{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/2031 Esas<br>KARAR NO: 2024/1014<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2022<br>NUMARASI: 2021/173 Esas, 2022/138 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin \"... \" ibareli ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı tescilli markaları ile ... sayılı \" ...\" ibareli tanınmış markası olduğunu, davalıların yiyecek-içecek sağlanması hizmetlerinde müvekkiline ait ...  markasının birebir aynısını kullanarak faaliyet göstermekte olduğunu, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalıların kötüniyetli şekilde müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak istediğini, her ne kadar davalı ile arasında franchise ilişkisi bulunmaktaysa da davalının iş bu sözleşmeye aykırı davranışları tek taraflı olarak feshedildiğini, davalının kullanımı sonlandırması gerekirken kötüniyetli olarak tabela ve sair gereçlerde kullanmaya devam etmesinin müvekkilinin marka hukukundan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek,  davalı eyleminin tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını, SMK m.151/2-a'da belirtilen usule göre hesaplama yapılarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000-TL maddi tazminat, 10.000-TL yoksun kalınan kar ve  30.000- TL manevi tazminatın davalı yandan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalılar ... ve ... Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ... 'in işbu tazminatlardan sorumlu olmasının mümkün olmadığını, ... Ltd. Şti ile davacılar arasında kısa bir süre mal alışverişi olduğunu, davacının mallarının müvekkili firmada satıldığını, davacı mal göndermeyince ticari ilişkinin son bulduğunu, mal alışverişinin davacı firma ile davalı firma arasında gerçekleştiğini, bu nedenle ...  şahsi olarak davacıya tazminat sorumluluğu olmadığını, müvekkili firmanın ... markasının hukuken sahibi olduğunu, ...  ibaresinin kullanılmasının  ... markasına tecavüz doğurmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı ...  cevap dilekçesi vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  davalılardan ... Tic Ltd Şti'nin adresinde yapılan tespitte, davacının \"... \" esas unsurlu markaları ile ortalama tüketici nezdinde karıştırmaya sebep olabilecek benzerlikte \"...\" ibaresinin davacı markaları ile aynı yazı formatı ve renk kombinasyonunda kullanıldığı, davacı markalarında yer alan \"...\" kelime unsurundaki \"i\" harflerinin üzerindeki noktanın geniş bir daire formatındaki görünümünün de aynen kullanıldığı, bu haklarına tecavüz oluşturduğu hukuki kanaatine varıldığı, tespitin yapıldığı adresin davalı ... Tic Ltd Şti'ye ait olması ve söz konusu firmanın ortağı ve temsile yetkilisinin ...  olması nedeniyle bahsi geçen iki davalının tespit olunan tecavüz fiilinden sorumlu olduğu ancak diğer davalı ...  ...Tic Ltd Şti'nin ortağı ya da yetkilisi olmadığı, tespit olunan adreste gerçekleştirilen tecavüz fiilinden başka türlü bir sorumluluğunu gerektirecek delil bulunmadığı, davacı vekilinin  ... davalı olarak göstermelerinin tek nedeninin davacı ile davalılar ...  ve ...  arasında imzalanan franchise sözleşmesi olduğunu bildirdiği, buna göre davacı ile söz konusu gerçek kişi davalılar arasında franchise sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin de davacı tarafından 23/01/2019 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği ve bu tarihten sonraki tüm markasal kullanımların haklı bir hukuki gerekçeye dayanmayacağı, tecavüz oluşturacağı, fesih tarihinden sonra gerçekleşen tecavüz fiiliyle davalı ... hukuki ya da fiili bağlantısı bulunmadığı, davalı  ... müteselsilen sorumlu olduğu davalı ...Tic Ltd Şti'nin tecavüz fiilinden dolayı bilirkişilerce yapılan hesaplamanın 23/01/2019-19/09/2019 tarihleri arasında olduğu, ancak davacının sadece dava tarihine kadar olan fiillerden dolayı tazminat isteyebileceği, bu nedenle res'en yapılan hesaplamaya göre 23/01/2019-19/08/2019 tarihleri arasında (raporda hesaplanandan 1 ay eksik) tazminatın 23.836,58 TL olması gerektiği kanaatine ulaşıldığı, ihlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşıldığı, davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı gerekçesiyle davacının davalı  ... hakkında açmış olduğu davasının reddine, davacının, davalılar ... Limited Şirketi ile ...  hakkında açmış olduğu davasının kısmen kabulü ile; söz konusu davalıların, davacıya ait \"...\" esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzleri dolayısıyla bu tecavüzün men ve ref'ine, tecavüz oluşturan markayı havi tabelaların indirilmesine, aynı ibareyi havi tüm tanıtım evrak ve malzemelerine el konulmasına; 23.836,58 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ... Limited Şirketi ile ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar ...Tic Ltd Şti vekili istinaf dilekçesinde; - Müvekkili  ...’in  işbu  tazminattan sorumlu olmasının mümkün olmadığını, müvekkilli şirket ile davacı arasında  kısa bir dönem mal alışverişi olduğunu, ancak davacı firmanın süresinde mal göndermemesi üzerine ticari ilişkinin son bulduğunu, ticari ilişkinin firmalar arasında olduğunu, müvekkili ... ’in  şirketin ötesinde  şahsi olarak  davacıya,  fikri  ve sınai haklar anlamında  bir tazminat sorumluluğu  olmasının da  mümkün olmadığını, -Müvekkillerinin,  marka hakkını ihlal etmediğini, müvekkillerinin  \"...\" markasının hukuken kullanım hakkına sahip olduklarını, -Bilirkişi  raporundaki  birtakım  tespitlerin, belirsiz ve yanlış olduğunu, belirsiz ve yanlış tespitlere göre eksik bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu, eksik bilirkişi raporu ile hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu,-Müvekkillerinin, kendi markalarını  hukuka uygun kullandıklarını, karardaki aleyhe yönlere itiraz ettiklerini, -Her iki müvekkilin de, davacının  manevi zararlanmasına sebep olmadığı için  manevi zarardan mesul tutulamayacağını, manevi tazminat talebinin  de  reddi  yerine kabulünün hukuka aykırı olduğunu,- Bilirkişi  raporunda  ve ıslah dilekçesinde davalı müvekkillerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna dair bir talep olmadığını, her iki müvekkili yönünden davanın kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı  vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; -Bilirkişi raporunda müvekkili şirketin zararının hesaplanması noktasında aylık hizmet bedeli olarak esas alınan miktarın; müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarında yapılan incelemede tespit edilen, 2018/12.ayında davalı işletmenin KDV hariç aylık brüt satış geliri üzerinden aldığı %3 + KDV royalty (franchise hizmet bedeli) en son tutarı olan aylık 3.469,20 TL olduğunun görüldüğünü, raporda  tazminat miktarı hesaplanırken taraflar arasında imzalanan Franchise sözleşmesinin 15. maddesinde yer alan reklam ücreti kaleminin hesaplamada dikkate alınmadığını, bu durum eksik hesaplamaya sebebiyet verdiğini, bilirkişilerce hesaplanan tazminat bedelinin hatalı olduğunu, rapordaki eksiklik sebebiyle hükmün de eksik şekilde kurulduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, davacının marka  doğan haklarına tecavüzün  ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ile, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın    kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar davalılar ... ve ... Sanayi Tic Ltd Şti vekili ile katılma yoluyla davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmak zorunda olup, HMK'nın 297. maddesinde ise hükmün hangi hususları kapsaması gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri ihtiva etmelidir. YHGKnın, 2011/11–567 E-2011/676 K., 2012/11–417 E, 2012/791 K., 2013/11-1316 E, 2015/34 K., 2013/11-1572 E-2015/1133 K., 2017/11-74 E- 2017/728 K.ve 2017/11-8 E-2019/47 K.sayılı ilamlarında da benimsendiği üzere, mahkeme kararlarında gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere, kararın ekinde yer verilebilir ise de, hükmün gerekçe kısmında, HMK'nın \"Hükmün Kapsamı\" başlıklı 297. maddesi ve Anayasa'nın 141. maddesi hükümlerine uygun düşmeyecek biçimde şekillere şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüt yaşanmasına yol açabilecektir. Renk, boyut ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların ve tasarımların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabilecektir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; ilk derece mahkemesince  tarafların iddia ve savunmaları ile uyuşmazlık özetlendikten sonra delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde, keşif sırasında davalı işletmede çekilen fotoğraflara ve renk, boyut diğer özelliklerinden yoksun şekilde davacının bir kısım marka görüntülerine yer verilmiş olup, bu durum 6100 sayılı HMK’nın 297’inci maddesine aykırıdır.  Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm  verebilir, ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de; somut olayda, ortada yasal düzenlemelere uygun bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle tarafların istinaf itirazları incelenmeksizin,  HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının re'sen kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili ve  davalılar ...Tic Ltd Şti vekilinin istinaf isteminin kabulüne, 2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/07/2022 gün ve 2021/173 E-2022/138 K.sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde taraflara  iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 287 TL (tebligat+müzekkere)  posta masrafı olmak üzere toplam  507,7- TL'nin  davalılar ... ve ... Tic Ltd Şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak, davalılar ...Tic Ltd Şti  verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bce8efaecb04708c","SID":"70e1e27e7ad0a0ca"}}