{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/756 <br>KARAR NO: 2024/916<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2020<br>NUMARASI: 2017/639 Esas - 2020/666 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/05/2017  tarihinde, davalıların sürücü-işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkili davacıya çarptığını, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, omurga ve kaburgalarının kırıldığını, bu yüzden hala yürüyemediğini ve ihtiyaçlarını karşılayamadığını, davalı sürücünün aracını hızlı kullanması nedeniyle birinci derecede kusurlu olduğunu, davalı ... şirketine başvurduklarını ancak bir netice alamadıklarını ileri sürerek, geçici iş göremezlik nedeniyle 400,00-TL, kalıcı  iş göremezlik nedeniyle 1.500,00 TL, bakıcı masrafları için 500,00 TL, hastaneye gidiş geliş yol masrafları için 100,00-Tl olmak üzere toplam 2.500,00 TL maddi tazminat, 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, kazada kusuru bulunmadığını, otobüse yetişmek için yola fırlayan davacıya çarpmak durumunda kaldığını, nitekim davacının olay günü yanında bulunan görgü tanığı ...'ın da kollukta bu yönde beyanda bulunduğunu, kazanın olduğu yerin 30 m ilerisinde Samatya trafik ışıklarının bulunduğunu, talp edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı  ... cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, zaman aşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı olduğunu, kusur ve maluliyet durumu tespiti  için ATK' dan rapor alınması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...Dosya kapsamında alınan raporda, davacı yaya ...’nın; Karayolları Trafik Kanununun 68.maddesinin b) ve c) fıkraları ile ayrıca Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138. maddesinin b) fıkrasının 3. bendini ihlal ederek; meydana gelen trafik kazasında, %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...’un ise, Karayolları Trafik Kanununun, 47. maddesinin d) fıkrası ile 52. maddesinin b) fıkrasını İhlal ederek, meydana gelen trafik kazasında, %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya mündericatında bir sureti yer alan İstanbul CBS'nin 2017/143342 Soruşturma sayılı dosyasından alınan kusur raporunda ise, yaya ...’nın Tam kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'un ise Kusursuz olduğunun tespit edildiği, bu haliyle dosya kapsamında alınan kusur raporu ile İstanbul CBS'nin 2017/143342 Soruşturma sayılı dosyasından alınan kusur raporları arasında ciddi anlamda çelişki olduğunun anlaşıldığı, çelişkinin giderilmesi için  dosyanın İTÜ-Trafik kürsüsünde görevli Üçlü bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği , İTÜ trafik kürsüsünde görevli bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/02/2020 tarihli raporda, davacı yayanın %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'un ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, İTÜ raporunun ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, kusur raporları arasındaki çelişkiyi  giderdiği anlaşıldığından hükme esas alındığı, bu haliyle davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olması nedeniyle davacı tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği ''gerekçesiyle, 1-Davacının maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden ayrı ayrı REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat davasının REDDİNE,  karar verilmiş; karara karşı davacı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri: Davacı vekili; yakın mesafede yaya geçidi yada kavşak bulunmadığını,  hükme esas alınan İTÜ raporunun ayrıntılı olmadığını, yetersiz olduğunu,müvekkilinin aniden yola atlamadığını, kazanın davalının hızlı araç kullanması nedeniyle meydana geldiğini, davalının birinci derecede kusuru bulunduğunu, müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, davalının kusursuz olduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 11.05.2017 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamından, kaza gerçekleştikten sonra davacı ve yanındaki arkadaşı ...'ın  kaza yapan sürücünün aracı ile hastaneye gittikleri,  olaydan sonra aynı gün davalı sürücü ile görgü tanığı ...'ın polise başvurdukları, davalı sürücünün alkolsüz olduğunun tespit edildiği ve olay yeri terk olduğundan bahisle kaza tespit tutanağının ve krokinin  tanzim edilmediği anlaşılmıştır. İstanbul C. Başsavcılığı'nca alınan ve  soruşturma evrakı üzerinden düzenlendiği anlaşılan,  trafik bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 29.10.2017 tarihli raporda, olay yerinde herhangi bir kamera kaydı bulunmadığı, olay yerine ilişkin kroki düzenlenmediği, görgü tanığı ...'ın kolukta verdiği ifadeden de anlaşılacağı üzere orta refüj üzerinden Yenikapı- Marmaray istasyonu önünde bulunan otobüs durakları hizasında otobüse yetişmek için davacı ve arkadaşı Marine 'nin koştukları, taşıt yolunu kontrol etmedikleri, bu nedenle davacının KTK 47/c ve 68/b-c maddelerini ihlal ettiğinden tam kusurlu, sürücü ...'un ise kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği, akabinde İstanbul C. Başsavcılığı'nın  19.11.2017 tarih ve 2017/ 143342 soruşturma numaralı kararı ile, alınan bilirkişi raporuna göre müşteki- şüpheli kusursuz olduğundan koğuşturmaya  yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında alınan ve  1 trafik bilirkişi, 1 hesap uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 19/08/2019 tarihli raporda, davalı sürücünün İstanbul İli, Aksaray İlçesi, ... Caddesi üzerinde, ... Kulesi istikametinden sahil istikametine doğru seyir halinde olduğu halde, Yanikapı Marmaray durakları hizasında orta refüjde bekleyen  davacı ve yanındaki arkadaşının otobüs durağındaki otobüse yetişmek için taşıt yoluna girdikleri, aracın hız ve mesafesini dikkate almadıklarından davacı tarafın %75;  tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde davacıya çarpan davalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın  tevdi edildiği, İTÜ'de görevli 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22.02.2020 tarihli heyet raporunda,  davalı sürücünün hızlı seyrettiğine dair dosyada herhangi bir tespit ve bulgu olmadığı, ayrıca çarpma noktasına 100 metreden daha yakın mesafede ışıklı yaya geçidi olduğu hususları dikkate alınmadan hazırlanan 19.08.2019 tarihli rapora iştirak edilmediği, aniden yola giren ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış olan olan aracın geçmesini beklemeyen ve  araca ilk geçiş hakkını vermeyen davacı yayanın %100 oranında kusurlu, davalı sürücünün ise kural ihlali olmadığından kusursuz olduğu açıklanmıştır. Yerel mahkemece her ne kadar  22.02.220 tarihli İTÜ heyet raporunun çelişkileri giderici mahiyette olduğu, yeterli, ayrıntılı ve gerekçeli olduğundan bahisle hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, olayda çarpma noktası belli olmadığı halde olay yerine 100 metreden daha yakın mesafede  yaya geçidi olduğu  belirtilerek, davacı tarafın  itirazları ( davalının  hız sınırına uymadığı, hızlı seyrettiği) dikkate alınmadan ve de  olayın gündüz vakti, meskun mahalde gerçekleştiği nazara alınmadan hazırlanan iş bu  bilirkişi heyeti raporuna göre  karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yerel mahkemece yapılacak iş,  gerekirse olay yerinde keşif yapılıp çarpma noktası ile çarpma noktasının var ise  yaya geçidi-trafik ışıklarına uzaklığı tespit edilerek, Karayolları Genel Müdürülüğü'nde görevli trafik (kusur) konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden,  kaza ile ilgili alınan tüm raporlar irdelenmek suretiyle, tarafların kusur durumlarının belirlenmesi  için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları ve  görgü tanığının kollukta verdiği beyan da göz önüne alınarak, işin esası ile ilgili deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.  Eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 2016/14680 Esas, 2019/2383 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  kaldırılmasına, dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği  sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile,  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2020 tarih ve 2017/639 Esas 2020/666 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davacıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3f6c0db3845bcb7","SID":"b2cd27f65f6f574d"}}