{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/755 <br>KARAR NO: 2024/915<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/09/2020<br>NUMARASI: 2019/247 Esas - 2020/338 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkillerinin Suriye vatandaşı olduğunu uzun yıllardır Türkiye'de yaşadıklarını, 10/08/2014 tarihinde, ... Mah.  2003 doğumlu oğulları ...'ın trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kolluk kuvvetleri ve Savcılığın olay ile ilgili araştırma yaptığını ancak faili tespit edemediğini, 05/07/2017 tarihinde daimi arama kararı verildiğini,taraflarınca 09/11/2018 tarihinde ...na başvurulduğunu, müvekkillerine toplam 18.763,00 - TL tazminat miktarı ödendiğini, ancak  ibranamenin  taraflarınca her iki davacı yönünde de ihtirazi kayıt ile imzalandığını, ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı baba ... için  50.000,00 TL, anne ... için 50.000- TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihi olan 09.11.2018 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte   davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 10/12/2019 tarihli  tarihli dilekçesi ile  talebini davacı baba için 69.656,13-Tl, davacı anne için 91.348,91-TL olarak  ıslah etmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından ödeme yapılarak zararın giderildiğini  belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...davanın trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu,  somut olayda, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu sonucu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etmekte haklı ve hukuki yararlarının bulunduğu, dosya kapsamında  alınan ve hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşılan bilirkişi heyeti raporu ile davacıların nihai ve gerçek maddi zararlarının tespit edildiği, bu haliyle de davacı  ...'in bakiye nihai ve gerçek maddi zararının 40.104,66-TL, diğer davacı ...'nun bakiye  nihai ve gerçek maddi zararının ise 27.072,88-TL olduğu sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığı, bu nedenle davanın kısmen kabulü gerektiği' gerekçesiyle,1- Davacılardan ... yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ  ile; 40.104,66-TL' nin 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...' e  VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Davacılardan ...  yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile 27.072,88-TL 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...' e VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,  karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri: Davacılar vekili, bilirkişi raporunda tespit edilen %50'şer kusuru kabul etmediklerini, firari araç sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacı anne ve babaya kusur yüklenmesinin doğru olmadığını, bu nedenle hesaplanan bakiye tazminatlardan kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili; başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın ön şart yokluğundan reddi gerektiğini, dosyaya sundukları 16.04.2019 tarihli kusur raporu ile dosya kapsamında alınan  22.11.2019 tarihli heyet raporundaki kusur tespiti arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden karar verildiğini,  faiz başlangıç tarihinin hatalı hükmediğini, dava tarihi olması gerektiğini, davacı anne için yetiştirme gideri hükmedilmediğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde   kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun adli yardıma ilişkin 334/3 madde hükmünde de, \"Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri, ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.\" denilmektedir.Dosya kapsamından davacıların Suriye uyruklu olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2022 gün, 2021/13414 E.-2022/10635K. sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 gün 2021/27291 Esas-2023/5354 Karar sayılı ilamı) Bu nedenle mahkemece, davacıların statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadıkları hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacı tarafa  kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus üzerinde durulmadan ve daha da önemlisi neden durulmadığı konusunda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan yazılı şekil ve biçimde karar verilmiş olması isabetsiz bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan bu sebeple kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/4 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile,  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2020 tarih ve 2019/247 Esas - 2020/338 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,-Kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendilerine ayrı ayrı İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b9fcb1ef6b938a8","SID":"8b19a37b8e43b3f9"}}