{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                       T.C.<br>                  SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/532 <br>KARAR NO\t: 2024/925<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:...\t(...)<br>ÜYE\t\t:...\t(...)<br>ÜYE\t\t:...\t(...)<br>KATİP\t\t:...\t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/10/2022<br>NUMARASI\t: 2021/149 Esas - 2022/460 Karar<br><br>DAVACI \t: İSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALILAR \t: 1- GÖZDE TARIMSAL YAPI MÜHENDİSLİĞİ MÜTEAHHİTLİK TEMİZLİK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ- ...<br>\t  2- TOPRAKKALE AYAKKABI MAK. NAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>\t: 3- BELDE ÖZEL SAĞLIK VE EĞİTİM HİZMETLERİ ORTAK SAĞLIK GÜVENLİK BİRİMİ SOSYAL HİZMETLER GIDA VE İHTİYAÇ MADDELERİ PAZARLAMA VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ..<br> \t: 4- OKAN TEMİZLİK İLAÇLAMA GIDA MADDELERİ ÜRETİM PAZARLAMA VE İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>\t: 5- PİRAMİT MAKİNE İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. -  ...<br><br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 17/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t  : 30/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 30/05/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı ...'ın  hizmet alımı kapsamında ihale yolu ile iş alan davalı yüklenici firmalar bünyesinde çalıştığını, yüklenici şirketler işçisi olarak çalışan işçinin işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle Kocaeli 4. İş Mahkemesi 2020/300 E (Eski Esas 2015/276) sayılı dosyası ile dava açtığını, mahkemece 13.08.2020 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, dava dışı işçinin Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/169289 E sayılı dosyası ile icraya koyduğunu, icra dosyasına ödeme yaptıklarından, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplam 26.609,91-TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Gözde Tarımsal ve Toprakkale Ayakkabı vekili cevap dilekçesi ile; Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve faizinden şirketlerinin sorumluluğuna karar verilecek ise bu sorumluluğun müşterek müteselsil sorumluluk olmadığını şirketlerinin işçiyi çalıştırdıkları süre ve devir esnasındaki ücretle sorumlu olduklarını, kıdem tazminatından kamu kurumunun sorumlu olduğunu, ihale usulü ile iş aldıklarını, davacının asıl işveren kendilerinin alt işveren olduğunu, alt işverenin işçilerin işe alımında ve işten çıkartılmalarında tasarruf yetkisi bulunmadığından işçilik alacaklarından davacının sorumlu olması gerektiğini, müşterek müteselsil sorumluluğun kabul edilemez olduğunu, her alt işverenin çalıştırdığı sürelerin farklı olduğunu, şirketlerinin sorumlu olduğuna kanaat getirilirse davacınında yarı oranında sorumlu olduğuna karar verilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin dava tarihi olduğunu belirterek, davanın reddi talep etmiştir.<br>Davalı Belde A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, alacak kalemlerinin zaman aşımına uğradığını, hak düşürücü ve zaman aşımı itirazları bulunduğunu, dava dışı işçinin 31.03.2006 -29.09.2009 tarihleri arasında şirketlerinde çalıştığını, dava dışı işçi tarafından açılan davada taraf olmadığını, işçinin şirketlerinde çalıştığı dönemde tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, belirli süreli işin bitiminde sonlandırıldığını, işçiye yapıldığı iddia edilen ödemenin şirketteki çalışmasından sonra yapıldığını, iş yerinin devredildiği tarihe kadar doğan ücret fazla çalışma hafta tatili çalışması bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca devreden el devralan işverenin müştereken müteselsilen sorunlu olduklarını, devreden açısından bu sürenin 2 yıl ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddi talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KABULÜ ile, 8.021,73-TL’nin davalı Belde Özel Sağ. ve Eğit. Sos. Hiz. Gıda VE İHTİYAÇ MADDELERİ PAZARLAMA VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ dava tarihi olan 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 295,14-TL’nin davalı Piramit Mak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. dava tarihi olan  17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 7.472,23-TL’nin davalı Okan Tem. İlaç. Gıda. Mad. Ür. Paz. ve İnş. San. Tic. Ltd. dava tarihi olan 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 10.821,4-TL’nin davalı Gözde Tar. Yapı Müh. Müt. Tem. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. dava tarihi olan 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı Belde Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Sosyal Hizmetler Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş. ile davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı Belde Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Sosyal Hizmetler Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetkili ve görevli mahkemenin davalının adresinin bulunduğu Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalı yönünden husumetten reddinin gerektiğini, bununla birlikte hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının da Mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğini, dava dışı işçinin kıdem tazminatı ve işçilik alacaklarının davacı İsu Genel Müdürlüğü'nden alınmasına karar verilmesine ve bu alacak kalemlerine ilişkin sorumluluğun davacı genel müdürlük uhdesinde bulunduğunu, kamu kurum ve kuruluşlarına ait alt işveren işçisi olarak çalışan işçilerin kıdem ve diğer özlük haklarından üst işveren kamu kuruluşunun sorumlu olduğunu, haksız ve hukuka aykırı bilirkişi raporu doğrultusunda verilmiş olan bu kararın da hukuka aykırı olduğunu, idare ile yapılan sözleşmenin dava konusu alacak kalemleri yönünden davalıya bir sorumluluk yüklemediğini, sözleşmede işbu alacak kalemlerinin davalıya rücu edilebileceğine ilişkin hükmün bulunmadığını, tüm alacak kalemleri ile birlikte yargılama gideri, harç ve masraflardan davalı şirketin sorumlu tutularak hesaba dahil edilmiş olmasının da usul ve yasalara aykırı olduğunu, dava dışı işçinin davalı şirket bünyesinde çalışmış olduğu tarihlerde tüm hak ve alacakları kendisine ödenmiş olduğunu, belirli süreli işin bitimiyle iş akdinin kendiliğinden sonlandığını, bu hususun özlük dosyasında bulunan bordrolarından ve banka kayıtlarıyla ispatlandığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rücuen alacak talebi ile açmış oldukları davada, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken Mahkeme hükmünde dava tarihinden itibaren avans falzi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, Mahkeme kararının bu yönü ile bozulmasını talep ettiklerini, ayrıca işbu dosya nedeniyle ekte yer alan ödeme belgelerinden de anlaşılacağı üzere taraflarınca Mahkeme karar ve ilam harcı yatırılmış olduğu iş bu bedellerin de dosya hesabına dahil edilerek davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih, 2021/149 Esas - 2022/460 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava rücuen tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı Belde Özel Sağ. Ve Eğit. Hiz. Ortak Sağ. Güv. Birimi Sos. Hiz.  Gıda ve İht. Mad. Paz. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmeleri nedeniyle ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davalıların çalışanı olan ...’ın davacı hakkında açtığı kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin davanın Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2020/300 esas 2020/487 karar sayılı ilamı ile (bozma öncesi 2015/276 esas 2016/249 karar) kısmen kabulüne karar verildiği, anılan karar gereği davalı hakkında Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2019/169289 sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve davacının anılan takip dosyasına 31.03.2016 tarihinde 17.901,01 TL, 30.11.2020 tarihinde ise 8.708,90 TL ödediği, anılan bedellerin alt işverenler olan davalılardan tahsili için eldeki davanın açıldığı, mahkemece kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili ile davalı Belde Özel Sağ. Ve Eğit. Hiz. Ortak Sağ. Güv. Birimi Sos. Hiz.  Gıda ve İht. Mad. Paz. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, \"Bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerin sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.<br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, 2021/1763 Esas, 2021/2455 Karar;  06/12/2021 tarihli 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere;<br>Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.<br>İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, \"asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına\" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen \"...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça\" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir.<br>Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Yargıtay 23.HD 2017/732 E, 2020/2372 K; 2019/952 E, 2020/2536 K; 2019/1417 E, 2020/2515 K; 2019/782 E, 2020/1037 K).<br>Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, son alt işverenin iş akdini haklı bir neden olmadan sona erdirerek ihbar tazminatı alacağının doğmasına sebebiyet verdiği için ihbar tazminatı alacağının tamamından sorumlu olacağından  bu ücretlerin alt işverenden tahsiline hükmedilmelidir.  Ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir.  (Y.13. HD. 24/05/2018 T,  2015/38873-2018/6205 ve yine aynı Dairenin  31.5.2018 T, 2016/2779- 2018/6452 sy.k).<br>Somut olayda; dosyaya gelen SGK kayıtlarına göre dava dışı işçi ...’ın davalılardan;<br>-Belde Özel Sağ. Ve Eğit. Hiz. Ortak Sağ. Güv. Birimi Sos. Hiz.  Gıda ve İht. Mad. Paz. Ve Tic. A.Ş. nezdinde 31.03.2006-29.09.2009 tarihleri arasında, <br>- Piramit Mak. İnş. San. Tic.Ltd. Şti-Okan Temizlik İlaçlama San. ve Tic. Ltd. Şti nezdinde 01.10.2009-31.10.2009 tarihleri arasında,<br>- Okan Temizlik İlaçlama San. ve Tic. Ltd. Şti nezdinde 01.12.2009-31.12.2011 tarihleri arasında,<br>-Gözde Tar. Yapı Müh. Müt. Tem. Hiz.Ltd. Şti nezdinde 02.01.2012-31.03.2012 tarihleri arasında,<br>- Gözde Tar. Yapı Müh. Müt. Tem. Hiz.Ltd. Şti-Toprakkale Ayakkabı Mak. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti nezdinde 01.04.2012-27.11.2013 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu, dava dışı işçinin hizmet akdinin Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2020/300 esas 2020/487 karar sayılı ilamından (bozma öncesi 2015/276 esas 2016/249 karar) anlaşıldığı üzere kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği, davacının asıl işveren, davalıların alt işveren oldukları görüşmüştür. <br>Yukarıda detaylandırıldığı üzere; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur. Dosyaya sunulan hizmet alım sözleşmelerinde rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir düzenleme olmadığı nazara alındığında davalıların dava dışı işçiye ödenen tazminatlardan; kıdem tazminatı yönünden kendi dönemleri ile sınırlı sorumluluklarının olduğu, son alt işverenin ise ihbar tazminatının tamamından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. <br>Eldeki davaya dayanak yapılan Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2020/300 esas 2020/487 karar sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderilen suretinde, dosya içinde bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıdaki dönemler için toplam kıdem tazminatının miktarının brüt 13.505,67 TL olduğu, davalı Belde Özel Sağ. Ve Eğit. Hiz. Ortak Sağ. Güv. Birimi Sos. Hiz.  Gıda ve İht. Mad. Paz. Ve Tic. A.Ş.  tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemesi olan brüt 4.422,51 TL ödeme ve bu ödemenin faizi olan 1.501,59 TL’nin mahsubu ile ödenmesi gereken kıdem tazminatının brüt 7.581,32 TL olduğunun hesapladığı görülmüştür. Az yukarıda detaylandırıldığı üzere; işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumludur. Bu durumda dava dışı işçinin hak kazandığı toplam kıdem tazminatı miktarının anılan ödeme ve ferileri mahsup edilmeden hesaplanması, tüm davalıların sorumlu olduğu miktarın bulunması, bundan sonra kıdem tazminatı ödemesi yapan davalının ödemesinin ve ferilerinin davalının sorumlu olduğu kısımdan mahsubu ile davalının sorumlu olduğu kıdem tazminatı tutarı olup olmadığının tespiti, varsa bu kısma tekabül eden ve davacının ödediği faiz ve diğer ferilerin de hesaplandığı yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan kriterlere uygun olmayan bilirkişi raporu ve mahkemece yapılan hesaplamanın yerinde olmadığından anılan mahkeme kararının Belde Özel Sağ. Ve Eğit. Hiz. Ortak Sağ. Güv. Birimi Sos. Hiz.  Gıda ve İht. Mad. Paz. Ve Tic. A.Ş. yönünden kaldırılması gerekmiştir.<br>Diğer yandan, rücu hakkı; başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Alacaklıyı tatmin eden kişi, alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel olur. Bu nedenle, rücu hakkı için hakkın doğduğu andan itibaren zaman aşımı süresi işlemeye başlamaktadır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren  6098 sayılı TBK’nIn 73/1. maddesinde “Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrar”  hükmü getirilmiştir (Yargıtay 3. HD. 06.11.2019 tarih 2019/703- 2019/8836 Sy. K.). Eldeki olayda, davacının rücuya esas son ödemesini 30.11.2020 tarihinde yaptığı, dava tarihi olan 17.03.2021 tarihi itibariyle zaman aşımının dolmadığı anlaşılmıştır.<br>Bilindiği üzere  rücu hakkı,  nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/3-993 esas 2018/202 karar sayılı ilamı) Bu bağlamda davalının ödenen  bedele ilişkin temerrütünün ödeme tarihinde oluştuğu  hususları dikkate alınarak ödeme tarihinden itibaren faize  hak kazanacağı (Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/877 esas 2021/644 karar sayılı ilamı) nazara alındığında, mahkemece faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin belirlenmesi de hatalıdır.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı Belde Özel Sağ. Ve Eğit. Hiz. Ortak Sağ. Güv. Birimi Sos. Hiz.  Gıda ve İht. Mad. Paz. Ve Tic. A.Ş. vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı Belde Özel Sağ. ve Eğit. Hiz. Ortak Sağ. Güv. Birimi Sos. Hiz. Gıda ve İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin ve davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih, 2021/149 Esas - 2022/460 Karar  sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edenlere iadesine,<br>5-İstinaf edenler tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.30/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fba6a81e30905f9","SID":"2eb4bc98e475b617"}}