{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/104 - 2024/643<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/104 <br>KARAR NO\t: 2024/643<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/100 Esas - 2022/705 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/06/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalılar ... ile ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 10/03/2014 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalılardan ...'a ait olan ... plakalı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile davalı ... Sigorta A.Ş'ye ise İMMS ile sigortalı  aracın seyir halindeyken ışıklı kavşağa geldiğinde kırmızı ışıkta geçerek, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarparak müvekkilinin kız kardeşinin ölümüne, müvekkilinin yaralanması ve aracın pert olmasına sebebiyet verdiğini belirterek, dava konusu trafik kazasından dolayı, müvekkilinin tedavi giderleri, ekonomik geleceğinin sarsılması, hastane fark ücretleri, bakıcı ve yol giderleri ve diğer maddi zararları için 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalı Sigorta Şirketlerinden sigorta poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca aracının pert olması nedeniyle maddi zararlar için 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalı Sigorta Şirketlerinden sigorta poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, bu kaza nedeniyle müvekkilinin uğradığı manevi zararlara karşılık olarak 50.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte araç sürücüsü ve araç sahibinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavacının aracın pert olması nedeniyle talep ettiği zararlara ilişkin tazminat talebi dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir.<br>\tDavacı vekili ıslah dilekçesiyle, bedensel zararlar nedeniyle (sürekli iş göremezlik, çalışma gücü kaybı, mesleki güç kayıpları, uzuv kayıpları/azalmaları vs. sakatlıklara ilişkin vs. tüm bedensel kayıplar yönünden) 183.140,48 TL tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği (10/03/2014) tarihten itibaren uygulanacak ticari (avans) faizleri ile birlikte davalılardan (sigorta/kasko şirketleri yönünden teminat limitiyle sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline, tedavi ve tıbbi /yol vs. masraf giderleri yönünden 500 TL tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği (10/03/2014) tarihten itibaren uygulanacak ticari (avans) faizleri ile birlikte davalılardan (sigorta/kasko şirketleri yönünden teminat limitiyle sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacak kalemlerine, davalılardan ZMM sigortacısı ... Sigorta AŞ. yönünden Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitiyle sınırlı olmak üzere, ZMSS teminat limitlerinin üzerinde kalan zarardan İMMS poliçesinde yazılı teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere ... Sigorta AŞ'nin sorumlu tutulmasına, karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürülen maddi olayları kabul etmediklerini, davacı yanın iddia ettiği sağlık sorununun ve devam etme sebebinin kaza dolayısıyla olduğunun açık bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili her ne kadar bu kazada tali kusurlu dahi olsa da kaza sonucu bir kişinin hayatını kaybetmiş olması nedeniyle derin bir üzüntü içerisinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, davalı ... Sigorta Şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ... Sigorta Şirketine kasko poliçesiyle sigortalı olan, diğer davalıların sürücü ve işleteni bulunduğu aracın davacının aracıyla çarpışması sonucu davacıda oluştuğu iddia edilen kalıcı iş göremezlik tazminatının, tedavi ve yol giderlerinin tüm davalılardan, manevi tazminatın ise davalı sürücü ve işletenden tahsili istemine ilişkin olduğu, kazaya karışan araç sürücülerinin yüzdesel kusur dağılımlarının belirlenmesi için alınan 28.04.2021 tarihli raporda, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücü davalı ...'ın %50 oranında kusurlu olduğunun, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'ün %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, öte yandan, dava konusu olayla ilgili yapılan ceza yargılamasına dair ceza dava dosyasının da celp edildiği ve Ankara 8. Ağır Ceza mahkemesinin 2017/354 Esas, 2017/419 K. sayılı Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşen ilamında, olayda davalı sürücü ...'ın tali kusurlu olarak belirlendiğinin görüldüğü, bu nedenle kusur yönünden alınan 28/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarına itibar edilmediği ve dava konusu olayda, ceza dava dosyasındaki belirlemeden hareketle, davacının yüzde 75 oranında, davalı sürücü İbrahim'in ise yüzde 25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri gereğince düzenlenen maluliyet raporuna göre, davacının kaza nedeni ile  %27 oranında sürekli, 3 ay süre ile geçici iş göremezliğinin oluştuğu ve yüzdeki yara izinin sabit iz niteliğinde olduğunun belirtildiği, aktüer hesap bilirkişisinden alınan raporda, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının davalı Sigorta Şirketinden 366.280,96-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı talep edebileceğinin mütalaa edildiği, ayrıca davacının tedavi tıbbi masraflar ve yol masrafları yönünden de talebi bulunduğundan hekim bilirkişiden alınan 05/06/2022 tarihli rapora göre, davanın bu kalemler yönünden zararının 488,07 TL olduğunun tespit edildiği ve bu talep kalemleri yönünden ZMMS poliçesi uyarınca, davalı gerçek kişilerle birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de sorumlu olduğu görüldüğünden anılan talep bakımından davanın kabulüne karar vermek gerektiği, dava aracın kasko poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ'ye karşı da yöneltilmişse de, Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1'inci maddesine göre bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacının, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlü olduğu, bilirkişi raporu, dayanılan kusur oranı ve ZMMS poliçe limiti birlikte dikkate alındığında davacının zararının ZMMS poliçesinde belirtilen teminat limiti içinde kaldığının kabulü gerektiği,  bu sebeple davalı ... Sigorta AŞ. yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, davalılar ... ve ...'a karşı açılan manevi tazminat istemli dava bakımından ise, TBK'nın 56. maddesine dayalı olarak  manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, kazanın meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları, davacının dava konusu kazada kardeşini kaybettiği de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davacı için 10.000,00 TL manevi tazminatın anılan davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “Davanın kısmen kabulü ile; maddi tazminat talepleri yönünden, davacının sürekli iş göremezlik ve buna bağlı talepleri bakımından davanın kısmen kabulü ile; 91.570,24 TL tazminatın davalı ... yönünden dava tarihi olan 13/11/2015, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 10/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tedavi, tıbbi/yol masrafları talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile, 488,07 TL tazminatın davalı ... yönünden dava tarihi olan 13/11/2015, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 10/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, manevi tazminat talepleri yönünden; davanın kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 10/03/2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş hüküm, davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalılar ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur durumunu kabul etmediklerini ceza mahkemesinin kusura ilişkin değerlendirmesinin hukuk hakimini bağlamayacağını, mahkemece alınan kusur raporunda dahi taraflar eşit kusurlu kabul edilmiş iken, ceza dosyasındaki kusura göre belirlemenin neden kabul edildiğini anlamadıklarını, müvekkilinin belediye çalışanı olduğunu işlemiş aktif dönem hesabının asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, SGK kayıtlarında dahi gelirinin asgari ücretin 2 katı olduğunun anlaşıldığını, manevi tazminat miktarının çok düşük hesaplandığını, aleyhine vekalet ücretlerinin de çok yüksek hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili İstinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili aleyhine avans faizinin hatalı olduğunu, sigortalıya ait aracın ... adına kayıtlı hususi araç olduğunu, salt otobüs olmasının aracın ticari olarak nitelendirilmesi anlamını taşımadığını, hesaplamanın PMF1931 Yaşam Tablosu ve \"Progresif Rant Yöntemine\" göre yapılması gerekirken, TRH2010 Yaşam Tablosunun uygulanmasının haksız olduğunu, davacının devlet memuru olması nedeniyle geçici iş göremezlik hesaplanmasının hatalı olduğunu, ayrıca tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu olması nedeniyle sorumluluklarına karar verilmesinin hatalı olduğu gibi belgelenmeyen tedavi giderlerinin kanıtlanmış sayılamayacağını, davanın kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle ıslah ile artılan taleplerin zamanaşımına uğradığından reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının nazara alınmadığını, bilirkişi raporunda 13/10/2016 tarihli raporda yer aldığı üzere 9 ay geçici iş göremezlik hali üzerinden değil, 3 ay geçici iş göremezlik süresi nazara alınarak hesaplama yapıldığı, bu hususta mahkemece çelişkinin giderilmediğini, davacının devlet memuru olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağını, davacının kendi kusuru ile kırmızı ışıkta geçerek kazaya neden olduğunu, bu nedenle zarardan sorumlu tutulmasının haksız olduğunu, tedavi giderlerine yönelik hesaplamanın da hatalı olduğunu, tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu olduğunu, davacı yanın ıslah dilekçesine itirazlarının nazara alınmadığını, ıslah edilen alacağın zamanaşımına uğradığını davanın kısmi dava olup dava edilmeyen kısmın zamanaşımına uğradığını, ayrıca hakkaniyet indirimi yapılmamasının haksız olduğunu, mahkemece aracın ticari araç olması nedeniyle ticari faiz uyguladığını, ancak aracın ticari araç olmadığını bu nedenle ticari faiz uygulanmasının haksız olduğunu, davacı lehine takdir edilen manevi tazminatın da haksız olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.<br>\t10/02/2014 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki araç ile taşıt yolunda seyri sırasında, ışıklı kavşak noktasından yolun solundaki yola dönmek için, manevra yaptığı sırada, karşı istikametten gelen davalıların sürücüsü, işleteni ve sigorta şirketi olan aracın, davacıya ait aracın sağ yan kısmından çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, davacıya ait araç içerisinde yolcu olarak bulunan kardeşinin ise vefat ettiği, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>\tKazanın oluş şekline ilişkin olarak davacı kendisine yanan yeşil ışıkta dönüşüne geçtiğini iddia ettiği, davalı sürücüsünün ise kavşak noktasında kendisine yeşil ışık yandığını, karşı aracın kırmızı ışık ihlalinde bulunduğunu ileri sürdüğünü, mahkemece alınan ilk raporda da, kırmızı ışıkta geçen aracın tespit edilmediğinden bahisle her iki araç sürücüsünün eşit kusurlu kabul edildiği görülmüştür.<br>\tMeydana gelen kaza nedeniyle her iki araç sürücüsü hakkında taksirle ölüme neden olmak suçundan Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine açılan davada ise kazanın oluş şekli, tanık beyanları değerlendirilmek suretiyle, kazanın oluş şekli tespit edilerek, yapılan yargılama neticesinde kırmızı ışık ihlali yapanın sanık/davacı ... olduğu ve kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, minibüs ile servisçilik yapan sanık/davalı ...'ın ise kendisine yanan yeşil ışıkta geçiş yapmasına rağmen, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığı ve gerekli tedbiri almadığından bahisle tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık ...'ün eyleminin subuta erdiği kabul edilmekle birlikte  kaza neticesinde kardeşini kaybetmiş olması nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nın 22/6 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, sanık/davalı ...'ın ise taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık Birgül hakkındaki kararın kesinleşmiş olması nedeniyle maddi vakanın ceza dosyası ile kesinleşmiş olduğu görülmüştür.<br>\tEldeki dosyada da ilk derece mahkemesi tarafından, ceza dosyasında kesinleşen olayın oluş şekline göre kusur takdir edilerek, kazanın meydana gelmesinde kırmızı ışık ihlali yapan davacının asli %75 oranında, davalı araç sürücüsünün ise tali %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın esası hakkında karar verdiği görülmüştür.<br>\t1-Tarafların kusur durumuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece alınan kusur raporunda tarafların eşit kusurlu kabul edilmiş olması, ışık ihlalinde bulunan aracın belirlenmemesinden kaynaklanmakta olup, ceza dosyası ile ışık ihlalinde bulunanın davacı olduğu tespit edilmiştir. TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza hakimi tarafından kabul edilen kusur oranı hukuk hakimini bağlamaz ise de, ceza yargılamasında tespit edilen maddi vaka (olayın oluş şekli) hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılamada her ne kadar İbrahim Öztürk hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, davacı/sanık ...'ün eyleminin subuta erdiği kabul edilmiştir. Sanık hakkında ceza tayin edilmemiş olması, eyleminin sübuta erdiğinin kesin olarak tespit edilmiş olması karşısında, maddi vakanın kesinleşmiş olmasına engel değildir. Bu durum karşısında davacının kırmızı ışıkta geçerek ışık ihlalinde bulunduğunun ilk derece mahkemesince kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği gibi, kazanın oluş şekline çarpmanın şiddetine göre davalı İbrahim'in de kendisine yeşil ışık yanmasına rağmen kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığının anlaşılmış olmasına göre mahkemece kabul edilen kusur oranının makul olmasına göre davacı ve davalıların mahkemece kabul edilen kusur oranına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalı ... ve ... vekili tarafından maluliyet raporuna itiraz edilmiş ise de, alınan raporun davacının meydana gelen yaralanması ve mevcut tedavi evrakları ile uyumlu olmasına göre davalılar vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>\t3-Taraflarca aktüer hesap raporuna itiraz edilmiş ve raporun karar vermeye elverişli olmadığı ileri sürülmüş ise de, hükme esas alınan ek raporda davacının iddiasının aksine kaza tarihinde belediyede memur olarak çalışan davacının aktif dönem kazancının (asgari ücret değil) fiilen aldığı kazancına göre hesaplanmış olmasına, fiilen emekli olduğu tarihten sonraki kazancının asgari ücrete göre belirlenmesinin de Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına uygun olmasına, davalılar tarafından mahkemece geçici iş göremezlik ödemesine karar verildiği istinaf dilekçesinde belirtilmiş ise de, mahkemece devlet memuru olması nedeniyle geçici iş göremezlik hesaplaması yapılmamış ve sürekli iş göremezlik hesaplamasının da geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren yapılmış olmasına ve geçici iş göremezlik zararına yönelik verilen kabul kararı bulunmamasına, SGK'nın tedavi giderlerinden sorumluluğu KTK'nın 98. maddesi kapsamındaki giderlerle sınırlı olup, davalıların KTK'nın 98. maddesinde belirtilenler haricindeki tedavi giderlerden davalıların sorumluluklarının bulunmasına göre tedavi giderlerinden sorumlu tutulmalarında isabetsizlik bulunmamasına, yine mahkemece, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre tespit edilerek, bilinmeyen dönem hesabının da \"Progresif Rant Yöntemi\" uygulanarak hesaplanmış olmasının, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından \"gerçek zarar\" hesaplamasında benimsenen yöntem ve ilkeler uygun olmasına göre tarafların aktüer hesap raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.  <br>\t4-Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından manevi tazminata yönelik olarak karar istinaf edilmiş ise de, kazanın oluş şekli, kaza tarihi ve kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun ağırlığı nazara alındığından, takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafete uygun takdir edilmiş olmasına göre her iki tarafın da istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, her ne kadar davalılar aracın ticari olarak kullanılmadığı ileri sürülerek avans faizine itiraz edilmiş ise de, kazaya karışan aracın askeri personel taşıyan servis aracı olması karşısında, ticari kullanımı kanıtlanmış olduğundan faizin avans faizi olarak kabul edilmiş olmasında, yine trafik kazasının ölümlü ve yaralamalı kaza olması nedeniyle gerek dava tarihinde gerekse de ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına göre, istinaf eden tarafların tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf eden davalılardan alınması gereken 6.971,60 TL (... Sigorta A.Ş. 6.288,50 TL ile sınırlı olmak üzere) nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan (1.731,65+1731,65) 3.463,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.508,30 TL (sigorta şirketi 2.825,20 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) harcın davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\t5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5dd3eb089bcaaf07","SID":"76524615b65677b7"}}