{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/179 <br>KARAR NO: 2024/917 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN DOSYANIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİH: 24/09/2021 <br>NUMARASI: 2020/700 Esas - 2021/659 Karar <br>DAVA: İtirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacağın ödenmemesi nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği, bu nedenle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmemiş ve cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/09/2021 tarih ve 2020/700 Esas -2021/659 Karar sayılı kararında; \"....Mahkememizce dosyada alınan rapor, davacı tarafın ticari defter kayıtları ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; her ne kadar bilirkişi raporu ile vade farkının istenemeyeceği belirtilse de, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davalının ticari defterlerini sunmamış olduğu, davacının ticari defterlerinin incelendiği ve usulüne uygun şekilde tutulduğu, davacının defterlerinin kendisi lehine delil olarak kabul edilebileceği, davacının ticari defterleri ile davacının icra takibindeki asıl alacak yönünden alacaklı olduğunun ispatlanmış olduğu, bilirkişi raporu kısmi olarak hükme esas alınarak davacının davalıdan 9.705,84 TL ana para olarak alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafın davalıya göndermiş olduğu ihtarnamenin 03.03.2020 tarihinde tebliğ olduğu, icra takibinin daha önceki bir tarih olan 05.02.2020 tarihinde başlatılmış olduğu, takipten önce bir temerrüt bulunmadığından işlemiş faizin talep edilemeyeceği görülmüştür.  Tarafların ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı  icra  dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 9.705,84 TL üzerinden ticari faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,  3-Asıl alacak olan  9.705,84-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı istinaf dilekçesi ile, davacı firmadan 21/05/2019 tarih ... Seri No 14/06/2019 tarih ... ESeri Nolu Fatura Toplam Tutarları 23.297,05.TL olup 21/05/2019 gün ile 24/05/2019 günü alacaklının banka hesabına toplam 16.541,21.TL miktarlı EFT ile ödeme  yapıldığını, kalan hesap bakiyesinin 6.755,54.TL olduğunu, Davalı firmadan bunu  dışında alışverişlerinin olmadığını, tarafına tebliğ edilen bir belge olmadığını, Davacı firmanın Kartal ... Noterinden 03/02/2020 gün ... yevmiye ile tarafına ihtar gönderdiğini, Kartal ... Noterliğinden 06/03/2020 gün ... yevmiye nolu cevap ihtarnamesi gönderdiğini, borcu olmadığına dair evrakın ekte sunulduğunu,  Yerel mahkemenin yazılı savunmaları dikkate almadığını, eksik inceleme yaptığını, Yerel mahkemenin aleyhine 24/09/2021 tarihinde verdiği kararın 16/12/2021 günü tebliğ edildiğini ancak davalı firmanın avukatının 06/12/2021 günü icra memuru ile iş yerine haciz işlemi yapıldığını, dosyaya 5.000,00 TL. ödeme yaptığını,İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, cari hesaptan kaynaklı  alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafından davalı aleyhine 05/02/2020 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müd. ...Esas sayılı dosyası ile; cari hesaba dayalı 9.705,84 TL asıl alacak +127,97 işlemiş faiz olmak üzere toplam: 9.833,81 TL Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından 05/03/2020 tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde 9.833,81 TL. üzerinden istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davalı tarafın davaya cevap vermediği ve münkir sayıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacıya ait BS ve davalıya ait BA formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilerek dosya arasına konulmuştur. Davalının bilirkişi incelemesine ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterleri ve davacıya ait BS ile davalıya ait BA formları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda; Dava ve takip konusu cari hesap alacağının  3 adet 26.247,05 TL tutarlı faturalara ilişkin olduğu, 1 adet 20.925,86 TL bedelli faturanın davalı tarafından bağlı bulunduğu Vergi Dairesine BA formu ile bildirimde bulunduğu, 1 adet 2.371,19 TL bedelli fatura muhteviyatındaki ürünlerin teslim alındığına dair sevk irsaliyesine bağlı faturada teslim alan bölümde imza bulunduğu, faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği ve fatura konusu malları iade ettiğine dair belge bulunmadığı, 1 adet 2.950,00 TL bedelli vade farklı e-arşiv faturasının mail yolu ile davalı tarafa tebliğ edildiği, dosya kapsamında yasal 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz edildiğine dair bilgi ve belge bulunmamakla birlikte dosya kapsamında taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair yazılı bir sözleşme veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın olmadığının görüldüğü, takip tarihi itibariyle davacının 2 adet 23.297,05 TL faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının 6.755,84 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafın istinaf dilekçesi ile; cari hesaba konu  1 adet 20.925,86 TL bedelli fatura ve 2.371,19 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 23.297,05.TL. miktarlı faturaları kabul ettiği, iki adet satış faturasına istinaden davacı tarafa  toplam 16.541,21.TL ödeme yaptığı, bakiye 6.755,54.TL borçlu olduğunu beyan etmiştir. Bu durumda davalı tarafın istinaf dilekçesinde, 1 adet 2.950,00 TL bedelli vade farkı açıklamalı faturadan kaynaklı borcu kabul etmediği anlaşılmıştır. Davaya konu cari hesabı oluşturan faturalardan 02.03.2021 tarihli ... seri no.lu 2.950,00 TL bedelli “vade farkı” faturasının e-Arşiv Uygulaması kapsamında düzenlendiği, davalıya 03.02.2020 tarihinde mail yoluyla tebliğ edilmiştir. Vade farkı, başta sözleşme ilişkisi kurulurken ya da daha sonradan tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılabileceği gibi, var olan ticari teamüller sonucu da ortaya çıkabilir.  (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2013/19-199 Esas- 2013/1418 Karar sayılı ilamı)  Somut olaya döndüğümüzde,  taraflar arasında daha önce vade farkı uygulamasına ilişkin herhangi bir fatura düzenlenmediği, yine taraflar arasında vade farkı uygulanacağına ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının vade farkı faturasına konu alacağı talep edemeyeceği anlaşılmakla, mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibin 6.755,84.TL. Üzerinden devamına  karar verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Davalı taraf, karar tarihinden sonra yapılan haciz sırasında 5.000,00 TL. Ödeme yapıldığını belirtmiş ise de karar tarihinden sonra yapılan ödeme icra müdürlüğünce değerlendirilmesi gerektiğinden bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; davalının istinaf başvurusunun  kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile takibin  6.755,84.TL. Asıl alacak yönünden takip talebinde ki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen  6.755,84.TL.  asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yönelik karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,  İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2021 tarih ve 2020/700 Esas - 2021/659 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra  dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; Takibin 6.755,84 TL asıl alacak yönünden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen  6.755,84 TL asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 461,50TL harçdan  davacı tarafça peşin olarak yatırılan 118,77-TL harcın mahsubu ile bakiye 342,73‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde sarf edildiği anlaşılan toplam 1.046,30TL yargılama giderinden davanın kabul/ret oranına göre ( % 69 kabul ) hesaplanan 721,95 TL. Yargılama gideri ve davacı tarafça peşin olarak yatırılan 118,77 TL  peşin harç giderinden oluşan  toplam: 840,72‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı  tarafından  yapılan  yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer  olmadığına, 6-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre  kabul edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 6.755,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 910,8‬ TL'nin davalıdan, 409,2‬ TL' nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 9-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b003a68e62ab2a2b","SID":"9dbd264a0dc4d674"}}