{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2018/128 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/203<br><br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/02/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 06/03/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili kooperatifin tasfiye kararı alınan genel kurulunda tasfiye yönetimi olarak davalıların seçildiğini, davalıların kooperatif üyelerinden kooperatif gideri olarak para topladıklarını, ancak hiçbir gideri belgeleyemediklerini, davalılardan ...... 'ın 2016 yılına kadar, ...... 'nın 2011-2014 yılları arasında, ...... 'ın ise 29/05/2011-11/05/2012 tarihleri arasında kooperatif yöneticisi olarak görev yaptıklarını, müvekkilinin davalılar hakkında suç duyurusunda bulunması üzerine Küçükçekmece C.Başsavcılığınca ...... sayılı soruşturma dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesinde faturasız ve belgesiz harcamaların yapıldığının tespit edildiğini, iskan alımı için ortaklardan 2.250,00-TL toplanmasına yönelik 27/06/2011 tarihinde tescil edilen olağan genel kurulda karar alındığını, toplamda 69.550,00-TL toplandığı halde bu paranın büyük bölümünün belgesiz sayılabilecek ödemelere harcandığını, 2015 yılında genel kurul kararı olmaksızın ortaklardan 700,00-TL toplanması konusunda yönetim kurulu kararı alındığını, toplanan 17.000,00-TL paranın nerelere harcandığının belli olmadığını, aynı zamanda vergi dairesine 4.000,75 TL, SGK'ya 37.886,49-TL olan borcun zamanında ödenmeyip gecikme zammına sebep olunduğunu, bu şekilde kooperatifin zarara uğratıldığını, davalıların yönetim kurulu olarak görevlerini kötüye kullanarak bilerek veya bilmeyerek kooperatifi zarara uğrattıklarını, ortakların haklarını korumayıp zimmetli toplanan aidatları yerinde sarf etmeyip maddi kayba neden olduklarını, müvekkilinin haksız olarak toplanan bedellere ilişkin Küçükçekmece  ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını, haksız olarak toplanan ve yerinde sarf edilmeyen giderlerin tam olarak tespit edilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.836,49-TL'nin işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar ..... benzer olan cevap dilekçelerinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, ibra olan hesaplar hakkında dava açıldığını, savcılık soruşturma dosyasında bilirkişinin eksik belgelerle inceleme yaptığını, yönetimin art niyetli ve kasıtlı olarak belgeleri eksik teslim ettiğini, yeni yönetime tüm evrakların tam olarak teslim tutanağı ile teslim edildiğini, ancak 2012 yılı evraklarının yeni yönetimin mali müşaviri değiştirmesi nedeniyle mali müşavirde unutulduğunu, bu hususun 2016 yılı olağanüstü genel kurulunda dile getirildiğini, kooperatif denetçisi ...... genel kurulda evrakların mali müşavirde unutulduğunu, muhasebecinin de bu evrakları kendisine teslim ettiğini beyan edip beyanını genel kurul tutanaklarına geçirdiğini, yeni yönetimin bu evrakları talep etmediğini, bilirkişiye eksik evrak  teslim ederek kendilerini suçlu gösterme yoluna gittiğini, yapılan tüm işlemlerin genel kurul kararına uygun olduğunu, kalemler arası harcama yetkisinin genel kurul kararı ile kendi yönetimlerine verildiğini, harcamaların ona göre yapıldığını, rapordaki belgesiz harcamalar konusunun doğru olmadığını, mali müşavirde unutulan 2012 yılı evrakları teslim alınmadığından belgesiz gözüktüğünü, bu belgelerin Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesine teslim edildiğini, kooperatif defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, defter dökümleri karşılığında belgelerin mevcut olduğunu, 2011 yılı genel kurul kararında toplanan daire başı 2.250,00-TL iskan parasının harcamasının 2011-2012 tahmini bütçede detaylı biçimde üyelere izah edildiğini, genel kurulda oy birliğiyle karar alındığını, harcamaların 2012 yılı evrakları ve klasöründe mevcut olduğunu, iskan adı altında toplanan paraların binanın yapısal eksiklikleri ve bunların imalat-tadilatı için harcandığını, itfaiye raporu,  ..... raporu alındığını, yangın kurtarma tertibatı ve hortumlarının her blok ve her kata döşendiğini, bodrum ve sığınak girişlerine panik var kapıları yapıldığını, asansörün ruhsatının alındığını, her blok için sığınak bölmelerin tuvalet banyo ve mutfak bölümlerinin yapıldığını, her bloğun sığınaklarına elektrik ve su tesisatı çekildiğini, hesapların genel kurulda ibra olunduğunu, 4.000,00-TL vergi borcunun daha önceden gelen bir borç olduğunu, 2011 yılında borçların yapılandırıldığını, üye alacakları düzenli ödenmediğinden yapılandırmanın bozulduğunu, SGK borcunun da eskiden gelen bir borç olduğunu, 2011 yılında çıkan af yasasından yararlanılıp yapılandırıldığını, iki taksidin ödendiğini, buna ilişkin makbuzların Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesine sunulan 2012 yılı  klasörü içerisinde bulunduğunu, bu yapılandırmanın da üyelerin aidatlarını düzenli ödememeleri üzerine gecikmeye uğradığını, kooperatifin borcundan daha fazla üye alacağı olduğunu, yeni yönetime teslim edildiğinde 85.000,00-TL üye alacağı bulunduğunu, 2015 yılında toplanan 17.000,00-TL hakkında ise 2012 yılında belediyeye iskan için müracaat edildiğini, iskan alabilmek için gerekli eksikliklerin tespit edildiğini, binanın tek ruhsatta iki ayrı kooperatiften oluştuğunu, ..... Yapı Kooperatifinin 36 üyeden, ,,..... Yapı Kooperatifinin 37 üyeden oluştuğunu, yapılan harcamalar ortak olduğundan makbuzların bazılarının fotokopi olduğunu, asıllarının diğer kooperatifte bulunduğunu, belediyeden gönderilen mühendis tarafından yapılan incelemede B blokta 80 m²'lik bir sığınağın eksik olduğu, bu yüzden iskan alınmasının mümkün olmadığı, proje değişikliği ile yapı denetime girmeleri gerektiği bilgisinin verildiğini, bunun üzerine her iki kooperatif yönetimi ve üyelerinin toplanarak konuyu görüştüklerini, katılan üyelerin tamamının kabul etmesi üzerine \"ödemeleri yapalım daha sonra genel kurulda karar alırız\"görüşü benimsendiğini, toplanan bu paranın makbuz karşılığında iskan için toplandığını ve harcandığını, makbuz karşılığında anlaşma yapılan firmalara ve belediyeye ödendiğini, geri kalan ödemeyi ..... toplayıp iskan işlerini takip ettiği için kendilerine ödeyeceğini, adı geçen kişinin yönetimi devraldıktan sonra bundan vazgeçip ödeme yapmadığını, hatta kooperatif üyesi .......'dan iskan işleri için 10.000,00-TL borç aldığını, bütün bu ödemeler yapıldıktan sonra belediye ruhsatının yazım aşamasına geldiğini, yeni yönetimden ........'ın belediyeye giderek bizlerin hiçbir yetkisi olmadığını belirterek iskanın ilk aşaması olan ruhsatı iptal ettirdiğini, yapılan ödemenin toplanan paradan daha fazla olduğunu, işlerin yürümesi için kooperatif üyelerinden .......'dan 10.000,00-TL borç alınarak ödeme yapıldığını, toplanan paranın 17.000,00-TL, ödenen paranın ise 27.000,00-TL olduğunu, tek ruhsata iki ayrı kooperatif olduğundan yapılan ödeme makbuzları asıllarının ...... Yapı Kooperatifinde bulunduğunu, fotokopilerinin de kendilerinde olduğunu, kooperatifi zarara uğratmadıklarını, aksine kooperatiften 10.000,00-TL alacak olduğunu ileri sürerek davanın reddine  karar verilmesini istemişlerdir.<br>Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29/05/2011-11/05/2012 tarihleri arasında kooperatif yönetiminde görev yaptığını, 11/05/2012 tarihli genel kurulda yönetim kurulu faaliyet ve hesaplarından dolayı ibra edildiğini, bu genel kurulda herhangi bir görev almadığını, müvekkilinin devlete 25 yıl hizmet eden emekli bir öğretmen olduğunu, huzurdaki davanın yeni seçilen yöneticilerin şikayeti üzerine bilirkişi ...... 'nun hazırladığı rapora dayalı olarak açıldığını, davalılar hakkında Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, bilirkişinin raporunu tanzim ederken eksik evrakla incelemede bulunduğunu, evraklar bilirkişiye teslim edilirken defterlere işlenmiş olduğu halde bir klasör harcama belgesinin sehven veya kasten bilirkişiye verilmediğini, kooperatif muhasebecisi ile yapılan görüşme sonucunda işbu klasöre ulaşıldığını ve ceza dosyasına sunularak yeniden  rapor alınmasının talep edildiğini, huzurdaki davada da bilirkişi incelemesi taleplerinin olduğunu, 2012 yılı genel kurulunda yönetim kurulu faaliyet ve harcamalarından dolayı verilen denetim kurulu raporu doğrultusunda ibra edildiğini, ayrıca yönetime dava açma yetkisi verilmeden yönetimin yetkisiz olarak dava açtığını, geçmiş dönem genel kurullarında yönetime kalemler arası kaydırma yapma yetkisi verildiğini, yönetimin de bu yetki ile eldeki mevcut nakitle kooperatifin aciliyet sırası ile işleri yapmaya çalıştığını, üyeler aidatlarını  düzenli ödemediklerinden bu tür bir zorunluluk doğduğunu, her üyeden iskan harcı için toplanan 2.250,00-TL paranın amacına uygun olarak kullanıldığını, 2012 klasöründe bu harcama kalemleri ve tutarlarının bulunduğunu, bir yapı ruhsatıyla iki kooperatif oluştuğunu, kooperatiflerin yönetimleri ayrı olmakla birlikte bazı harcamaların ortak yapıldığını, dolayısıyla bazı harcama makbuzlarının ...... Kooperatifinde kaldığını, bilirkişi incelemesi aşamasında bu kooperatife ait defterlerin de incelenmesini talep ettiklerini, 2015 yılında genel kurul kararı olmaksızın toplanan 17.000,00-TL'nin müvekkilinin görevde olmadığı bir dönemi kapsadığını, Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının huzurdaki dava için bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini ileri sürerek haksız  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Dava; Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, istenen bilgi ve belgelerin gönderildiği, incelenmesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde ..... İşletme Kooperatifi'nin sicil adresinin ..... Mahallesi ..... Cad. No:1C1/1 Beylikdüzü/İstanbul  olduğu, kooperatifin 23/05/1986 tarihinde kurulduğu,  yönetim kurulu üyeleri ve yetkililerinin .....  oldukları anlaşılmıştır.<br>Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .....  Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; davacının Tasfiye Halinde .....  İşletme Kooperatifi, davalıların ...... oldukları, davanın 29/05/2019 tarihinde açıldığı, 30/05/2019 tarihli ..... Esas, ..... Karar sayılı kararı ile arabuluculuk dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalıların davacı kooperatifi iddia olunan şekilde zarara uğratıp uğratmadıkları, zarar var ise bu zarardan dolayı davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, zarar miktarının tespiti hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir. <br>  Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. <br>Mahkememizce  28/02/2019 celsesinde Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin ..... ve Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyalarının  bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir.<br>  Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin  ..... esas sayılı dava dosyasında mahkememizin  05/11/2020 tarihli celsesi ile kooperatife ait bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapılması için yetki verilmiş ancak dosyada görevsizlik kararı verildiği mahkememize bildirilmekle mahkememizin yine 29/04/2021 tarihli celsesinde işbu dosya hakkında Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının HMK 165 maddesi uyarınca bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir.<br>Mahkememizin 08/02/2023 tarihli celsesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Ceza Dairesinde bilirkişilerce yerinde inceleme yapılmak üzere; davalıların davacı kooperatifi iddia olunan şekilde zarara uğratıp uğratmadıkları, zarar var ise bu zarardan dolayı davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, zarar miktarının tespiti hususlarının tespiti amacıyla inceleme yapılmasına karar verilmiştir. <br>Bilirkişi heyetinin 17/09/2023 tarihli raporunda: Davacı kooperatif eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların ödeme işlemine yönelik yönetim kurulu kararı alıp almadıklarının değerlendirilebilmesi için davacı kooperatifin yönetim kurulu karar defterlerinin dosyaya ibrazı gerektiği yönünde sonuca ulaşılmıştır.<br>Eldeki dava kooperatif eski yöneticilerin 1163 sayılı kooperatifler kanununun  62. Mad ve 98 mad. yollamasıyla Yeni <br>6102 sayılı TTK 553. Mad (Eski 6762 sayılı TTK nın 336/5) hükmü gereğince kooperatif eski <br>yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. <br><br>Somut davada; Davacı kooperatifin 2011- 2016  yılları arasında yönetim kurulu üyeliği <br>görevi yürüten davalıların    davacı kooperatifi 40.836,49 TL tutarında  zarara uğrattığı <br>iddiasıyla huzurdaki kooperatif yönetim  kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan <br>tazminat davasının açıldığı anlaşılmaktadır.<br>İşbu  davada  ihtilaf çözümünün  1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. Madde <br>yollamasıyla, kooperatif eski yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılan hukuki sorumluluk <br>davasında, TTK'nın anonim şirketler hakkındaki hükümlerinin uygulanacağıdır. <br>Ancak yürürlükten kaldırılan 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesinde, eski yönetim kurulu üyeleri <br>hakkındaki sorumluluk davaları için genel kurulun bu yönde karar alması ve bu davanın <br>denetçiler tarafından açılması öngörmüş iken, <br> <br>01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı (TTK) yasada ise bu davanın denetçiler <br>tarafından açılacağına dair bir hüküm bulunmamakta ve eski yöneticilere karşı sorumluluk <br>davasının artık yeni yönetim kurulu üyeleri veya pay sahipleri tarafından açılabileceğidir. <br>Eski 6762 sayılı TTK hükümlerine göre eski yöneticilere karşı açılacak sorumluluk davasında <br>genel kuruldan karar almak suretiyle, denetim kurulu üyelerine dava açma konusunda yetki <br>verilmiş iken, <br> 6102 sayılı yeni TTK da yapılan, yeni düzenleme ile dava açma yetkisi, yine genel kurulca <br>kararlaştırılmak suretiyle yetkili en son yönetim kurulu üyelerine verildiği görülmektedir. <br> <br>Somut davada;  Gerek  YAPI Koop. ana sözleşmenin 37.mad si gereği <br>(Kooperatifin uğradığı zararın tazminini, kooperatif ve her bir ortak isteyebilir) gerekse  Kooperatifler <br>kanununun 98. Mad.sinin yollamasıyla dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan yeni 6102 <br>sayılı TTK nın 555/1 madde hükmüne göre iş bu davanın kooperatifin en son yetkili  <br>temsilcileri (yetkili yönetim ve tasfiye kurulu )  tarafından açılması şeklinde düzenlenmiş <br>olması nedeniyle,   huzurdaki davanın  genel kuruldan bu yönde karar almak şartıyla <br>kooperatifin temsile yetkili  en son  yetkili yönetim ve tasfiye kurulu eliyle  veya  555/1 <br>madde hükmündeki pay sahipleri tarafından açılması  bu yöndeki eksikliğin ise, dava şartı <br>olmayıp  sonradan tamamlanabilen eksikliklerden olduğu yerleşik Yargıtay kararlarında <br>belirtilmiştir. <br>Bu bağlamda İncelemeye konu huzurdaki   eski yöneticiler aleyhine açılan hukuki sorumluluk <br>davasında ise  davacı ...... Konut Yapı kooperatif tüzel <br>kişiliğince açıldığı  , kooperatif pay sahipleri tarafından açılmadığı görülmektedir.  <br>Yasal düzenlemeler gereği kooperatif tasfiye ve yönetim kurulu üyeleri tarafından davanın <br>açılabilmesi için ayrıca usule uygun olarak genel kuruldan bu yönde karar alınması gerekeceği <br>değerlendirilmiş ise de nihai takdir sayın mahkemeye aittir.  <br> ( T.C.YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİNİN 2014/5662 E, 2015/909 K , T.17.02.2015 ) <br>Emsa  Yargıtay kararının ilgili kısmı şu şekildedir: “1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98. maddesinin yaptığı yollama nedeniyle olayda uygulanması gereken Türk Ticaret Kanununun 341. maddesi uyarınca, yöneticiler hakkında dava açılabilmesi, kooperatif genel kurulunca bu konuda karar alınmasına ve davanın da kooperatif denetçileri tarafından açılmasına bağlıdır. Dosyada, bu konuda alınmış bir genel kurul kararı mevcut olmadığı gibi, davanın da denetçiler tarafından açılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, HUMK. nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca, bu konuda varsa genel kurul kararını ibraz ettirmek ve ayrıca, açılmış işbu davaya denetçilerin muvafakatını sağlamak için davacı vekiline yeterli süre vermek ve belirtilen bu eksikliklerin ikmalinden sonra yöneticiler hakkındaki davaya da devam olunmak; aksi halde, yönetim kurulu üyeleri olan davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilerek, sadece yüklenici ile olan davayı esastan sonuçlandırmak gerekirken, haklarında dava şartı oluşmayan yöneticiler yönünden de esastan hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” (Y. 15. HD, T. 27. 2. 1997, E. 1996/5998, K. 1997/1111 )<br>Yargıtay kararının ilgili kısmı şu şekildedir: “Mülga 6762 sayılı TTK’nın 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa’nın 341. maddesi uygulanacaktır. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır.<br> <br>Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulaması da aynı yöndedir. (m. 618/son) Dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir. Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken . . .(” Y. 11. HD, 26. 02. 2015, E. 2015/1754, K. 2015/2626) denilerek Genel kurul kararının dava şartı olduğu vurgulanmıştır.<br>Mahkememizin 16/11/2023 tarihli davacı tarafa sorumluluk davası açmak üzere Kooperatif Genel Kurulunda yetki alıp almadıkları, almış iseler buna ilişkin kararın bir suretini sunmak üzere 4 haftalık kesin süre verilmiş ancak kesin süreye rağmen mahkememize herhangi bir belge bilgi ve kayıt sunulmamıştır. <br><br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: TTK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK’nın 408/1 ve 479/3-a maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Bu kapsamda sorumluluk davasının açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında genel kurul kararının alınması için davacı vekiline süre verilmiş olup davacı tarafça kesin süreye  rağmen karar sunulmamış olup  bu durumda sorumluluk davasının açılıp görülebilmesi için gerekli olan ve öngörülen dava koşulu sağlanamadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-DAVANIN ÖZEL DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİ İLE USULDEN REDDİNE, <br>2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 697,39-TL harcın mahsubu ile artan 269,79-TL harcın davacı tarafa kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde iadesine,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı ...... tarafından yapılan 100-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, <br>5-Davalılardan  ...... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi  uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, <br>6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,<br>7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı. 29/02/2024<br><br><br>Başkan .....<br>  ¸e-imza <br>Üye ......<br>   ¸e-imza<br>Üye .....<br>  ¸e-imza <br>Katip......<br>   ¸e-imza <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"955ec750dc56c087","SID":"3faab95695122972"}}