{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/807 <br>KARAR NO: 2024/833<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİH: 28/03/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI : 2023/838 Esas <br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: İhtiyati haciz isteyen davacılar vekili asıl davada; müvekkili ...'in  davacı müvekkili şirketin tek ortağı olduğunu, müvekkilinin yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle akrabası davalının davacı şirkete müdür olarak seçildiğini, ancak bir süre sorunsuz devam eden ilişkide davalının müvekkiline şirketle ilgili işlerde bilgi vermemeye başladığını, akabinde yapılan genel kurulda davalı aleyhine sorumluluk davası açılması ve haksız rekabet eylemleri nedeniyle şikayette bulunulması kararı alındığını, davalının müvekkilinin imzasını taklit ederek sahte genel kurul kararları aldığını, eşi ... adına şirket kurdurarak müvekkili şirket ile aynı konularda faaliyette bulunduğunu, rekabet yasağını ihlal ederek müvekkili şirketin faaliyetlerini bu şirket üzerine kaydırarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını,  şirkete ait demirbaş ve ticari mal stoklarına el koyarak ihtara rağmen iade etmediğini, şirkete ait ... plakalı aracı yok pahasına satarak satış bedelini şirkete vermediğini, müvekkilince şirkete gönderilen paraları şahsi menfaati için kullandığını ileri sürerek  demirbaş ve stok malların müvekkiline iadesine,aksi halde bedelinin davalıdan tahsiline,uğranılan zarar kapsamında 500.000-TL'nin davalıdan tahsiline, şirkete ait demirbaş ve stok mallara tedbiren el konularak müvekkili şirket müdürüne yediemin olarak teslimine, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki alacaklarının 500.000-TL kadarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada; davalı ...'ün şirket müdürünün  eşi olduğunu, davalının, eşi ...'ün müvekkili şirketteki müdürlük görevi devam ederken müvekkili şirket ile aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket ile aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davalıların birlikte hareket ederek, müvekkilinin merkez adresi olarak görünen adreste aynı alanda faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, davalının müvekkili şirket ortağı hakkında kötüleyici ifadeler kullanarak piyasadan mal temin etmesini engellediğini, davacı şirket portföyünü davalı şirket üzerine kaydırdıklarını, müvekkiline ait demirbaş ve mal stoklarını haksız ve hukuka aykırı olarak davalı şirketin ticari faaliyetlerinde kullandığını, davalıların TTK'nın 54. maddesi kapsamında haksız rekabet eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararları tazminle yükümlü olduklarını belirterek, müvekkili şirkete ait demirbaş ve stok malların müvekkiline iadesine, olmadığı takdirde bedelinin müvekkilinin zararı kapsamında değerlendirilmesine, davalıların haksız rekabet eylemleri nedeniyle uğranılan zarar kapsamında 100.000-TL'nin davalılardan tahsiline, şirkete ait demirbaş ve stok mallara tedbiren el konularak müvekkili şirket müdürüne yediemin olarak teslimine karar verilmesini talep etmiştir.  Davacılar vekili 27.03.2024 tarihli duruşmada; 500.000-TL alacak yönünden asıl ve birleşen davanın davalıları aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; asıl ve birleşen dava yönünden talep edilen toplam 600.000-TL alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, muaccel bir alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat ölçüsünde henüz delil sunulmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden asıl ve birleşen davada davacılar vekili; toplanan deliller kapsamında dava değerinin çok üzerinde zarar oluştuğunun ispatlandığını, buna rağmen mahkemece ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın davalı tarafından eşi üzerine geçirilip sonrasında değerinin çok altında bir bedelle satılarak satış bedelinin şirket hesabına aktarılmadığının celp edilen noter kayıtları ve şirketin mizan kayıtları ile sabit olduğunu, davalı şirket müdürünün, müvekkili şirket banka hesaplarından çekilen tutarlar nedeniyle müvekkiline 1.500.000-TL'nin üzerinde borçlu olduğunu, bu hususta banka ve mizan kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, davalı ...'ün müvekkili şirkete ait demirbaş ve ticari mal stoklarına el koyarak müvekkiline iade etmediğinin sabit olduğunu, şirketin mizan kayıtlarına göre 1.500.000-TL tutarında ticari mal stoğu bulunmakta olup, davalının el koyduğu malların şirketin zararı kapsamında olduğunu, davalıların müvekkili şirketin şubesinde faaliyet gösterdiklerinin, şubeyi boşaltarak şirketin mallarını kaçırdıklarının ikrar edildiğini, bu hususun ceza soruşturmasındaki arama el koyma tutanağı ile sabit olduğunu,mahkemece dosya kapsamı  deliller eksik incelenerek koşulları oluşmasına rağmen ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada yaklaşık ispatın ve bu nedenle ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu belirterek, kararın kaldırılarak davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki alacaklarının 600.000-TL kadarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminat istemli asıl dava ile haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemli birleşen davada, İİK’nın 257 vd. maddelerine dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.  İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Aynı yasanın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre ise; \"İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\" Belirtilen madde hükümleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden, bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İİK'nın 257. maddesi hükmü uyarınca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; davacı tarafça ihtiyati hacze dayanak olarak asıl davada, davacı şirketin önceki müdürü olan davalının sahte genel kurul kararları aldığı, şirkete ait demirbaş ve stoklara el koyarak iade etmediği, şirkete ait aracı satarak bedelini şirket hesabına aktarmadığı, şirket hesabındaki paraları kişisel ihtiyaçları için kullandığı; birleşen davada ise davalılarının davacı şirket ortağını kötüleyerek piyasadan mal temin etmesini engelledikleri, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren şirket kurarak davacının demirbaş ve stoklarını kullanarak haksız rekabet ettikleri ileri sürülmüştür. Her iki davada davacı tarafça dava dilekçesiyle ihtiyati haciz talep edilmiş olup, dosyada henüz deliller toplanmamıştır. Dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle davacının iddialarının doğruluğu ve haklılığı, sonucunda davacı şirketin zarara uğrayıp uğramadığı ancak yapılacak tahkikat neticesi delillerin değerlendirilmesi sonucunda anlaşılacaktır.  Açıklanan nedenlerle,davalıların, davacı tarafça ileri sürülen yönetici sorumluluğu ve haksız rekabet hükümlerine dayalı iddialarının yargılamayı gerektirdiği, mevcut durumda muaccel bir alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlanamadığı, yargılamanın her aşamasında ihtiyati haciz talep edilmesinin de mümkün olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davada ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin asıl ve birleşen davada verilen ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacılar vekilinin asıl ve birleşen davada istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ed57e08f1dcb890","SID":"cc8b31fa75d7e15b"}}