{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1978 Esas<br>KARAR NO: 2024/1019<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2022<br>NUMARASI: 2021/611Esas,  2022/171 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde çok sayıda ... ana unsurlu marka tescili varken bunlardan yalnızca ... tescil numaralı marka üzerinde davalı ile birlikte hak sahipliği kurulduğunu, davalının ortağının, davacı şirketteki hisselerini devretmek sureti ile müvekkili olan ... şirketinden ayrıldığını, yalnızca ... numaralı davaya konu ... markasının %50 payını davalı şirket yetkilisinin ortağı olduğu davalı şirkete devredildiğini,  davalı şirket ortağının, markanın sahibi olan davacı şirketteki hisselerini kardeşine devretmek sureti ile şirketteki tüm haklarını da devrettiğini, ... sözcüğünün sınai mülkiyet hakkının da markayı kuran, kesintisiz kullanan, tasarlayan, tescil ettiren, tanıtan davacı şirket ...’na ait olduğunu, davalının ezelden gelen kullanım haklarını da davacı şirketteki ortaklığından ayrılırken davacı şirket yetkilisine devretmiş olduğundan kendisine sağlanan haklar ile yetinmek zorunda olduğunun ortada olduğunu, davalının ... numarası ile tescilli markasının, davacının tescilli markalarının tüm şekil, yazı, renk içeren kompozisyonlarının yanına, yardımcı unsur \"...\" ibaresi eklenmek sureti ile oluşturulmuş olduğundan tüketici nezdinde her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın doğması ihtimaline sebebiyet vereceğini ileri sürerek, davalının ... tescil numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... markası üzerinde %50 paylı hak sahibi olduğunu, davacı firmadan hisselerini devredip ayrıldığında, bu markaya dair haklarından da vazgeçmediğini, ... markasını kuran ve büyütenin de davacı firma olmadığını, davacı ve davalı firma ortaklarının babaları olduğunu ve bu ibarenin tarafların soyadı olduğunu, davacı firmanın pek çok ... ibareli markayı 2017 yılından sonra da kendi adına tescil ettirdiğini, davalının de bu hususta herhangi bir itirazı olmadığını, marka üzerinde aynı oranda hak sahibi olan davalıya yöneltilen davanın haksız ve kötü niyetli olduğu, davalı adına 2018 yılından bu yana  ... markasının tescilli olduğunu, davalının tescil sürecinde markayı kullanmaktan çoktan vazgeçtiğini, yatırımını ... nolu markaya yaptığını ve ... nolu  ... markası hakkında açılan davaları takip etmediğini, dosyanın savunma olmaksızın yargılama sürecinin aşamaları tamamlanmadan sona erdiğini, markaların genel görüntüleri, anlamları, okunuş ve yazılışları baz alınarak yapılan değerlendirmede dahi söz konusu markaların aynı olmadığı ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının davaya dayanak markalarının asli ve ayırdedici unsurunun \"...\" kelime unsuru olduğu, davalıya ait, hükümsüzlüğü talebine konu markanın \"...\" kelime unsurlarından oluştuğu, davaya konu markaların aynı sınıflarda tescil edilmiş olmaları karşısında sınıfsal benzerlik bulunduğu, markaların hitap ettikleri tüketici kitlesi olan, tescilli oldukları sınıflar bakımından özel bir dikkat ve eğitim seviyesine sahip olmayan ortalama tüketici nezdinde taraf markalarının bütüncül değerlendirmesinde, \"...\" kelimesi bakımından karıştırma ihtimalinin bulunduğu,  tespit olunan benzerliğin ayniyet içermemesi nedeniyle SMK 5/1-ç kapsamında değil SMK 6/1 kapsamında kaldığının  anlaşıldığı, davalı her ne kadar önceye dayalı hak sahipliği ve birlikte var olma iddialarında bulunmuşsa da, önceye dayalı hak iddiasına dayanak yapılan ... numaralı marka üzerinde davacı ve davalının birlikte malik oldukları, söz konusu birlikte mülkiyetin davalıya markanın asli unsuru bakımından tek başına önceye dayalı kullanım hakkı ve yine kendi adına tescil hakkı bahşetmeyeceği, davacının tanınmış olduğuna ve davalının kötü niyetli olduğunu ispata yarayacak bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek;  -Müvekkilin ... ve  ... markaları üzerindeki kazanılmış haklarının ve kişi adlarından doğan haklarının hatalı değerlendirildiğini, -Markaların birlikte var olma şartının hatalı yorumlandığını,  -Markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraflar uzun yıllardır aynı sektörde birlikte  faaliyet gösterdiğini,-Dava sürecinde davacı tarafın, ortak olunan markanın ticari itibarını zedelediğini, bu haksız fiillere maruz kalan müvekkilin  ... markasının tescilinin haklı ve iyi niyetli olduğunu, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... asıl unsurlu markaları ile  davalıya ait davaya konu ...  tescil numaralı \"...\" ibareli marka arasında  iltibas bulunduğu,  davacı ve davalının birlikte bir başka bir ... markasına malik oldukları, söz konusu bu mülkiyetin davalıya markanın asli unsuru bakımından tek başına önceye dayalı kullanım hakkı ve yine kendi adına tescil hakkı sağlamayacağı, somut olayda   SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,  3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d21af82c11b6b63","SID":"982741a37506c0d6"}}