{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/726 <br>KARAR NO: 2024/910<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2020<br>NUMARASI: 2017/257 Esas - 2020/1079 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:, müvekkili şirkete  zorunlu mali mesuliyet (trafik) poliçesi ile sigortalı  olan, davalının maliki ve sigortalısı olduğu ...  plakalı aracın  05/11/2015  tarihinde  sağ şeritte park halindeki ... plakalı aracın yanında bulunan yaya ...'ya çarpması sonucunda meydana gelen kazada vefat eden ... mirasçılarına müvekkili sigorta şirketi tarafından 14/03/2016 tarihinde 21.214,27-TL tazminat ödendiğini, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk ettiğini, ancak olay yerini terk etmesi için zorunlu ya da en azından makul hiçbir sebebinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin sigortalısına rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek 21.214,27- TL rücu alacağının 14/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, bahsi geçen trafik kazasında müvekkiline ait aracın sürücüsünün şirketin eski çalışanı ...'in olmadığını, davalı şirketle hiç alakası olmayan ... adlı şahıs olduğunu, sürücü ...'un kazada kusurlu olmadığını, ehliyetinin bulunduğunu ve alkollü olmadığını, olay yerini terk etmenin başlı başına rücu sebebi sayılamayacağını, belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle hemen yapılması gereken alkol muayenesinin yapılamadığı, bu sebeple trafik kazasının münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilemediği, belirsiz kaldığı; bu belirsizliğin oluşmasına davalıya ait araç sürücüsünün sebebiyet verdiği, kendi kusurundan kaynaklı oluşan belirsizliğin davacıya değil de, davalı aleyhine sonuç doğurması gerektiği; davalıya ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığının ispat yükünün dosyadaki mevcut deliler ile davalı tarafça ispatlanamadığı ' gerekçesiyle, Davacının davasının KABULÜ İLE, 21.214,27 TL'nin ödeme tarihi olan 14/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yıllara göre değişen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,, karar verilmiştir. Karara karşı davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanca iş bu dava açılmadan önce ödenen bedelin rücuen tahsili için müvekkili şirket aleyhine  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı doyası ile icra takibi başlatıldığını,  müvekkili şirket tarafından icra takibinde  yetkiye ve borca itiraz edildiğini, davacının itirazın iptali davası açmak yerine iş bu davayı açtığını, bu nedenle eldeki davanın dava şartı yokluğundan ( derdestlik) reddi gerektiğini, araç sürücüsünün kaza yerini terk etmesinin tek başına rücu nedeni olamayacağını, sürücünün ehliyetsiz ve alkollü olmadığını, kazada ağır kusurlu da olmadığını, davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, davacı  ZMM sigortacısının sigortalısına karşı açtığı kaza yerini terk sebebine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlemesi yer almaktadır. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır. Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. Ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir Zira bedensel hasarlı trafik kazalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır.Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. ( Bkz. Yargıtay 4. HD, 2023/11866 Esas, 2023/12935 Karar sayılı ilamı) Başka bir deyişle, 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında, kaza yerini terk sebebine dayalı olarak rücu hakkının doğduğunu ve maddede sayılan hallerin somut olayda mevcut bulunduğunu ispat yükü sigorta şirketine aittir. Ancak sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına ZMM sigortası genel şartları uyarınca, sigortacıya rücu hakkı vermez. Sigorta şirketinin somut delillerle Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı sigorta şirketince öncesinde 3. kişiye ödenen bedelin davalıdan  rücuen tahsili için icra takibine girişilmiş olmasının iş bu rücuen tazminat davasının açılmasına hukuki engel tekil etmemesine, bu nedenle ortada  icra takibine karşı açılmış  itirazın iptali davası bulunmadığı davalı tarafça da beyan edildiğine göre derdestlik durumunun söz konusu olmamasına; somut olayda davacı sigorta şirketi, dava dilekçesinde olay yerini terk sebebine dayanmış olup,  kazaya karışan aracın ZMM poliçesinin 09.05.2015 tarihinde yani ( 01.06.2015 tarihinden önce ) düzenlendiği göz önüne alındığında, olay yerini terkin tek başına rücu nedeni olmadığı, bu halde davacı sigorta şirketince olay yerini terk için zorunlu bir hal bulunmadığının ispat edilmesi gerektiği; soruşturma dosyası, kolluk ifadeleri ve tüm dosya kapsamından  davacıya sigortalı araç sürücüsünün, olay sırasında  sürücü yanında oturan ve alkolü olduğu anlaşılan davalının eski çalışanı ..., ... olduğu,  ... hakkında suçu üstlenme suçundan, ... hakkında taksirle yaralamaya neden olma suçundan  ceza davası açıldığı, sürücü ...'un olay yerini terk ettiği, sürücü... ve suçu üstlenen ...'ın kendiliklerinden polise ifade vermedikleri, polis ekiplerince yakalandıkları, bu suretle kaza tutanağı, alkol raporu gibi kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranıldığı anlaşılmakla, bu durum karşısında ispat yükü yer değiştirerek davalı sigortalıya geçmiş olup, davalı tarafça da olay yerinin sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu halin varlığı nedeniyle terk edildiği  ispatlanmış olmadığından yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince  esastan  reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 1.449,14-TL harçtan peşin yatırılan 362,28-TL harcın düşümü ile bakiye 1.086,86-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ae294cfb7eda2dd","SID":"3348e9153ad96723"}}