{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/103 - 2024/642<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/103 <br>KARAR NO\t: 2024/642<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/510 Esas - 2021/258 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/06/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki aracın, 09/07/2020 tarihinde müvekkiline ait araca arkadan çarpması sonucunda müvekkilinin aracında ağır hasar meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında davalının tam kusurlu olduğunu, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 50,00 TL araç hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.<br>\tDavacı vekili ıslah dilekçesi ile tazminat talebini 6.085,00 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, taraf delilleri toplandıktan sonra re’sen seçilen makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, çift taraflı trafik kazasının oluşumunda davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün arkadan çarpma nedeni ile %100 kusurlu olduğu, davacının aracının kaza sonrasındaki değişen parçaları ve onarımına ilişkin faturalar ve ekspertiz raporu dikkate alınarak yedek parça (malzeme) ve işçilik bedelleri dahil olarak yapılan hesaplama sonucunda, davacının talep edebileceği hasar bedelinin 6.085,00-TL olduğunun mütalaa edildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacının zararını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle; “1-Davanın ıslah talebi gözetilerek kabulü ile; dava konusu 6.085,00 TL araç hasar-onarım bedelinin 50,00-TL’sinin dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan 16/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesi tarafından gerekçeli karar sonrasında tavzih ve tashihe ilişkin ek karar ile; gerekçeli kararda davacıya verilmesi gereken vekalet ücretinin, sehven davalıya verildiğinden bahisle vekalet ücreti düzeltilmiş, gerekçeli kararda unutulduğu belirtilen arabuluculuk ücreti hüküm altına alınmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava tarihinden önce sigorta şirketinin temerrüdü gerçekleştiğinden, alacağın tamamına 25/08/2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslah tarihi ve dava tarihi için ayrı ayrı faiz başlangıcı belirlenmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinde görülen davanın kabulüne karar verildiği halde buna rağmen hüküm fıkrasının dördüncü bendinde 4.080,00 TL vekalet ücretinin ''davacıdan alınarak davalıya verilmesine'' karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmün üç numaralı bendinde davalıdan tahsiline karar verilen harçlara başvurma harcı ile vekalet harcının eklenmemesinin isabetsiz olduğunu, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ile 7,80 vekalet harcının hükmün üç numaralı bendine eklenmesi ve davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilen harçlar toplamının 220,06 TL olması gerektiğini, işbu dava ikame edilmeden önce TTK m.5/A kapsamında ticari davalarda dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulup, 2020/78473 sayılı dosyada anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, arabuluculuk görüşmesi sonucu anlaşma sağlanamadığından arabulucunun ücretinin Hazine tarafından karşılandığını, bu nedenle arabulucunun ücretinin de yargılama giderlerine dahil edilmesi ve haksız çıkan davalıya yükletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde: davacının istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekili tarafından her ne kadar davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olmasına rağmen müvekkil aleyhine hüküm kurulmadığını iddia etmiş olsa da yerel mahkeme tarafından 20.05.2021 tarihinde tavzih kararı ile ilgili hükümlerin değiştirildiğini, işbu tavzih kararında \"2020/510E., 2021/258 K. sayılı gerekçeli kararının hüküm fıkrasının 4 no’lu bendinin yerine 'Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün tashihine' , Mahkememiz gerekçeli kararının hüküm fıkrasına 6 no’lu bent olarak '6102 sayılı TTK 5/A m. ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 14.md ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarifesi Hükümleri Uyarınca hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına' ibaresinin eklenmesi suretiyle mahkememiz hükmünün tamamlanmasına\" şeklinde değiştirildiğini, bu nedenle davacının istinaf yoluna başvurmasında hukuki bir yararı olmamasına rağmen haksız yere istinaf kanun yoluna başvuru yaptığını, işbu nedenlerle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca işbu uyuşmazlık konusunun hukuki temelinin tüketici işlemi olduğunu, 227868246/1 sayılı genişletilmiş kasko poliçesine konu olan motorlu aracın kullanım şeklinin \"hususi\" olduğunu, davacının kurulan bu sözleşmede tüketici olduğunun kabulü gerektiğini, davacının, müvekkili şirkete ilgili araçta oluşan hasar sebebiyle başvurusu sonrasında şirketçe yapılan inceleme neticesinde, başvurucunun evrakları eksik olarak gönderdiğinin tespit edilmesiyle eksik evraklar başvurucudan istendiği ve beklendiği sırada işbu davanın ikame edildiğini, Kaza Tespit Tutanağında kaza tarihinin değiştirilmiş olduğunu ve net olarak okunamadığını, davacının dava dilekçesinde de kaza tarihini belirtmediğini, sigorta sahteciliği hususunda Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayet hakları saklı kalmak üzere, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılmadan açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından verilen gerekçeli karar sonrasında, karar tashih edilmiş ve gerekçeli kararda unutulan arabuluculuk giderine ilişkin kısımlar tamamlanmış olup ayrıca bu karara yönelik istinaf talebinde bulunulmamıştır.<br>\t1-Davalı vekili tarafından, davacının usulüne uygun başvuruda bulunmaksızın eldeki davayı açtığı, kaza tarihinin dava dilekçesinde gösterilmediği ileri sürülmüş ise de, davacının dava açılmasından önce kazaya ilişkin fotoğraflar da sunularak davalıya müracaat edilmiş olmasına, Kaza Tespit Tutanağının da okunaklı olmasına, kazanın sigorta teminat kapsamında olmadığının ispat yükü davalıda olup, davalı tarafından da, aksinin kanıtlanmamış olmasına, ayrıca davanın görülmesinde ticaret mahkemelerinin görevli olmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davacı vekilinin istinaf sebeplerine gelince, davacı vekili tarafından vekalet ücretine hatalı hükmediliği, ayrıca kararda hüküm altına alınması gereken arabuluculuk ücretinin hüküm altına alınmadığı ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından ek karar ile söz konusu hataların tashih ediliği ve eksikliğin tamamlanmış olduğu anlaşıldığından istinaf sebepleri bu nedenle yerinde görülmemiştir.<br>\t3-Davacı vekilinin yargılama gideri ve faiz başlangıcına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>\tSigorta şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin kanuna uygun müracaat etmesi halinde temerrüt gerçekleşeceğinden, dava belirsiz alacak davası yahut kısmi alacak davası olarak açılsa dahi, gerek dava edilen kısma, gerekse ıslah ile artırılan kısma yönelik olarak davacının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebilir. Davanın kısmi dava olarak açılması halinde ıslah ile artırılan kısım açısından daha öncesinde temerrüt söz konusu değil ise ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Şayet dava dilekçesi ile istenilmeyen kısım yönünden, davalının temerrüdü mevcut ise bu kısım ıslah ile talep edilmiş olsa dahi davacı temerrüt tarihinden itibaren faize karar verilmesini isteyebilir.<br>\tSomut olayda, davacı 10/08/2020 tarihinde davalıya tebliğ edilen başvurusu ile KTK'nın 99. maddesine uygun şekilde müracaat ettiğinden, davalı müracaat tarihini takip eden 8 iş günü sonu olan 21/08/2020 tarihinde temerrüde düştüğünden, davacının talebi ile bağlı kalınarak 25/08/2020 tarihinden itibaren hüküm altına alınan tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediği gibi, HMK'nın 323. maddesi gereğince dava açılması sırasında alınan başvuru harcı ve vekalet harcı yargılama gideri olduğundan davadaki haklılık durumuna göre davalıdan talep edilebileceğinden, gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olması doğru görülmediğinden davacının bu nedenlerle yapmış olduğu istinaf sebepleri de yerinde görülmüştür. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile 3 no'lu bentte yazılı nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararındaki, faiz başlangıcının taleple bağlı kalınarak 25/08/2020 olarak düzeltilmesine, ayırca hüküm altına alınmayan davacı tarafından yatırılan başvuru harcının ve vekalet harcının yargılama giderine eklenerek, ilk derece mahkemesi kararındaki tavzih kararı ile düzeltilen hususlarda karara eklenmek suretiyle kesinleşen yönler korunarak, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.  <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/04/2021 tarihli, 2020/510 Esas - 2021/258 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davanın ıslah talebi gözetilerek KABULÜ İLE; dava konusu 6.085,00 TL araç hasar-onarım bedelinin 25/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>2-)Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL ve 104,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 158,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 269,20-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, <br>3-)Davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL peşin harç ve 104,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 158,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde (İlk derece mahkemesi karar tarihi) yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-) Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan 881,50-TL tebligat ve posta gideri ile bilirkişi ücreti, 54,40 TL başvuru harcı, 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 943,70 TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-) 6102 sayılı TTK 5/A m. ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 14.md ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarifesi Hükümleri Uyarınca hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>7-) HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, <br><br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>IV-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ve 269,50-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 431,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>V-İstinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 103,91 TL'nin mahsubu ile 323,69 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>VI-İstinaf talebi reddedilen davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>VIII-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d8c4bde7832f7cc","SID":"0133c06044cd2029"}}