{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                     T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/513 <br>KARAR NO\t\t: 2024/916<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:...\t(...)<br>ÜYE\t\t:...\t(...)<br>ÜYE\t\t:...\t(...)<br>KATİP\t\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/12/2022<br>NUMARASI\t: 2021/692 Esas - 2022/711 Karar<br><br>DAVACI\t:\tTUHA ELEKTRİK MÜHENDİSLİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI \t: FORSAJ İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 13/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 30/05/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bir kısım fatura alacaklarının tahsili nedeniyle Gölcük İcra Müdürlüğünün 2021/617 sayılı dosyası ile başlattıkları takibe borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin talep ettiği faturanın doğru olduğunu, ancak müvekkilinin de aynı miktarda davacıdan alacaklı olması nedeniyle müvekkili ile davacı arasında şifahen mahsuplaşma yapıldığını, ancak davacı tarafın haksız olarak takip başlattığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KISMEN KABULÜ ile, Gölcük İcra Müdürlüğünün 2021/617 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, Takibin 3.156,81-USD asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağın (3.156,81 USD) %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,;...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  gerekçeli kararda belirtilen 27.975,00-TL meblağlı iade faturasının izahatının yapılmadığına dair ifadelerin aksine belgeler olmasına rağmen Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, davanın aydınlatılmadığını, oysa izah edildiği üzere iade faturasının neden keşide edildiğinin itiraz dilekçelerinde dile getirildiğini, şekli olarak bir faturaya dayalı olarak davanın kabul edilip aynı ispat gücüne sahip iade faturasının kabul edilmemiş olmasının hükümde bir çelişki oluşturduğunu adil de olmadığını, Mahkeme tarafından da yasal mevzuata uygun bir araştırma yapılmadan davanın yüzeysel olarak kabul edildiğini, bu itibarla tarafların dayanmış oldukları delillerin ve yaptıkları savunmaların dikkatli bir şekilde nazara alınması gerektiğini, fatura hususunda izahat istenmesi ve bu izahatın yapılmadığından bahisle davanın kabul edilmesinin usule aykırı olduğunu, faturanın tek başına bir ispat vasıtası olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, takibe konu faturaya itiraz etmediğini, itiraz edilmeyen faturanın aksinin ispatının, hem TTK 21/2 gereği hem de HMK 222/3 gereği, davalı tarafından yazılı ve kesin delillerle ispatlandığını, gerekçeli karar ve bilirkişi raporunda izaha muhtaç olarak belirtilen, davalı tarafından bazen \"kur farkı faturası\" bazen \"iade faturası\" olarak tanımlanan faturanın hukuki hiçbir anlam ifade etmediğini, davalının hem faturadan farklı deliller sunulduğunu, hem de sadece faturaya dayanıldığını beyan ettiğini, somut dosyada icra dosyasına konu eksik ödenen faturanın, ticari kayıtların, bilirkişi incelemelerinin, ödeme makbuzlarının, davalının ikrar niteliğindeki beyanlarının dikkate alınması usul ve yasaya uygun olup genel hükümlere göre yapılan yargılamanın zorunluluğu olduğunu, davalıca sunulan WhatsApp konuşmalarının davacıya ait olmadığını istinaf dilekçesiyle yeni kayıtların sunulmaya çalışılmasının da HMK m. 357/1 hükmüne aykırı olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2022 tarih, 2021/692 Esas - 2022/711 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının davaya ve takibe dayanak edilen 04.12.2020 tarihli 33.866,00 USD (266.234,17 TL) bedelli faturaya dayanarak, faturanın ödenmeyen bakiye 5.166,00 USD kısmı için takip başlattığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği 16.03.2021 tarihinde davalının 15.066,75 TL davacıya ödeme yaptığı ve 12.03.2021 tarihli “Fiyat farkı” içerikli 27.975,00 TL faturaya dayanarak ödeme emrine itiraz ettiği, davacının 3.156,81 USD’lik kısım için eldeki davayı açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa; <br>İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)<br>Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas.  2021/377 Karar)<br>Vergi Usul  Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" hükmünü haizdir.<br>Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>TTK’nın  21. maddesine  göre fatura  düzenlenmesi  için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.<br>Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Tek  başına  fatura  düzenlenmesi  akdi  ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197   Karar )<br>İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş,  mahkemece davacının iddia ettiği alacak miktarının tespitinde teslim belgelerine dayalı faturalardaki alacağın sabit olduğu  kabul edilmiştir. Ancak mahkemece icra takibine dayanak yapılan fatura konusu alacak miktarının ödenip ödenmediği noktasında, takip konusu edilmeyen faturalar da inceleme konusu yapılarak karar verilmesi yerinde değildir. (HGK 2017/(19)11-1309 e.  2021/377 k.)<br>Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için HMK m. 202'de belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir. Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren \"kanuni unsurlar\" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas-  2021/5363 karar)<br>Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen 1 adet fatura ile ilgili olarak Gölcük İcra Müdürlüğü’nün 2021/617 sayılı takip dosyası ile 5.166,00 USD asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlattığı, başlatılan takipteki ödeme emrine itiraz edilmesi, takipten sonra davalı tarafından kısmi ödemede bulunulması üzerine davacı tarafından 3.156,81 USD yönünden eldeki davanın açıldığı görülmüştür.<br>Yukarıda detaylandırıldığı üzere; faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Yine TTK’nın 21.maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Eldeki olayda tarafların davaya ve takibe konu faturaya esas ilişkiyi kabul ettikleri gibi, anılan faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olması, davalının anılan faturayı defterlerine kaydettikten sonra 6102 sayılı yasanın 21.maddesindeki süresi içinde itiraz etmediği, bu şekilde fatura içeriğini aynen kabul etmiş sayıldığı, anlaşıldığından davalının eksik teslim yönündeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yine dosyaya gelen tarafların defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen raporlara göre tarafların defterlerinin sadece davalının tanzim ettiği 12.03.2021 tarihli 27.975,00 TL bedelli fatura yönünden birbirini doğrulamadığı, diğer kayıtların uyumlu olduğu görülmüştür. Davalı tarafından tanzim edilen anılan faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair dosyada bir delilin olmadığı gibi anılan faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, dolayısıyla davalının anılan fatura konusu hizmet/malı davacıya verdiğini ispat edemediği gibi davalının defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 28.06.2022 tarihli raporda da anılan faturanın iade faturası olarak tanzim edildiğinin tespit edildiği görülmüştür. Vergi Usul  Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" hükmünü haizdir. İade faturasının ise satılan emtia veya yapılan iş karşılığı düzenlenmemesi karşısında VUK 229. maddesi anlamında fatura vasfına da haiz olmadığı anlaşıldığından, davalının bu iddiasını ispat edemediği, davalının takipten sonra yaptığı 15.066,75 TL’lik ödemenin ödeme tarihindeki kur karşılığı olan 2.000,34 USD mahsup edildiğinde davacının 3.168,66 USD alacaklı olduğu, ancak davacının talebinin 3.156,81 USD olduğu nazara alınarak bu bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi ve takibe yapılan itirazın kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken (Benzer yönde  Yargıtay  3. Hukuk Dairesi 2021/7702 esas 2022/683 karar) davacının talebinin tam olarak kabul edilmesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Bu nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;<br>A-)Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2022 tarih, 2021/692 Esas - 2022/711 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>Davanın KABULÜ ile;<br>1-Gölcük İcra Müdürlüğünün 2021/617 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline,<br>2-Takibin 3.156,81-USD asıl alacak üzerinden devamına, <br>3-Asıl alacağın (3.156,81 USD) %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.680,62 TL harçtan, peşin alınan 223,33-TL harcın mahsubatı ile bakiye 1.457,29 TL harcın davalıdan alınmasına,<br>5-Davacı tarafından yapılan 282,63‬ TL harç, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 178,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.060,63‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>B-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.680,62- TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 420,16-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.260,46-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>2-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>7-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>  ...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"530e1643218679a9","SID":"a35dff8b8900af94"}}