{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t         <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t         <br>ESAS NO\t: 2020/1782 <br>KARAR NO\t: 2024/892<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: <br>ÜYE \t:<br>ÜYE \t:<br>KATİP \t:<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 17.09.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2019/369 E., 2020/415 K.<br>MÜTEVEFFA/DAVACI\t\t: <br>VEKİLİ\t\t\t: <br>MİRASÇILAR\t\t: <br>DAVALI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t\t\t: <br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili,  davalı kooperatifin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... ve ... Parseller üzerine konut yapmak üzere kurulduğunu, müvekkilinin tasdikli yönetim kurulu karar defterinde yer alan 07.08.2000 tarihli karar ile ortaklığa kabul edildiğini ve kendisine teslim edilen daireyi kullandığını, kooperatifin 01.09.2005 günlü genel kurul toplantısında peşin bedelle ortak alınmasının benimsenerek 16.08.2004 tarihli yönetim kurulu kararında bahçe katlara (kotlara) peşin bedelli ortaklık yapılmasının kabul edildiğini, müvekkili ve onun durumundaki ortakların sonraki yıllarda yok sayılarak genel kurul toplantılarına çağırılmadığını, buna rağmen giderlere katılmalarının istendiğini, imar barışı kapsamında kayıt belgeleri ile 84 konut için müracaatta bulunularak bahçe katlarındaki dairelerin mesken dışı gösterildiğini, bu sebeple anılan konu ile ilgili olarak düzenlenen kayıt ve belgelerin gerçeğe aykırı olduğunu, daha sonra Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne yapılan başvurunun reddi üzerine konunun Ankara 10. İdare Mahkemesi'ne götürüldüğünü, ayrıca gerçeğe aykırı olarak çizilen projeler nedeniyle Ankara Batı C. Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/78 D. İş dosyasına sunulan raporda, yapının mesken olarak kullanıldığının tespit edildiğini beyan ederek müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili, husumet ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde kooperatife ait 19 ve 20 parsel üzerine 84 daire inşa etmek için gerekli izinlerin alınıp inşaatın tamamlandığını ve ortaklara kura ile dağıtıldığını, davacının ortaklık başvurusunun olmadığını, buna dair karar ve belge bulunmadığını, dilekçe ekinde sunulan belgelerin herhangi bir hak sahipliği oluşturmadığını ve doğruluğunun şüpheli olduğunu, kooperatif tapuları incelendiğinde, hak sahipliği ileri sürülen kısımların eklenti olduğunu, davacının bugüne kadar aidat ödemediğini ve ortaklıkla ilgili işlemlere katılmadığını, kat mülkiyetine geçişin 2018 yılında başlanıp 2019 yılında tamamlandığını, davacının işgalci konumunda bulunduğunu beyan ederek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce iddia, savunma, benimsenen 22/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı kooperatifin 14/02/1999 tarihli olağan ve 01/09/2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantılarında alınan kararlarla kooperatife peşin bedel ödemek suretiyle ortak alınmasına karar verildiği ve bu konuda yönetim kuruluna yetki verildiği, davalı kooperatif yönetim kurulunun davacının ortak olarak kabulüne ilişkin 07/08/2000 tarihli kararının bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacının genel kurul toplantılarına çağrılmadığı görülmüş ise de; genel kurullarda alınan kararlar ve verilen yetkiye istinaden davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından verilen üyeliğe kabul kararının davalı kooperatifi bağlayacağı, üyeliğe bağlı taşınmazın konut olarak kullanılmasının projeye aykırı olması hususunda davacının kusurunun bulunmadığı, normal daire statüsünde olmayan taşınmazların tadilatı ile satılmasına kooperatifçe karar verildiğinden sonuçlarına da davalı kooperatifçe katlanılması gerektiği, bu hususun üyelik tesisi işlemlerini geçersiz kılmayacağı, nitekim Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/78 D.İş sayılı dosyasında da tespit edildiği üzere taşınmazın (6/A Blok 20 nolu daire) fiilen de davacı tarafından kullanıldığı, kooperatifler hukukunun açık kapı ilkesi gereği davacının davalı kooperatife üye olduğunun kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne...\" karar verilmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tGenel kurul ve karar defterleri detaylı incelediğinde davacının üyelik başvurusunun olmadığının ve üyeliğe kayıt edildiğine ilişkin bir karar veya belgenin de bulunmadığının görüleceğini, davacının delil olarak gösterdiği belgelerin kanunen herhangi bir hak sahipliği oluşturmadığını, ayrıca belgelerin doğruluğunun şüpheli olduğunu, davacının hak sahipliği iddia ettiği kısmın eklenti olduğunu, kooperatif üyelerinin davacıyı hiçbir zaman üye olarak kabul etmediğini, 2005 sonrası kooperatif yönetiminin değişmesinden bu güne kadar davacının ne kooperatif aidatını ödediğini ne de üyelik sıfatının gerektirdiği işlemlere katıldığını;<br>\tBilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluşturulduğunu ve hak sahipliğini tespite yönelik hukuki delil niteliği bulunmadığını, rapordaki tüm değerlendirmelerin eski bir takım hazirun cetvelleri ve mizan sayfaları esas alınarak yapıldığını;<br>\tBilirkişinin davacının şartlı üyelik iddiasını kabul ediyorsa, şartlı üye olma talebinde bulunan davacının üyelik şartını yerine getirip getirmediğini incelemesi, dosya içerisinde üyelik şartının gerçekleştiğini gösterir hiçbir belgenin sunulmadığının farkına varması  ve bu sebeple davacının üye sıfatını kazanamadığını raporlaması gerektiğini, ancak raporda bu durumların hiçbirinin dikkate alınmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/369 E., 2020/415 K. sayılı dava dosyasında verdiği 17.09.2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 54,40-TL harcın düşümü ile kalan 373,20-TL harcın  davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t05.06.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  06.06.2024<br>\t\t\t\t<br>       Başkan ...                      Üye ...                  Üye ...                 Katip ...<br><br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be8e153352778072","SID":"1982f3099a629e01"}}