{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. DİYARBAKIR BAM   6. HUKUK DAİRESİ                     Esas-Karar No: 2024/978 - 2024/1286<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO: 2024/978 <br>KARAR NO\t: 2024/1286<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  :  09/05/2024<br><br><br>Taraflar arasında görülen davada Mahkemece geçici hukukî koruma talebi hakkında verilen ara kararının istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan 01/03/2022 tarihli maaş ödeme sözleşmesinin 12. maddesi gereğince davalı şirketin banka hesabına KDV dahil 625.000,00 TL bütçe ödemesi yapıldığını, davalı şirketin de buna karşılık taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesi ile ödemelerine aracılık edilecek personel sayısının sözleşme süresince 250 kişinin altına düşmeyeceğini taahhüt ettiğini, sunulan Toplu Maaş Raporunda da görüleceği üzere davalı şirketin sözleşmenin başlangıcından itibaren taahhüt edilen kişi sayısını tüm aylar için tutturamaması üzerine müvekkili banka tarafından Diyarbakır .... Noterliğinin .... tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin 13. maddesi gereği taahhüde uyulmamaya devam edilmesi halinde sözleşmenin feshi ve sözleşmenin 13. ve 14. maddelerinde belirtilen haklara başvurulabileceğinin davalıya ihtar edildiğini, davalının ise Diyarbakır .... Noterliğinin .... tarihli ihtarnamesi ile söz konusu sözleşme şartlarına uymadığını ikrar ettiğini, müvekkilince keşide edilen ihtarnameye rağmen taahhüde uyulmaması nedeniyle davalı şirkete Diyarbakır 10. Noterliğinin 28/11/2023 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek ihtarname tarihine kadar hesap edilen 277.777,78 TL'si anapara, 73.159,72 TL'si işlemiş faiz, 10.602,43 TL'si banka muamele vergisinden müteşekkil toplam 361.539,93 TL ve sözleşmenin 14. maddesi gereğince 138.888,89 TL cezai şart olmak üzere toplam 500.428,82 TL'nin 3 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde bu sürenin bitiminde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı ve ihtarname tarihinden ödeme tarihine kadar geçecek günlerine ait temerrüt faizi, Banka Muamele Vergisi ve bilcümle masraflarıyla birlikte tahsilini teminen kanuni takibe geçileceğinin ihtar edildiğini, keşide edilen ihtarnameye borç ödenmediğinden davalı hakkında Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ..... sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini, davalının menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına, banka hesaplarına  ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece,..... tarihli ara kararı ile özetle; dava dilekçesinde varlığı ileri sürülen davalı tarafa düzenlenmiş ihtarnameler, sözleşme, ödeme dekontlarına dayalı olarak ihtiyati haciz talep edildiği,  ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, davacının iddiasını destekler başkaca belge ve delil sunmadığı, ayrıca ihtiyati haciz taleplerinde yargılama yapılarak sonuçlandırılma olanağının bulunmadığı, talebin bu haliyle yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; dava dilekçesi ekinde sunulan Toplam Maaş Raporundan görüleceği üzere davalı şirketin sözleşmenin başlangıcından itibaren taraflar arasında imzalanan sözleşme ile taahhüt edilen personel sayısını tüm aylar için sağlayamadığını, müvekkilince davalıya hitaben keşide edilen ihtarnameye karşı davalı tarafından keşide edilen Diyarbakır 9. Noterliğinin 31/10/2023 tarihli ihtarnamesinde davalı şirketin sözleşmeye uymadığını ikrar ettiğini, dosyaya sunulan taraflar arasındaki maaş ödeme sözleşmesi, ihtarnameler, banka kayıtları, ödeme dekontu ve davalı tarafın sözleşmeye uyulmadığına dair ikrar içeren cevabi ihtarnamesi birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haciz talebi bakımından yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu, karşı tarafın cevabi ihtarnamesinde iddialarını ikrar etmişken mahkemece yargılama gerektiğinin kabulünün yerinde olmadığını, yargılamanın uzun bir süreç alacağı ve müvekkili bankanın alacağının semeresiz kalma riski gözetildiğinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek ara kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Talep, 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup, maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de; borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. <br>2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.  <br> Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayda; dosya mevcuduna göre alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilemediği, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesindeki koşulların oluşmadığı, davacı tarafça iddia edilen alacağa dayanak olarak gösterilen sözleşmeden vadesi gelmiş muaccel bir alacağın tespit edilemediği, davalının sözleşme gereği taahhüdünü yerine getirip getirmediği hususu ile alacağın varlığı ve miktarının toplanacak deliller incelendikten sonra yapılacak yargılama neticesinde belirleneceği, davalı şirket tarafından davacı bankaya keşide edilen 31/10/2023 tarihli ihtarnamenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ve istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;\t<br>1-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan...... tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-)\t492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca yeteri kadar istinaf harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-)\tİstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/05/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84eabd1f1c262941","SID":"450a702c2266de0d"}}