{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/666 <br>KARAR NO: 2024/858<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/02/2024<br>NUMARASI: 2023/455 E. - 2024/46 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki liman alacağı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; müvekkili işletmesindeki Ceyport Tekirdağ Limanı'nda rıhtıma bağlı olduğu sırada 28.04.2023 tarihinde ... gemisinden kaynaklı deniz kirliliği meydana geldiğini, müvekkili liman işletmesi tarafından kirliliğe müdahale edildiğini, deniz kirliliğine müdahale sonucu oluşan masraflar tutarı olan 571.575,48 TL (21.487,80 USD / 1,00 USD = 26,6 TL)   kirlilik olayından sonra yaklaşık dört aydan fazla bir zaman geçmiş olmasına ve tüm yazılı taleplere rağmen gemi ilgilileri olan gemi kaptanı, sorumluluk sigortası temsilcisi şirket, gemi maliki vekilleri tarafından karşılanmadığından TTK 1352. madde uyarınca İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/73 Değişik İş dosyası ile  İstanbul Limanı'na uğrak yapan gemi için ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, Mahkemenin dosya üzerinde ve gerekli belge ve bilgileri ilgili kurumlardan celbederek yaptığı  inceleme  sonucunda 07.09.2023 tarihinde  geminin ihtiyaten haczine karar verildiğini, ... gemisinin ihtiyati haczine dair  kararın TTK'nın 1364 uyarınca anılan  İstanbul ... İcra Müdürlüğünce uygulamaya konulduğunu ve geminin seferden men kararının ilgili kamu kurumlarına bildirildiğini, gemi malikince ihtiyati haciz kararına karşı itiraz edildiğini ve mahkemece 11.09.2023 tarihli karar ile teminatın kaydırılmasıyla ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini ve bu karar uyarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü nezdinde gerekli işlemlerin yapıldığını, geminin İstanbul Limanı'ndan çıkış yaparak gittiğini, ... gemisinden 28.04.2023 tarihinde müvekkili limanında yük tahliyesi yapılmakta iken bordasından sızıntı ile denizde kirlilik oluştuğunu, bu durumun hem müvekkili liman ve hem de Tekirdağ Liman Başkanlığı personelince tespit edildiğini, Liman Başkanlığı'nın 28.04.2023 tarihli tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını ve kirliliğin türünün \"Yakıt Sızıntısı\" olarak belirtildiğini, mahkeme tarafından ihtiyati haciz dosyası içine celbedilen Tekirdağ Liman Başkanlığının konuya dair 28.04.2023 düzenleme tarihli denetim raporu incelendiğinde; geminin bağlı bulunduğu rıhtımda kirliliğe sebep olabilecek kara kaynaklı herhangi bir yağ veya yakıt kaynağı bulunmadığını, ... isimli gemi ile bu gemiye en yakın rıhtımda bulunan gemi arasındaki mesafenin yakın olmadığını, bu iki gemi arasında bir kirliliğin bulunmadığını, kirliliğin ilk tespit edildiği yerin rüzgar ve akıntı yönü dikkate alındığında çevredeki gemilerden kaynaklı olamayacağının tespit edildiğini, yine rapor ekinde sunulan fotoğraf ve video kayıtlarının mevcut olması sebebiyle numune alınmasına yönelik bir iz takibine gerek duyulmadığının belirtildiğini, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/73 Değişik İş dosyasına sundukları belge, bilgi, fotoğraflar, deliller ışığında ... gemisinin kıç tarafında ve bordasının altında oluşan kirliliğin müvekkili liman işletmesi personeli, ekipmanları ve temizlik malzemeleri ile müdahale edilerek temizlendiğinin sabit olduğunu iddia ederek, müvekkilinin liman alacağı olan 571.575,48 TL'nin işlemiş ve işleyecek ticari  faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili ... Ltd.'nin ... IMO numaralı Panama bayraklı ... isimli geminin maliki olduğunu, geminin 27.04.2023 tarihinde Ceyport Limanı'na buğday tipi yükün tahliyesi amacıyla yanaştığını, 28.04.2023 tarihinde saat 04:20 sularında rutin tahliye işlemlerinin başladığını, buğday tipi yükün tahliyesi sırasında Ceyport Tekirdağ Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. operasyon müdürü tarafından geminin kıç tarafında yakıt kirliliği görüldüğü iddia edilerek Tekirdağ Bölge Liman Başkanlığı'na şikâyette bulunulduğunu, ... tarafından yanlış tespit yapıldığı, bunun üzerine Tekirdağ Bölge Liman Başkanlığı şikâyet üzerine gemiye 2 kişilik denetim ekibi gönderildiğini, gemi kaptanı ve çarkçıbaşı eşliğinde geminin makine dairesinde tespitler yapmak üzere denetime başlandığını, Tekirdağ Bölge Liman Başkanlığı denetim ekibi tarafından 28.04.2023 tarihli tespit tutanağı düzenlendiğini, Tekirdağ Bölge Liman Başkanlığı tarafından 28.04.2023 tarihinde ... Cilt/0013 sayfa numaralı İdari Yaptırım Kararı tanzim edilerek gemi aleyhine kirletme ihlali yapıldığı iddiası ile 1.403.081,19 TL tutarında idari para ceza düzenlendiğini, müvekkili tarafından 12.05.2023 tarihinde yasal ödeme süresi içerisinde işbu idari para cezasının %25'i  indirime tabi olmak üzere toplam 1.052.310,89 TL dava açma haklarını saklı tutularak ihtirazi kayıt ile ödendiğini, haksız ve yasaya aykırı olarak düzenlenen İdari Yaptırım Kararı'nın iptali amacıyla 29.05.2023 tarihinde Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi'nin 2023/481 Esas numaralı dosyası tahtında taraflarınca iptal davası açıldığını, tüm delil ve görüntü kayıtlarının Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi'ne sunulduğunu, 2023/73 Değişik iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü neticesinde işbu davanın davacı tarafından 06.10.2023 tarihinde ikame edildiğini, davacı tarafça işbu dava ikame edilmeden önce ticari davalarda dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğinin izahtan vares olduğunu savunarak, mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle işbu davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine, dava şartı zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine, esasa geçilecek ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın tümden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava; davalıya ait ... isimli gemi kaynaklı olduğu belirtilen deniz kirliliği nedeni ile davacı tarafından yapılan masrafların davalıdan tahsili talepli alacak davası olup; uyuşmazlığın, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği, alacağa konu deniz kirliliğine davalıya ait geminin sebep olup olmadığı ile buna göre neticede varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Bu hali ile dava, TTK 'nun 4.maddesine göre ticari dava niteliğinde olduğundan, 6102 sayılı TTK'nun 7155 sayılı yasa ile eklenen 5/A maddesine göre dava açılmadan önce davacı tarafça arabulucuya başvurulmuş olması gerekmektedir. Zira, anılan yasa hükmüne göre arabuluculuk dava şartı niteliğindedir.  Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair arabuluculuk başvuru evrakı ile 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi uyarınca anlaşamamaya ilişkin son tutanak aslı yahut onaylı bir örneği de dosyaya ibraz edilmemiştir. Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenmesi aşamasında sehven bu hususta bir ara karar kurulmamışsa da, 09/01/2024 tarihli celse ara kararı ile davacı vekiline \"Hukuk uyuşmazlıklarına Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonrasında anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslı yahut arabulucu tarafından onaylı örneğinin dosyaya ibrazı hususunda davacı vekiline 1 hafta kesin süre verilmesine\" karar verilmiş ancak davacı vekili tarafından arabuluculuk yoluna ancak 26/01/2024 tarihinde başvuru yapılmış olduğu davacı vekilinin 06/02/2024 tarihli celse beyanlarından anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafından dava açılması öncesinde arabuluculuk yoluna başvurulmadığı...\" gerekçesiyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 Sayılı Sayılı TTK'nun 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, HMK'nın 114/2, 115. maddeleri gereğince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesinden dolayı davanın usulden reddine karar verildiğini, 09.01.2024 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereğince aynı gün arabulucuya başvurulduğunu, başvuru tarihi ve celse tarihinin aynı gün olduğunu, bu aşamadan sonra arabulucunun taraflara ulaşmaya çalıştığını, gemi malikinin dosyaya dahil edildiğini, 26.01.2024 tarihinde anlaşamama son tutanağının düzenlendiğini, mahkemenin taraflarına verilen süre içerisinde dava şartının yerine getirilmesi için arabulucuya başvurulduğunu, mahkeme tarafından verilen bir haftalık süreç içerisinde tamamlanamayan dava şartı gereği müvekkilinin hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını, yetersiz kesin süre nedeniyle davanın usulden reddedildiğini, ön inceleme duruşması açılmadan önce müvekkili adına arabulucuğa başvurulduğunun görüldüğünü, bunun aslında dava şartının tamamlanması için gerekli adımın atıldığını gösterdiğini, arabuluculuk sürecinin müvekkili adına ortaya konacak irade dışında arabulucu ve başvuran taraflara ait olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına  ve dosyanın esasına girilmek üzere iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, deniz alacağının alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece, 09.01.2024 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereğince \"...Hukuk uyuşmazlıklarına Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonrasında anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslı yahut arabulucu tarafından onaylı örneğinin dosyaya ibrazı hususunda davacı vekiline 1 hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın usulden ret olacağı hususunun ihtarına (ihtarat yapıldı)...\" davacı tarafa süre verilmiştir. Duruşmanın bırakılmış olduğu 06.02.2024 tarihli celsede, davacı vekili zapta geçen beyanında, 26.01.2024 tarihinde arabulucuya başvuru yapıldığını, ancak aleyhine arabulucuya başvurmuş oldukları firmanın acentası tarafından henüz imzaların atılmaması nedeniyle anlaşamamaya ilişkin tutanağı dosyaya sunamadıklarını ifade etmiştir. Aynı tarihli celsede davalı vekili zapta geçen beyanında, dava açılmasından önce arabuluculuk başvurusu bulunmadığından, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca davanın usulden reddini talep ettiklerini ifade etmiştir.  Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın usulden reddine karar verilmiştir. TTK'nın dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı madde 5/A'da \"(Ek:6/12/2018-7155/20 md.) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir) (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. ..\" düzenlemesi mevcuttur. Taraflar arasında bu konuda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki  uyuşmazlık 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesindeki düzenlemedir. Söz konusu ilgili düzenleme \"MADDE 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) \"...(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...\" şeklinde yer almaktadır. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Mahkeme tarafından, HMK'nın 94/1. maddesinde belirtildiği üzere kanunun belirlediği sürelerin kesin olması nedeniyle ve 6325 sayılı Kanun, sürenin kesin olduğunu açıkça belirttiğinden ve esasen davacının arabuluculuk süreci tamamlanmadan eldeki davayı açtığı anlaşıldığından, davacı tarafa yeniden süre verilmesi mümkün olmayıp davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki  hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına;3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  tarihinde, 23.05.2024 tarihinde oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8571dda31089cf55","SID":"674f780e273eeefa"}}