{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/555 <br>KARAR NO: 2024/878<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/03/2021<br>NUMARASI: 2020/574 E. - 2021/298 K.<br>DAVANIN KONUSU Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: <br>ASIL DAVA: Davacılar dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 23/01/2020 tarihli sözleşme uyarınca satışı gerçekleşen bağımsız bölüm karşılığında 410.000,00 TL üzerinden anlaşıldığını, tapu satış işlemi gerçekleşmeden 6 adet çek keşide edildiğini, davalının taraflar arasındaki sözleşme gereği edimini gereği gibi ifa etmediğini, işbu çekler üzerinden haksız kazanç sağlamak amacı ile çek bedellerini kendisinden tahsil etmeye çalıştığını, bu amaçla davalı tarafından davacılar aleyhine başlatılan takiplerin haksız olduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip dolayısıyla davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DOSYA  Davacı asilin dava dilekçesinde özetle;  ... ve kendisine ait şirketi ... Tic. Ltd. Şti. İcra dosyasında borçlu olarak anılan  ... ve kendisine ait şirketin  23.01.2020 tarihli sözleşme ile Esenyurt da bulunan  ... ait olan ... ada ... parsel ... nolu  bağımsız bölümün satışı için muhtelif çeklerin tanzim edilerek,  şahitler huzurunda ( ... ve ... ) ...'a teslim edildiğini,  sözleşmeden iki ay geçmesine rağmen  daire satış devri yapılmadığını, ...   10.04.2020 tarihinde  Üsküdar ... Noterliğinden  ihtar çekildiğini, şirketi hakkında İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün  ... esas sayılı dosyasından  icra takibi yapıldığını, bu takibe dayanak olarak, şirketinin hiç bir borcununu bulunmadığını, alacaklının çeki neye istinaden aldığını  ispat etmesi gerektiğini beyanla, ... ve şirketi ... Tic. Ltd. Şti.nin İstanbul Anadolu  .... İcra Dairesinin  ... Esas sayılı  icra takibinden davalıya borcunun bulunmadığının tespitine,  icra takibinin  durdurulmasına,  haksız yere kullanılan çekin iptal edilmesine,  karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hamil olduğu işbu çeklerle cirantanın esas borç ilişkisinden kaynaklanan haklarını devralmadığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olarak sadece kıymetli evrakta yazılı olan hakkı devraldığını, dolayısıyla davacının dava dilekçesinde iddia ettiği sözleşmeler ve bağımsız bölüm satışıyla ilgili meselelerin bir defi olarak müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Dosya kapsamında bir örneği bulunan çeklerin incelenmesinde, çeklerde rehin cirosuna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı görülmekle, dava konusu bu çeklerdeki cironun temlik cirosu olduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bilindiği üzere bedelsizlik def'i kişisel def'i olup, ancak hamilin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilecek def'ilerden olduğu, davalının davacının bile bile zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından, davalının dava konusu \"emre yazılı çeklerde\" yetkili hamil olduğu, davacı keşideciye ve lehtara karşı takip yapabileceği, davacının bedelsizlik def'ini davalıya karşı ileri süremeyeceği ve davacıların dava konusu çekten dolayı davalıya karşı borçlu olduğu anlaşıldığından, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, Öte yandan davalı taraf her ne kadar kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de; İİK 72/3-4  maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, tedbir kararı verilmişse ve davanın alacaklı lehine neticelenmesi halinde alacaklının alacağını geç almaktan dolayı uğradığı zararların giderilmesi için %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedileceği düzenlenmiş olup mahkememizce İİK 72/3 maddesi gereğince verilen bir tedbir kararı bulunmamakta olup davalı alacaklı yönünden İİK 72/4 maddesindeki tazminat koşulları oluşmadığı\" gerekçesi ile Asıl dava olan 2020/574 Esas sayılı dosya yönünden davanın yerinde görülmediğinden REDDİNE, birleşen dava olan 2020/575 Esas sayılı dosya yönünden, davanın yerinde görülmediğinden REDDİNE şartları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF:Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu  410.000,00 TL bedelli çekleri 23 Ocak 2020 de Konut Satışı Sözleşmesi ile, ... da bulunan ... ait ... Ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölüm'ün satışı için toplamda ... verdiğini,   tacir çekler karşılığında konut satışı devri yapılmadığını, temel borç kavramı oluşmadığını,  çeklerin tamamı ... tarafından tefecilere ve tahsilatcılara kırdırmak için verildiğini, davalı ... tarafından 2 adet çek yarı fiyatına nakde çevirmek suretiyle ...dan alınıp icraya konulduğunu, çeklerin tacir çek olduğundan ticari maksatla verilen çeklere ait fatura, irsaliye, makbuz, dekont ve maliye beyannameleri muhasebe evraklarının davalı tarafın elinde resmi bir evrak olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, sebepsiz zenginleşme söz konusu olduğunu, çekler bedelsiz kaldığını, davalının diğer cirantalarla arkadaş olduğunu, diğer cirantaların her hangi bir tacir olmadıklarını, elde ettikleri çekleri kırdırmak için aracılık yaptıklarından dolayı bu kişiler adına da icra takibi yapıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle davasının kabulünü talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hamil olduğu çeklerle cirantanın esas borç ilişkisinden kaynaklanan haklarını devralmadığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olarak sadece kıymetli evrakta yazılı olan hakkı devraldığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği sözleşmeler ve bağımsız bölüm satışıyla ilgili meselelerin bir defi olarak davalıya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, zira hamil konumunda olan davalının davacıyı tanımadığını, bu açıklamalar doğrultusunda yerel mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun bir karar olduğunu, nitekim çeklerin dayanak yapıldığı  İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... E. ve ... E. Sayılı icra takipleri incelendiğinde davalı alacaklının çekteki tüm cirantalar aleyhine takibe giriştiğini, tüm cirantalar açısından haciz işlemleri talep ettiğini ve dolayısıyla hiçbir ciranta ile arasında kötüniyet karinesi uyandıracak bir bağ olmadığının apaçık ortada olduğunu bu hale göre davacı tarafından sunulan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın ve birleşen davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacılardan ... tarafından istinaf kanun yolu harcı yatırıldığı, diğer davacı ... Ltd şti tarafından istinaf kanun yolu harcı yatırılmadığının anlaşılması üzerine, Dairemizce HMK 344'e göre çıkartılan muhtıraya rağmen, istinaf harcının yatırılmadığı anlaşılmıştır. Davacılardan ... yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Asıl davanın konusunu oluşturan, İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine 30/04/2020 keşide tarihli ... çek nolu, 50.000,00 TL bedelli senede istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Birleşen davanın konusunu oluşturan, İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine 30/05/2020 keşide tarihli ... çek nolu, 80.000,00 TL bedelli senede istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Takibe konu çeklerde davacılar keşideci ve lehtar olup, alacaklı en son hamildir.Davacılar  tarafından  dava konusu çeklerin dava dışı ... ile aralarındaki 23/01/2020 tarihli sözleşme  gereğince daire teslimi için  verildiğini ancak sözleşme konusu dairelerin tesliminin gerçekleştirilmediğini, karşılıksız kaldığını, çeklerin karşılıksız olmasına rağmen dava dışı ... çekleri  yarı fiyatına davalıya ciro ettiğini ileri sürerek bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/20914 soruşturma nolu dosyasında 25/06/2020 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/5758 D.iş sayılı dosyasında 14/102020 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. 23/01/2020 tarihli sözleşmenin davacılardan ... LTD. ŞTİ ne ait antetli kağıda ... ve ... arasında yapıldığı daire alımı için 6 adet toplamda 410.000 Tl lik çek verildiğinin belirtildiği, sözleşmenin ekindeki çeklerin içinde takibe konu çeklerinde bulunduğu görülmüştür.Davacı tarafından ileri sürülen  bedelsizlik def'i kişisel def'i olup, ancak hamilin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilecek def'ilerden olduğu, davalının davacının bile bile zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından, davalının dava konusu çeklerde yetkili hamil olduğu, davacı keşideciye ve lehtara karşı takip yapabileceği, davacının bedelsizlik def'ini davalıya karşı ileri süremeyeceği anlaşıldığından davacının iddiası ispatlayamadığından mahkemece davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde asıl ve birleşen dosyada davacı ...  vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. Asıl ve birleşen dosyada Davacı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun ise harç yatırılmadığından, 6100 Sayılı HMK'nın 344. maddesi gereğince  yapılmamış sayılmasına, karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1/A-Asıl ve birleşen davada Davacı ... Limited Şirketi'nin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 344. maddesi gereğince Yapılmamış Sayılmasına, 1/B-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2021 tarih ve 2020/574 E., 2021/298 K. sayılı kararına karşı Asıl ve birleşen davada davacı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı davacı ...  tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Asıl ve birleşen davada Davacı ...Limited Şirketi tarafından istinaf aşamasında yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer  olmadığına,4-Asıl ve birleşen davada davacı ... tarafınca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"515a8cf8ee84b78a","SID":"4d0e400c7da83646"}}