{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1961 Esas<br>KARAR NO: 2024/1001<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/09/2022<br>NUMARASI: 2021/220 Esas -  2022/158 Karar<br>DAVANIN KONUSU Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1959 yılında kurulduğunu ve Türkiye'nin önde gelen soğuk meze firmaları arasında yer almayı başardığını, sektöründe lider şirketlerden biri olduğunu, davacı müvekkiline ait TPMK nezdinde kayıtlı ... sayılı \"...\" ve ... sayılı \"...\" markalarının da sahibi olduğunu, davalı şirketin ise 11/12/2018 tarihinde ... olarak ticaret siciline kaydını yaptırdığını, ... alan adını da ticaretinde kullandığını, müvekkili şirket ile davalı şirketin iştigal konularının ve sektörlerinin aynı olduğunu ve www...com ile davacı müvekkiline ait ... alan adlarının ise ayniyet derecesinde benzer olduğunun açık olduğunu, davalı şirket ve yetkilisinin, davacı müvekkilinin yıllardır uğraşarak, emek vererek, yatırımlar yaparak ticari olarak iyi bir noktaya getirdiği markasından faydalanmak için marka, ticaret unvanı, alan adı olarak ticari olarak piyasa anlamına gelen tüm noktalarda haksız ve hukuksuz fiil ve rekabetini devam ettirdiğini, davalı şirketin tutumunun TMK 2.maddesine aykırı olup hukuken korunamayacağını, davalının kötüniyetli olduğunu, davalı fiillerinin açıkça TTK'nun haksız rekabet hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini, davacı müvekkilinin özellikle gıda sektöründe belli bir seviyeye getirdiği markasını davalının yine aynı sektörde bu şekilde kullanmasının aynı zamanda SMK'ya da aykırılık teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin \"...\" ve \"...\" ibareli marka haklarına ve ... alan adına tecavüzün, haksız rekabetin önlenmesi, men ve ref'ini, davalının kullanmakta olduğu ... alan adının silinmesini, terkini, kullandırılmaması ve \"... Tic Ltd Şti ticaret unvanının terkinini, silinmesi ile tüm haksız rekabetlerin her türlü şekilde önlenmesine, hükmün ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu markanın, ticaret unvanının ve alan adının müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkiline ait markalar ile sözde \"iltibas yaratacak şekilde\" marka başvurusunda bulunulması ve ne de kullanılan ticaret unvanı ve alan adının herhangi bir kötüniyet göstergesi olamayacağını, iltibas yaratıldığını davacı iddia etmekte ise de TPMK ve Ticaret Odası'nın davacı ile aynı kanaatte olmadığını, marka, ticaret unvanı ve alan adları, müvekkili adına tecsilli olduğu müddetçe bu hakların kullanımının engellenemeyeceğini, yasal bir hakkın kullanımının hukuka uygun olduğunu, kötüniyet iddiasının yerinde olmadığını, davacının \"...+şekil\" markaları ile müvekkilinin gurmezz markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu iddiasının halen Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2019/348 esasında görülen davanın konusu olduğundan, mahkemece bu konuda inceleme yapılamayacağını, müvekkilinin \"...\" markası için yaptığı başvurunun 27/09/2018 tarihli olduğunu, bu tarihten itibaren korumanın başladığını, müvekkili markasının tescilli olduğu süre içerisindeki kullanımı haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının men, ref ve hükmün ilanı yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, SMK 7/3-e maddesine göre ticaret unvanının silinebilmesi için, ticaret unvanının tescil edildiği haliyle ve bir bütün olarak kullanılmaması, onun yerine çekirdek unsurun öne çıkarılması ve ticaret unvanının adeta bir marka gibi kullanılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/09/2022 tarih ve 2021/220 Esas - 2022/158 Karar sayılı kararıyla; \"...SMK'nun 7/3-e md'sine göre \"işaretin(markanın) tic. Ünvanı ya da işletme adı olarak kullanılması \" marka hakkına tecavüz hallerinden biridir ve marka hakkı sahibine bu fiillerin önlenmesini (terkinini) isteme hakkı doğurur. Somut olayda, davacı markalarının benzerinin davalıya ait ticaret unvanında esas unsur olarak yer aldığı, bu hali ile tecavüz oluşturduğu ve terkin koşullarının bulunduğu anlaşılmış; bu yönden de davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın da reddine\" karar verilmiştir.\t<br>GEREKÇE: Dava,  marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının davacıya ait \"...\" ve \"...\" ibareli markalarından doğan haklarına tecavüzün tespiti ile bu tecavüzün men ve ref'ine; -Davalıya ait \"...\" alan adına TÜRKİYE'DEN ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, -Davalının ticari unvanından \"...\" ibaresinin terkinine, -Hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan tiraji en yüksek 3 gazeteden birinde masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ilanına, -Davacının haksız rekabetin men ve ref'i davasının REDDİNE\"  karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, TPMK nezdinde \"...ve \"...\" markalarının tescil sahibi olduğunu, davalı şirketin ... ticaret unvanını ve ... alan adını aynı sektörde kullanmasının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunu beyanla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulması ve önlenmesini, ticaret unvanının terkinini ve alan adına erişimin engellenmesi isteminde bulunmuştur. Davalı ise, kullanımlarının yasal hakkın icrası niteliğinde olduğunu, davacı markasına herhangi bir tecavüzün ve haksız rekabetin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının taraf markalarının görsellerine yer vererek yazıldığı görülmüştür. Mahkeme kararlarında gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilir ise de; hükmün gerekçe kısmında HMK.297.maddesi düzenlemesine uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi başka hukuki uyuşmazlıklara yol açabilecektir. Renk, boyut ve diğer özelliklerden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabilecektir (Yargıtay HGK 12.04.2017 tarih ve 2017/11-75 E-2017/637 K.sayılı kararı). Sonuç olarak, mahkemece kararın gerekçesinde davacı ve davalı taraflara ait marka görünümlerine yer verilmesi HMK 297.maddesine aykırı olduğundan, sair yönlerden inceleme yapılmaksızın, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin KISMEN KABULÜNE,2-Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/09/2022 tarih ve 2021/220 Esas - 2022/158 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,  3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 42,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 262,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 180,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 401,20 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8c3a3cb5487498a","SID":"dc20fe870503d5ab"}}