarını, çekin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını bilmediklerini beyan ettikten sonra, \"çekteki imzanın murise ait olduğu kabul edilse dahi, çekin 15 yıl önce imza edilerek boş olarak verildiği, yani çekin bir şeylerin teminatı olarak verildiği- bırakıldığı tereddütsüz açıktır\" şeklindeki tahmine ve  varsayıma dayalı savunmaların, kayıtsız ve şartsız bir vakıanın ikrarı niteliğinde olmadığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilince ilk derece mahkemesi kararından sonra alınan ve bir kısım hukuki görüşlerden ibaret olan uzman görüşünün, istinaf itirazı olarak ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 1.366,200,00-TL harçtan, peşin alınan (341,469,30 TL+80,70 TL) olmak üzere toplam 341.550,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.024.650-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesineDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1c52282b2a084b6","SID":"971e6808e02d3c4b"}}