{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1071 Esas<br>KARAR NO: 2024/887<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/04/2021<br>NUMARASI: 2019/243 E. - 2021/320 K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... Bankası Suadiye Şubesine ait ... çek seri numaralı, 29/03/2018 tarihli, 210.000,00 TL bedelli çeki haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibi başlattığını, çekin şüpheli ... tarafından eşine ait ... Ltd. Şti. adına tanzim ettirildiğini, eşi ... tarafından cirolanarak ...'ın kardeşi ... tarafından piyasaya sürüldüğünü, ..., ... A.Ş.'den kullanmış olduğu kredilere istinaden davaya konu çeki ... A.Ş.'ye temlik cirosu ile teslim ettiğini, söz konusu çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle bedelin ... ödenmediğini, ödenmeyen çek bedeline istinaden davalının müvekkili adına İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından müvekkiline ait gayrimenkullerin haczedildiğini, fiili hacizlerin uygulanarak araçların yediemin depolarına kaldırıldığını bu süreçte müvekkili şirketin icra tehdidi altında davalı vekiline 20.000,00 TL ödeme yapılarak hacizlerin durdurulmaya çalışıldığını, davalı ile yapılan görüşmelerde borca istinaden 220.000,00 TL ödeme yapılması durumunda dosyanın fekkinin yapılacağının bildirilmesi üzerine müvekkili tarafından 220.000,00 TL ödemenin davalı şirket avukatına yapılarak icra dosyasının infaz edildiğini yapılan ödemenin icra tehdidi altında olduğunu, müvekkilinin iradesi dışında elinden çıkan çek için toplamda 240.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını bildirmekle, davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası sebebiyle müvekkili tarafından ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile müvekkili şirkete ödenmek üzere istirdadına, talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli olduğunu, müvekkili bankanın yetkili hamil olarak alacaklı sıfatına haiz olduğunu, ödeme emrini davacının usulüne uygun olarak tebliğ aldığını, takibe ilişkin dava açılmadığını, davacının müvekkili bankadan borcun ödenmesi için indirim talep ettiğini, müvekkili bankanın ise iyi niyetli olarak indirim yaptığını, müvekkili bankanın alacağını yasa ve yönetmeliklere uygun şekilde tevsik ettiğini, davacının çekin rızası dışında elinden çıktığını ve bu sebeple icra takibi yapılamayacağına ilişkin itirazı olsa da bu durumun alacaklının alacağını temin etmesine engel bir durum olmadığını bildirmekle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVA DİLEKÇESİ: Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olan ...'ın iradesi fesada uğratılmak suretiyle ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında “Güveni Kötüye Kullanma ve Dolandırıcılık “ suretiyle elinden çıkan, “... Bankası ,Suadiye  Şubesinin, ... çek seri nolu,  21.02.2018 tarih, 210.000-TL. “bedelli  1 adet çekin haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkili şirketin  uhdesinden çıktığını, söz konusu çekin , ilgili suçların Şüphelisi ... tarafından,  öncelikle eşi ...’ın hissedarı ve müdürü olduğu ... San. ve Tic. Ltd. Şti’ne  ciro edildiği, daha sonra eşi ... tarafından cirolanarak, yine  kardeşi ... cirosu ile piyasaya sürüldüğünü, ...'ın  ... A.Ş’den kullanmış olduğu kredilere istinaden işbu dava konusu çeki ... A.Ş’ye temlik cirosu ile teslim  ettiğini, söz konusu   çek bedelinin  müvekkil şirketçe kambiyo senedi vasfında olması hasebiyle ödemek mecburiyetinde kaldığını, diğer kaybolan  iki çek için  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/248 esas ve İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/243 esas sayılı dosyaları ile haciz baskısı altında ödenmek zorunda kalınan çek bedellerinin iadesi için  “İstirdat” davası açtıklarını, yargılamasının  devam ettiğini belirterek,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile yapı kredi bankası  suadiye  şubesinin  21.02.2018 tarih, ... çek seri numaralı ve 210.000-TL. bedelli çek nedeniyle  müvekkil şirketçe 14.03.2018 tarihinde ödenmiş olan meblağın, ödeme tarihinden itibaren işleyen  avans faizi ile ,müvekkil şirkete ödenmek üzere sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesine,  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile ... Bankası A.Ş.nin Suadiye Şubesine ait ... seri nolu 210.000,00 TL'lik 29/03/2018 tarihli çekin tahsili amacıyla  yapılan icra takibine davacı tarafın istirdat talepli dava  açtığını, söz konusu alacağa ilişkin borçlular aleyhine gerçekleştirilen kambiyo senetlerine özgü icra takibinin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiği, tahsilinin yapılıp hacizlerinin fek edildiğini ve dosyanın infazen kapatıldığını, müvekkili bankanın dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli hamil olarak alacaklı sıfatının bulunduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili işi niyetli hamil olduğundan davacını ileri sürdüğü def'ilerin senedi ciro ve teslim yoluyla teslim alan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davaya konu çeklerin davalı bankaya temlik cirosu ile devredildiği, davacının davalı bankanın çekleri ciro ile alırken bunların bedelsiz olduğunu bilerek ve keşideciyi zarara uğratmak amacıyla aldığını ispatlayamadığı, davacının iddiasının şahsi defi olup davalı iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davacının çeklerin ödenmesi konusunda davalı bankaya karşı sorumlu olduğu,\" gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu  ciro silsilesi bozuk olan çekin alacak olarak nazara alındığını, davalının kötü niyetinin sabit olmasına rağmen dikkate alınmadan hakkaniyete aykırı bir karar verilmesinin usulsüz olduğunu, birleşen dosyaya konu 21.02.2018 tarihli ... seri numaralı 210.000,00 TL bedelli takip dayanağı çekin arka yüzü incelendiğinde, davalı ...'nın kendisinden önceki ciro olan ... cirosunun çizildiğini, davalının çekte yetkili hamil olmadığını, kambiyo hukuku bakımından üzeri çizilen veya iptal edilen ciro yok hükmünde olduğunu, davalı banka iade ettiği çeki kötü niyetli olarak işleme koyduğunu, bankala mevduat kabul eden, bu mevduatı en verimli şekilde çeşitli kredi işlemlerinde kullanmak amacını güden, esas konusu düzenli bir şekilde kredi almak ya da kredi vermek olan, faaliyetleri kanun ve sair mevzuat kapsamında denetlenen kuruluş olduğunu, banka tefeci mantığı ile istikraz yapan kuruluşlar olmadığını, kredi kullanma usullerininde kanun ve mevzuat ile belirlendiğini,  bankanın \"Sen çek topla getir, ben sana kredi vereyim\" kuruluşu olmadığının ortada olduğunu, bankanın gerek bilanço ve kar zarar cetvellerini incelemek gerekse resmi ve özel geniş istihbarat ağını kullanarak dava konusu iki çeki araştırmak zorunda olduğunu, Dava konusu çeklerin ilk lehdarı olan ... Ltd. Şti., çeki ...'a ciro ettiğini, çeklerin müvekkil şirket yetkilisinin rızası dışında düzenlendiğini tedavül ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu çeklerin \"hatır çeki\" olarak lehdar ... Ltd. Şti'ye verildiği tespitinin bulunduğunu, çekin davalının kayıtlarında teminat olarak kayda geçirildiğinin sabit olduğunu,  müvekkili şirketin anılan şirkete borcu bulunmadığının sabit olduğunu, dosya kapsamı ve ... ile davalı banka arasındaki kredi sözleşmesi incelendiğinde, kredinin teminatı olarak verilecek teminatlar arasında çek veya senet olmadığını, buna rağmen bankanın kredi teminatı olarak davaya konu çekin alınmasında davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu,  davalı bankanın teminat amacıyla çek alınamayacağının farkında olduğunu ve muvazaalı bir şekilde davaya konu çeki teslim aldığını, davalı banka kullandırdırdığı haksız krediyi kapatabilmek için icra takibi başlattığını, müvekkili şirkete ait gayrimenkulleri haczettiğini, muhafaza uygulayarak araçları yeddiemin depolarına kaldırdığını, müvekkili şirketin tüm malvarlığına taşkın hacizler koymak suretiyle müvekkili şirketi icra baskısı altında ödeme yapmak zorunda bıraktığını, ödemenin dekontunda “dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve icra baskısı altında\" notu düşüldüğünü, yasadan kaynaklanan ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü altında olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP; Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; asıl davada kaydi ve fiili hacizlerin tatbik edilmesinden sonra davacı borçlu şirket vekili ... ve vekili ile takibe konu borç ile ilgili görüşmelerin yapıldığını, borcun mart ayında ödeneceğini, bu sebeple hacizlerin durdurulmasını kendilerinden talep ettiklerini, yani davacı borçlu müvekkili bankaya olan borcunu kabul ettiğini, müvekkilinin bankaca talepleri uygun bulunmuş mart ayına kadar işbu dosyaya konu çeke ilişkin icra takip dosyasında işlemler taraflarınca askıya alındığını, 09.04.2019 tarihinde kendilerine yapılan ödemeden önce davacı borçlu, müvekkil bankadan borca ilişkin olarak indirim talep ettiklerini, indirimli bakiye rakama ilişkin davacı tarafında dava dilekçesinde belirttiği üzere taraflarına iyiniyet yazısının verildiğini, iyiniyet yazısında belirtilen 220.000,00 TL 09.04.2019 tarihinde taraflarına ödendiğini, alınan ödemeye ilişkin olarak icra takip dosyasına haricen tahsil talebinde bulunularak gerekli harç tutarı yatırıldığını, dosyaya kaydi haciz tatbik edilen araçlardaki, tapulardaki ve bankalardaki hacizler fes edildiğini, icra dosyası infazen kapatıldığını, sonrasında davacı ikame ettiği huzurdaki dava ile  kötü niyetli olarak borca karşı yapılan ödemeyi bir takım soyut iddialar ile geri almaya çalıştığını, ancak yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun red kararı ile davacının söz konusu kötüniyetli davranışlarının önüne geçildiğini, bu nedenlerle davacı vekilinin müvekkil bankanın alacağıyla ilgili iddiaları mesnetsiz olup istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, birleşen davada ise Davacı vekili \"Birleşen dosyaya konu 21.02.2018 tarih 1266219 çek seri numaralı 210.000,00.-TL bedelli takip dayanağı çekin arka yüzü incelendiğinde, davalı ...'nın kendisinden önceki ciro olan ... cirosunun çizilmiş olduğu görülecektir. İşbu çekin ciro zinciri bozulmuş olup, davalı ..., dava konusu çekte yetkili hamil değildir.\" iddiasında bulunduğunu, ancak söz konusu iddianın haksız ve yersiz olduğunu, bilindiği gibi çek üzerinde meydana getirilen değişikliğin değişikliği yapma (somut olayda ciroyu çizme) hakkına sahip olan (ciranta) kişi tarafından onanması gerektiğini, bu onamanın mutlaka çekteki değişikliğin yanına konulacak bir imza ile yapılmasının gerekli olmadığını, çek dışında başka bir yazılı metin ile de onaylanabileceğini, somut olaydaki çek incelendiğinde, ciroyu çizme hakkına sahip kişi olan ...'ın yapılmış olan değişikliğe (çizme) onayının bulunduğuna dair herhangi bir işaret cironun ön-arka yüzünde ya da başka bir evrakta bulunmadığını, yalnızca cirosu çizilmiş ciranta tarafından ileri sürülebilecek iddiaların söz konusu cirantanın huzurdaki davada taraf sıfatına dahi sahip olmaması karşısında davacı vekilince ileri sürülmesinin yüksek mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığının düşünülmesi gerektiğini, tüm bu hususlar karşısında yerel mahkeme tarafından usul ve yasalara uygun olarak yargılama yapıldığını, davacının ikame ettiği davadaki iddiaları soyut ve mesnetsiz olmaktan öteye geçemediğini, bu nedenlerle de davacı tarafın tüm istinaf nedenlerine dair başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın konusu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyasında dosya borcunun icra tehdidi alında ödendiğinden bahisle ödenen bedelin istirdatı davasıdır. Birleşen davanın konusu ise, ... çek nolu 21/02/2018 keşide tarihli çek bedelinin bankaya ödendiğini, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili talebidir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyasında alacaklı ... AŞ.  tarafından  borçlular ... Aş., ... Ltd. Şti ..., ... aleyhine ... Bankası Suadiye şubesine ait ... nolu çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.  Takibe konu ... Bankası Suadiye şubesine ait 210.000 TL bedelli ... nolu çekin keşide tarihinin 29/03/2018 olduğu keşidecinin ... Malz. Aş., lehtarın ... Ltd. Şti cirantaların ..., ... ve ... AŞ. olduğu, yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığının belirtildiği görülmüştür. ... Bankası Suadiye şubesine ait 210.000 TL bedelli ... nolu çekin keşide tarihinin 21/02/2018 olduğu keşidecinin ...  Malz. Aş., lehtarın ... Ltd. Şti cirantaların ..., ... ve ... Aş. olduğu, yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığının belirtildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu 48. ASCM'nin 2019/379 E. Sayılı dosyasında müştekinin ... şüphelinin ... suç konusunun görevi kötüye kullanma suçu olduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, serbest muhasebe ve mali müşavir, emekli banka müdürü tarafından düzenlenen 11/12/2020 tarihli bilirkişi  heyet raporunda; davacı şirketin TTK'na göre tutulması gereken ticari defterlerini yasal süreleri içerisinde tasdik ettirdiklerini, dolayısıyla davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdıklarını, davacı şirket defter ve belgelerinde işbu davaya ve birleşen davaya konu olan çeklerin davalı cari hesabına 2017 dönümendi işlendiğini, 22/09/2017 tarih ve ... numaralı fiş ile mevzuata uygun olarak işlendiği ve taraflar arasındaki çek ilişkisinin hatır çeki mahiyeti taşıdığını, çeklerin banka kayıtlarına göre dava dışı ...'a kullandırılan kredilere teminat olarak alındığı gözetildiğinde, bu çeklerin vade tarihinde davalı bankanın bu çek bedellerini mahsup edebileceğini kredi tutarlarının çek bedellerinin üstünde olup olmadığının önem kazandığını, esas dosyada; esas dosya bakımından yapılan  kayıt incelemelerine göre; bu dosyada dava konusu edilen 29/03/2018 tarihli ve 210.000,00 TL7'lik çek teminatına karşın davalının dava dışı ...'a kullandırdığı ... numaralı kredi dolayısıyla 29/03/2018 tarihinde 1.297,00 TL anapara kredi alacağı bulunduğu görüldüğünden 210.000,00 TL'lik çekin tamamının bu kredinin teminatına oluşturduğu kredi tutarını aşan bir teminat kısmı bulunmadığını, birleşen dosyada; dosyada davaya konu edilen 21/02/2018 tarihli ve 210.000,00 TL'lik çekin dava dışı kredi borçlusu ... mevduat hesabına, dava dışı ... tarafından ödenmiş olması nedeniyle teminat sayılıp sayılamayacağı değerlendirildiğinde teminat sayılması halinde; davalı bankanın dava dışı ...'a kullandırdığı 3 ayrı kredi dolayısıyla 21/02/2018 tarihinde 1.193.792,00 TL anapara kredi alacağı bulunduğunun görüldüğünü, 210.000,00 TL'lik çekin tamamının bu kredinin teminatını oluşturduğunu, kredi tutarını aşan bir teminat kısmı bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunda bankanın kredi teminatı olarak davaya konu çekin almasında davalı bankanın ağır kusurlu olduğu ve davalı bankanın teminat amacıyla çek alınamayacağının farkında olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu Ek-4 ve Ek-9 da sunulan görüntülerde çekler yönünden \"Bordro Tipi Teminat\" yazdığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin rapora itirazında, çeklerde rehin cirosu ile devrin mümkün olmadığını, teminat olarak verilemeyeceğini ancak banka ekran görüntülerine bakılarak teminat olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, çekin kredi sözleşmesinde teminat olarak verildiğine ilişkin kayıt olmadığından, çekin kredi borçlarının ödenmesi amacıyla, ifa uğruna verildiğini ileri sürmüştür. Çek yönünden TTK 730. Madde de, rehin cirosu ile ilgili TTK 601. Maddeye atıf bulunmadığından, çekte rehin cirosunun geçerli olmadığı gözetilerek ve mahkemece alınan bilirkişi raporuna her iki tarafın itiraz ettiği anlaşılmakla, bankacı bilirkişinin bulunduğu heyetten, davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak çeklerin teminat amaçlı alınıp alınmadığının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf itirazları incelenmeksizin eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemizin kararında işaret edildiği şekilde inceleme ve değerlendirme yapılması için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2021 tarih, 2019/243 E. 2021/320 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran asıl ve birleşen davada davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b5a185efc0f6e4e","SID":"deac051ad2e110fb"}}