{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/601 - 2024/1262<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/601 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/1262<br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/449 Esas, 2022/679 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>  <br>Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın kısmen kabulüne  dair hükme karşı, süresi içinde taraf vekilleri   tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:   <br>Dava, otoyol/köprü kaçak geçiş bedelinin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali davası istemine ilişkindir.   <br>Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının geçiş ücreti, gecikme (para) cezası yönünden kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemenin hükmetmiş olduğu asıl alacak ile talepleri arasında 31.448,75TL’lik bir fark bulunduğunu, ancak asıl alacak miktarının talepleri gibi 819.230,65TL olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi raporunu esas aldığını ve kararının bu yönde kurduğunu, bilirkişinin mahsup ettiği davalı tarafından ödenen bedellere ait geçişlerin davanın konusu olmadığını ve bu durumun tüm delilleri ile kanıtlandığını, dolayısıyla bu bedellerin mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının, işbu takibe ve davaya konu olmayan başkaca geçişleri için bu miktarları yatırdığını, ihlalli geçiş ücretine ilişkin talebin 169.038,85TL olduğu, gecikme (para) cezası talebinin ise 650.191,80TL olduğu, ihlalli geçiş ücretlerinin 169.038,85 TL olduğu dikkate alınırsa istenilmesi gereken gecikme (para) cezasının da (ihlalli geçiş ücretinin 4 katı) 676.155,40TL olması gerektiğini, ancak işbu davada 650.191,80TL gecikme (para) cezası  talep edildiğini, dolayısıyla provizyon listesinde ödendiği iddia olunan ihlalli geçişleri için para cezası talep edilip edilmediği dikkate alınmadan varsayımla 37.365,60TL para cezasının da asıl alacaktan mahsubunun  hatalı olacağını,  asıl alacak miktarı değiştiğinde işlemiş faiz ve KDV miktarları da değişeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davacının ihlali geçiş iddiası afaki ve hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, davacının icra takibine dayanak gösterdiği ihlali geçişler/müvekkile ait araçların köprü ve otoyoldan her geçişleri davacı şirket tarafından ihlali geçiş olarak nitelendirilmiş olup icra takip tarihine kadar hiçbir bildirim yapılmadığını ve somut herhangi bir delil ibraz edilmeksizin seneler sonra takibe konulduğunu, müvekkile ait araçların geçiş ihlali yaptığı iddiasının kabul edilmediğini, bununla birlikte davacının başlatmış olduğu takibin ekinde sunulan listenin dikkatle incelendiğinde bazı geçiş ihlallerinin mükerrer  bir şekilde listeye eklendiğini, müvekkilinin HGS/OGS hesaplarını müsait tuttuğunu, bedelleri banka hesabına nakit ve kredi kartı ile ile ödemeler yapıldığını, bu evrakların dosya içerisinde yer aldığını, bilirkişi tarafından irdelenmediğini, müvekkile, gerçek kişilerden ayrı olarak ticari faiz uygulamasının hiçbir hukuki gerekçesi bulunmadığını, davacı şirket ile müvekkil arasında hiçbir ticari sözleşme ve ticari iş bulunmadığı dikkate alındığında uygulanan ticari faizin hukuki mesnetten yoksun olduğunun açıkça anlaşıldığını, yerel mahkemece eksik, yanlı ve soyut beyanların dikkate alınarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu sabit olup bozularak ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Takip konusu alacağın yasal dayanağı olan  6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30/5 maddesi uyarınca, geçiş ücreti ve ihlalli geçiş halinde uygulanacak cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceği düzenlenmiştir. <br> 6001 sayılı Kanunun “Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali” başlıklı 30.maddesinin 5.fıkrası “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…)” <br>Aynı maddenin 7.fıkrası ise, “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz.  (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.)  Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.” şeklindedir.\t<br>Dosya kapsamından, davalı şirkete ait araçların çeşitli tarihlerde çok sayıda ihlalli geçiş yaptığı, ihlalli geçiş ücretlerinin 15 gün içerisinde ödenmediği, erken provizyonun söz konusu olmadığı ve geçişlerin görüntülerle ispat edildiği anlaşılmış olup yasa gereği davalının ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrüde düştüğü,  bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faize hükmedilmesinin yerinde olduğu gibi  3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde “ Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler” matraha dâhil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan davalı vekilinin işlemiş faiz  için KDV isteminin reddi talebinin de yersiz olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporunun, ihlalli geçiş yapan araçların plaka ve sair bilgilerini içeren görüntülü belgeler ve banka provizyon bilgileri esas alınarak hazırlandığı, araçların davalıya ait olmadığının ileri sürülmediği, bilirkişi raporunun hukuki denetime elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm altına alınan miktar yönünden tarafların istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Davalı tarafın icra inkar tazminatına yönelik istinaf istemi yönünden yapılan incelemede ise; itirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer  koşulların  yanında  takibe  konu  alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi   için   ise   gerçek   tutarın   belli   ve   sabit   olması   veya borçlu tarafından belirlenebilmesi  için  alacağın   tüm  unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. <br>Dosya kapsamından, davalıya ait araçların davacı şirket tarafından işletilen otoyol ve köprülerden ihlalli geçişler yaptığı, geçiş ücretleri ve ihlali halinde uygulanacak ceza miktarı belli olduğundan icra takibine konu alacağın likit olduğunun kabulü ile asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının hüküm altına alınması da yerinde olduğundan, davalı tarafın bu hususa ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br> Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi  gereğince; tarafların istinaf başvurularının  ESASTAN REDDİNE, <br> 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; davacıdan alınması gerekli 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br><br>3)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; davalıdan alınması gerekli 59.020,89TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 14.755,22TL harcın mahsubu ile bakiye 44.265,67TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>4)İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,  <br>5)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde  temyiz yolu açık olmak üzere 22/05/2024 tarihinde oy birliği ile  karar verildi.   <br><br><br><br><br><br> <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c712f8aed9dc7c1f","SID":"89c630a44d933ab9"}}