{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/240 Esas <br>KARAR NO: 2024/908 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2017/926 Esas - 2019/950 Karar<br>TARİH: 02/10/2019<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkilinin alacağından dolayı 19/08/2016, 12/09/2016, 27/09/2016, 07/10/2016, 28/10/2016 tarihli faturalara dayalı olarak  Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali ve % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki kapsamında alışverişin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/10/2019 tarih 2017/926 Esas 2019/950 Karar sayılı kararında;\"...Davacı bizatihi faturalara dayanmış olup bu faturalara ilişkin sevk irsaliyelerini ibraz etmiştir. 27/09/2016, 21/09/2016 tarihli sevk irsaliyelerinde teslim alan isim ve imzanın bulunmadığı 28/10/2016 tarihli sevk irsaliyesinde ... isim ve imzasının bulunduğu, davalıya ait SGK kayıtlarında bu isimde çalışanının bulunmadığının tespit edildiği, 17/08/2016 tarihli sevk irsaliyesinde ... adına teslimatın yapıldığı, bu kişinin davalı şirketin ortaklarından olduğu anlaşılmakla dava konusu olan faturalardan 17/08/2016 tarihli fatura içeriğinin yerine getirildiği, bu faturadan kaynaklı alacağın bulunduğu, ancak davacının ticari defterlerinde davalının yaptığı ödemeler göz önüne alındığında davalının 23/08/2016, 24/08/2016, 01/10/2016 ve 03/10/2016 tarihli ödemeleri nedeniyle faturanın karşılığının ödenmiş olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir...\"gerekçesi ile, Davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davacı müvekkili ofis mobilya üretim ve satış işi ile iştigal etmekte olup, bu kapsamda davalı tarafın siparişlerini tam ve eksiksiz teslim etmesine rağmen karşılık gelen hizmet bedelinin tamamını alamadığını, Davacı, davalıya toplam 57.454,20.TL tutarında hizmet ürettiği halde, davacı kısmi ödemeler yapmasına rağmen bakiye 43.454,20.TL'yi ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasına esas icra takibi başlatıldığını, İcra takibine dayanak belgeler icra dosyasında yer aldığı üzere 5 adet fatura olduğunu, Yargılama aşamasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı ticari defterleri üzerinde incelemede bulunulduğunu ve ticari dafterlerin usulüne uygun tutulduğu tespit edildiğini, ayrıca icra takibine konu 5 adet faturanında ticari defterlerde kaydının olduğu, davalının yaptığı ödemelerinde ticari defterlerde kaydının olduğunu tespit ettiğini, buna karşın davalı ticari defterleri her ne kadar usulüne uygun olarak tutulmuş olsa da, hiçbir fatura kaydına rastlanmadığı da tespit edildiğini,  Tüm bunlardan hareketle yani davalı taraf ticari defterlerinde hiçbir kaydın olmaması davalı lehine yorumlanarak, davalının davacıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığını, Davacı aldığı ödeme ve sunulan hizmetin tüm faturalarını ticari defterine işlemiş, kdv'sini, gelir vergisini ödemiş bu delil davacının alacaklı olduğunu ispata yetmediği söylenmekte diğer yandan tek bir faturayı dahi ticari defterine işlemeyen, yaptığı ödemeyi dahi ticari defterinde göstermeyen davalının borçlu bulunmadığının ispatı kabul edildiğini,  Her iki taraf arasında bir ticari ilişkinin olduğu dosyada açık ve net bir şekilde anlaşıldığını, bilirkişi bunların bir kısmına değindiğini, örneğin, 17.08.2016 tarih ve ... no’lu sevk irsaliyesinde ..’nun isim ve i.mzasının olduğu tespit edildiğini, Sevk irsaliyesinde ad,soyad ve imzası bulunan vede malları teslim alan ... davalı ...’nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, ... sıra nolu sevk irsaliyesinde de malları ...’ın imza karşılığı teslim aldığı anlaşıldığını, bu şahıs da firmanın çalışanı konumunda olduğunu, bu malların nakliye aracı ile taşınmış olup gerek duyulur ise nakliyeciler dahi tanık olarak dinlenebileceklerini, Davalı ile ticari ilişkiye girildiğinin diğer bir önemli delili, faturalar toplamı 57.454,20.TL olduğu halde, yapılan ödemeler nedeniyle bakiye alacak miktarı olan 43.454,20.TL üzerinde icra takibine geçildiğini, ticari ilişki söz konusu değilse neden alacaklı faturaların tamamını değilde bakiye alacağını takibe koyduğunu, nitekim, davalı taarfından yapılan ödemelerin bir kısmı banka hesap numarasına havale yapıldığını, Bu bağlamda ilk derece mahkemesi şayet müvekkilinin hesabının bulunduğu ... Bankası Soğanlı Şubesinin İban No:TR... numaralı hesabından 2016 yılına ait hesap özetini istemiş olsa idi; davalının yaptığı ödemeler görüleceğini, yapılan ödeme tarihi ile fatura ve sevk irsaliyelerinin tarihi birbiri ile örtüştüğüde ayrıca görülmüş olacağını, Davalı gerek icra dosyasına itiraz dilekçesinde gerekse davaya cevap dilekçesinde davacı ile hiçbir ticari ilişkilerinin olmadığını beyan ederek aslında ne kadar kötüniyetli olduklarını da göstermiş olduğunu, Hüküm, tamamen, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporuna dayanılarak kurulduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına veya dava dilekçesi doğrultusunda talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticari satımdan kaynaklı bakiye fatura alacağının tahsili talebiyle   başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davaya konu Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Davacı alacaklı tarafından borçlu ... aleyhinde toplam 43.454,20 TL asıl alacağın tahsili  talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı,  borçlunun süresi içinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, süresi içerisinde davacı alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda; Davacı ve davalı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md.222) uyarınca davacı ve davalı lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacı yasal defterlerine göre davalının takip tarihi itibari ile borcunun 44.454,20 TL. Olduğu, davalı tarafın defterlerinde davacı ile olan herhangi bir ticari ilişkinin belirlenemediği, Davalı defterlerinde davacı ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacının takip konusu yaptığı faturaların davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacı tarafça dosyaya sunulan tahsilat makbuzlarının tamamının nakit tahsilata ilişkin olduğu, söz konusu makbuzlarda davalının ünvanının bile tam olarak yazılı olmadığı, tahsilat makbuzlarında “ ...” ifadelerinin yer aldığı, yine davacı tarafça tanzim edilen faturalarda da “...” unvanının kullanıldığı, Söz konusu faturaların dayanakları sevk irsaliyelerinde teslim alan bölümlerinde davalının herhangi bir kaşe ve imzasının bulunmadığı, sadece 17.08.2016 tarih ... nolu sevk irsaliyesinde ... isim ve imzasının olduğunun belirlendiği, taraflar arasında ki ticari ilişkinin dosya kapsamında ki vesaikler ile ispat edilemediği, Davacının davalıya fatura dayanağı irsaliye içeriklerini teslim ettiğine dair herhangi bir vesaik bulunmadığı gibi dosya kapsamında sunulan tahsilat makbuzlarında ki tutarların da davalı tarafça davacıya ödendiğini ispat edici mahiyette herhangi bir vesaikin bulunmadığı, Bu itibarla iş bu davanın dayanağı icra takibi dolayısıyla davacının takip tarihi itibari ile alacağının tespit edilemediği belirtilmiştir. HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Fatura içeriği malın davalıya teslim edildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir.  Tek başına fatura düzenlenmesi alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği hizmetin verildiği sonucunu doğurmayacaktır. Davacı taraf dava dilekçesindeki delil listesinde tanık deliline dayanmadığı, süresi içerisinde tanık listesi ibraz edilmediği, tanık dinlenilmesine davalı tarafın açıkça muvafakatının da olmadığı ve dava değeri gözetildiğinde mal tesliminin tanıkla ispat edilemeyeceği gözetildiğinde, davacı vekilinin tanıklarının dinlenilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Somut olayda davalı tarafça, davacı ile arasında ticari ilişki kapsamında alışverişin bulunmadığını, bu nedenle davacıya borcunun olmadığını belirtip davanın reddine karar verilmesini talep ettiği gözetildiğinde, bu durumda davacının davalıya mal satıp teslim ettiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerekir. Davaya konu 19/08/2016 tarihli 12.154,00 TL. Miktarlı, 12/09/2016 tarihli 23.352,20 TL. Miktarlı , 27/09/2016 tarihli 12.720,40 TL. Miktarlı, 07/10/2016 tarihli 2.501,60 TL. Miktarlı,  28/10/2016 tarihli 6.726,00 TL. Miktarlı faturaların ... Mobilyaları ... tarafından Büyükçekmece Tepecik Spor tesisleri adına düzenlendiği, davaya konu faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturaların davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamı itibariyle delil olmadığı, mal teslimine ilişkin davacı tarafça ibraz edilen irsaliyeler incelendiğinde,sevk irsaliyelerinde teslim alan bölümlerinde davalının herhangi bir kaşe ve imzasının bulunmadığı, sadece 28/10/2016 tarihli sevk irsaliyesinde ... isim ve imzasının bulunduğu, davalıya ait SGK kayıtlarında bu isimde çalışanının bulunmadığının tespit edildiği, 17/08/2016 tarihli sevk irsaliyesinde ise ... adına teslimatın yapıldığı, bu kişinin davalı şirketin ortaklarından olduğu, anlaşılmakla dava konusu olan faturalardan 19/08/2016 tarihli fatura içeriğinin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere davacı kayıtlarında, 23/08/2016 tarihinde 3.000,00 TL., 24/08/2016 tarihinde  5.000,00 TL., 01/10/2016 tarihinde 2.000,00 TL.  ve 03/10/2016 tarihinde 3.000,00 TL. Miktarlı ödemeler gözetildiğinde bu faturaya ilişkin ödemenin yapıldığı ve mal teslimi yapılan bu faturadan kaynaklı  davacı alacağının olmadığı, diğer dava konusu malların davalı tarafa teslim edildiği ve bu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ve fatura konusu  malların davalıya teslim edildiği ve davalıdan alacaklı olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1318b23d01dd5e8c","SID":"694e86dddecce372"}}