{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/437 <br>KARAR NO: 2024/739<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/167 Esas<br>DAVA: Ortaklıktan Çıkarma Kararının İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Davalı vekilinin itirazının reddine ilişkin 15/09/2024 tarihli ara kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: Davacı vekili; müvekkilinin diğer ortakların aldığı 07/11/2022 tarihli kararla şirketten çıkarılmasına karar verildiğini, yine müvekkilinin diğer şirket hissedarları ile ortağı olduğu diğer şirketlerde alınan çıkarma kararlarının başka mahkemeler tarafından iptaline karar verildiğini, çıkarma kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin ileri sürülen iddiaların asılsız olduğunu belirterek müvekkilinin davalı şirketten çıkarılmasına ilişkin 07/11/2022 tarih ve 2022/02 sayılı ortaklıktan çıkarılma kararının iptali, olmadığı takdirde hisse bedelinin tespit edilerek tahsili istemi ile açtığı davada 07/11/2022 tarih ve 2022/02 sayılı kararın ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece; 08/06/2023 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin davalı şirketin 07/11/2022 tarih ve 2022/02 sayılı kararının icrasının, ticaret sicil tescil ve ilanının dava sonuçlanıncaya kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince durdurulmasına karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili; davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü halinde husumetli olduğu müvekkili şirketi tek başına haksız borç altına sokma riski bulunduğundan tedbir talebinin reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davacının müvekkili şirketi temsil yetkisinin sonlandırılmasına ilişkin kararın ihtiyati tedbir kararı dışında bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece; somut olayda tarafların menfaat dengeleri ile çıkar çatışmaları göz önünde bulundurularak ölçülülük ilkesi kapsamında ve ileride telafisi imkansız zararların önüne geçmek adına dava konusu tedbirin verildiği, davalının tedbirin şartlarına ilişkin itirazlarının soyut nitelikte kaldığı, tedbirin kaldırılması halinde ileride telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceği gerekçesiyle davalı tarafın itirazın reddine karar verilmiştir.    <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; dava konusu ortaklar kurulu kararında davacının ortaklıktan çıkarılmasının yanı sıra şirketi temsil yetkisinin sona ermesine de karar verilmiş olup mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı ile dava konusu kararın icrasının durdurulmasının ölçülü olmadığını, davacının dava konusu ortaklar kurulu kararının alınmasına kadar şirketin yönetici ortağı olduğunu, şirketi münferit yapacağı işlemlerle borç altına sokabileceğini belirterek, davacı ile diğer ortaklar arasında derin bir husumet söz konusu olduğunu, ihtiyati tedbir kararının yerinde olmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davacının şirketi temsil yetkisinin sonlandırılmasına ilişkin kısmın ihtiyati tedbir dışında bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>GEREKÇE: Talep, davalı şirketin 09/11/2022 tarihli 2022/2 sayılı davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin davada bahsi geçen kararın ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması istemine ilişkindir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. \"şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.  TTK'nın 255. maddesinde bir ortağın kendisinden kaynaklanan sebeplerden dolayı şirketin feshinin istenebileceği durumlarda, diğer ortakların tümü o ortağın şirketten çıkarılmasına ve şirketin devamına karar verebileceği, çıkarılan ortağın, bu kararın noter aracılığıyla tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde şirkete karşı çıkarılmanın iptali davasını açabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, 07/11/2022 tarihli 2022/2 sayılı kararla davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacıya ayrılma akçesi ödenmesine, şirketin diğer ortaklar tarafından münferiden temsiline dair karar alınmış olup alınan kararın tescili halinde davacının ortaklık sıfatı son bulacağından kararın tedbiren durdurulmamasının davacı açısından telafisi imkansız zararlara yol açabileceğinden davacı ile diğer ortaklar arasındaki hak ve menfaat dengesi dikkate alındığında ortaklıktan çıkma kararının icrasının geçici olarak durdurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bununla birlikte kollektif şirketler ile ilgili TTK'nın 218 maddesinde ortaklardan her birinin, ayrı ayrı şirketi yönetme hakkını ve görevini haiz olduğu, ancak şirket sözleşmesiyle veya ortakların çoğunluğunun kararıyla yönetim işlerinin ortaklardan birine, birkaçına veya tümüne verilebileceği düzenlenmiştir. 07/11/2022 tarihli toplantıda davacının şirket ortaklığından çıkarılması dışında davacının şirketi idare ve temsil yetkisi kaldırılarak şirkete ... ve ... münferit yetkili müdür seçilmiştir. İptali talep edilen 07/11/2022 tarihli ortaklar kurulunda alınan, davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın ihtiyati tedbir yolu ile icrasının durdurulması sonucunda ortaklık sıfatı devam eden davacının kanun gereği temsil yetkisini haiz olacağı dikkate alındığında aynı toplantıda şirketin temsil ve idaresi ile ilgili alınan karar nedeniyle çelişki ortaya çıkacaktır. Bu nedenle ortaklıktan çıkarmaya ilişkin kararın icrası, aynı toplantıda şirketin idaresi ve temsili ile ilgili alınan karar geçerli kalmak kaydıyla durdurulması gerekirken, bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmadığından davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ara kararın kaldırılmasına, başkaca bir inceleme yapılmasında gerek bulunmadığından davalı şirketin davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 07/11/2022 tarihli 2022/2 sayılı ortaklar kurulu kararının, ... ve ...'ün münferit yetkili müdür atanmasına ilişkin karar geçerli olmak kaydıyla, ticaret siciline tescil ve ilanının dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/167 Esas 15/09/2023 tarihli ara kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"İhtiyati tedbire itirazın kısmen kabulüne, ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 07/11/2022 tarihli 2022/2 sayılı ortaklar kurulu kararının, ... ve ...'ün münferit yetkili müdür atanmasına ilişkin karar geçerli olmak kaydıyla, ticaret siciline tescil ve ilanının dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına\" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f074c9d61cee56f","SID":"c2dc5aa460af9913"}}