{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>KARAR TARİHİ  : 15/05/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/07/2021<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 15/05/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan ...'ın muhasebecisi, ...'nun yönetim kurulu üyesi olduğu dava dışı ... AŞ’nin sahibi olduğu ... bulunan deri, kuyum, ayakkabı ve çanta mağazaları kiraladığını, bu kira ilişkisi sebebiyle herhangi bir kira bedeli borcunun olmadığını; müvekkilinin kiraladığı bu dükkanlarda faaliyetini sürdürdüğü sırada hamili olduğu ve ticari ilişki içinde bulunduğu 3 üncü şahıslara verilmek üzere hazırlanan keşidecisi ... AŞ olan ilki 28/08/2018 keşide tarihli ... seri numaralı 10.000,00 USD bedelli, ikincisi 29/08/2018 keşide tarihli ... seri numaralı 10.000,00 USD bedelli ve 3.’sü 30/08/2018 keşide tarihli ... seri numaralı 15.000,00 USD bedelli çekleri kaybettiğini; bahse konu çeklerin iptali için Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esasında kayıtlı davayı açarak çek bedellerinin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı aldığını, bu dosyadaki yargılamanın sürdüğü sırada davalılardan ...'ın zayi nedeniyle iptali istenen çeklerin hamili olduğundan bahisle mahkemeye müracaat ettiğini, mahkemece kendilerine 2 hafta içinde istirdat davası açmak için süre verildiğini, iş bu davanın bu sebeple açıldığını; dava konusu çeklerin bankaya ibrazı üzerine yapılan incelemede 10.000 USD bedelli olan çeklerin davalılardan ..., 15.000 USD bedelli çekin ise davalılardan ... tarafından bankaya sordurulup üzerlerinde tedbir kararı olduğunun öğrenilmesinden sonra ciro edilmek suretiyle şirket bünyesi dışından olan diğer davalı ...'a devredildiği ve adı geçen tarafından da çeklerin ödeme için bankaya ibraz edildiğini, davalıların kötü niyetli olduklarını belirterek, öncelikle bu çeklerin istirdadına, bu talebin reddi veya bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesi halinde çek bedellerinin ferileri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu çekleri cirantalar ... ile ...'ndan evlerine yaptığı imalat bedelinin bir kısmına karşılık aldığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ..., kendisinin muhasebe müdürlüğünü yaptığı otelde bulunan deri, kuyum, ayakkabı ve çanta dükkanlarını davacının kiralayarak işlettiği sırada muhasebe ve ticari konularda davacıya verdiği hizmete karşılık dava konusu her biri 10.000 USD bedelli iki adet çekin davacı tarafından verildiğini, aynı çekleri kendisinin de evinde yaptırdığı bir kısım tadilat sebebiyle diğer davalı ...'a verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu çeklerde davacının cirosunun bulunduğu, ciranta sıfatıyla atılı imzalarına da itiraz etmediği, dava konusu çeklerdeki ciro silsilesinin düzgün olup, aksi ispatlanamadığı için davalı hamilin iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğu; davacının bildirilen iki tanığının talimat adreslerine yazılan talimatlardan sonuç alınamadığı, davacıya verilen süre içinde bildirilen adreslerine çıkarılan davetiyelerden de sonuç alınamaması sebebiyle bu iki tanığın dinlentilmesinden HMK’nın 240/3 maddesi gereğince vazgeçilmiş sayıldığı, dinlenen diğer davacı tanığının ise, dava konusu çeklerin çalınması veya kaybolmasıyla ilgili görgüye dayalı bir bilgisinin olmadığı, davalı hamilin yetkili hamil olduğu, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalının kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, bir mali müşaviri bulunan müvekkilinin davalı ...’dan muhasebe ve ticari konulardan hizmet almasının ve bu hizmet için kendisine 20.000 USD bedelli iki adet çek vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, müvekkilinin davalılarla arasında dava konusu çekleri kendilerine vermesini gerektirecek hiçbir ticari ilişki olmadığını, dinlenen tanık beyanı ile çeklerin dükkandaki çekmecede bulundukları sırada kaybolduğunun ispatlandığını, çekin ibraz tarihi itibarıyla diğer davalılara yaklaşık 200.000,00 TL değerinde tadilat hizmeti veren davalının bunun faturasını da sunması gerekirken sunmamasının kötüniyetini gösterdiğini, mahkemece davalıların kötü niyetinin tespiti açısından davalı ... tarafından dava konusu çeklerin bankaya ibrazından önce diğer davalılar tarafından ... şubesine sordurulması ile ilgili bu şubeye müzekkere yazılıp bu yöndeki iddialarının araştırılmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, zayi olduğu iddiasıyla çek iptali için açılan davada, kaybolduğu iddia olunan çeklerin şeklen yetkili hamiline karşı açılan çek istirdadına ilişkin olup davacı, öncelikle çeklerin istirdadını olmadığı takdirde bedelinin davalılardan tahsilini talep edilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> Davacı her ne kadar bu çeklerin davalılardan ... ve ... tarağından ciro yoluyla devredilmeden önce adı geçen davalılar tarafından bankaya sordurulup üzerlerinde tedbir kararı olduğunun öğrenilmesi üzerine, kendi kötüniyetlerini gizlemek için diğer davalıya devrettiklerini, bu kötüniyetin tespiti açısından Mahkemece bankadan bilgi alınmadan karar verildiği iddia edilmiş ise de çeklerin adı geçen davalılar tarafından bankaya sordurmuş olmalarının onların kötüniyetini ispata yeterli olmaması sebebiyle bu yöndeki araştırma eksikliğinin sonuca etkili olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava konusu çeklerdeki ciro silsilesinin düzgün ve davalıların şeklen yetkili hamil olarak gözükmeleri, çeklerin davacı tarafça da ciro edilmiş olması, ispat yükü üzerinde olan davacının davalıların dava konusu çekleri kötüniyetle iktisap ettiklerini veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduklarını ispatlamaya yeterli delil sunmaması, dinlenen tanık beyanlarının davalıların kötüniyetlerini göstermeye yeterli olmaması karşısında; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ancak dava konusu çekler hakkında açılan çek istirdatı ve tazminata ilişkin davada çek iptali talebiyle açılan dava üzerine verilen tedbir kararı hakkında mahkemece bir karar verilmemesi hatalı bulunmuştur. <br>TTK’nın 818/1-s maddesi gereğince, poliçe hakkındaki TTK’nın 758. maddesindeki “Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.” Hükmü; 763. maddesindeki “Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, ( davacı çek hamiline, dava konusu çeki ağır kusurlu veya kötü niyetli olarak ele geçirene karşı (1)) iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.” Hükmü çekler hakkında da uygulanır. Buna göre mahkemece açılan dava üzerine 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararı hakkında verilen bu tedbir kararının devamı yada kaldırılması husununda gereken kararı vermemesi hatalı olmuştur. Ancak, HMK'nın  397/2. Maddesi \"İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.\" şeklinde olup, nihai kararın kesinleşmesi ile tedbir kararı da kendiliğinden kalkacağından, bu hatanın sonuca etkisi olmadığı anlaşılıp  eleştirilmekle yetinilmiştir.   <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b maddesi  gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30  TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>b-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>c-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>d-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>e-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f2495121f281228","SID":"ae5d20a0a835fd4f"}}