{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/725 - Karar No:2024/433<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/725 <br>KARAR NO\t: 2024/433<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/466 E-2022/222 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/05/2024<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; lastik kaplama hizmeti veren müvekkilinin davalı/borçluya ait taşıtların lastiklerine yapmış olduğu kaplamalardan kaynaklı tahakkuk eden alacağını tahsil edemediğinden müvekkili tarafından davalı  aleyhine Ankara 3. İcra Dairesi'nin 2019/5247 sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı/ borçlunun 18.04.2019 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durdurulduğunu, davalının fatura alacağından kaynaklı takibe yapılan  itirazın alacağı sürüncemede bırakarak haksız kazanç elde etmeye ve müvekkilini zarara sokmaya yönelik, kötü niyetli şekilde ileri sürüldüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  davalı tarafından yapılan itirazın iptaline,  asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, davalı aleyhine, mahkemece hükmolunacak meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davacının iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirket tarafından  Ankara 66. Noterliği'nin 25/02/2019 tarihli ve 04990 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile  davacı şirkete faturaların iadesi ve ayıplı malın teslim alınması  ihtarında bulunulduğunu, davacı şirket ile  aşınan lastiklerden kaplama yapılması amacıyla davacı şirketle anlaşmaya varıldığını ancak davacı tarafın lastikleri teste dahi sokmadan dayanım gücü kalmayan, balonlu, telleri kırık vs işe yaramaz lastiklere kaplama  yaptığını,  yapıldıktan bir kaç gün sonra patlaması ve deforme olması sonucu müvekkilini zarara uğrattığını,  davacıya süresinde ayıp ihbarı, ayıplı malların teslimi ve faturaların iadesi ihtarında bulunulduğunu, ancak davacının ayıplı malları şantiyeden iade almadığını, ayıp ihbarında bulunulan hatalı ve bozulan kaplama yapılan lastiklerin mahkemece bilirkişi marifetiyle incelenmesini talep ettiklerini savunarak, haksız  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tMahkemece, taraflar arasında davacının davalının araçları için lastik kapsamı hizmet vermesi nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, lastiklerin davacı tarafından davalı teslim edildiği, bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacının kayıtlarında davalı adına tanzim edilen faturaların KDV dahil toplam tutarı 841.935,90 TL iken davalının ticari defterlerinde KDV dâhil toplam 604.148,20 TL tutarındaki faturaların kayıt altına alındığı, taraf ticari defter kayıtlarında mutabakatsızlığa neden faturalar tutarının 237.787,70 TL olduğu; bu tutarın 153.146,30 TL tutarlı 2 adet faturanın davalının ihtarname ekinde ayıp ihbarında bulunularak iade ettiği, geriye kalan 84.641,40 TL tutarlı faturanın ise davalı tarafından kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı, buna karşılık  davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan toplam tahsilat tutarı 599.386,00 TL iken davalının ticari defterlerinde 604.148,20 TL şeklinde kayıtlı olduğu, arada meydana gelen 4.762,20 TL farkın 2018 yılında davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına karşın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan (4.222,00 + 539,00) 4.762,00 TL nakit ödeme tutarlarından kaynaklı olduğu, takip konusu edilen faturalardan 14.01.2019 tarihli 73473 no'lu 70.257,20 TL ve 26.01.2019 tarihli ve 73486 no'lu 82.889,10 TL tutarlı iki adet faturayı  davalının teslim aldığı ve 25.02.2019 tarihli ihtarname ekinde iade ettiği, söz konusu fatura muhteviyatlarının davalıya 14.01.2019 tarih 0074 no'lu ve 26.01.219 tarih 0077 no'lu lastik teslim formu ile teslim edildiği, söz konusu formun üstünde teslim alan hanesinde davalı adına atılmış isim ve imzaların yer aldığı, 13.02.2019 tarih 73508 no'lu 84.641,40 TL tutarlı faturanın dava dosyasına sunulan 12.02.2019 tarihli 0189 no'lu lastik formu ile davalıya teslim edildiği, söz konusu teslim formunun teslim alan hanesinde davalı şirket adına atılmış bir imzanın bulunduğu, fatura konusu lastiklerde ayıp iddiasında bulunan davalının yukarıda belirtilen TBK hükümleri uyarınca belirtilen süreler dışında 25/02/2019 tarihinde davalıya ayıp bildiriminde bulunduğu, bu nedenle ayıplı olsa dahi süresinde bildirimde bulunulmadığından davalının bu haliyle fatura konusu ürünleri ve yerine getirilen hizmeti kabul etmiş sayılacağı, bunun dışında davacı kayıtlarında bulunmayan ancak davalı kayıtlarına yer alan 4.762,00-TL nakit ödeme tutarı bakımından davalının bir kısım farklı miktarlı mazot fişi sunarak bu miktarın davalının şantiyeye lastik kaplama getiren kamyonlarına yapılan ödeme tutarı olduğunun belirtildiği, davacının bu nedene dayalı olarak ödeme iddiasını kabul etmemesi üzerine davalı tarafından davacıya yemin teklifinde bulunulduğu, talimat yoluyla davacı şirket yetkilisine usulünce yaptırılan yemin teklifi sonucu davalının kendilerine bir mazot tesliminde bulunmadığını belirttiği, böylece  davalının usulü dairesinde bu yöndeki iddiasını ispat edememiş kabul edileceğinden davacının lastik kaplama işi nedeniyle davalı adına düzenlendiği 28/12/2018 tarih 73468 nolu KVD dahil 77.301,80 TL tutarlı faturanın 4.762,20 TL'lik kısmı için  talebinin yerinde olduğu, davacının lastik kaplama işi nedeniyle davalıdan  242.549,50 TL asıl alacağını talep edebileceği  dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından ,  asıl alacak için icra takibi yapmakta haklı olduğu ve taleple bağlılık ilkesi gereğince, davanın kabulüne, asıl alacak miktarı üzerinden itirazın iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5247 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, akabinde işbu itirazın iptali davasının açıldığını, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda \"Öncelikle belirtmek gerekir ki tarafların tacir olması nedeniyle yapılan sözleşme, ticari satış niteliğindedir. 6102 sayılı TTK m. 23 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca; bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartı ile tacirler arasında satış ve mal değişimlerinde TBK’nın satış sözleşmesi ile mal değişimi sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Malın ayıplı olduğu, teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde satıcıya ihbar etmek zorundadır. Açıkça belli değilse, alıcının 8 gün içerisinde malı incelemesi ve ayıp bulunması halinde bunu satıcıya bildirmesi gerekir. Diğer durumlarda, TBK m 223/2 fıkra hükmü uygulanır. Fatura konusu lastiklerde ayıp iddiasında bulunan davalının yukarıda belirtilen TBK hükümleri uyarınca belirtilen süreler dışında 25.02.2019 tarihinde ayıp ihbarında bulunduğu\" gerekçesine yer verildiğini ancak bu gerekçeyi kabul etmediklerini, Türk Ticaret Kanunu 23.maddesinin c bendine \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır\" düzenlemesinin yer aldığını, müvekkili tarafından Ankara 66. Noterliği'nin 25.02.2019 tarihli ve 04990 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davacı şirkete \"Ayıp ihbarı, faturaların iadesi ve ayıplı malın teslim alınması\" ihtarında bulunulduğunu ve faturaların da ekte gönderildiğini, davacının faturaları tekrar göndermesi üzerine Ankara 66. Noterliği'nin 18.03.2019 tarihli 6960 yevmiye no'lu ihtarname ile tekrar iade edildiğini, 14.01.2019 ve 26.01.2019 tarihli Lastik Teslim Formu'nun müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, müvekkili şirketin Muş ilinde yer alan şantiyesinin 700 kişinin çalıştığı bir şantiye olup, işin kapsamı ve mahiyeti gereği bu kadar kişinin çalıştığı bir alanda lastik teslim formunun kim tarafından imzalandığı ve hangi tarihte imzalandığı hususunun müvekkili tarafından bilinmediğini, bu nedenle lastik teslim formunu kabul etmenin mümkün olmadığını, mahkemece buna ilişkin yeterince araştırma yapılamadan karar verilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin söz konusu faturalar gelir gelmez ayıp ihbarında bulunarak faturaların iadesini gerçekleştirdiğini, alıcının \"açıkça belli olan ayıplar\" halinde 2 (iki) gün içinde, \"adi ayıplar\" bakımından ise 8 (sekiz) gün içinde ayıplı malı satıcıya ihbar etme yükümlülüğünün bulunduğunu, açıkça belli olan ayıplardan kasıt, satılanın teslimi sırasında muayenesine gerek olmadan belli olan ayıplar olup, adi ayıpların ise satılanın teslimi sırasında açıkça belli olmayan adi yani olağan bir muayene ile meydana çıkacak olan ayıplar olup, buna karşılık ilgili maddede açıklanmamış olan gizli ayıp ise olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıplar olduğunu, TTK'da gizli ayıbın düzenlenmemesi sebebiyle TBK'nın 223. hükmünün uygulanacağını, TBK 223.maddesinde \"Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır\" ibaresinin yer aldığını, müvekkili şirket tarafından lastiklerde meydana gelen gizli ayıbın süresinde davacıya bildirildiğini, mahkemece davanın bu doğrultuda reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak lastik kaplama konusunda uzman bir bilirkişiden rapor tesisi istenilmiş, son olarak mahkeme tarafından alınan 03.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda \"Teknik olarak lastiğin geçtiği aşamaların belgeleri, tutanakları, ultrason çıktıları gibi bilgiler olmadan, kusurun kimden kaynaklandığı hakkında bir kanıya varılmasının yanıltıcı olacağı\" kanaatine varıldığını, HMK 31.maddesinde \"(1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir\" ibaresinin yer aldığını, mahkemece lastik kaplama konusunda gerekli rapor alınmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda davacı kayıtlarında bulunmayan ancak davalı kayıtlarında yer alan 4.762,00 TL nakit ödeme tutarı bakımından davalının bir kısım farklı miktarlı mazot fişi sunarak bu miktarın davalının şantiyeye lastik kaplama getiren kamyonlarına yapılan ödeme tutarı olduğunun belirtildiğinin, davacının bu nedene dayalı olarak ödeme iddiasını kabul etmemesi üzerine davalı tarafından davacıya yemin teklifinde bulunulduğunun, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce talimat yoluyla davacı şirket yetkilisince usulünce yaptırılan yemin teklifi sonucu davalının kendilerine bir mazot tesliminde bulunmadığının, böylece davalının usulü dairesinde bu yöndeki iddiasını ispat edemediğinin kabul edildiği görüşünün kabul edilemez olduğunu, dosyaya sunulan ve bilirkişi incelemesine konu edilen mazot fişlerinde ... San Ltd Şti adına ... plakalı araç ile teslim alan ...'ın imzasının yer aldığını, yalnızca davacı şirket yetkilisi beyanıyla mazot fişlerinin gerçekliğini kabul etmeyerek, ... isimli şahsın davacı şirket bünyesinde çalışma gerçekleştirip gerçekleştirmediği araştırılmadan karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece tarafların beyanlarının esas alınmasında çelişkili davranıldığını ve tarafların eşitliği ilkesine aykırı hareket edildiğini, müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyen Lastik Teslim Formları'nın hükme esas alınırken davacı tarafından kabul edilmeyen mazot fişlerinin hükme esas alınmaması çelişkiye neden olmakla, tarafların eşitliği ilkesi gereğince müvekkili şirketin de beyanının esas alınarak Lastik Teslim Formlarının müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığının kabulü gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tTaraflar arasında kullanılmış taşıt lastiklerinin kaplanmasına ilişkin sözlü eser sözleşmesi kapsamında süregelen akdi ilişkinin bulunduğu tarafların kabulünde olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. <br>\tDava, davacı tarafça kesilen 28/12/2018 tarihli faturadan bakiye 4.762,20 TL, 14/01/2019 tarihli 70.257,20 TL bedelli, 26/01/2019 tarihli 82.889,10 TL bedelli ve 13/02/2019 tarihli  84.641,40 TL bedelli faturalara dayalı bakiye iş bedelinin tahsili istemi ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.<br>\tTaraflar arasındaki akdi ilişki eser sözleşmesi olup, uygulanması gereken hükümler TBK'nın ticari  satışa ilişkin  hükümleri değil, 6098 Sayılı TBK’nun 470 ve devamı maddelerindeki eser sözleşmesine ilişkin hükümlerdir. Bu hükümler çerçevesinde yüklenicinin yükümlülüğü, eseri fen ve sanat kurallarına ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim etmekten ibaret olup, iş sahibinin ise sözleşme kapsamında ifa edilen edimin bedelinin ödenmesidir. <br>\t Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlanmıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. Açık ayıplarda TBK'nın 474/1. maddesine göre iş sahibinin eserin  tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (geç sayılmayacak bir süre içinde) eseri  gözden geçirip varsa ayıplarını  yükleniciye bildirmesi gerekir. Sonradan ortaya çıkan ayıpta yani gizli ayıplarda  ise TBK'nın 477/3. maddesine göre ayıp ortaya çıktıktan sonra gecikmeksizin ayıp ihbarının yapılması gerekir.  <br>\tBu kapsamda, davacı tarafça kaplaması yapılarak davalıya teslim edilen lastiklere ilişkin davalı tarafça tek taraflı olarak 06/02/2019 tarihli tutanakla bu tarih itibariyle yapılan incelemede kaplamaların ayıplı olduğu tespit edilmiş ise de, davalı tarafça ayıbın bildirildiği belirtilen ihtar 26/02/2019 tarihli olup, dava ve takibe konu 14/01/2019 ve 26/01/2019 tarihli faturalar kapsamında kaplaması yapılıp davalıya teslim edilen lastiklere ilişkin ayıp bildiriminde bulunularak ayıplı lastiklerin teslim alınması aksi halde hiçbir sorumluluklarının kalmayacağı yönünde bildirimde bulunulduğu görülmüş olup, davaya dayanak faturalar davalı tarafça tek taraflı tutulduğu belirtilen tutanak ve ihtar tarihi dikkate alındığında ayıp iddiasına yönelik ihbarın yukarıda belirtilen  eser sözleşmesindeki ayıba ilişkin hükümleri dikkate alındığında süresinde yapılmadığı anlaşılmakla sonucu itibariyle davanın kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.568,56 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL + 4.061,44 TL olmak üzere toplam 4.142,14‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 12.426,42‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere15/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t<br><br>Başkan<br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ac590c4681b8bbb","SID":"566b56bbd5f0c6e6"}}