{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/929 <br>KARAR NO: 2024/1008 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/04/2024 ( Ara Karar ) <br>DOSYA NUMARASI: 2023/837 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 06/06/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dairemize elektronik olarak gönderilen dava dosyası sistem üzerinden incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından verilen 15/04/2024 havale tarihli ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle;  dava dilekçesi ve tensip zaptının davalıya 30/11/2023 tarihinde elektronik posta adresine tebliğ edildiğini; 05/12/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığını; davalı tarafından süresinde davaya cevap verilmediğini; davalı vekili tarafından süresinden sonra 03/04/2024 tarihinde sunulan cevap dilekçesine ve delillerine açıkça itiraz ettiklerini; dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar, imzalı sevk irsaliyesi, cari hesap ekstresi ve özellikle celp edilen BA/BS formları gözetilmek suretiyle 24/11/2023 tarihli tensip tutanağının (10) nolu ara kararından rücu edilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davalı-borçlunun araç, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini; talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/04/2024 tarih ve 2023/837 Esas sayılı kararı ile; \"...Dosya içine sunulan fatura ve belgelerden talep edenin alacaklı olduğunu yaklaşık ispata yeterli olmayıp faturanın iade olup olmadığı, faturaya konu hizmetin verilip verilmediği, alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiğinden ve tek taraflı olarak düzenlenen fatura, alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispata yeterli olmayıp ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı (Benzer yönde; İstanbul BAM. 13. HD. 2020/1739 Esas, 2020/1422 Karar) anlaşılmakla; aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-Yasal koşulları bulunmayan  ihtiyati haciz isteminin reddine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 24.04.2024 tarihli ara kararının usule, yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu, Geçici hukuki koruma tedbiri niteliğindeki ihtiyati hacizde yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, nitekim İİK madde 258/1' in alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermesini yeterli görmekte olduğunu, yasal düzenlemeden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz talep eden alacaklının tam/ kesin ispat değil, yaklaşık ispat yükü altında olduğunu, Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2017 tarih, E. 2016/9486 ve K. 2017/3106 sayılı kararında vurgulandığı üzere; ‘’2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. Bu hükümdeki yaklaşık ispat kuralından hareketle, somut olayda ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan, özellikle taraflar arasındaki fatura ve sevk irsaliyeleri de gözetilerek, talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin reddi doğru görülmemiştir.’’ Alacak miktarının, faturalar, imzalı sevk irsaliyesi, cari hesap ekstresi, müvekkil şirketin ticari defterleri, yazışmalar, BA/BS formları ve diğer yasal delillerle sabit olduğunu, Sevk irsaliyesinde davalı- borçlu adına ... imzasının yer almakta olduğunu, BA/BS formunun, bilanço esasına göre defter tutan kişilerin; kişi ya da kurumların KDV hariç 5.000 TL ve üstünde olan faturalarına karşılık olarak düzenlediği formlar olup Küçükyalı Vergi Dairesinden celp edilen 2023 yılı BA form kayıtlarına göre,  müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve BA formu kapsamında olan faturaların davalı şirketçe herhangi bir itiraza konu edilmeksizin kabul edildiği, ticari defter kaydı olarak BA formunda beyan edildiği (kdv hariç 94.561,87 TL) hususlarının anlaşılmakta olduğunu, Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmediğini, yaklaşık ispat için delil sunulmasının yeterli olduğunu, Faturalar, imzalı sevk irsaliyesi, cari hesap ekstresi ve özellikle celp edilen BA/BS Formları ile yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, İhtiyati haczin yasal şartları somut uyuşmazlık yönünden gerçekleşmiş bulunduğu halde, aksi yöndeki ve hatalı bir kanaatle, ihtiyati haciz taleplerini reddeden ilk derece mahkemesi kararının hukuken isabetsiz olduğunu, Yerel Mahkemenin gerekçesinin, ihtiyati hacze yönelik maddenin uygulanma imkanını bir anlamda ortadan kaldırmakta olduğunu, Müvekkil şirketin tarafı olduğu benzer bir uyuşmazlıkta, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karara karşı istinaf yoluna başvurmaları üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2023/2533 Esas- 2024/217 Karar sayılı, 11.03.2024 tarihli kararı ile, dosyaya ibraz ettikleri delillerin İİK' nın 258. maddesi gereğince kanaat getirecek deliller olduğunun kabul edildiğini ve istinaf başvurularının kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verildiğini, İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yukarıda açıklandığı üzere usule, yasaya ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin hatalı ara kararının, davalının mal kaçırması için zaman kazanmasına sebebiyet verdiğini, İhtiyati haciz kararı verilmediği takdirde yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesi halinde alacağın tahsil edilemeyeceği ve bu suretle müvekkil şirketin telafisi imkânsız bir zarara uğrayacağı, öte yandan karşı tarafın olası zararlarına karşılık İİK 259 uyarınca kendileri tarafından teminat da istenebileceği gözetilerek, ivedi olarak ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının ortadan kaldırılmasını ve yasal şartları oluşan ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü talep ettiklerini beyanla; Belirtilen maddi ve hukuki gerekçeler ile resen gözetilecek diğer nedenlerle; - İstinaf başvurularının kabulü ile, - İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/837 Esas sayılı dosyasında verilen 24.04.2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın, usul ve esas yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle bozularak ortadan kaldırılmasına, - İhtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı şirketin araç, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak, aksi halde ise takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına, - Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında iki adet faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine,  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Yargıtay 19. HD  2016/18235 E. 2018/731 K.)  Somut olayda, takip dayanağı cari hesap alacağıdır. Davacının dava dilekçesi ekinde 07/06/2023 tarihli kdv dahil  73.882,01 TL (kdv hariç 62.611,87 TL. ) miktarlı e arşiv faturası, 13/07/2023 tarihli kdv dahil  38.340,00 TL (kdv hariç 31.950,00 TL. ) miktarlı e arşiv faturası, 12/07/2023 tarihli e irsaliye, cari hesap ekstresi  sunduğu, mahkemece mal ve hizmet alımına ilişkin davalı şirkete ait 2023 yılı BA formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüğünden ara karar tarihinden önce getirtilip dosya arasına konulduğu, incelendiğinde; Davalı firma tarafından davacı şirket tarafından düzenlenen 2 adet kdv siz toplam 94.561, 87 TL. miktarlı faturanın BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, dava  konusu cari hesaba dayanak iki adet faturanında kdv'siz toplam bedelinin  94.561,87 TL. yaptığı, bu durumda davalı tarafça dava konusu cari alacağa dayanak 2 adet faturanın BA formu ile vergi dairesi müdürlüğüne bildirildiği anlaşılmıştır. Buna göre mahkemece, dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler ile, davalıya ait ilgili vergi dairesi müdürlüğünden gönderilen mal ve hizmet alımına ilişkin BA formlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu alacağın varlığı ve muacceliyeti hakkında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, İİK 257. maddesi gereğince teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerinde olmayıp talep eden davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç itibariyle, talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile İDM.'nin 24/04/2024 tarih tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak talep eden davacının ihtiyati haciz talebinin takdiren % 20 teminatla kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/04/2024 tarih ve 2023/837 Esas sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2-Talep eden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; İİK.'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince davalı - borçlunun 22.646,01 TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı alacaklı tarafından İİK.259, HMK.87 maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 4.529,20 TL. tutarında nakdi veya mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde, talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 8-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, dairemiz kararının da ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden gönderilmesine, fizikî olarak gönderilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/06/2024 tarihinde İİK'nın 258/2. ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"813337835f20e52f","SID":"eafbd2c564bd52d6"}}